Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2018-3-22 (Devralma) Karar Sayısı : 18-10/187 -89 Karar Tarihi : 05.04.2018 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK Üyeler : Arslan NARİN, Dr. Metin ARSLAN , Adem BİRCAN , Şükran KODALAK , Mehmet AYAN B. RAPORTÖRLER : Nesrin ATA, Cansu TOPAK, Ebru ÖZYURT, İbrahim ŞAHİN C. BİLDİRİMDE BULUNAN : HKS Scrap Metals B.V. Temsilcileri: Av. Gönenç GÜRKAYNAK, Esra UÇTU, Av. Anıl ACAR Çitlenbik Sokak No: 12 Yıldız Mahal
Rekabet Kurumu Başkanlığından, REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : 2018-3-22 (Devralma) Karar Sayısı : 18-10/187 -89 Karar Tarihi : 05.04.2018 A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK Üyeler : Arslan NARİN, Dr. Metin ARSLAN , Adem BİRCAN , Şükran KODALAK , Mehmet AYAN B. RAPORTÖRLER : Nesrin ATA, Cansu TOPAK, Ebru ÖZYURT, İbrahim ŞAHİN C. BİLDİRİMDE BULUNAN : HKS Scrap Metals B.V. Temsilcileri: Av. Gönenç GÜRKAYNAK, Esra UÇTU, Av. Anıl ACAR Çitlenbik Sokak No: 12 Yıldız Mahallesi Beşiktaş/İstanbul (1) D. DOSYA KONUSU : VADA Dordrecht B.V. nin hisselerinin tamamının ve tek kontrolünün HKS Scrap Metals B.V. tarafından devralınması işlemine izin verilmesi talebi. (2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 19.03.2018 tarih ve 2253 sayı ile giren bildirim üzerine düzenlenen 29.03.2018 tarih ve 2018-3-22/Öİ sayılı Devralma Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır. (3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda özetle , söz konusu devralma işlemine izin verilmesinde sakınca bulunmadığı ifade edilmiştir . G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME (4) İlgili başvuruda; Vada Dordrecht B.V. nin (VADA) hisselerinin tamamının ve tek kontrolünün, Rethmann AG & Co. KG ( RETHMANN ) tarafından devralınması işlemine 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun) ve 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ (2010/4 sayılı Tebliğ) çerçevesinde izin verilmesi talep edilmiştir . (5) 19.02.2018 tarihinde RETHMANN ve hâlihazırda VADA nı n hisse senetlerine sahip bulunan R. Van Dalen arasında bir Hisse Alım Sözleşmesi akdedilmiştir. İşleme izin verilmesi halinde, RETHMANN dolaylı olarak kontrolüne sahip bulunduğu HKS aracılığıyla, VADA nın hisselerinin tamamını R. Van Dalen den devralacaktı r. (6) Bildirim konusu işlem öncesinde hisselerinin tamamına sahip olan R. Van Dalen tarafından kontrol edilen VADA , işlem neticesinde hisselerinin tamamına sahip RETHMAN N tarafından kontrol edilecektir. İşlem VADA nın kontrolünde kalıcı bir değişiklik yarataca ğından 2010/4 sayılı Tebliğ in 5. maddesi çerçevesinde bir devralma niteliğindedir. Tarafların ciroları incelendiğinde, 2010/4 sayılı Tebliğ in 7. maddesin de öngörülen ciro eşiklerinin aşıldığı anlaşılmaktadır. Bu bilgiler ış ığında, bildirim konusu işlemin iz ne tabi bir devralma işlemi olduğu sonucuna varılmaktadır. 