T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1375 Esas KARAR NO: 2026/467 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/845 Esas - 2023/251 Karar TARİH: 28/03/2023 DAVA: Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1375 Esas KARAR NO: 2026/467 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/845 Esas - 2023/251 Karar TARİH: 28/03/2023 DAVA: Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 05/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında, davalı şirketin İran-Türkiye arasında uçak koltuklarının bilet satışı için genel satış acenteliği, uçak kiralama, 3. kişilere kısmen veya tamamen uçak kiralanması, uçak sağlanması hususunda 11/02/2021 tarihli iki yıl süreli genel satış acenteliği sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin fesih maddesinde, sona erme tarihinden itibaren bir ay (30 gün) önce yazılı olarak haber verilmediği takdirde, otomatik olarak bir yıl daha uzayacağının düzenlendiğini, davacının sözleşmeden doğan edimlerini yerine getirdiğini ve dava şirketin uçak biletlerinin İran'da pazarlamasını yaptığını, İran’daki Turizm acentelerine bilet satışlarıyla ilgili sözleşmeler imzalayıp satışlar gerçekleştirdiğini, buna rağmen davalının 12/03/2021 tarihinde şirket yetkilisi ...’a gönderdiği mail ile sözleşmeyi ‘’….bu sürede imkanları dahilinde en iyisini gayret etmiş ancak bahsi geçen sözleşmeler tarafımızca verilen karar neticesinde 12.03.2021 tarihinde tek taraflı olarak feshedilmiştir…’’ diyerek sonlandırdığını, haksız fesih nedeniyle davalıya uğranılan zarar ve kar kaybının ödenmesi talepli ihtarname çekildiğini, davalının cevabi ihtarnamesi ile sözleşmenin 16.03.2021 tarihli...... Noterliği'nden gönderilen.... ve ... yevmiye numaralı ihtarnameler ile feshedilmiş olduğunu beyan ettiğini, ancak taraflarına böyle bu ihtarnamelerin tebliğ edilmediğini, sözleşmenin hangi hallerde sona ereceğinin fesih maddesinin 3 ve 6 ıncı bentlerinde düzenlendiğini, bu maddelere dayalı bir fesih bildirimi bulunmadığını, davacının turizm sezonunun durgun olduğu dönemde davalının ısrarı üzerine iki haftalık dönemde üç uçuş gerçekleştirdiğini, fesih tarihine dek gerçekleştirilen uçuşların davacı zarraına olduğunu, ne varki sözleşmenin devam edeceğine olan güven ve turizm sezonunun canlanacağı dönemde artacak uçuş ve transfer sayısı nazara alınarak ifaya başlandığını, ancak davalının Şubat ayında yapılan sözleşmeyi Mart ayında haksız feshetmesi nedeniyle davacının zarara uğradığını, Şubat ayından bir ay bile dolmadan Mart ayında sözleşmenin davalı havayolu tarafından tek taraflı feshedilmesi nedeniyle davacının ciddi zarara uğradığını, bir kısım uçuşların iptal olmasının ise davalı tarafından, İran sivil havacılık makamlarına, taraflar arasındaki acentelik ilişkisinin geç bildirilmesinden kaynaklandığını, sözleşme devam etse idi davacının her uçuştan koltuk başına 100,00-USD kar elde edeceği nazara alındığında, davacının 12.499.200,00-USD kar elde edeceğini, davacının İran'daki acenteler ile imzaladığı sözleşmeleri ifa edememesi nedeniyle de 2.000.000,00-USD cezai şart ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı tutulmak kaydıyla; sözleşmenin feshi nedeniyle uğranılan kar kaybının şimdilik 10.000,00-TL'sinin 12/03/2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının havayolu şirketi olmadığını, 5 uçaktan oluşan filosundaki uçakları seyahat acenteleri tarafından düzenlenen tarifesiz seferlere tahsis ettiğini, taraflar arasında da; 18/02/2021-11/03/2021, 22/02/2021-15/03/2021 tarihleri arasında İstanbul Havalimanı'ndan Tahran Havalimanı'na; 17/03/2021-04/04/2021, 05/04/2021-31/10/2021 tarihleri arasında Antalya, Adana, Gazipaşa, İstanbul, İzmir Havalimanları'ndan, Tahran ve