T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/592 Esas KARAR NO : 2025/1883 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2021/394 Esas - 2022/968 Karar TARİH: 30/12/2022 DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yolu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/592 Esas KARAR NO : 2025/1883 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2021/394 Esas - 2022/968 Karar TARİH: 30/12/2022 DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ve davalı firma arasında içi dolgulu ürünlerin imalatı için ..., 012 Seri numaralı, çelik malzemeli, 150 kg ağırlığında, saatlik 4000 adet üzetim kapasiteli, içli köfte makinesinin 95.000,00-TL bedelle satışı için 11.08.2020 tarihinde sözleşme yapıldığı, davalı tarafından köfte makinesinin 18.08.2020 tarihinde teslim edildiği ve davacı işyerinde kurulduğu, ilk üretimin 21.08.2020 tarihinde yapıldığı ancak makinenin aşırı ısınması, motorun ses yapması ve bazı ilave sorunlar nedeniyle durdurulduğu; davalı satıcıya sorunların sözlü olarak iletildiği; sonrasında defalarca servis elemanlarının geldiği; toplantılar yapıldığı ancak sorunların bitmediği; saatte 4.000 adet üretim kapasitesi öngörüldüğü halde bütün gün boyunca 500 tane dahi üretim yapılamadığı; Beyoğlu 57. Noterliğinden 26.03.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile satıcının ayıplı maldan sorumluluğuna ilişkin alıcının seçimlik haklarını kullanması ve oluşan zararların tazmini için ihtarda bulunulduğu; ihtarname gönderildikten sonra da makinedeki mevcut olan sorunlara ek olarak makinenin hamur haznesine demir tozları döküldüğünün tespit edildiği ve davalı satıcıya &posta İle bildirildiği; köfte hamuruna demir tozu karışmasının kabul edilemeyeceği; davalı satıcı tarafından Büyükçekmece 2. Noterliğinin 12.04 2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile makinede satış anında ayıp olmadığı ve sözleşmeden dönme şartlarının oluşmadığı belirtilerek satış bedelinin iade edilmeyeceğinin bildirildiği açıklanarak; dava konusu ayıplı köfte makinesinin geri alınarak 95.000 TL satış bedelinin alım tarihi itibariyle avans faizi ile iadesi, makinedeki ayıplar nedeniyle ziyan olan geda malzemesi ile harcanan mesai karşılığı 1.000'00-TL maddi tazminatı, yaşanan gerilim nedeniyle 10.000 TL manevi tazminata karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil, davacı ve teslim yerine bakıldığında huzurdaki davaya baklmakla yetkili mahkemenin Bakırköy ATM olduğunun görüldğü, işbu dilekçe ile yetki itirazında bulunulduğu ve Mahkeninin yetksizlik kararı vermesi talep edildiği, müvekkille davacı arasında 11.08.2020 tarihinde makina alım sözleşmesi imzalanmış, 95.000 TL bedel karşılığı sözleşmeye konu içli köfte makinası müvekkil tarafından taahhüt edildiği üzere eksiksiz ve sorunsuz olarak davacı tarafa teslim edildiği, dava dilekçesinde makine motorunun ses yaptığı ve aşırı ısındığı iddialarında bulunduğu, böylesi büyük bir makinanın motorunun çalışırken ses çıkarmasının normal olduğu bunun bir sorun ve ayıp olmadığı, yine böyle bir makinanın çılışırken ısınması da normal olup aşırı ısınma ancak makinenin olağan kapasitesinin üzerine çıkılmak suretiyle oluşması gerekenden daha fazla hamur yüklemesi yapıldığında ortaya çıkacağı, bunun kullanıcı hatasından kaynaklanağı, dolayısıyla kullanıcı hatasından kaynaklı meydana gelen bir sorundan makineye kusur isnat edilemeyeceği, davacı tarafından dosyaya bir takım servis raporları sunulduğu, bunlardan 21.08.2020 tarihli olanda, müvekkil tarafından verilen kurulum hizmetine ilişkin olduğu, makinanın gerekli ayarları yapılarak davacıya teslim edildiği, diğer formların ise davacının makinada bulunduğu iddia ettiği sorunlara ilişkin olmayıp zaman/kalınlık ayarı gibi başka sorunlara ilişkin olduğu, servis raporlarından da görüleceği üzere makine gerekli onarımlar yapıldıktan sonra davacı tarafından çalışır ve sorunsuz bir şekilde teslim alındığı, davacı her ne kadar dava dilekçesinde