18-10/187 -89 2 / 4 (7) Bildirim Formunda RETHMANN ın, Saria Group, Rhenus Group ve Remondis Group olmak üzere üç adet bağımsız iş kolu bulunduğu ifade edilmiştir. Saria Group, yenilenebilir enerji üretimi, tarım sektörü ve gıda endüstrisi alanlarında, Rhenus Group lojistik hizmetleri alanında ve Remondis Group genel olarak geri dönüşüm alanında, iştirakleri ise atık kaynaklı geri dönüştürülebilir ürünler, yenilikçi geri dönüşüm ürünleri, alternatif yakıtlar, su tedariki ve atık su arıtma hizmetleri gibi alanlarda faaliyet göstermektedir. RETHMANN ın Türkiye de faaliyet gösteren altı adet iştiraki bulunmaktadır. (8) VADA, demirli ve demirsiz metal hurdaların toplanması, işlenmesi (geri dönüştürülmesi) ve ticareti alanlarında faaliyet göstermekte olup Hollanda da altı adet işleme ve toplama tesisi bulunmaktadır. VADA nın Türkiye de herhangi bir iştiraki ya da bağlı şirketi bulunmamakta, doğrudan satışlar aracılığıyla faaliyet göstermektedir. Hurda metal , VADA nın şi rket merkezinin bulunduğu Moerdijk Limanı ndan gemilere yüklenmekte ve Türkiye ye taşınmakta, daha sonra çelik üreticilerine ve VADA nın Türkiye deki temsilcisi aracılığıyla müşteriler e sat ılmak tadır. Bildirim Formunda VADA nın, Türkiye de yalnızca hurda m etal ticareti pazarında faaliyet gösterdiği ifade edilmiştir. (9) Dosya mevcudu bilgi ve belgeler doğrultusunda, tarafların faaliyetlerinin Türkiye de yatay anlamda örtüştüğü pazarın demirli ve demirsiz hurda metal pazarı olarak ele alınması mümkündür. Bildirimde de dikkat çekildiği üzere , bu pazar demirli hurda metal pazarı ve demirsiz hurda metal pazarı alt kırılımlar ına ayrılmaktadır. Demirli metal paslanmaz çelik, karbon çelik, dökme ya da işlenmiş demir bileşenleri içeren güçlü ve dayanıklı bir m alzemedir. Buna rağmen karbon içeriği sebebiyle aşınmaya ve paslanmaya açıktır. Güçlü ve dayanıklı bir malzeme olması sebebiyle inşaat sektöründe önemli bir girdi olmasının yanı sıra, manyetik özelliği sebebiyle büyük motorların ve elektrikli aletlerin üre timinde de kullanımı yaygındır. (10) Demirsiz metal ise, alüminyum, pirinç, nikel, kalay, kurşun, çinko ya da altın, gümüş ve platinum grubu metaller (palladium ve platinyum vb.) gibi değerli bileşenler içermektedir. Demirli metale göre daha kolay işlenebilmes i, ayrıca aşınmaya ve paslanmaya daha az maruz kalması, daha hafif ancak dayanıklı bir malzeme olması ve manyetik özelliğinin bulunmaması sebebiyle havacılık ve uzay endüstrisinde, küçük elektronik aletlerde, tıbbi ekipman da ve enerji sektöründe girdi olar ak kullanılmaktadır. Küresel anlamda demirli hurda tedariki görece bol olup demir/çelik alaşımları dünyada en fazla geri dönüştürülen alaşımlar olduğundan, demirli hurda metal fiyatlarında büyük fiyat dalgalanmaları görülmemektedir. Öte yandan demirsiz hurda metaller içinde bulunan bakır, pirinç, kurşun gibi bileşenler yeryüzünde görece sınırlı miktarda bulunduğu için bu metallerin elde edilmesinde büyük oranda geri dönüşüme ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle demirsiz hurda metal fiyatlarında dalgalanma demirli hurda metale göre daha yüksek olabilmektedir. 18-10/187 -89 3 / 4 (11) Mevcut dosya bakımından ilgili ürün pazar ının demirli ve demirsiz hurda metal pazarı olarak geniş ya da demirli hurda metal pazarı ve demirsiz hurda metal pazarı olarak dar tanımlan ması işlem hakkında ulaşılan sonucu değiştirmemektedir. Zira t araflar ın beyanlarından , ilgili ürün pazarlarının demirli hurda metal pazarı ve demirsiz hurda metal pazarı olmak üzere dar tanımlanması halinde dahi tarafların toplam pazar paylarının düşük olacağı anlaşılmaktadır . RETHMANN ın kontrolünde bulunan Thyssen Sonnenberg Recycling (TSR) tarafından Euro -Scrap Alliance