İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili 16/10/2025 tarihli duruşmada; İstanbul Anadolu 9. ATM 2021/382 esas sayılı dosyası kapsamında 15/10/2025 tarihinde yapılan duruşmada d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1816 KARAR NO : 2025/2039 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/10/2025 NUMARASI : 2020/317 Esas (Derdest) TALEP: İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili 16/10/2025 tarihli duruşmada; İstanbul Anadolu 9. ATM 2021/382 esas sayılı dosyası kapsamında 15/10/2025 tarihinde yapılan duruşmada davanın reddine karar verildiğini, İstanbul Anadolu CBS 2022/184356 soruşturma sayılı dosyası kapsamında yapılan bilirkişi incelemesinde şirket kayıtlarında müvekkilinin imzasının bulunduğunu ve imzaların müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, söz konusu dosyalar kapsamı da dikkate alınarak davalı şirkete bir denetim kayyumu atanmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebine ilişkin olarak yapılan değerlendirmede; davalı şirketin ticaret sicili kayıtları incelendiğinde şirket yönetim kadrosunda bir boşluk bulunmadığının anlaşılması, şirketin içinin boşaltıldığına ilişkin dosya kapsamına herhangi bir delil sunulmaması, bahsi geçen şirket evrakları üzerindeki imzaların sahte olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı olmaması, davacı tarafın aynı yöndeki ihtiyati tedbir taleplerinin değerlendirilmesinden sonra, dosya kapsamında ihtiyati tedbir verilmesini gerektirecek değişen ve gelişen yeni bir durum mevcut olmadığı, ticaret sicil kayıtlarına göre davalı şirkete özel denetçi atanmış olması, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/382 esas ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/184356 soruşturma sayılı dosya içeriği, eldeki davanın konusu ve ayrıca yukarıda belirtilen kanun maddeleri gereğince dosyadaki mevcut delil durumu incelendiğinde; somut olayda ihtiyati tedbire ilişkin yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından aşağıdaki gibi hüküm kurulması gerektiğinden davacı tarafın, davalı şirkete kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine..," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 21.09.2022 tarihli dilekçe ve ekinde sunmuş olduğu mütalaa- uzman görüşü raporlarında davalı şirket nezdinde usulsüz işlemler gerçekleştirildiğini, öyle ki davalı taraf, pay sahiplerine dağıtımı yapılmayan nama yazılı hisse senetleri, şirket karar defteri ve ortaklar pay defteri üzerinde kendi hak ve çıkarları doğrultusunda oynama yapmış, şirket nezdinde gerçekleştirilen genel kurul toplantılarına talep edilen tarafından katılım sağlanmamasına rağmen söz konusu toplantı tutanaklarına talep eden yerine sahte imza atılmak üzere katılım sağlamış olarak gösterildiğini, konuya ilişkin savcılık nezdinde davalı şahıs aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen soruşturmada alınan bilirkişi raporu ile davacıya ait olduğu iddia olunun imzaların davacıya ait olmadığı açıkça tespit edildiğini, söz konusu bilirkişi raporları ile şirket evrakları üzerindeki evrakların sahte olduğu açık bir şekilde tespit edilmiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesi tarafından bahsi geçen şirket evrakları üzerindeki imzaların sahte olduğuna ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı belirtilerek kayyum atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verilmesi açıkça hukuka ve hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğinden şirketin rutin işlerinin yapılması amacı dışında ne amaçla kiralandığı belli olmayan ancak yüksek kira bedeli ödenen söz konusu bu araçların, ...'nun kızı ile birlikte faaliyetine devam ettiği ... Anonim Şirketi adına kayıtlı olduğu ve bu şirketten kiralandığı davacı tarafından tespit edildiğini, dolayısıyla yukarıda ve dosya kapsamındaki tüm beyanlarımız doğrultusunda dava konusu şirkette taraflar arasında ortaklık bulunmasına rağmen şu anda fiilen yönetim uyuşmazlığının yaşanması, davacının azınlık haklarının davalı tarafça yok sayılması, davalının keyfiyeti ve şahsi menfaatleri doğrultusunda şirketi borçlandırıcı işlemler yaptığı hususunun açık olması, davalı şirket nezdinde yer alan resmi belge ve evraklarda oynama yapılarak sahte imzalar atılması, ilk derece mahkemesi tarafından neticesi beklenen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/382 E. sayılı dosyanın müvekkil lehine karara çıkmış olması, konu hakkında savcılık nezdinde suç duyurusunda