video ve mesajlardan behsetmediyse de makinanın sorun çıkarmasının sebebinin davacı tarafın makinede kullandığı içli köfte harcından kaynaklandığını, davacının vejeteryan içli köfte üretmek istediği ve bu doğrultuda kıyma dışında iç harç kullandığı, bu husus defalarca davacıya bildirildiği ısınma ve üretim kapasitesi sorunun bundan ileri geldiği,davacının kendi kullanım hatasından kaynaklı sorunlarda bile müvekkil sorumluluğu olmamasına ragmen iyi niyetle teknik servis hizmeti verildiği, arz ve izah edilen ve resen tespit edilecek nedenlerle, davanın yetkisizlik kararı verilmesine, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri, vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 30/12/2022 tarih ve 2021/394 Esas - 2022/968 Karar sayılı kararında; "Davanın; 11/08/2020 tarihinde taraflar arasında sözleşmenin akdedildiği malın ayıplı olduğu iddasına dayalı olarak açılan ödenen ürün bedeli ve maddi manevi tazminat talebinden ibaret olduğu anlaşılmıştır. (...)Tüm dosya kapsamı bilirkişi kök raporu ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; Taraflar arasında 11/08/2020 tarihinde bağıtlanan "makine alımına ilişkin sözleşme" olduğu, sözleşmenin ilgili maddelerinin aşağıda yer verildiği,1) İmalatçı/Satıcı : ... Makina Sanayi/...2) Alıcı : 1NAZ FOOD- ...3)Sözleşme Konusu : 1 adet İçli Köfte Makinası4)Sipariş Tarihi : 11.08.20205)Anlaşılan Bedel ve ödeme Şekli : 95.000 TL + KDV6)Teslim Tarihi : 17.08.20207)Teslim Yeri : İstanbul8). 9..) …….10) Garanti : Makinaya ait banti Elektrik aksamı ve kullandıkça aşınan parçalar dışında mekanik olarak makinamız 2 yıl garanti kapsamındadır. Kullanıcı hataları sonucunda oluşan arızalar garanti kapsamında değildir.”11) Taraflar (alıcı ve satıcı) arasında oluşabilecek anlaşmazlık halleri İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri Selahiyetinde olduğu, Mahkememizce dosya kapsamında dava konusu ürün üzerinde makine mühendisi eşliğinde keşif icra edildiği, makine mühendisinin raporunda; İçli köfte makinesinin tam kapasite ile çalıştığında saatte 3.600 adet köfte üretilebileceğinin tespit edildiği; davalı satıcı ...'in 17.08.2020 tarihli teklifinde saatlik kapasitenin 4.000 adet olduğunun belirtildiği, hamur haznesinin sıkışmış olduğunun, yerinden çıkarılamadığının ve temizlenemediğinin tespit edildiği ancak basit bir tadilat ile iyileştirilebileceği; davacı alıcının ziyan olan içli köfte hamurunun miktarı, bedeli ve ziyan olan işçilik tutarı ile ilgili iddialarının ispata muhtaç durumda olduğu; dava konusu içli köfte makinesinde karbon, bronz, seramik yataklar veya rulman kullanılmadığı için üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu ve basit bir tadilat ile iyileştirilemeyeceği, davacı alıcının kurulduğu andan beri içli köfte makinesini kullanılamadığının anlaşıldığı; hamura demir tozu karışan makinenin de kesinlikle kullanılmaması gerektiği,Davalı şirketin, alıcıya karşı satılan şeyde bildirilen niteliklerin mevcut olmaması ve kullanım amacı bakımından değerini veya alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan makinayı davacıya teslim etmesinin, ayıplı ifa olarak Değerlendirilebileceği, davacı tarafından keşide edilen Beyoğlu 57. Noterliği’nin ... yevmiye ve 26.08.2021 tarihli ihtarnamenin, TTK m 23/f.1-(c) hükmü kapsamında süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı olduğu, dava konusu makinadaki eksiklikler ve özellikle de hamura demir tozu karışan makinanın kesinlikle kullanılmaması gerektiği yönündeki makine mühendisi bilirkişi raporu karşısında, davacı alıcının TBK m.227’deki seçimlik haklardan olan sözleşmeden dönmeyi tercih etmesinin önünde hukuken bir engel olmadığı,Dava konusu Makine ile ilgili olarak Taraflar arasında imzalanan sözleşme ile Makine bedeli 95.000 TL + KDV olarak kararlaştırılmış olmasına karşılık, ... Başvurusunda söz konusu makine bedeli için Davalı tarafından davacı adına düzenlenen 135.000.00 TL (KDV’siz) E.Arşiv fatura üzerinden Söz konusu