Tebriz Havalimanları'na uçuş düzenlenmesi amacıyla 09/02/2021 tarihli havaaracı çarter sözleşmesinin imzalandığını imzalandığını, ancak İran svil havacılık otoritelerinin, İran'a yapılacak uçuşlarda bir seyahat acentesinin yetkilendirilmesini zorunlu tutmaları nedeniyle, bu kez çarter sözleşmesin ek olarak 11/02/2021 tarihli genel satış acenteliği sözleşmesi imzalandığını, çarter sözleşmesi ile uçuş başı 18.900,00-USD olmak üzere haftada 4 uçuşun davacı tarafından gerçekleştirilmesinin planlandığını, anılan çarter sözleşmesine göre davacının bu uçuşların teminatı olmak üzere 17/02/2021 tarihine dek 100.000,00-USD depozito ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, yine genel satış acenteliği sözleşmesinde de davacının sözleşmenin imzalanması üzerine 200.000,00-USD nakit depozito ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, bu tutarın da ödenmediğini, ayrıca sözleşmeler feshedilene kadar gerçekleşen dönemde taahhüt edilen sekiz uçuştan beşinin davacı tarafından yeterli doluluğa ulaşılamadığı gerekçesi ile iptal edildiğini, depozitoların ödenmemesi nedeniyle her iki sözleşmenin davalı tarafından .... Noterliği'nden düzenlenen 16 Mart 2021 tarihli ... ve ... yevmiye numaralı ihtarları ile haklı olarak feshedildiğini, davacının iddia ettiği hiçbir zararı olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 28/03/2023 tarih ve 2021/845 Esas - 2023/251 Karar sayılı kararında; tarafların kabulünde olan 11/02/2021 tarihli Genel Satış Acenteliği sözleşmesi uyarınca sözleşmenin geçerlilik süresinin 2 yıl olduğu ve sözleşmenin sona erme tarihinden en geç 30 gün öncesinde karşı tarafa bir fesih bildiriminde bulunulmadıkça, bir yıl daha kendiliğinden yenilenmiş sayılacağının hüküm altına alındığı, davalının .... Noterliğinin 16.03.2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile fesih iradesini bildirdiği, uyuşmazlığın feshin haklı sebebe dayanıp dayanmadığı, davacının fesih nedeniyle kar kaybı ve müspet zarar talep edip edemeyeceği hususlarında olduğu, TBK m. 26 hükmü gereği tarafların açık iradeleri ile imzalamış oldukları sözleşme hükümlerinin taraflar için bağlayıcı olduğu, davalının, davacı tarafından genel satış acenteliği hükümlerinin yerine getirilmediğini, 200.000,00 USD nakit depozitonun ödenmediğini, feshin haklı nedene dayandığını savunduğu, dosya kapsamına uygun ve gerekçeli bilirkişi raporu ile davacının ödemeyi üstlendiği depozitonun tarafların ticari defterlerinde yer almadığının tespit edildiğini, sözleşmenin son maddesi uyarınca sözleşme şartlarına uyulmaması halinde her iki tarafın da herhangi bir zamanda karşı tarafa yazılı bir bildirimde bulunarak derhal yürürlüğe girmek üzere sözleşmeyi erken feshetme hakkının saklı olduğu, davalının sözleşmeyi feshettiğini .... Noterliğinin 16.03.2021 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ve mail yolu ile davacıya bildirdiği hususu sabit olup feshin geçersiz olduğunun ileri sürülemeyeceği, feshin geçerli sebebe dayandığı, davacının geçersiz feshe dayalı talepte bulunamayacağı gerekçesi ile; davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, cari hesapta mahsuplaşma yapılmamış olduğundan davacının borçlu gözüktüğünü, davacının sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği uçuşların İran ayağında, uçuş bedeli içine dahil olan yakıt ücreti, yer ve yükleme operasyon hizmetleri masraflarının davalı adına davacı tarafından karşılandığını; ancak davalının kendisi adına yapılan bu ödemelerin mahsuplaşmasını yapmadığını, mali bilirkişi incelemesinin de bu nedenle eksik olduğunu, Davalı tarafından davacıya gönderildiği iddia olunan ve depozitonun ödenmemesi nedenine dayandırılan, ..... Noterliğinin 16/03/2021 tarih ve ... yevmiye