T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA N : 2022/1155 KARAR NO : 2025/1865 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) TARİHİ: 27.12.2021 NUMARASI : 2021/100 Esas - 2021/494 Karar DAVA: Alacak (Gemi acenteliği sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA N : 2022/1155 KARAR NO : 2025/1865 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) TARİHİ: 27.12.2021 NUMARASI : 2021/100 Esas - 2021/494 Karar DAVA: Alacak (Gemi acenteliği sözleşmesinden kaynaklı) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... IMO numaralı ... gemisinin maliki ve donatanı olduğunu, davalının, geminin dava dışı kiracısı ile olan navlun sözleşmesi uyarınca yapılacak olan Antalya-Freetown seferinde, Antalya limanında 06/12.12.2020 tarihleri arasında gemi acentesi olarak tayin edildiğini, müvekkilinin Antalya'da yapılacak muhtemel masraflar ile acentelik ücreti karşılığı 08.12.2020 tarihinde 24.000 USD avans ödemesi gönderdiğini, davalının bu miktarın 4.010,00 USD'lik kısmının haksız olarak hizmet verilmediği halde "gözetim ücreti" (supervision feel) adı altında uhdesinde tuttuğu, davalının bu tutarında içinde bulunduğu 22.01.2021 tarihli 23.921,21 USD bedelli fatura gönderildiğini, davalıdan istenmeyen ve verilmeyen gözetim hizmetine ilişkin 4.010,00 USD tutarında iade faturası düzenlendiğini, davalının bu faturayı Kadıköy 24.Noterliğinin 01.02.2021 tarihli ihtarı ile iade ettiğini, 10.03.2018 tarih ve 26812 sayılı Gemi Acentelik Hizmetleri Ücret Tarifesi'ne ilişkin tebliğin 4/f-2 hükmünde hizmetin alınması halinde "gözetim ücreti" tahakkuk edeceğini, anılan hizmetin verilmediği ve bir çok kez de bu hizmetin talep edilmediğinin bildirildiğini, bu hizmete talep edilmesi durumunda hak kazanılacağının ilgili Bakanlığın 23.12.2019 tarihli yazısında açıklandığını ileri sürerek, 4.010,00 USD'nin faiziyle birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; gözetim hizmetinin acentelik hizmetinin tamamlayıcısı olduğu, Ticaret Bakanlığı Gemi Acentelik Hizmetleri Ücret Tarifesi'ne ilişkin tebliğin 4/1.f maddesinin 2 nolu alt bendi uyarınca müvekkilinin tacir olarak gemi ile ilgili işleri takip edilerek gerekli işlemlerin yapılmasının tebliğde bahsedilen gözetim hizmetleri olduğunu, Deniz Ticaret Odasının 10.07.2019 tarihli yazısına göre, gözetim ücretinin ihtiyari olmadığı, zorunlu olarak alınması gerektiği, Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Müdürlüğünün 27.10.2020 tarihli yazısında tebliğdeki tanımlara atıf yapmakla yetindiğini, Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneğinin 06.01.2020 tarih ve 387/037 toplantısı 6 nolu yönetim kararının, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı 03.04.2015 tarihli yazısına atıf yaparak "gözetim ücretinin tarifenin ayrılmaz bir parçası olup acentelik ücretine ek olarak alınması gerektiği" şeklinde yönetim kararı oluşturduğunu, gözetim hizmetinin şahsi tercih olmayıp hukuk gereği olduğu savunarak, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tarife Tebliği'nde verilen hizmetlere ve ücretlere ilişkin tanımlar incelendiğinde gözetim hizmetinin acentelik hizmeti kapsamında olmadığı, her iki hizmet bakımından ayrı tanımlar yapıldığı anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan TC. Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü'nün S. ... sayılı yazısında ise "gerek Gemi Acentelik Hizmetleri Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ de gerekse Gemi Acenteleri Yönetmeliğinde gözetim ücretinin zorunlu veya ihtiyari olduğu konusunda bir ifade bulunmadığı bu hizmetlerin deniz taşıt ve araçlarının sahibi, kaptanı, işleteni veycretinin zorunlu veya ihtiyari olduğu konusunda bir ifade bulunmadığı bu hizmetlerin deniz taşıt ve araçlarının sahibi, kaptanı, işleteni veya kiracısı tarafında talep edilmesi ve acentenin de bu hizmetleri sağlaması halinde gözetim ücreti talep edebileceği ve uygulamada da bu hizmetlerin talebe bağlı olması gerektiği belirtilmiştir. Buna göre, gözetim ücretinin acentelik ücretinden ayrı olarak düzenlenmiş olduğu, acentenin gözetim ücretine hak kazanabilmesi için bu hizmetin talep edilmesi