T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1590 - 2025/1832 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1590 KARAR NO : 2025/1832 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/06/2023 NUMARASI : 2023/114 E. - 2023/315 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1590 - 2025/1832 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1590 KARAR NO : 2025/1832 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/06/2023 NUMARASI : 2023/114 E. - 2023/315 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/06/2023 tarih ve 2023/114 E. - 2023/315 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacılar vekili, çiçekçilik sektöründe ... adlı iş yerini işleten müvekkilinin, 2022/014642 sayılı "..." markasının mevcut olup tabelasında kullanmak amacıyla 2022/013393 sayılı "... ..." ibareli markasının tescili talebinin YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin markasına itiraz eden ...'in itiraza dayanak "..." ibareli markaları ile ...'in "..." ibareli markası arasında bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin "..." ibaresini anne ve babasının isimlerinde bulunan heceleri esas alarak oluşturduğunu, çiçek ve dizayn anlamına gelen "..." ve "..." ibareleri ile birlikte oluşturulan markanın "dürüm, urfa sofrası, öğrenme teknikleri" gibi eklerle kullanılan "..." ve "..." ibareli markalar ile bir benzerliğinin bulunmadığını, dolayısı ile müşterilerin markaları karıştırmasının mümkün olmadığını ileri sürerek 2023-M-1611 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 14/3/2023 tarihli dilekçesi ile itiraz edenler ... ve ...'i zorunlu dava arkadaşı olarak davaya dahil etmiştir. Davalı ... vekili, davacılardan ... Çiçekçilik Anonim Şirketi'nin taraf sıfatı bulunmadığını, davaya konu marka ile itiraz eden ... ait "..." ve ...'e ait "..." ibareli markalar arasında görsel ve işitsel benzerliğin yanı sıra emtia benzerliğinin gerçekleştiği mal ve hizmetler yönünden markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, dolayısı ile Kurum'un kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ve ... usulüne uygun tebligata rağmen cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, marka başvurusunda bulunamayan ... Çiçekçilik Anonim Şirketi'nin aktif husumetinin bulunmadığı, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan mal ve hizmetlerin bir kısmının redde mesnet 2012/103774 sayılı "..." ibareli marka kapsamında, diğer kısmının 2015/73359 ve 2020/29670 sayılı "..." ibareli markalar kapsamında bulunan mal ve hizmetlerle aynı veya aynı tür olduğu, başvuru markasının esaslı unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile redde mesnet markaların asli unsurunun oluşturan "..." ve "..." ibareleri arasında söz konusu markaların müşterek olarak içerdikleri harf ve bu harflerin dizilim şekli nedeniyle görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunduğu, markalarda yer alan tek harf farklılığının markalar arasındaki benzerliği bertaraf edemediği, kavramsal olarak markaların ilgili tüketici kesimi nezdinde farklılaştığının söylenemeyeceği, markaların kapsamlarında yer alan emtialar arasındaki yüksek benzerlik düzeyi de nazara alındığında ortalama tüketiciler nezdinde markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, davacının önceki tarihli 2022/014642 sayılı markası bulunuyor ise de, dava konusu marka başvuru tarihi itibariyle bu markanın hali hazırda potansiyel hükümsüzlük tehdidi altında olduğu ve davaya konu marka başvurusu bakımından davacı yanın müktesep hak sahibi olamayacağı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili ...'ın "..." markasını bir aile hatırasını yaşatmak üzere tercih ettiğini, müvekkilinin baba isminin ..., anne isminin ... olup "an" hecesinin ...'dan "ze" hecesinin ...'den ve "la" ibaresinin de müvekkilinin annesinin müzik sanatçısı olmasına ithaf ile "la" notasından ilham ile oluşturulduğunu, yerel mahkemece her ne kadar kelime kökünün benzer olduğu sonucuna varılmış ise de anlam farkının bulunduğunu, davaya konu markanın restoran işi ve bilgisayar işi yaptığı aşikar olan davalıların itirazına dayanak markaları ile karıştırılmasının imkan dahilinde olmadığını ve bu noktada hiçbir bilirkişi incelemesi yapılmamasının eksiklik oluşturduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, markaların müşterek olarak içerdikleri harf ve bu harflerin dizilim şekli nedeniyle görsel ve işitsel olarak benzer oldukları ve markalarda yer alan tek harf farklılığının markalar arasındaki benzerliği bertaraf edemediği anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacılar uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/10/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/10/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.