Makine bedelinin (Fatura bedeli) 99.750.00 TL’lık kısmının ... tarafından, 35.250.00 TL’sının ise Davacı ... tarafından Davalının ... nezdindeki TR... Iban nolu hesabına Banka havaleleri ile ( 135.000.00 TL’nın ) tamamının ödendiği,çek zararının 35.250.00 TL ise de, ... nezdinde sağlanan teşvik kaybı nedeniyle de zararının olduğu,Davacı alıcının ziyan olan içli köfte hamurunun miktarı, bedeli ve ziyan olan işçilik tutarı ile ilgili iddialarının ispata muhtaç durumda olduğu hususunun tespit ve rapor edildiği, denetlemeye ve hükme dayanak etmeye elverişli bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulü ile 95.000,00 TL nin 07.09.2020 tarihinden itibaren, 40.000,00 TL nin 04.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine,Davacının manevi tazminat yönünden talebinin ise taraflar arasında bağıtlanan 11/08/2020 tarihli sözleşme kapsamında içli köfte makinesinin ayıplı olmasından dolayı müvekkilinin iç huzuru ve psikolojisi bozulduğu, bu sebeple 10.000 TL manevi tazminat talep etmiş ise de, içli köfte makinesinin ayıplı olmasından dolayı manevi olarak zararın doğduğundan bahisle iş bu davanın açıldığı, davacının iddiasının, dosya kapsamındaki deliller dikkate alındığında ispata muhtaç olduğunu, somut olayda davacının manevi zarardan söz edilemeyeceği ve bu durumda manevi tazminat talep edilemeyeceğinden manevi tazminat yönünden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. "gerekçesi ile, ''Asıl ıslahla açılan davanın KABULÜ ile 1-) Maddi tazminat talebi bakımından: 95.000,00 TL nin 07.09.2020 tarihinden itibaren, 40.000,00 TL nin 04.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,-Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,2-) Manevi tazminat talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin gerekçeli kararı ile müvekkilin makinen tam ve verimli çalışmamasından kaynaklı oluşan zararlarının temini için maddi tazminat talebinin hukuka aykırı şekilde reddedildiğini; lakin söz konusu tazminata konu olaylar keşif zamanında da meydana geldiğini ve kullanılamayan malzemenin maddi zarara yol açtığının görüldüğünü; müvekkili müşterilerinden gelen siparişlere karşı üretime geçmek istediğinde gizli ayıplı makinenin gramaj sorunu yaşatması, demir tozlarının ürünlere karışması gibi durumlar sebebiyle kullanığı malzemeleri çöpe atmak zorunda kaldığını; kullanılan malzemelerin çöpe atılmasının dışında belirtilen niteliklerine göre saate üretmesi gereken miktarı net bir şekilde sağlayamayan ayıplı makine sebebiyle müvekkili iş başında daha fazla vakit geçirmekte ve bu durum gereksiz elektrik kullanımına sebebiyet vermekte olduğunu; dolayısıyla makinenin sorunlarından kaynaklı olarak bir maddi zararın somut delil olmadığı vasıtasıyla oluşmadığına kanaat getirmenin hukuka aykırı olduğunu; zararın oluştuğu keşif gününde de mahkeme heyeti ve bilirkişi heyeti tarafından görüldüğünü; bu sebeple maddi tazminata dair taleplerinin reddine kararının kaldırılmasının hukuk gereği olduğunu, Müvekkili üretim yapamadığı için anlaştığı müşterilerine karşı mağduriyet yaşadığını ve gelebilecek siparişleri alamayacak konuma geldiğini; büyük market şubelerine toplu üretim yapan müvekkili anlaştığı müşterilerin siparişlerini hazırlayabilmek için normalde oluşması gereken giderleri ve zaman kaybının en az iki katına çıktığını; ayrıca devamında gelecek olan yeni sipariş ve yeni müşteri anlaşmalarını makinenin güven vermemesi ve zarara uğratması sebebiyle ertelemekte olduğunu; malum covid-19 pandemisi süreciyle birlikte ekonomik sıkıntılarında dahada arttığı bu dönemde eldeki "sıfır" olarak tabir edilen makinesini kullanamayan müvekkilin zararlarının katlanarak arttığını ve halende artmaya devam etmekte olduğunu; ticari faaliyetlerin sekteye uğradığı bu dönemde müşteri kaybı yaşayan, yeni siparişlere ve yeni müşterilere olumlu dönüş yapamayan müvekkil yaşadığı psikolojik çöküntü sebebiyle de manevi zarara uğradığını; piyasada yenilikçi bir üretimle üretim