11. Hukuk Dairesi 2022/2920 E. , 2023/6684 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/687 Esas, 2022/114 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü ile YİDK kararının iptali İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/413 E., 2020/32 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince dav…
**11. Hukuk Dairesi 2022/2920 E. , 2023/6684 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/687 Esas, 2022/114 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü ile YİDK kararının iptali İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/413 E., 2020/32 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı TPMK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının "..." ibareli tanınmış markaların TPMK nezdinde tescilli sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin "..." ibaresinin 18, 25, 35 ve 41 inci sınıflarda marka olarak tescili için diğer davalı Kuruma başvuruda bulunduğunu, başvuruya davacı tarafından yapılan itirazın Marka Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen kabul edildiğini ve 18 ve 25 inci sınıf malların başvuru kapsamından çıkarıldığını, başvuru kapsamında bırakılan mallar yönünden müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa başvuru kapsamında kalan hizmetler ile müvekkilinin itirazına mesnet markanın kapsamında bulunan malların da benzer olduklarını, zira başvuru kapsamında bırakılan 35/6 ncı sınıfın 18 ve 2 nci sınıftaki malların satışına özgülendiğini, yine müvekkilinin temel faaliyet alanının av tüfeği ve fişekleri imali ile satışı olduğunu, ürünlerinin tanıtımı ve promosyonu amacıyla özellikle atıcılık yarışmaları düzenlediğini ya da sponsorluklarda bulunduğunu, bunun yanında dava konusu başvurunun tescili halinde müvekkilinin markasının ayırt edici niteliğinin zarar göreceğini, markanın itibarından haksız yararlanılacağını, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2016-M-4705 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvurunun kapsamında kalan hizmetlerle davacının itirazına mesnet marka kapsamında bulunan malların benzer olmadıklarını, dolayısıyla 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi koşullarının somut olayda bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usul ve yasaya uygun görülen Bölge adliye mahkemesinin ortadan kaldırma ilamına uyularak yargılamaya devam olunduğu, çekişmeli başvuru standart karekterle yazılmış "..." ibaresinden oluşurken itiraza dayanak markanın ise, standart karekterle yazılmış "..." ibaresinden oluştuğu, taraf marka işaretleri bakımından ayniyet ve ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu, 35/06 ncı sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlıklar dahil) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" mal ve hizmetlerinde 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik ve karıştırma ihtimali doğacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK'in 2016-M-4705 sayılı kararının 35/06 sınıfta yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlıklar dahil) mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.” emtialar yönünden kısmen iptaline, hükümsüzlüğü talep edilen marka henüz tescil edilmemiş olduğundan hükümsüzlük ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı TPMK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tescil girişiminde bulunan davalının kötü niyeti olduğunu, mahkemece sadece karıştırılma ihtimalinin incelendiğini, Kurum kararının 35 ve 41 inci sınıfta yer alan tüm hizmetler bakımından iptalinin gerektiğini ileri sürerek kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru kapsamında kalan 35/06 ncı sınıf hizmetlerle davacı markasının kapsamında yer alan hizmetlerin benzer olmadıklarını, dolayısıyla tarafların markaları arasında 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas tehlikesinin bulunmadığını ileri sürerek kararın bu yönden kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı TPMK vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf itirazlarının reddine dair hüküm kurmak gerektiği, davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, davacının yurt dışı menşeli silah ve av malzemeleri üretip satan bir şirket olduğu, Türkiye'de de bu amaçla faaliyetlerde bulunduğu, çeşitli sponsorluk ve tek satıcılık sözleşmeleri yaptığı, yarışmalar düzenlediği, ödüller aldığı, yurt dışında ve Türkiye'de markasını adına tescil ettirdiği, yine davacı markalarının esas unsurunu oluşturan, İtalyanca yazılmış "..." ibaresinin, Türkiye'de bilinen ve kullanılan bir ibare olmadığı, bu denli özgün ve yaratılmış bir harf dizininin, davalı tarafından tesadüfen seçildiğinin düşünülmesi de hayatın olağan akışına uygun düşmediği, davalının bu markayı hangi saik ile seçerek tescil ettirdiği konusunda ikna edici bir açıklamasının da bulunmadığı nazara alındığında, davalının marka tescili sırasında, yüksek derecede ayırt ediciliği olan, özgün ve yaratılmış "..." markasının davacıya ait bulunduğunu bildiği, bu itibarla kötü niyetli olduğu, ilk derece mahkemesince, kötü niyetin bölünemeyeceği ilkesi doğrultusunda YİDK kararının tüm sınıflar yönünden iptaline karar verilmesi gerekiken yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı TPMK vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, davalı TPMK YİDK'in 2016-M-4705 sayılı kararının iptaline, davalı ... adına 2014/80359 kod numarasını alan başvurusunun henüz tescil edilmemiş olduğu anlaşıldığından hükümsüzlük ile ilgili karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraf markalarının benzer olmadığını, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin birinci alt bendi, 556 sayılı KHK'nın sekizinci maddesinin birinci fıkrasının (b) 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TPMK vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden Kuruma yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.