T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2361 - 2025/2702 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2361 KARAR NO : 2025/2702 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/07/2023 NUMARASI : 2022/390 Esas, 2023/425 Karar DAVACILAR : 1- ... VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. …
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2361 - 2025/2702 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/2361 KARAR NO : 2025/2702 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/07/2023 NUMARASI : 2022/390 Esas, 2023/425 Karar DAVACILAR : 1- ... VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ : Av. DAVALI : 3- ... VEKİLİ : Av. DAVA : Ölüm Sebebiyle Açılan Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ : 08/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/12/2025 ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/07/2023 tarih ve 2022/390 Esas, 2023/425 Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16/04/2020 tarihinde ...'in adına tescilli, sürücüsü ... olan ... plakalı aracın seyir halinde iken davalı sürücü ...'ın idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında, müvekkili ...'in eşi ... ve oğlu ...'in, diğer davacı ...'in ise babası ... ve kardeşi ...'in vefat ettiğini, kaza sonrası ...'in, kocasını ve oğlunu kaybettiği için, ...'in de babasını ve kardeşini kaybettiği için madden ve manen kayba uğradığını, ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş tarafından, ... plakalı aracın davalı ... Sigorta A.Ş tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu belirterek, davacı ... yönünden, davalı ...'dan 250.000 TL manevi tazminatın 16/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere şimdilik 5.000 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 16/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, davacı ... yönünden ise, davalı ...'dan 250.000 TL manevi tazminatın 16/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere şimdilik 5.000 TL maddi tazminatı kaza tarihi olan 16/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın zamanaşımına uğradığını, arabuluculuk ile sigorta şirketine başvuru şartı usulünce yerine getirilmediğinden davanın usulden reddi gerektiğini, davacının müvekkili şirkete başvuru yaptığını, başvuru neticesinde ... nolu hasar dosyası açıldığını, ancak başvuru konusu olayda sigortalının kusursuz olduğu için ödeme yapılmadığını, manevi tazminatın poliçe kapsamı dışında olduğunu, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas dairesi’ne gönderilmesini, destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için aktüer sıfatına sahip bir bilirkişinin görevlendirilmesini ve TRH yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz ile tazminat hesaplanmasını ve destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücretin baz alınmasını, SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödemenin ve yahut gelir bağlanıp bağlanmadığının sorulmasını istediklerini, cenaze ve defin giderinin poliçe teminatı içerisinde yer almadığını, davaya konu kazada “hatır taşıması” ve "müterafik kusur" indiriminin yapılması gerektiğini belirterek, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacıların maddi tazminata ilişkin talebini açık bir şekilde belirtmesi için süre verilmesini, işbu süre içerisinde eksiklik giderilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini, davacıların KTK.92/g maddesi gereği ilgililerin sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat taleplerinin KZMSS teminat kapsamı dışında olduğundan ... plakalı aracın sürücüsü ... ve maliki ...’in vefatı nedeniyle destek tazminatı talep hakkı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı ...'in muhtaçlık yaş sınırını geçmiş olduğundan destekten yoksun kalma tazminatı isteyemeyeceğini, müteveffa ... ile davacı ... arasında somutlaşmış bir destek ilişkisinin olmadığını, destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanacak ise ...’in annesinin destek payının ayrık tutulmasını ve buna göre hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur ve maluliyet oranlarının tespitinin gerektiğini, davacının müterafik kusurunun tespiti ile müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğinden tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle:Müvekkilinin kazaya etken herhangi bir kusuru veya kural ihlali mevcut olmadığını, bu durumun ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/21813 Soruşturma sayılı dosyasında mevcut bulunan 16/04/2020 tarihli Ölümlü Yaralamalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı, mahallinde yapılan keşif neticesinde tanzim edilen 17/04/2020 tarihli bilirkişi raporu ve Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 16/07/2020 tarihli adli tıp raporu ile de sabit olduğunu, dava dilekçesinde ileri sürülen tüm taleplerin zamanaşımına uğramış olduğunu, talep ve dava edilmeleri hukuken mümkün olmaması nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, bu taleplerinin kabul edilememesi halinde kazaya etken kusuru bulunmayan davalı müvekkili aleyhine ikame edilen sebepsiz zenginleşmeye yönelik talepler içeren haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, ölenin kazanın meydana gelmesinden tam kusurlu olmasından dolayı davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacılar vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporlarında ...'in asli ve tam kusurlu olduğunun belirtildiği, müteveffa ...'in raporun aksine trafik kurallarına uyduğunu ve kazayı öngörebilecek kadar araç kullanımına hakim biri olduğunu, kazanın meydana gelişinde müteveffa ...'in tam kusurlu olması ve ...'