11. Hukuk Dairesi 2024/82 E. , 2024/8142 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1271 Esas, 2023/1579 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/295 E., 2020/142 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar ver
**11. Hukuk Dairesi 2024/82 E. , 2024/8142 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1271 Esas, 2023/1579 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/295 E., 2020/142 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın davacıya ait “... in Shi'ite Islam” isimli eserini Türkçe'ye tercüme ederek “Şii Ulemanın Otoritesinin Temelleri; İmamiyye Şiasında Usulilik ve Hiyerarşik Yapılanması” isimli eseri oluşturduğunu, bu kitapta davacının adından ve eserinden hiç söz edilmediğini, diğer davalı yayınevinin de eseri basarak yayınladığını, davalı hakkında İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2014/810 E. sayılı ceza davasının açıldığını, davalının davacıya ait “... in Shi'ite Islam” isimli eseri Türkçe'ye tercüme ederek “Şii Ulemanın Otoritesinin Temelleri; İmamiyye Şiasında Usulilik ve Hiyerarşik Yapılanması” isimli kitabı meydana getirdiğinin, davalı kaktüs Yayınevi tarafından yayınlattığının, umuma arzettiğinin ve eylemin halen devam ettiğinin tespitine, davacının manevi hakları ihlal edildiğinden tedavülde bulunan değişikliklerin düzeltilmesine, üç katı kadar mali hak talep edilebileceğinden rayiç bedelin üç kat fazlasının davalı tarafça ödenmesine, tecavüzün sona ermesi ve refi için gerekli işlemlerin tesisine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak şartıyla 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) 70 inci maddesi uyarınca şimdilik 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın kitabın yayın tarihinden itibaren hesaplanacak faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, tecavüzün refine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının Anayasanın 74 üncü maddesi ve 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanmasına Dair Kanun'un 3 üncü maddesi gereğince, dilekçe ve şikayet hakkına sahip olmaması sebebiyle husumet ehliyeti ve dava şartı bulunmadığını, davacın dava hakkı olsaydı dahi toplanan bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere ve özellikle ibraz ettikleri 02.06.2013 tarihli e-mail mesajı, 23.02.2013 tarihli "Kitap Yurdu" isimli internet sitesi fişi ve 11.04.2013 tarihli "irsaliyeli fatura" tarihleri birlikte değerlendirildiğinde, kitabın basıldığı Mayıs 2004 tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 60 ıncı maddesine göre 1 yıl ve 125 inci maddesi gereğince genel 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra davanın açıldığını, davanın usul yönünden reddine, davacının intihal ve "hiçbir şekilde kaynak göstermeme" gerekçeleriyle açtığı maddi ve manevi tazminat talebinin, zamanaşımı süresinin dolmasının yanı sıra, isnat edilen suçun öğesi olan "kaynak gösterme" mevzuunda, davalı müvekkilinin belirtilen eserinin 71. sayfa 291 nolu dipnotunda ve Bibliyografya Bölümünün 333. sayfa 17-18. satırlarında açık seçik bir şekilde dipnot ve bibliyografyada kaynak gösterildiğini, davacının olaydan çok daha önce haberdar olmasına rağmen süresinde dava açmadığını, YÖK'e gönderdiği dilekçesinin 09/06/2013, Cumhuriyet Savcılığı'na yaptığı şikayet tarihinin 03.12.2013 olduğunu, buna rağmen iki buçuk yıl sonra bu davayı açtığını, müvekkilinin yayıncı kitabevi ile yalnızca 1000 adet kitabın basılacağı ve KDV hariç kitabın satış fiyatı üzerinden %7 oranında telif ücreti alınacağına dair 22.12.2003 tarihli sözleşme imzaladığını, kitabın yalnızca 2004 yılı Mayıs ayında basıldığını, bundan daha fazla basım yapılmışsa bundan müvekkilinin sorumlu olmayacağını, dava konusu kitabın akademik bir çalışma olduğunu, kar elde etmek amacıyla yazılmadığını, alıntı olduğu iddia edilen kısmın 352 sayfa, 4 bölümden oluşan kitabın sadece bir bölümünün yarısıyla ilgili olduğunu belirterek tazminat taleplerinin reddine, tecavüzün tespit ve ref'i davasının reddine, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Kız Kulesi Yayıncılık ve Tanıtım Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; 5846 sayılı