11. Hukuk Dairesi 2012/10775 E. , 2013/9053 K. MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.03.2012 tarih ve 2012/228-2012/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm b…
**11. Hukuk Dairesi 2012/10775 E. , 2013/9053 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.03.2012 tarih ve 2012/228-2012/28 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkiline ait iki katlı evin her iki katının da ayrı poliçe ile davalıya sigortalandığını, 3. kişilerin verdiği zarar nedeniyle gerçekleşen riziko sonucunda eksper tarafından 11.024 TL hasar tespit edildiği, fakat bu tazminatın dahi ödenmediğini, bu olaydan sonra yağan yağmurların evin duvarını hasarlandırdığını, doğa olayından kaynaklanan bu hasar nedeni ile 3.700 TL zarar oluştuğunu ileri sürerek toplam 14.724 TL hasar bedelinin temerrüt tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, riziko tarihinin 05.05.2009 olarak gösterilmesine rağmen evin 13.04.2009 tarihinde sağlam vaziyette davacıya teslim edildiğinin görüldüğünü, ihbar yükümlülüğünün iyiniyet kurallarına aykırı olarak yerine getirilmesi durumunda ispat yükünün sigortalıya geçtiğini ve bunun ispatlanamadığını, doğal olaydan oluştuğu ileri sürülen 2. olayda ise, izolasyonsuz binanın terasından sızan yağmur sularının hasarı oluşturduğunu, bunun da teminat dışında bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 03/02/2009-03/02/2010 tarihleri arasındaki dönemi kapsayacak şekilde sigorta poliçesi düzenlendiği, poliçede izolasyon yetersizliğine dayalı olarak düzenlenen klozda, hangi hallerin bu teminat kapsamına girdiği belirtildikten sonra, bu kloz kapsamına giren haller için 500,00 TL teminat verildiği, sel ve su baskınlarında %2 muafiyet hesaplanacağının belirtildiği, poliçe şartlarına göre %2 muafiyet uygulandığında davacının izolasyonsuzluk nedeni ile oluşan su basması nedeni ile 400 TL zarar talep edebileceği, davacı her ne kadar ilk hasarın taşınmazda satıştan önce oturanlar tarafından yapıldığını iddia etmiş ise de bu hasarların taşınmazı satın aldıktan sonra olduğuna ilişkin olan iddialarını ispatlayacak şekilde dosyaya bir delil sunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 400 TL'nin 23/02/2010 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.