sayılı fesih ihtarnamesinin davacıya ulaşmadığını, bu ihtarnameden dava sırasında haberdar olunduğunu, bilirkişi ek raporunda, dosyada ihtarnamenin tebliğ mazbatası bulunmadığından taraflar arasındaki sözleşmenin 16/03/2021 tarihinde feshedilmediğinin, aksine fesih ihtarnamesinin davacının notere gidip fesih ihtarının tebliğ edilmeden iade edildiğini anladığı tarihte davacıya ulaştığının tespit edildiği, ne varki davacıya ulaşmamış bir fesih ihtarnamesinin hüküm ve sonuçlarını doğurmayacağını, geçerli bir feshin söz konusu olmadığını, davalının davacıya mail yolu ile gönderdiği 15/03/2021 tarihli fesih yazısında ise, herhangi bir haklı nedene dayanılmadığını, davalı şirketin bu yazıda davacının üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, ancak sözleşmenin davalının kendi iç işleyişinden kaynaklanan sebeplerle sonlandırıldığının belirtildiğini, bu durumda mahkemenin sözleşmenin hem mail hem ihtarname yolu ile ve depozitonun ödenmemesi yüzünden haklı nedenle feshedildiği tespitinin hukuka aykırı olduğunu, Taraflar arasındaki genel satış acenteliği sözleşmesinin B maddesinin üçüncü paragrafında kararlaştırılan 200.000,00-USD depozito ödemesinin ne zaman yapılacağına dair düzenleme bulunmadığını, davalı şirket genel müdürü ... ile davacı yetkilisi ... arasında depozito ödemesinin Nisan 2021 tarihinde yapılacağı konusunda sözlü mutabakata varıldığını, nitekim depozito ödenmeden sözleşmenin ifasına başlanıldığını, sözleşmenin fiili olarak uygulanmaya başlaması karşısında, davalının davacıya depozitonun hangi tarihte ödenmesini istediğini açık şekilde bildirmesi gerektiğini, bu bildirim yapılmadığından yan edim niteliğindeki depozito ödemesinin yapılmamasının fesih için haklı neden oluşturmayacağını, aksi kabulün dürüstlük kuralına, kanuna ve ticari teamüllere aykırılık teşkil edeceğini, Dava konusu sözleşmenin fesih maddesinde taraflara; 30 gün öncesinde karşı tarafa yapacakları bir bildirim ile sözleşmeyi fesih hakkı tanındığını, ancak bu maddeye dayalı her feshin haklı kabul edilemeyeceğini, 15/03/2021 tarihli yazıda davalının kendi iç işleyişinden kaynaklanan nedenlerle sözleşmeyi sonlandırdığını bildirdikten bir gün sonra depozitonun ödenmediği gerekçesi ile davacıya fesih ihtarı çekmesinin de feshin haksız ve kötü niyetli olduğunu ortaya koyduğunu, Davalının 15/03/2021 tarihli yazısında herhangi bir haklı sebebe dayanmaması nedeniyle, davacının taraflar arasındaki sözleşmeye dayanarak üçüncü kişiler ile yapmış olduğu sözleşmeler nedeniyle uğradığı zararın tazmini gerektiğini, Bilirkişi heyeti tarafından davacının müspet zarar ve kar kaybı talepleri hakkında değerlendirme ve hesaplama yapılmadığını, yerel mahkemenin müspet zarar talepleri hakkında herhangi bir değerlendirme yapmadan vermiş olduğu kararın usul ve yasaya aykırılık olduğunu, İleri sürerek, arz ve izah olunan gerekçelerle; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; taraflar arasındaki genel satış acenteliği sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan kar kaybının tespit ve tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dava; taraflar arasındaki açık hesaba dayalı yürütülen hukuki ilişki kapsamında, bakiye açık hesap alacağının tahsiline veya menfi tespit istemine ilişkin olmadığından davacının; davalı adına yaptığı masraflar bakımından taraflar arasında bir mahsuplaşma yapılmadığı, bu nedenle davacının davalıya borçlu gözüktüğünü tespit eden mali bilirkişi incelemesinin hatalı olduğu yönündeki, uyuşmazlığın konusunu teşkil etmeyen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Dosya içeriği belgelere göre; taraflar arasında önce 09/02/2021 tarihli hava aracı çarter sözleşmesi, akabinde bu sözleşmeyle ilintili olarak dava konusu edilen 11/02/2021 tarihli iki yıl süreli genel satış acenteliği sözleşmesinin bağıtlandığı, davalının davacıya mail yolu ile gönderdiği 15/03/2021 tarihli; " ... A.