11. Hukuk Dairesi 2020/6828 E. , 2021/5338 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11.02.2020 tarih ve 2019/285-2020/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, d…
**11. Hukuk Dairesi 2020/6828 E. , 2021/5338 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 11.02.2020 tarih ve 2019/285-2020/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, tarafların 50'şer oranında hisselerine sahip oldukları Dem Şarapçılık Gıda San. ve Tic Ltd. Şti.'nin Koç Bank’tan, 22.12.2005 tarihinde almış olduğu 150.000,00 TL tutarlı krediye müteselsilen kefil olduklarını, nakit parasına davalı tarafından el konulduğu için şirketin kredi borcunu ödeyemediğini, bankanın müvekkili ve karşı tarafa müteselsil kefil sıfatıyla takip başlattığını, alacağın yarısını 27.12.2007 ve 31.12.2007 tarihlerinde iki aşamada ödendiğini, diğer yarısını ise borcun cebri icra baskısına son vermek amacıyla 30.04.2009 tarihinde faiz ve masrafları ile birlikte 106.000,00 TL olarak ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin, davalının yerine ödemek zorunda kaldığı miktar için BK. 496.'ya istinaden rücu amacıyla davalıya Tekirdağ 1. İcra Müdürlüğü'nün 2009/8251 esas sayılı dosyası ile gönderdiği ödeme emrine davalının, itiraz ettiğini, itirazın asılsız ve haksız olduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %40 inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, kredi borcunun davacının şahsi borcu olduğunu, kredinin kullanılması için bankaya sunulan belgelerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, davacının ödeme yaptığını iddia ettiği tarihlerin icra takibinden önce olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.