bulunulmuş olması gibi hususlar göz önünde bulundurularak telafisi imkansız sonuçlar doğmaması adına şirket yönetimine geçici olarak ihtiyati tedbir mahiyetinde TTK. 235 madde ve HMK 391 vd. maddeleri uyarınca kayyım atanmasına karar verilmesi gerekmekteyken ilk derece mahkemesi tarafından talebin reddine karar verilmesi açıkça hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından usul ve yasaya açıkça aykırılık teşkil edecek nitelikte karar oluşturulmasının kabulü mümkün olmadığını beyanla, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına ve davalı şirkete temsil ve/veya denetim kayyımı atanmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Talep, anonim şirketin fesih ve tasfiyesi istemiyle açılan davada şirkete temsil ve/veya denetim kayyımı atanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati Tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.Davacının, davalı şirkette ortak olduğu ihtilaf konusu değildir.İhtiyati tedbir isteyen davacı taraf, dava konusu şirkette taraflar arasında ortaklık bulunmasına rağmen şu anda fiilen yönetim uyuşmazlığının yaşanması, azınlık haklarının davalı tarafça yok sayılması, davalının keyfiyeti ve şahsi menfaatleri doğrultusunda şirketi borçlandırıcı işlemler yaptığı hususunun açık olması, davalı şirket nezdinde yer alan resmi belge ve evraklarda oynama yapılarak sahte imzalar atılması ve telafisi imkansız sonuçlar doğmaması adına şirket yönetimine geçici olarak ihtiyati tedbir mahiyetinde T.T.K. 235 madde ve HMK 391 vd. maddeleri uyarınca kayyım atanması suretiyle ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nunda şirketlere temsil kayyımı atanmasına ilişkin bir düzenleme bulunmamakla birlikte temsil kayyımı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK) hükümlerine göre atanmaktadır.TMK'nın 426/2-3 maddesine göre şirkete, temsil kayyımı atanması için yasal temsilcisi ile menfaatlerinin çatışıyor olması ya da yasal temsilcinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunması gerekir. Ancak eldeki davada, davalı anonim şirket ile diğer davalı yönetim kurulu başkanı arasında menfaat çatışması bulunduğu veya şirket temsilcisinin görevini yerine getirmesine bir engel bulunduğu ise iddia edilmemiştir. Bu halde davalı şirkete temsil kayyımı atanması şartları oluşmuş değildir.Davacı tarafça şirkete denetim kayyımı atanması da talep edilmiştir. Şirket içi menfaat ihtilaflarına ait davalarda şirket varlığının korunması için mahkemece bir şirkete denetim kayyımı atanabilir. Şirket içi menfaat ihtilaflarının halli için açılan davalarda dava aşamasında bir tedbir olarak şirket yöneticisinin kararlarının denetim kayyımının onayına bağlandığı hallerde kayyımın görev ve yetkileri ile ilgili olarak kanunda bir özel düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla denetim kayyımı atanmasına ilişkin olarak 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389 vd. maddelerinin uygulanması gereklidir.HMK'nın 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda, şirketin TTK'nın 531. Maddesi uyarınca haklı nedenle feshi talep edilmiştir. Davacının dayandığı İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/317 esas sayılı dosyası hisse devrinin iptali ile hisselerin iadesine karar verilmesine ilişkindir. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/184356 Soruşturma sayılı dosyasında şüphelinin suçlamayı kabul etmediği ve bilirkişi raporu incelendiğinde takliden atılmış imzalar oldukları bu nedenle kim tarafından atıldıklarının tespitine yarayacak yeterlilikte kaligrafik ve biçimsel özellikler taşımadıkları kanaatine varıldığı bu sebeple; soyut iddia dışında, şüphelinin yüklenen suçu işlediğini gösterir, dava açmaya yeter kanıt ve emare bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Davacının dayandığı İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/317 esas sayılı dosyası ve İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2022/184356 Soruşturma sayılı dosyası ile davacının sunduğu deliller davanın niteliği ve yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle şirketin feshi yönünden yaklaşık ispat şartını sağlamaya elverişli değildir. Bu nedenle ilk derece mahkemesince, davacı tarafın davalı şirkete kayyım atanmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1- İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2- İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3- İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2025