Ş (...) olarak ....Şti. (...) ile aramızda 11/02/2021 tarihli ...; 09/02/2021 tarihli charter sözleşmesi imzalanmış ve bu sözleşmelere istinaden ... pakettur ve uçak bileti satışı düzenleme hakkına haiz olmuştur. ... Turizm bu sözleşme kapsamındaki yetkisine haiz olması sebebiyle pakettur ve uçak bileti satışı için acenta ve otellere fiyat bilgisi geçmek suretiyle satışlar gerçekleştirmiştir. Bu gerçekleşen satışlar yasal olup ... ile ... arasındaki sözleşmeye dayanmaktadır. ... bu sürede imkanları dahilinde en iyisini yapmaya gayret etmiş ancak, bahsi geçen sözleşmeler, tarafımızca verilen karar neticesinde 12/03/2021 tarihinde tek taraflı olarak feshedilmiştir. ...'un yukarıda belirtilen tarihler arasında yapmış olduğu görüşmeler ve satışların resmi dayanağı olduğunu, hayali bir satış ve ticaret olmadığı gibi herhangi bir art niyet bulunmadığını önemle bildiririz. " şeklindeki yazı ile her iki sözleşmeyi sona erdirdiği, davacının dava konusu ettiği sözleşmenin ise 11/02/2021 tarihli sözleşme olduğu, bu sözleşmenin son maddesinde tarafların sözleşme hüküm ve koşullarını ihlal etmeleri halinde diğer tarafın herhangi bir zamanda karşı tarafa yazılı bir bildirimde bulunarak derhal yürürlüğe girmek üzere sözleşmeyi feshedebileceğinin düzenlendiği; davalının ayrıca ... Noterliği üzerinden davacıya keşide ettiği 16/03/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 100.000,00-USD depozitonun ödenmemesi nedeniyle havaaracı çarter sözleşmesinin; aynı tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de genel satış acenteliği sözleşmesinin b bendindeki depozitonun sözleşmenin imzalanmasının üzerinden bir ay geçmesine rağmen ödenmediği gerekçesi ile dava konusu 11/02/2021 tarihli sözleşmenin feshedildiğini bildirdiği, bu ihtarnamelerin tebliğ şerhlerinin dosya arasında bulunmadığı, depozito ödemelerinin yapılmadığının davacının da kabulünde olduğu, sözleşmenin B maddesinde depozitonun sözleşmenin imzalanması üzerinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının depozitonun Nisan 2021 tarihinde ödeeceğine dair sözlü anlaşma bulunduğunu ispat edemediği, kaldı ki bizzat davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan mail yazışmalarından, 15/03/2021 tarihli mail öncesinde de, davalı şirket genel müdürü tarafından davacı şirket yetkilisinden depozitonun o gün içerisinde ödenip ödenmeyeceğinin mail yolu ile sorulduğu, yine depozitonun ödenmemesi ve gerçekleşenden fazla uçuşun iptal edilmesi nedeniyle sözleşmenin sonlandırılmasına karar verildiğinin mail yolu ile bildirildiği, bu durumda dava konusu sözleşmenin depozitonun ödenmemesi nedeniyle sonlandırıldığının davacının da bilgisi dahilinde olduğu, TTK'nun 18/3 fıkrasında düzenlenen ihbar şekillerinin geçerlilik değil ispat koşulu oldukları, aksinin kararlaştırılabileceği, sözleşmenin son maddesinde fesih için yazılı bildirimin yeterli sayılması, gerek 15/03/2021 tarihli yazının, gerekse bu yazı öncesindeki mail yazışmalarının davacı tarafından kabul edilmesi karşısında, sözleşmenin 15/03/2021 tarihinde ve sözleşmenin son maddesine dayalı olarak haklı nedenle feshedildiğinin kabulü gerektiği, fesih tek taraflı ve bozucu yenilik doğuran bir hakkın kullanımı niteliğinde olduğundan , beyanın davacı yana ulaştığı 15/03/2021 tarihinde hükümlerini doğurduğu, bu nedenle 16/03/2021 tarihli noter marifetiyle düzenlenen ihtarnamenin davalıya ulaşmamış olmasının sonuca etkisi bulunmadığı, davacının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 05/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.