ve hizmetlerin fiilen verilmiş olması gerektiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili ... Deniz Ticaret Odası tarafından hazırlanan Gözetim Ücreti Hk. konulu yazısına göre gözetim ücreti alınmasının zorunlu olduğunu belirtilmişse de ilgili yazıda da gözetim ücretinin acentelik hizmetine ek olarak ve tanımda belirtilen işlerin karşılığı olarak alındığının belirtildiği görülmektedir. Bu açıklamalara göre acentenin bir hizmeti vermemiş olması halinde ücret talep edebilmesinin mümkün olmadığı, bilirkişi raporunda dosyaya sunulan elektronik posta yazışmalarından davalı acentenin davacı donatana M/V Sermet Ana gemisinin Antalya Limanı'na yanaşması ve yükleme operasyonları hakkında verdiği hizmetin Tarife Tebliği'nde verilen gemi acentelik hizmeti kapsamında olduğunun belirtildiği, dosya kapsamında gözetim hizmeti tanımında belirtildiği şekilde gemi işlemlerinin ilgili kişi, kuruluş ve birimler nezdinde acente tarafından takip edilmesi, yerine getirilmesi, işin hızlandırılması, en kısa süre içinde ve salimen eşyanın tahliyesi ve yüklemenin sağlanması, evrak işlemlerinin yapılması, yükün teslim alınması ve teslim edilmesi, eşyadaki eksiklik veya fazlalıkların takibi olarak açıklanan hizmetlerin verildiğe dair delil bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın kabulüne, 4.010,00 USD'nin dava tarihinden itibaren kamu bankalarının USD cinsi bir yıl vadeli mevduata uyguladıkları en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalıya verdiği hizmet karşılığı ücrete hak kazandığını verilen hizmete bir itiraz edilmeyerek, hizmet için ödenen ücretin iadesinin istenmesinin hukuka aykırı olduğunu, gemilere sunulan acentelik hizmetlerinin ücretlendirilmesinin, Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca 10.03.2008 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Gemi Acentelik Hizmetleri Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ’e göre yapıldığını, buna göre acentelerin, sunacakları acentelik hizmeti karşılığı hak kazanacakları ücretin, anılan tebliğin 4/f maddesinde “ücretler” başlığı altında düzenlendiğini, Yönetmeliğin 4. maddesinin 1. fıkrasının “Ücretler” başlıklı f bendinin 2 numaralı alt bendinde gözetim ücretinin, "Acentelik ve koruyucu acentelik hizmetlerine ek olarak, gemi işlemlerinin ilgili kişi, kuruluş ve birimler nezdinde acente tarafından takip edilmesi, yerine getirilmesi, işin hızlandırılması, en kısa süre içinde ve salimen eşyanın tahliyesi ve yüklemenin sağlanması, evrak işlemlerinin yapılması, yükün teslim alınması ve teslim edilmesi, eşyadaki eksiklik veya fazlalıkların takibi karşılığı olarak, deniz taşıt ve araçlarının sahibi, kaptanı, işleteni veya kiracısı tarafından ödenen ücreti…” şeklinde tanımlandığını, bu hizmetin verilen acentelik hizmetinin tamamlayıcısı olduğunu, acentelik hizmeti alan birisinin acente tarafından işlerin takip edilmesini de talep ettiğini, acentelik hizmeti içinde esasında gözetim hizmetinin de bulunduğunu, müvekkilinin de acente olarak acentelik hizmetini gerektiği gibi ifa ettiğini bilirkişi raporunda davacının dayanak gösterdiği yönetmeliğin hatalı şekilde yorumlandığını, tebliğin, acentelik hizmetinin asgari niteliğini belirlediğini ve ücretlendirmenin bu tebliğe uygun olduğunu, Danıştay idari Dava Daireleri Kurulunun 2010/3076 Esas, 2013/4548 sayılı kararında tebliğin bu tebliğin hizmet içeriğinin asgarisini belirlediğinin belirlendiğini, buna ilaveten Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği’nin 06.01.2020 gün ve 387/037 sayılı toplantısındaki 6 numaralı yönetim kurulu kararı da gözetim ücretinin, acentelik hizmetinin ayrılmaz bir parçası olduğu ve gemi acentelik ücretine ek olarak alınması gerektiğinin kararlaştırıldığını, Vapur Donatanları ve Acenteleri Derneği, Tarife Tebliğini yürüten T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün kendilerine gönderdiği 3 Nisan 2015 tarih ve 434.99 sayılı yazıya atıf yaparak bu sonuca vardığını, ayrıca Deniz Ticaret Odasının 10.07.2019 tarihli ve ... sayılı yazısı ile gözetim ücretinin ihtiyari olmadığı ve zorunlu olarak alınması gerektiğinin beyan edildiğini, Sonuç