B.V. (ESA) aracılığıyla kontrol edilen HKS nin ve VADA nın pazar payı verileri incelendiğinde , işlem sonrasında tarafların Türkiye de demirli ve demirsiz hurda metal pazarındaki toplam pazar paylarının % ( ..) civarında olacağı anlaşılm ıştır. Ayrıca Bildirim Formunda verilen bilgilere göre European Metal Recycling , SIM S Metal Management, Ecore B.V., Camden Iron & Metal, Inc., Belgian Scrap Terminal N.V. gibi birçok rakip demirli ve demirsiz hurda metal pazarında faaliyet göstermektedir ve taraflar işlem sonrasında da bu teşebbüslerin rekabetçi baskısıyla karşı karşıya kalmaya devam edeceklerdir. (12) Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde , bildirime konu işlemin Türkiye de herhangi bir pazarda hakim durum yaratılması ya da mevcut bir hakim durumun güçlendirilmesi sonucunu doğurmayacağı kanaatine varılmıştır. H. SONUÇ (13) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre ; bildirim konusu işlemin 4054 sayılı Kanun un 7. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ kapsamında izne tabi olduğuna; işlem sonucunda aynı Kanun maddesinde yasaklan an nitelikte hakim durum yaratılmasının veya mevcut hakim durumun güçlendirilmesinin ve böylece rekabetin önemli ölçüde azaltılmasının söz konusu olmaması nedeniyle işleme izin verilmesine, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık olmak üzere, OY ÇOKLUĞU ile karar verilmiştir. Dr. Metin ARSLAN ın 05.04.2018 tarih ve 18-10/187 -89 sayılı Kararın Toplantı Tutanağında Yer Alan Karşı Oy Gerekçesi 05.04.2018 tarih ve 18-10/187 -89 sayılı Rekabet Kurulu kararına ilişkin kısa karar tutanağında Dr. Metin ARSLAN karşı oy gerekçesini; Kurul toplantılarına ait görüşmelerin Rekabet Kurumunun çalışma ilkelerinden olan şeffaflık ve açıklık ilkeleri doğrultusunda kayıt altına alınması gerekirken, bu yapılmadan a lınan kararlara usul yönünden karşıyım. şeklinde ifade ederek imzalamıştır. KARŞI GÖRÜŞ 30.07.2018 (18.10 ve 18.11 Sayılı Toplantılar) Şeffaflık ve hesap verilebilirlik kamu adına denetim ve gözetim görevini yerine getiren kurumların temel çalışma esaslarındandır. Söz konusu prensiplerin Rekabet Kurulu tarafından sıklıkla göz ardı edilmek suretiyle ülke ekonomisi ve kamu menfaatleri açısı ndan telafi edilemez tahribatlara yol açtığı müşahade edilmektedir. Görev yaptığım gerek Nurettin Kaldırımcı gerekse de Ömer Torlak ın başkanlık dönemleri boyunca, enflasyon, kurum organizasyonu ve FETÖ ile ilgili ısrarla dile getirdiğim hususlar dikkate alınmamıştır. Hatta 15 Temmuz akabinde dahi, FETÖ nün Kurum ve Kurul içindeki mensupları hakkında gerekli işlemlerin yapılmamış olması nedeniyle Kurul toplantılarının meşru bir zeminde devam edemeyeceği ve bu kapsamda süreç tamamlanıncaya kadar Kurul topla ntılarına katılmayacağım hususunda başkanlık makamına verdiğim 09.08.2016 tarihli dilekçem üzerine dahi konuyla ilgili gerekli adımlar atılmamıştır. Serdettiğim görüşlerden duyulan rahatsızlık sebebiyle, Ömer Torlak ın başkanlığı döneminde Kuruldaki görev süremi tüketmeyi amaçlayan bir buçuk yıla kadar uzanan bir yargı tuzağı kurulmuştur. Söz konusu yargı tuzağına zemin hazırlamak amacıyla, milletin temsilcisi olan Bakanlar Kurulu ve Cumhurbaşkanı nın uhdesinde olan bir yetkiyi pervasızca ve aleni bir şeki lde gasp ederek, şahsımın kurul üyeliğini sona erdirme