faaliyetlerine makineden kaynaklı olarak devam edemeyen müvekkilin marka itibarının zedenlendiğini; ayıplı mal statüsünde bulunan dava konusu makine artık çalışma sürecinde iş sağlığı ve güvenliğini riske atacak durumlar ortaya çıkartmakta olduğundan müvekkilin endişelerinin telafisi zor boyutlara yükseldiğini; dolayısıyla manevi tazminatın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı nitelikte olduğunu, Hulasa yukarıda izah olunanlar ile davalı tarafından ileri sürülen hukuki mesnetten yoksun istinaf taleplerine cevap verme ve istinaf taleplerini sunma zorunluluğunun hasıl olduğunu, İleri sürerek yukarıda izah olunan nedenler ve re'sen gözetilecek hususlar doğrultusunda davalının istinaf taleplerinin esastan reddi ile istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yukarıda bilgileri yazılı dosya üzerinden davacının birtakım taleplerinin kabulüne yönelik verilen kararın usul ve esasa aykırı olduğundan istinaf yoluna başvurma zorunluluğunun taraflarınca hasıl olduğunu, Dosyaya sundukları delillerin yerel mahkemece dikkate alınmadığını, Yerel mahkeme, davaya konu makinenin kullanıma hazır şekilde tam ve eksiksiz olarak davacıya teslim edildiğine dair dosyaya sunmuş oldukları delilleri görmezden geldiğini; taraflarınca dosyaya flashbellek ile sunulan söz konusu delillere gerekçeli kararda yer verilmediğini, itibar edilmeme sebepleriyle alakalı bir açıklama yapılmadığını; söz konusu deliller makinenin çalışır vaziyette davacıya teslim edildiğini ispatlamakta olduğunu; bunun da davacının makinenin hiç kullanılamadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını açıkça göstermekte olduğunu, Yerel mahkemenin bilirkişi raporuna atıfta bulunarak aşağıdaki sebepler ile dava konusu makinenin ayıplı olduğuna karar verdiğini; "Dava konusu içli köfte makinesinde karbon, bronz, seramik yataklar veya rulman kullanılmadığı için üretimden kaynaklı gizli ayıplı olduğu ve basit bir tadilat ile iyileştirilemeyeceği; Hamur haznesinin sıkışmışolduğunun, yerindençıkarılamadığının ve temizlenemediğinin tespit edildiği ancak basit bir tadilat ile iyileştirilebileceği"Söz konusu durumların hiçbirinin satış sözleşmesinde taahhüt edilmediğini; hal böyle iken neye dayanılarak bu hususların ayıp olarak değerlendirildiğine taraflarınca bir anlam verilemediğini; aynı zamanda sözde ayıplar basit bir kontrol ile tespit edilecek nitelikte olup davacının süresinde ihbar etmediğinin kabulü gerektiğini, Dosyadaki raporda tespit edilen sözde ayıpların kullanıcı hatası mı, üretimden kaynaklı mı olduğu konusunda herhangi bir tespitte bulunulmadığını; söz konusu ayıpların kaynağının tespit edilmemiş olmasının da hukuki değerlendirmenin yapılabilmesinin önüne geçmekte olduğunu, Davacının süresinde ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dosyanın her aşamasında ısrarlı bir şekilde davacının ihbar yükümlülüğüne uymadığını beyan etmiş olmalarına karşın, yerel mahkemece ihbarın yapıldığının kabul gördüğünü, Oysaki, TTTK md 23e göre; ticari satımlarda alıcının 8 gün içinde aldığı malı gözden geçirmek/geçirtmek ve gizli ayıpları derhal ihbar etmek yükümlülüğü bulunmakta olduğunu; bu minvalde; satış işleminin 18.08.2020 tarihinde yapıldığını, davacı 26.03.2021 tarihinde müvekkile ihtarname keşide ettiğini; yaklaşık 7 ay sonra yapılan ihbarın hukuki bir değeri bulunmamakta olduğunu, TTK'nın 23/c maddesinde; “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür." şeklinde açıklandığını; bu hak düşürücü sürelere tabi muayene külfetini yerine getirmeyen alıcının ayıba bağlı haklarının da ortadan kalkmakta olduğunu; davacı tarafından müvekkile bu süreler içinde herhangi bir ihbarda bulunulmadığını, Ve yine tacir olan davacının bildirim yükümlülüğüne uyup uymadığı konusunun da önem arz etmekte olduğunu; gerek Türk Borçlar Kanunu’nda gerekse de Türk Ticaret Kanunu’nda bildirimin şekline ilişkin bir düzenleme bulunmamakta olduğunu; ayıp bildiriminin şekli bakımından, kural olarak tarafların