T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:24/11/2025 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendiri…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:16/01/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:24/11/2025 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:16/01/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı bankanın müvekkilinin ticari kredi kartlarından ... Sigorta, ... Sigorta primleri ve ticari hesabından, hesap özeti ücreti, kredi komisyonu ve kredi teklif ücreti adı altından toplam 6.154,67 TL haksız kesinti yaptığını, müvekkili ile davalı arasında herhangi bir sigorta poliçesinin bulunmadığını, müvekkilinin herhangi bir kredi kullanmadığını, bu sebeple tahsil edilen ücretler haksız olduğu için ilamsız takip başlattıklarını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaline, davalı aleyhine %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, tahsil edilen bedellerin sözleşmeye uygun olduğunu öne sürerek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davanın, davacının ticari hesabından ve kredi kartından haksız kesildiği iddia olunan paraların iadesine yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, İstinaf kaldırma ilamı doğrultusunda davacı vekilinden talep sonucu alacak kalemlerinin netleştirilmesi istendiği, davacı vekilinin talep sonucunu 12/05/2025 tarihli dilekçesi ile tek tek açıkladığı, yine kaldırma ilamında belirtildiği üzere ... Sigorta AŞ ile ... Sigorta AŞ'den davacının taraf olduğu tüm sigorta poliçeleri celp edilerek bilirkişiden ek rapor aldırıldığı, dosyaya celp edilen poliçelerde davacının imzalarının bulunduğu ancak davalı Bankanın poliçelerin tarafı olmadığı, poliçelerin ... bank T.A.Ş ... şubesince acente sıfatıyla imzalandığı, davalının sigorta primlerine yönelik takip ve eldeki davada pasif husumetinin bulunmadığı, diğer taleplerin de istinaf konusu yapılmadığı anlaşılmakla açılan itirazın iptali davasının reddine ..." şeklinde karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16 Hukuk Dairesi'nin kaldırma ilamında sigorta primleri yönünden eksik inceleme yapılması ve gerekli belgelerin celp edilmesi talimatı verildiğini, ancak ilk derece mahkemesinin bu talimatı uygulamayarak bilirkişi raporundaki iade edilecek primleri yok saydığını ve bankanın pasif husumetli olmadığı yönünde önceki kararla çelişen bir hüküm kurduğunu, bu durumun HMK'nın 353/1-a-6 maddesine açıkça aykırı olduğunu, ilk bilirkişi raporunda imzası/onayı olmayan ve zamanaşımına uğramamış toplam 6.087,94 TL tutarındaki primin iadesinin uygun olduğunun tespit edildiğini, ancak mahkemenin bu rapora rağmen davanın reddine karar verdiğini, davalı bankanın kredi kartından yapılan tahsilatlarda sigortalının yazılı talebinin bulunması gerektiğini belirten Yargıtay içtihatları bulunduğunu, davalı bankanın talebi olmaksızın prim kestiğini ve kredi bağlantısı olmayan sigorta ürünlerini tahsil ettiğini, bankanın acente sıfatıyla işlem yapıp tahsilat gerçekleştirmesine rağmen pasif husumeti olmadığı gerekçesinin hatalı olduğunu, zira acentenin sigorta ettirene karşı doğrudan sorumlu olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, davacının ticari hesabından ve kredi kartından yapılan haksız kesintilerin iadesini sağlamaya yönelik bankaya karşı başlatılan ilamsız takipte vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin temyiz kesinlik sınırının altında olması nedeniyle kesin olarak karar verildi. ...