Kanun'dan kaynaklanan ihlal davalarının ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, her halükarda 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, dava konusu kitabın 2003 yılında 1000 adet basıldığını, müvekkilinin bu eseri ekonomik kar amacıyla değil, tamamen düşünce ve araştırma çevrelerine katkı sağlamak amacıyla yayınladığını, 1000 adet basılan kitabın 100 adetinin tanıtım amacıyla bedelsiz olarak çeşitli kişi ve kurumlara verildiğini, 12 yıldan bu yana yalnızca 300 adet satış yapıldığını, 600 eserin müvekkilinin deposunda bulunduğunu, diğer davalı ile imzalanan "Telif eserleri İçin Yayın Hakkı Sözleşmesi"nin 11 inci Maddesinde açıkça fikri ve hukuki sorumluluğun yazara ait olduğunun yazılı olduğunu, eserin içeriğinde intihal olup olmadığını inceleme şansının bulunmadığını, bu eserin diğer davalının doçentlik tezi olduğu ve YÖK'ün incelemesinden geçerek kabul edildiğini, müvekkilinin bu olayda hiç bir kusurunun bulunmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalılardan ...'ın "Şii Ulemanın Otoritesinin Temelleri İmamiyye Şia'sında Usululik ve Hiyerarşik Yapılanması" adlı doktora tezi ile, Ahmad Kazemi Moussavi'nin "Religious Authority in Shi'ite Islam From the Office of Mufti to the Instutation of Marja" başlıklı İngilizce kitabı arasında 4. bölümün 3. ve 4. alt başlıklarında yer alan kısımlarda benzerlik olduğu, davalının davacının kitabından tercüme ederek alıntı yaptığı, yapılan alıntıların eserin son kısmında yoğunluk gösterdiği, söz konusu alıntıların eserin bütününe oranla takriben yedide bir kadar olduğu, doktora tezinin 2004 yılı Mayıs ayında diğer davalı tarafından kitap olarak yayınlandığı, bu yapılırken de söz konusu eserin sahibi olan davacıya ve onun eserine FSEK.in 34 ve 35. maddesi hükümlerinde öngörüldüğü şekilde yapılan alıntılamaya uygun olarak yeterince atıfta bulunulmayıp kaynak olarak gösterilmediği, bu suretle davacının FSEK'in 22. maddesinde tanımlanan "çoğaltma", FSEK'in 23. maddesinde tanımlanan "yayma" niteliğindeki mali haklarına ve FSEK'in 14. maddesinden kaynaklanan "umuma arz yetkisi" ve 15. maddesinden kaynaklanan "adın belirtilmesi" şeklindeki manevi hakkına tecavüzde bulunulduğu, kitabın basımını yapan Kız Kulesi Yayıncılık ve Tanıtım Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şirketinin de olayda kusurlu ve sorumlu olduğu, yapılan intihalin oranına ve niteliğine, tarafların mali ve sosyal durumlarına göre FSEK'in 70. maddesi uyarınca talep edilen 5.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu, davacının ayrıca FSEK'in 68. maddesi uyarınca telif bedelinin üç katını talep edebileceği, alınan bilirkişi raporu ile intihal oranına göre farazi sözleşme bedelinin 5.000,00 TL olduğunun belirlendiği, bu bedelin üç katının 15.000,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ...'ın "Şii Ulemanın Otoritesinin Temelleri İmamiyye Şia'sında Usululik ve Hiyerarşik Yapılanması" adlı doktora tezi ile davacının anılan eseri arasında bazı kısımlarda benzerlik olduğu, davalı tarafından yapılan alıntıların eserin son kısmında yoğunluk gösterdiği, söz konusu alıntıların eserin bütününe oranla takriben yedide bir kadar olduğu, bu doktora tezinin 2004 yılında diğer davalı tarafından kitap olarak yayımlandığı, bu yapılırken de söz konusu eserin sahibi olan davacıya ve onun eserine FSEK'in 34 ve 35. maddesi hükümlerinde öngörüldüğü şekilde yapılan alıntılamaya uygun olarak yeterince atıfta bulunulmayıp kaynak olarak gösterilmediği, bu suretle davacının FSEK'in 22. maddesinde tanımlanan "çoğaltma", FSEK'in 23. maddesinde tanımlanan "yayma" niteliğindeki mali haklarına ve FSEK'in 14. maddesinden kaynaklanan "umuma arz yetkisi" ve 15. maddesinden kaynaklanan "adın belirtilmesi" şeklindeki manevi hakkına tecavüzde bulunulduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, eser sahipliğinden kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ve maddi - manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 5846 sayılı Kanun'un 22 nci, 23 üncü ile 34 ve 35 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara ayrı ayrı yükletilmesine, 20.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.