tacir olmaları herhangi bir değişiklik yaratmayacağını; ancak Türk Ticaret Kanunu’nun madde 18/3 düzenlemesinin önem arz etmekte olduğunu; ilgili hükmün “Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır.” şeklinde düzenlendiğini; görüldüğü üzere ilgili hükümde ayıp bildirimine yer verilmediğini ancak ayıbın bildirilmesiyle birlikte dönme hakkının kullanılmasını içeren bir bildirimin, TTK 18/3’te sayılan ispat şekillerinden şekillerden birisi ile yapılması gerektiğini, ( Yargıtay 19. H.D. 20.03.2018 T. 2016/15641 E. 2018/1354 K., Yargıtay 19. H.D. 19.10.2017 T. 2016/19104 E. 2017/7133 K.)Bununla birlikte daha önce davacı tarafından hiçbir şekilde makinenin müvekkili tarafından belirtilen kapasitesinden az ürün ürettiği, hamur haznesinin yerinden çıkmadığına ilişkin bir şikayette bulunulmadığını, bunlara ilişkin bir geri bildirim yapılmadığını; yine makinenin yatağının üretilen içli köftelere zarar verdiği, ürünlere demiz tozu karıştırdığı iddiaları yalnız dava dilekçesinde yer alan bir iddia olup, müvekkile gönderilen ihtarname ve mesajlarda buna ilişkin bir husus bildirilmediğini, dolayısıyla müvekkili tarafından bir onarım yapılmadığını, Davacının iddia ettiği sözde ayıplar basit bir gözden geçirme ile tespit edilebilecek türden olduğunu; bu minvalde ayıp ihbarının süresinde yapıldığının davacı tarafından ispatlanması gerektiğini; oysaki dosyada satış işleminden 7 ay sonra gönderilen ihtarname dışında ayıp ihbarının yapıldığına ilişkin herhangi bir delil bulunmamakta olduğunu; bunun da ayıpların gizli dahi olsa süresinde yapılmadığını açıkça göstermekte olduğunu, Ücretsiz onarım talep eden davacının dönme hakkını kullanamayacağını, tüm bunların yanında, makineyi kullanamadığını iddia eden davacının keşif tarihinden sonra 14/01/2022 tarihinde müvekkilden teknik servis talep ettiğini; makinenin çalışmadığını, sağlık açısından tehlikeli olduğu iddia eden tarafın müvekkilden teknik servis talep etmesinin ise iyi niyetten uzak olduğunu, Ayıplı mal iddiasını kesinlikle kabul etmediklerini ısrarla yinelemekle birlikte; satıcının satılanın ayıplı olmasından dolayı sorumluluğunun doğabilmesi için gereken ayıp ihbarı gibi tüm şartların gerçekleştiğinin kabul edilmesi durumunda (huzurdaki davada ihbar kanuna uygun şekilde yapılmamıştır), alıcının ayıplı satılandan doğan birtakım seçimlik hakları söz konusu olmakta olduğunu; buna göre, alıcının dört adet seçimlik hakkı bulunmakta olup, TBK'nın 227. maddesinde düzenlendiğini, bu hakların satış bedelinde indirim isteme hakkı, satılanın ücretsiz onarılmasını isteme hakkı, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme hakkı, sözleşmeden dönme hakkı olduğunu, sayılan seçimlik haklardan birinin kullanılması ile birlikte artık diğer seçimlik hakların kullanılamayacağının malum olduğunu; buna göre davacı tarafın müvekkilden ücretsiz onarım talep ettiğini ve müvekkilce bu hizmetin kendilerine ücretsiz olarak verildiğini; hal böyle iken davacının gelinen aşamada dönme haklarını kullanmalarına hukukun cevaz vermeyeceğini, Ayıp iddiasını kabul etmemekle birlikte süresinde ve usulüne uygun bir ayıp ihbarı bulunmamakta olduğunu; süresiz dönme hakkından söz etmenin de mümkün olmadığını; bu durumun karşı tarafa keyfiyet sağlayabilecek ve kötü niyetli davranışların önünü açabilecek bir durum olduğunu; TTK md 23/c maddesi gözden geçirme ve ihbar süresini, TTK md 18 ise ihbarın şeklini düzenlemekte olduğunu; tacir olan davacının bu maddelerle bağlı olduğunu; yaklaşık 7 ay sonra yapılan ihbarın TTK md 23/c ve TTK md 18'e aykırı olduğunu; (davacı ilk andan beri sorunların bulunduğunu iddia etmektedir). Ayrıca davacının ücretsiz onarım seçimlik hakkını da kullandığını; bu nedenle sözleşmeden dönme taleplerinin reddi gerektiğini, Davacının hukuka aykırı bu karar ile sebepsiz zenginleştiğini, daha önceki dilekçelerinde de belirtmiş olduklarını, davacı tarafın söz konusu makineyi ... desteği ile aldığını; dolayısıyla davacı tarafından