ın kusursuz olması, araçların teknik özellikleri, yol ve hava durumu, kazaya etki edebilecek diğer sebepler, sürücülerin hakimiyeti hususları dikkate alındığında hukuka aykırı olduğunu, söz konusu kazanın ...'ın hatalı davranışlarından meydana geldiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, meydana gelen ölümlü trafik kazası sonucu açılmış olan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/21813 sayılı dosyasında yürütülen soruşturma sonunda; 14/03/2022 tarih 2022/12169 karar sayılı karar ile; şüpheli ...'ın kazada kusurunun bulunmadığı, müteveffa ...'in asli kusurlu olduğundan bahisle, kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Bu dosyada alınan 17.04.2020 tarihli bilirkişi raporunda; ... plakalı kamyonet sürücüsü ... 2918 sayılı Karayollan Trafik Kanunda yer alan şerit izleme ve değiştirme konulu 56. maddenin A bendinde açıklanan "Serit Beme Sürücülerin, geçme, dönme, duraklama, durma ve park etme gibi haller dışında yerit iştirmeleri veya iki şeridi birden kullanmaları yasaktır." 2918 yine aynı kanunda yer alan Hızın gerekli şartlara uygunluğunu sağlamak konulu 52. maddenin A bendinde açıklanan "Sürücüler dönemeçli yollarda ilerlerken hızlarını azaltmak zorundadırlar." kurallarını ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğu, ... plakalı kamyon sürücüsü ...'ın ihlalının olmadığı belirtilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin düzenlemiş olduğu 16/07/2020 tarihli raporda da; şüpheli sürücü ...'ın olay mahalli il yolunda seyir halinde iken; karşı yönden gelen müteveffa sürücü idaresindeki aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesi ile çelik bariyerlere çarptığı, banket ve kendi şeridini kapatarak üzerine geldiği sırada karşı yön bölümünde çarpışmanın meydana geldiği olayda, atfi kabil kusuru bulunmadığını, müteveffa sürücü ...'in asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Mahkemece görevlendirilen kusur bilirkişileri Prof. Dr. ..., Doç. Dr. ... ve Doç. Dr. ... tarafından hazırlanan 22/03/2023 havale tarihli kusur raporlarında özetle; ... plakalı aracın sürücüsü ...'in dikkatsiz ve hızlı şekilde araç kullandığı, yönetimindeki aracı ile seyri esnasında hızını azaltmadan viraja girmesi sonucu virajı alamaması nedeniyle karşı şeride geçip bariyerlere çarptıktan sonra karşı şeritten gelen araca çarparak kazaya sebep olduğu için 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na bağlı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin, ‘sürücülerin hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun getirdiği şartlara uydurmasını’ belirten 101. ve trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmemeyi’ belirten 94. maddelerini ihlal ettiğinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 84. ve bu kanuna bağlı olarak çıkarılan Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 157. maddesine göre (şeride tecavüz etme) asli ve tam kusurlu, kusur oranının %100 (yüzde yüz) olduğunu, ... plakalı kamyon sürücüsü ...'ın idaresindeki aracı ile kendi şeridinde nizami şekilde seyrederken karşı şeritten gelen aracı fark edip sola doğru manevra yapmasına rağmen kazanın oluşumuna engel olamadığı anlaşıldığından kazanın oluşumunda etken kural ihlalinin bulunmadığını belirtmişlerdir. Açıklanan sebeplerle, davalının şerit ihlalinin bulunmadığı, müteveffa ...'in şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak nedeniyle asli ve tam kusurlu olduğu, raporların istikrarlı, açıklamalı ve gerekçeli olup çelişki olmadığı, davacılar vekilinin kusur oranına yönelik istinaf sebebinin reddine karar vermek gerekmiştir. (Benzer yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/10536 E- 2019/4385 K; Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/16477 Esas, 2017/8752 Karar, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 2016/13679 Esas, 2019/919Karar, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2016/245 Esas, 2017/7483 Karar) HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 269,85 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 345,55 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davacılar tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.08/12/2025 Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.