T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2216 Esas KARAR NO : 2025/2241 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2025/778 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİHİ: 21/10/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Sözleşmenin Hükümsüzlüğü/iptali KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı isti…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2216 Esas KARAR NO : 2025/2241 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO: 2025/778 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİHİ: 21/10/2025 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Sözleşmenin Hükümsüzlüğü/iptali KARAR TARİHİ: 25/12/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava süresince çekin ödenmesinin, ibrazının ve devrinin tedbiren önlenmesine (ihtiyati tedbir) karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 21/10/2025 tarih ve 2025/778 Esas sayılı ara kararında; ".....İhtiyati tedbir yasada geçici hukuki korumalardan olup, Kanun hükmü, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu düzenlemiştir. İstirdat davasına konu çekin ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk olmadığı, davacının imza ve kaşenin sahte olduğuna dair iddialarının varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olduğu, dosyanın bulunduğu aşama itibariyle ihtiyati tedbir verilebilmesi için davacının iddiaları yönünden yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediği anlaşılmakla ihtiyati tedbir talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. (Aynı yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 2024/1902 esas, 2024/1878 karar sayılı ilamı, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2024/19 esas, 2024/468 karar sayılı ilamı, " gerekçesi ile, ''1- Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin alanında faaliyet gösteren ve müşterilerine hizmet veren bir firma konumunda olduğunu, müvekkil şirketin ... ... Ürünleri Yapı Malz. İnş. Nak. Paz. ve Dağ. Ltd. Şti. İle ticari ilişkileri kapsamında alışveriş gerçekleştirdiğini, bu ticari ilişkiler kapsamında ... ... Ürünleri Yapı Malz.İnş. Nak.Paz. ve Dağ.Ltd. Şirketinin satın almış olduğu mallara ilişkin oluşan cari borcuna karşılık ... Bank Tarsus Şubesi’nden düzenlenen, 25/12/2025 vadeli, 145.000,00 TL bedelli ve 0469261 nolu çekin lehtarı olduğunu, müvekkil şirket çalışanının bu çeki keşideciden aldıktan sonra şirketin muhasebe bölümüne göndermek üzere 03/09/2025 tarihinde ... gönderi numarası ile ... Kargo Yurt İçi Yurt Dışı Taşımacılık A.Ş.'nin Seyhan/Adana Şubesine teslim ettiğini, fakat söz konusu çek kargolandıktan sonra müvekkil şirkete ulaşmadığını, çek kaybolduktan sonra yapılan araştırmada, çekin davalı ... Faktoring A.Ş. elinde bulunduğunun öğrenildiğini, müvekkilin rızası dışında elinden çıkan bu çekin davalıya hangi yollarla geçtiğinin belirsiz olduğunu, Yerel mahkemenin gerekçeli kararında istirdat davasına konu çekin ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk olmadığı, davacının imza ve kaşenin sahte olduğuna dair iddialarının varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olduğu gerekçesi ile ret kararı verdiğini, verilen kararın eksik bir inceleme neticesinde verildiğini, zira davaya konu çek üzerindeki ciro zincirinin müvekkilin elinden rızası dışında çıkması sebebiyle koptuğunu, işbu nedenle çeki elinde bulunduran faktoring şirketi çeki iyi niyetle iktisap etmiş olsa dahi iyi niyetinin korunmasının mümkün olmadığını, faktoring şirketinin iyi niyetli üçüncü kişi sayılamayacağını, zira çeki iktisap ederken gerekli özeni göstermediğini, ciro ve fatura silsilesini kontrol etmediğini, Yerel mahkemenin bir diğer ret sebebinin ise dosyanın bulunduğu aşama itibariyle ihtiyati tedbir verilebilmesi için davacının iddiaları yönünden yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediğine ilişkin olduğunu, ancak bu gerekçe ile verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, nitekim çekin müvekkilin rızası dışında elden çıktığına ilişkin ispatların dosyaya sunulduğunu, kaldı ki bu hususta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na 2025/220202 Soruşturma numaralı dosya ile de şikayette de bulunulduğunu, işbu yaklaşık ispat için yeterli belgelerin müvekkilin çeki iradesi dışında kaybettiğini açıkça gösterdiğini, Dosyaya konu çekin vadesinin yaklaşmakta olduğunu, dosyanın ivedi olarak incelenmesi gerektiğini, aksi halde müvekkil şirketin telafisi zor bir zarara ve hak kaybına uğrayacağını, ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için aranan koşulların talepte bulunan müvekkil tarafından sağlandığını, mahkemenin vermiş olduğu söz konusu karara dayanak gösterdiği gerekçelerin hukuki bir isnadı bulunmadığını, bu kararın verilmesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, talepte bulunan müvekkil şirketin hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmasından ya da tamamen imkansız hale gelmesinden zarar göreceğini, Yerel mahkemece ödeme yasağı taleplerine ilişkin verilen ret kararının açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkil açısından hak kaybına neden olacağından taleplerinin kabulünün gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, çek istirdadı davasında davaya konu çekin ödenmesi, ibrazı ve devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece, ihtiyati tedbir isteminin reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda davacı taraf, ticari ilişkileri kapsamında ... ... Ürünleri Yapı Malz. İnş. Nak. Paz. ve Dağ. Ltd. Şti. tarafından ... Bank Tarsus Şubesi’nden düzenlenen, 25/12/2025 vadeli, 145.000,00 TL bedelli ve 0469261 nolu çekin lehtarı olduğunu, şirket çalışanının bu çeki keşideciden aldıktan sonra şirketin muhasebe bölümüne göndermek üzere ... .. Yurt İçi Yurt Dışı Taşımacılık A.Ş.'nin Seyhan/Adana Şubesi vasıtasıyla 03/09/2025 tarihinde gönderdiğini, evrağın gönderi numarasının .....4802 olduğunu, söz konusu çek kargolandıktan sonra davacı şirkete ulaşmadığını ve kaybolduğunu, çekin kaybolduğu öğrenilmeden önce, davalı ... Faktoring A.Ş. tarafından keşideci firmaya mail yoluyla ulaşılarak çekin faturalı olup olmadığı sorulmuş; keşideci firma çekin çalındığını bilmediğinden olumlu cevap verdiğini, çek kaybolduktan sonra yapılan araştırmada, çekin davalı ... Faktoring A.Ş. elinde bulunduğunun öğrenildiğini, rızası dışında elinden çıkan bu çekin davalıya hangi yollarla geçtiğinin belirsiz olduğunu ileri sürerek dava konusu çekin ödenmesi, ibrazı ve devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. 6102 sayılı TTK’nin 792. maddesi, "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' hükmünü haizdir. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, 1. fıkrası; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. Yine 6100 Sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir.Somut olayda; davacının dava konusu çekin rızası hilafına elinden çıktığına ve davalının çeki iktisapta kötü niyetli, ağır kusurlu olduğu veya faktoring işlemlerine ilişkin mevzuata aykırı davrandığına yönelik iddiası ispata muhtaç olup eldeki davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sonucunda ortaya çıkacaktır. Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen belgeler, HMK'nın 390/3 maddesine göre yaklaşık olarak ispata yeterli değildir. Talep ve ara karar tarihi itibariyle yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, koşulların değişmesi halinde ise mahkemeden her zaman yeniden tedbir talep edilebileceğinden, ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ilk derece mahkemesi kararı dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olup talep eden davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda izah edilen gerekçelerle; İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/12/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.