Hukuk Genel Kurulu 2017/583 E. , 2020/137 K. "" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki birleştirilerek görülen “alacak” davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bursa 1. Tüketici Mahkemesince verilen kısmen kabule ilişkin karar davacı tarafın temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/583 E. , 2020/137 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi 1. Taraflar arasındaki birleştirilerek görülen “alacak” davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bursa 1. Tüketici Mahkemesince verilen kısmen kabule ilişkin karar davacı tarafın temyizi üzerine Yargıtay 13. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı, asıl dava dilekçesinde, 27.06.2011 tarihinde davalı bankadan almış olduğu konut kredisi nedeniyle dosya masrafı adı altında 2.000TL’nin, birleşen dava dilekçesinde ise konut kredisinin yapılandırılması sırasında yapılandırma ücreti olarak kesilen 2.400TL’nin haksız olarak tahsil edildiğini ileri sürerek bu bedellerin kesinti tarihlerinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı vekili kesintilerin sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun olduğunu savunarak asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararı: 6. Bursa 1. Tüketici Mahkemesinin 27.02.2014 tarihli ve 2013/1340 E., 2014/284 K. sayılı kararı ile; yaptığı zorunlu iş ve işlemlerden doğan masraflarını talep edebileceği kabul edilen davalı bankanın, konut kredisinin kullandırılması sırasında tahsis ücreti adı altında tahsil ettiği 2.000TL zorunlu masrafı bulunduğunu ispat edemediği, davacının bu yönden isteminin haklı olduğu, birleşen dava ile talep edilen erken ödeme ücreti yönünden yapılan değerlendirmede ise, taraflar arasındaki sözleşmede 0.92 faiz oranı ve 120 ay vade kararlaştırılmışken davacının 17.05.2013 tarihinde verdiği dilekçe ile yeniden yapılandırma talebinde bulunduğu ve talebinin yerinde bulunması hâlinde sözleşmenin 18. maddesinde kararlaştırılan %2 oranında yapılandırma komisyonunu ödemeyi taahhüt ettiği, bu çerçevede imzalanan ikinci sözleşme ile aylık faizin 0.70’e düşürülerek taksit sayısının da 72 ay olarak düzenlendiği, bu sözleşme ile başlangıçta davacının ödemesi gereken faiz tutarı toplam 88.521,36TL iken, 37.885,87TL’ye düştüğü, yapılandırma talebini kabul etme zorunluluğu olmayan bankanın %2 komisyon karşılığında tüketicinin istemi çerçevesinde işlem yaptığı, yapılan ikinci sözleşme açıkça tüketici lehine olduğundan bu sözleşmedeki erken ödeme ücreti düzenlemesinin haksız şart olarak kabul edilemeyeceği, ahde vefa ilkesinin de bunu gerektirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile kredi tahsis ücreti adı altında kesilen 2.000TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 2.400TL yapılandırma ücretinin iadesine ve faize yönelik sair taleplerin reddine karar verilmiştir. Özel Daire Bozma Kararı: 7. Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.