olarak müvekkilinin verdiği hizmetler yönünden bağlayıcı olan Gemi Acentelik Hizmetleri Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ’e uygun olarak ücretlendirilerek fatura düzenlendiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki gemi acenteliği sözleşmesi kapsamında verildiği ileri sürülen avansın iadesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında davacının donatanı olduğu “...” isimli geminin Antalya- Freetown seferine ilişkin seferin yükleme limanı olan Antalya Limanı'nda acentelik hizmeti verilmesi hususunda bir acentelik sözleşmesi kurulmuştur. Yazılı bir acentelik sözleşmesi sunulmamakla birlikte, mahkemece görevlendirilen bilirkişi kurulunun taraflar arasındaki yazışmaları değerlendirerek sözleşmenin varlığını belirlediği, esasen taraflar arasında sözleşmenin varlığı ile verilen avansın miktarı hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davacının gözetim hizmeti adı altında yapılan kesintiyi talep etme hakkını bulunup bulunmadığı, davalının böyle bir ücrete hak kazanıp kazanmadığı noktalarında toplanmaktadır. TTK'nın 102.maddesindeki tanım ile Gemi Acenteleri Yönetmeliği'nin 4/1. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, acentenin donatan adına anlaşma yapmaya yetkili olduğu, bu anlaşmalarla gemi acentesinin gemi sahibi, kaptan, işleten ve gemi kiralayanın nam ve hesabına hareket edeceği, üçüncü kişi ve kuruluşlara karşı müvekkillerinin haklarını koruyacağı, bu çerçevede yaptıkları iş ve işlemlerde kendi kusurları dışında sorumlu tutulamayacakları anlaşılmaktadır. Gemi acentesinin, gözetim hizmeti vermesi de bu sözleşme kapsamındadır. Sözleşme ile üstlenin hizmet için kural olarak tarafların anlaşmasına göre ücretin belirlenmesi gerekmektedir. Ancak taraflar arasında bir anlaşma olmaması hâlinde de hizmet veren tacirin ücret talep edebileceği açıktır. Ücretin kararlaştırılmaması hâlinde, TTK'nın 115. maddesi uyarınca ücret, gemi acentesinin bulunduğu yerdeki ticari teamüle, teamül mevcut değilse hâlin gereğine göre mahkeme tarafından belirlenir. Gemi Acentelik Hizmetleri Ücret Tarifesine İlişkin Tebliğ'in 4. maddesinin d bendi uyarınca, gemi acentelik hizmeti, “Türk limanlarma gelen her türlü deniz taşıt ve araçlarının yolcu, yük, bakım/ onarım, sörvey, ikmal, personel değişikliği, yükleme/ boşaltma, kılavuz/ römorkör alma vb. işlemlerinin, ilgili kişi, kuruluş ve birimler nezdinde ifasını ve Türkiye Cumhuriyeti Kanunlarının öngördüğü kuralların noksansız uygulanması ve bu işlerle ilgili her türlü bilginin zamanmda doğru ve noksansız olarak bildirilmesi..” işlerini kapsar. Bu tanıma göre gemi acentesinin vereceği hizmet içinde, esasen gözetim hizmeti de bulunmaktadır. Aynı maddenin f.2 bendinde ise gözetim ücreti; gemi işlemlerinin ilgili kişi, kuruluş ve birimler nezdinde acente tarafından takip edilmesi, yerine getirilmesi, işin hızlandırılması, en kısa sürede ve salimen eşyalarının tahliyesi, yüklemenin sağlanması, evrak işlemlerinin yapılması, yükün teslim alınması ve teslimi, eşyadaki eksiklik veya fazlalıkların takibi karşılığı olarak, deniz taşıtı ve araçlarının sahibi, kaptanı, işleteni veya kiracası tarafından ödenen ücret olarak tanımlanmıştır. Buna göre davalının, mevzuatta tanımlanan acentelik hizmetini aşar şekilde ve ayrıca geminin Antalya Limanı'na yanaşması ve yükleme hizmetleri için Tebliğ ile belirlenen gözetim hizmetini de verdiğini, yani Tebliğ'de tanımlanan gözetim hizmetini verdiğini kanıtlanması gerekir. Aksi takdirde, böyle bir ücreti tahsil edemezSomut olayda davalının, acentelik hizmeti verdiği ihtilafsız olmakla birlikte, mevzuatta tanımlanan acentelik hizmetini aşar şekilde ve Tebliğ'de tanımlanan şekilde gözetim hizmeti verdiğini kanıtlayamadığı kanaatine varıldığından, aldığı avansı iade etmesi gerekir.Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasaya ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 1.566 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 27.11.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU : HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dava konusunun miktarı itibariyle karar kesindir.