11. Hukuk Dairesi 2011/437 E. , 2012/7529 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/09/2010 tarih ve 2009/999-2010/776 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve…
**11. Hukuk Dairesi 2011/437 E. , 2012/7529 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28/09/2010 tarih ve 2009/999-2010/776 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olup anasözleşme ile ilk 5 yıl için müdür olarak atandığını, 15.05.2008 tarihli ortaklar kurulu kararı ile müdürlükten azledildiğini, kararın TTK’nun 161. ve 162. maddelerine aykırı olduğunu ileri sürerek, 15.05.2008 tarihli kararın iptalini, yeni atanan müdürlerin azlini ve şirkete kayyum atanmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 18.02.2008 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davacının tek başına imza yetkisinin kısıtlandığını, davacının şirketi zarara uğrattığını, istihdam sözleşmesine aykırı hareket ettiğini ve haksız rekabet yaptığını, müdürlükten azlinin haklı nedenlere dayandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, limited şirketlerde genel kurul kararlarının iptaline TTK’nun 536. maddesinin yollaması ile TTK’nun 381. maddesinin uygulandığı, genel kurul kararının iptali davasını açabilmek için karara muhalif kalınarak bu hususu tutanağa yazdırmak gerekirken davacı aleyhte oy kullandığı halde karara muhalefet ettiğini ve dava hakkını saklı tuttuğunu tutanağa yazdırmaksızın kararı imzaladığı, iptal davası açma süresi 3 ay olup 15.05.2008 tarihli ortaklar kurulu kararına karşı 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1- Dava, limited şirket anasözleşmesi ile atanan müdürün ortaklar kurul kararı ile azline ilişkin kararın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, TTK’nun 536. maddesinin yollaması ile TTK’nun 381. maddesi uyarınca 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de TTK’nun 543. maddesi yollamasıyla olaya uygulanması gereken aynı Yasa’nın 161. maddesi uyarınca, anasözleşme ile atanmış bir müdürün, haklı nedenlerle ve ortaklardan birinin talebi üzerine, ancak “mahkeme kararı ile” idare hak ve görevi tahdit veya nez’olunabilir. Yasa’nın emredici nitelikteki bu hükmüne aykırı olan kararlar yok hükmündedir. Somut uyuşmazlıkta da davacı ..., şirket anasözleşmesinin 8. maddesi ile tayin edilmiş bir müdür olduğundan, davacının müdürlük görevinden azline ilişkin dava konusu ortaklar kurulu kararı da yok hükmündedir. Bu durum karşısında mahkemece, anılan ortaklar kurulu kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir. 2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının bozma sebep ve şekline göre şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.