11. Hukuk Dairesi 2011/3464 E. , 2012/10247 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/10/2010 tarih ve 2010/192-2010/819 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, l…
**11. Hukuk Dairesi 2011/3464 E. , 2012/10247 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26/10/2010 tarih ve 2010/192-2010/819 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin, 1996 tarihinde davalı, ... ve ... ortaklığı ile kurulduğunu, davalının ana sözleşme ile şirkete müdür olarak atandığını ve şirkete ait ...plakalı aracı şirkete çekilen ihtara rağmen teslim etmediğini ileri sürerek, araç değeri 30.000 TL ile şirketin aracı kullanamaması ve tasarruf edememesinden dolayı uğradığı zarar olan 20.000 TL'nin satış tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, gerçek kişilerin dava açma haklarının bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin şirketi zarara uğratmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, TTK’nun 309. maddesi uyarınca, sorumlu olan kimselere karşı tazminat istemek hakkı davacının zararı ve sorumlu bulunan kimseyi öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde zararı doğuran fiilin vukuu tarihinden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı, eylem Ceza Kanunu’na göre daha uzun bir zamanaşımı süresine tabi ise, bu taktirde de ceza zamanaşımı süresinin esas alınması gerektiği, 31/12/2001 tarihli satışı davacının 28/03/2003 tarihinde öğrendiği, dava konusu olay nedeniyle 31/10/2006 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat edildiği, 31/12/2001 eylem tarihi itibariyle 5 yıllık zaman aşımının davanın 24/11/20006 tarihinde açılmış olması karşısında dolmadığı, şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili müdür ve %25 pay sahibi ortak sıfatı bulunan davacının şirkete ait aracı diğer ortakların bilgisi dışında sattığı, satış bedelinin şirket kayıtlarına geçmediği, satılan araç yerine 21.322,97 TL ödenerek yeni bir araç alındığı, şirketin bu suretle zarara uğratıldığı gerekçesiyle aracın satışından dolayı 13.750 TL, yeni alınan araçla eski araç bedeli arasındaki fark olan 7.572,97 TL tutarındaki mahrum kalınan kar bedeli olmak üzere toplam 21.322,97 TL alacağın zarar tarihi olan 31/12/2001 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacılar vekili temyiz etmiştir.