zehabıyla Kurul tarafından utanç verici bir karar alınmıştır. Bahse konu hazin kararla ilgili olarak, Kalkınma Bakanlığı nın yoklukla muallel olduğunu belirten cevabi yazısı (11.11.2016) ve Devlet Pers onel Başkanlığı nın yetki gaspı yapıldığı şeklindeki tespiti (24.01.2017) kale alınmamıştır. Mahkeme kayıtlarına girmiş ekteki 05.12.2016 tarihli kendi tutanağımda tafsilatıyla açıklandığı üzere, Ömer Torlak tarafından Kurula davet edilmem ve şahsımın söz konusu davete icabet etmesi kapsamında yapılan görüşmede 09.08.2016 tarihli dilekçemi geri çekmem durumunda kurul toplantılarına katılabileceğim tarafıma bildirilmiştir. Söz konusu dilekçeyi geri çekmeyi reddetmem üzerine, Kurul tarafından o gün yaşananla rla ilgili olarak yalan beyan niteliğinde bir tutanak tutulmuştur. Diğer taraftan, eski bir Kurul üyesinin de ortağı olduğu FETÖ ile irtibatlı ve iltisaklı avukatlık şirketinin Kurul içindeki uzantısı gibi faaliyet gösteren Fevzi Özkan ın, oğlunun Bank A sya da üst düzey yönetici olması hasebiyle gözaltına alınması akabinde, olayın üzerini örtmek maksadıyla hakkında gerekli işlem yapılmaksızın Temmuz/2017 de emekli edilmesine müsaade edilmiştir. Bir önceki yönetimin son iki promosyonunda işe alınan 30 uzma n yardımcısından 25 inin by -lock gerekçesiyle Kurumdan uzaklaştırılmasına rağmen, bunları planlı bir biçimde işe alan Kurumun eski yöneticileri hakkında da herhangi bir işlem tesis edilmemiştir. Kurumun varlık sebebi olan rekabeti bozucu eylemlerin engel lenmesi ve sonuçta tüketici refahının artırılması amacı çerçevesinde, 2016 yılı başında enflasyon henüz %8 düzeyinde iken enerji ve tarım sektörüne yapılacak müdahalelerle %5 lere 18-10/187 -89 çekilmesinin mümkün olduğunu, aksi takdirde yıl içinde %10 u geçme tehlikesi nin bulunduğunu dile getiren ikaz ve önerilerim Kurul gündemine alınmamıştır. Nitekim, tarım sektörüne dahi müdahale edemeyen, sadece bir ön araştırma yaptırmakla yetinen aciz durumdaki Rekabet Kurulu mevcut durumda enflasyonun %15 bandına dayanmasından me suldür. Kasıtlı bir şekilde işlenen ve çoğu da esasında ceza hukukunun kapsamına giren hukuk ihlallerine ilaveten, Kurul çarpık mantığı ile istifa ettiğimi varsaymasına rağmen, Kurumdan ayrılmam ile ilgili SGK Hizmet Takip Programına (HİTAP) İstifa nedeni yle ilişiğin kesilmesi yönünde bilgi girişi yapılmamış, sicilimi bozma anlamına gelen Mahkeme Kararı Gereği İlişik Kesme şeklinde gerçeğe aykırı bildirimde bulunulmuştur. Ne hazindir ki, tüm bu süreçlerden haberdar olan sözde ilişkili Bakanlık, hakeml ik görevini yerine getireceğine, Cumhurbaşkanı nın ve Bakanlar Kurulu nun iradesini hiçe sayan, yalancı şahitlik yapan, gerçeğe aykırı yazılı beyanda bulunan ve karakter katliamı yapan Rekabet Kuruluyla beraber hukuk ihallerinin tarafı olmuştur. Asli amac ına hizmet etmeyen, gelecek nesillere de maliyetler yükleyen, görevlerini ihmal eden ve kötüye kullanan sorumluların, kamuoyu nezdinde sorgulanıp hesap vermeleri gerekir. Bürokrasi tarihinde benzeri görülmeyen bu hukuk rezaletinin tekrarının yaşanmaması iç in Kurumda şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkelerinin hayata geçirilmesi elzemdir. Bu anlamda Rekabet Kurulu toplantılarının kayıt altına alınması gerekmektedir. Dr. Metin ARSLAN Kurul Üyesi Ek : 05.12.2016 Tarihli Kendi Tutanağım