davaya konu makineye bir bedel ödenmediğini, tüm bedelin ... tarafından ödendiğini; iş bu sebeple davacının kabulü halinde davacının sebepsiz zenginleşeceğini; kararın bu yönüyle de hatalı olduğunu, İleri sürerek, yukarıda açıklanan nedenlerle, Arz ve izah edilen ve resen tespit edilecek nedenlerle, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/394 Esas, 2022/968 Karar sayılı kararının kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın tümüyle reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki satış sözleşmesine konu içli köfte makinesinin gizli ayıplı olduğu ve sözleşmeden dönüldüğünden bahisle, satış bedelinin iadesi, ayıp nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemlerine ilişkindir. Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; dava konusu makinenin kullanılmaması nedeniyle maddi ve manevi zarara uğramış olmasına rağmen, bu taleplerin reddinin hatalı olduğu yönündedir. Davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri; makinenin teslimi sırasında herhangi bir ayıp bulunmadığı, bu hususun teslim sırasındaki belgelerle sabit olduğu, dosyaya sunulan servis kayıtlarında da iddia edilen ayıba ilişkin bilgi bulunmadığı, ayıp ihbarının süresinde ve şekle uygun yapılmadığı, davacının onarım hakkını kullanması nedeniyle seçimlik haklarını tükettiği, sözleşmeden dönemeyeceği, satış bedelinin ... tarafından ödenen kısmına hükmedilmesinin davacının sebepsiz zenginleşmesine sebep olduğu yönündedir. Dosya içeriği belgelere göre; taraflar arasındaki 11/08/2020 tarihli sözleşme ile bir adet içli köfte makinasının 95.000,00-TL + KDV bedel ile davacıya satışı hususunda anlaşıldığı, makinenin 18/08/2020 tarihinde kurulumu yapılarak davacıya teslim edildiği, davalının düzenlediği 17/08/2020 tarihli 135.000,00-TL bedelli satış faturası bedelinin 97.500,00-TL'lik kısmının davacı adına ... tarafından kalan kısmının ise doğrudan davacı tarafından davalıya ödendiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Dosyaya mübrez servis kayıtlarına göre davalı teknik servisi tarafından 21/08/2020 tarihinde makineye ayar yapıldığı, 24/08/2020 tarihinde makineye kalınlık ve zaman ayarı yapıldığı, 22/10/2022 tarihinde makinenin altı adet sıkma ayaklarının değiştirildiği ve ayarlarının yapıldığı, davacının 18/03/2021 tarihinde davalı çalışanına gönderdiği mail ile makinenin teslim alınmasından itibaren ortaya çıkan arızaların teknik servis süreçlerinin tekraren anlatıldığı ve makinenin iade edilmek istendiğinin bildirildiği, cevap verilmemesi üzerine davalıya noter vasıtasıyla gönderilen 26/03/2021 tarihli ihtarname ile sözleşmeden dönüldüğünün bildirildiği, davalı tarafından 12/04/2021 tarihli ihtarname ile davacıya olumsuz cevap verildiği, ancak ihtarname tanzimi öncesinde davalı çalışanı tarafından davacıya gönderilen 05/04/2021 mail ile sözleşmeden dönmeye ilişkin davacı ihtarının ellerine ulaştığının, yaşanan sıkıntılardan ötürü üzgün olunduğunun, ellerinde şu anda yapılmakta olan yeni bir makine olduğunun ve davacıdaki makinenin bu makine ile değiştirilebileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yaptırılan keşif sonucu teknik bilirkişiler tarafından düzenlenen raporda içli köfte makinesinde uygun yatak kullanılmadığı için karıştırıcılar döndükçe gıdaya demir tozu döküldüğünün, karıştırıcıların muhafaza içerisinde olduklarının ve dışarıdan görülemeyeceklerinin, makinenin bu şekilde kullanılamayacağının ve bu noksanlığın imalata dayalı gizli ayıp mahiyetinde olduğunu tespit edildiği, davacı tarafından makinenin teslim alınmasından sonra birden fazla kez teknik servise başvurulduğu ve her arıza için davalı teknik servisine başvurulması nedeniyle ayıp ihbarının süresinde yapıldığının kabulü gerektiği, aksi yöndeki davalı istinafının yerinde olmadığı, birden fazla teknik servis hizmeti alınmasına rağmen makinenin, bilhassa karıştırıcı yatağındaki imalat hatası nedeniyle, kullanılmasının mümkün olmadığı ve gizli ayıplı olduğu, davacının makineden beklediği ekonomik faydayı elde edemediği, makineyi bu haliyle kullanmasının kendisinden beklenemeyeceği, bu durumda davalının onarım hakkının kullanılmasıyla seçimlik hakların tükendiğine yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, ayıp ihbarı ile dönme beyanının farklı hukuki kurumlar oldukları, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, ayıba dayalı seçimlik haklarından dönme hakkını kullandığını davalıya noter marifetiyle bildirmiş olması nedeniyle, davalının, seçimlik hakkın kullanımına ilişkin bildirimin şekle uygun yapılmadığına yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, davalıya ödenen satış bedelinin toplam 135.000,00-TL olması karşısında, bu bedelin bir kısmının davacı adına ... tarafından ve davacı teşviki olarak ödenmiş olmasının, davalının davacıya olan bedel iadesi borcunun kapsamını değiştirmeyeceği, davacının davalıya karşı sebepsiz zenginleştiğinden de bahsedilemeyeceği, aksi yöndeki davalı istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. 6098 Sayılı TBK'nun 114/2 fıkrası uyarınca; haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hallerine de uygulanır. Bu yollama nedeniyle sözleşmeye aykırılık hallerinde TBK'nun kişilik haklarının zedelenmesi halinde manevi tazminata ilişkin 58. Maddesi kıyasen uygulanabilecektir. Ne varki sözleşmeye aykırılık nedeniyle manevi tazminat istenebilmesi için sözleşmeye aykırı davranışın kişilik haklarının zedelenmesine neden olması gerekmektedir. Zira anılan hükmün ilk fıkrası, kişilik haklarının zarar görmesi halinde hakimin manevi tazminat altında bir miktar paranın ödenmesine hükmedilebileceğini düzenlemektedir. Taraflar arasında imzalanan sözleşmeye aykırı davranılması nedeniyle kişilik haklarının zedelendiğinin ispat külfeti de davacı üzerindedir. Somut olayda; davacının sözleşme konusu makinenin ayıplı olması nedeniyle manevi zarara uğradığını ispata elverişli delil sunmamış olması karşısında, mahkemece davacının bu isteminin reddedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacının manevi tazminat istemine yönelik istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. 6098 Sayılı TBK'nun 227/2 fıkrası uyarınca, alıcı ayıba dayalı seçimlik hakları dışında, genel hükümlere dayalı olarak ayıp nedeniyle uğradığı bir zarar varsa tazminini talep edebilir. Yine ayıp nedeniyle sözleşmeden dönmenin sonuçlarına dair aynı Kanunun 229/1-3 bendi uyarınca, sözleşmeden dönen alıcı, ayıplı maldan doğan doğrudan zararlarının giderilmesini talep edebileceği gibi, 229/2 fıkrası uyarınca satıcı, kendisine hiçbir kusur yüklenmeyeceğini ispat etmedikçe alıcının diğer zararlarını da karşılamakla yükümlüdür. Yukarıda belirtildiği üzere TBK'nun 114/2 fıkrası uyarınca haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, sözleşmeye aykırılık hallerine de kıyas yoluyla uygulanır. TBK'nun 50/2 fıkrası uyarınca uğranılan zararın miktarının tam olarak tespit edilememesi halinde hakim, olayların olağan akışına ve zarar görenin aldığı önlemlere göre, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. Somut olayda davacı, makinenin ayıplı olması ve kullanılamaması nedeniyle hem ürün kaybı ve kar kaybı yaşadığını belirtmiş, belirsiz alacak olarak 1.000,00-TL maddi tazminat talep etmiştir. Mali bilirkişi tarafından davacının ürün kaybına yönelik zararına ilişkin somut bir delil sunmaması nedeniyle tazminat hesabı yapılamadığı belirtilmiştir. Davacının içli köfte üretimi yapmak için satın aldığı dava konusu makineyi ilk tesliminden itibaren, satın alma amacına uygun olarak kullanamadığı sabit olduğu gibi, makinenin özellikle karıştırıcı yatağındaki malzemenin uygun olmaması nedeniyle gıdaya demir tozu karıştırdığı da nazara alındığında, her ne kadar zarar miktarı tespit edilemiyor ise de, davacının makineyi teslim aldığı tarihten sözleşmeden döndüğü tarihe dek, doğrudan ürün kaybı nedeniyle 1.000,00-TL maddi zarara uğradığının kabulü hakkaniyete uygun olup, mahkemece dava dilekçesinde istenen bu tutar üzerinden tazminat isteminin kabulü gerekirken, talebin reddi yerinde olmamış, davacının maddi tazminat talebine yönelik istinafı haklı bulunmuştur. Kabule göre de; TBK'nun 229/1 fıkrası uyarınca, satış sözleşmesinden dönen alıcının, satılanı, ondan elde ettiği yarar ile birlikte alıcıya iade etmekle yükümlü olduğu, buna karşılık satıcıdan TBK'nun 229/1-1 bendi uyarınca satış bedelinin, faizi ile geri verilmesini talep edebileceği, mahkemece satış bedeli olan toplam 135.000,00-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesine rağmen, davacı uhdesindeki makinenin de davalıya iadesine karar verilmesi gerekirken, satış bedeli yanılgı şekilde maddi tazminat olarak değerlendirilip, makinenin iadesine dair hüküm tesis edilmemesi yerinde olmamıştır. Sonuç itibariyle; davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dairemizce esas hakkında yeniden hüküm tesis edilerek, davanın kısmen kabulüne dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/12/2022 tarih ve 2021/394 Esas 2022/968 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 3- Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 4-Davacının satış bedelinin iadesi isteminin kabulü ile 135.000,00-TL'nin; 95.000,00-TL'lik kısmına 07/09/2020 tarihinden itibaren, 40.000,00 TL'lik kısmına 04/11/2022 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5- Dava konusu bir adet ..., 012 Seri numaralı, 150 kg ağırlığındaki içli köfte makinesinin tahsil talebi ile aynı anda davacı tarafından davalıya iadesine, 6- Davanın maddi tazminat isteminin kabulü ile, 1.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7- Davacının manevi tazminat isteminin REDDİNE, İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 8-Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Harçlar Kanunu ve tarifesi uyarınca alınması gereken 9.290,16-TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.810,22-TL peşin harç ve 648,00-TL ıslah harcı toplamı olan 2.458,22-TL'nin mahsubu ile bakiye 6.831,94-TL' nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 9-Davacı tarafından yatırılan 2.458,22-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 10-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edildiği anlaşılan 59,30-TL başvuru harcı, 4.999,75-TL yargılama gideri olmak üzere; toplam 5.059,05-TL yargılama giderinin davanın kabul/ ret oranına göre 4.704,91-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Davalı tarafının sarf edilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 12-Alınması gereken 1.320,00-TL Arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 1.227,60-TL' sinin davalıdan, 92,40-TL' sinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 13-Kabul edilen satış bedeli yönünden; davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 14-Kabul edilen maddi tazminat yönünden; davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca hesap edilen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 15-Red edilen manevi tazminat yönünden; davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca hesap edilen 10.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 16-Kullanılmayan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 17-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 18-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 9.290,16-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 2.305,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.984,66-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 19-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 492,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 91,00-TL posta gideri olmak üzere; toplam 292,70-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 20-Kullanılmayan gider avansı bulunduğu takdirde karar kesinleştiğinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay' da temyiz yolu açık olmak üzere 13/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.