İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ: 14/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 28/11/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ...İnşaat San. Tur. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakem…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13.HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat KARAR TARİHİ: 14/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 28/11/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ...İnşaat San. Tur. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ...tarihinde, davalı ...İnşaat San. Tur. ve Tic. A.Ş.'ye ait, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesiyle sigortalı ve davalı ... idaresindeki ... plakalı kamyonun kavşakta kendisine kırmızı ışık yandığı halde elinde bisikletle yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte olan ...a çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında yaya .. in hayatını kaybettiği, ölenin davacı .. nın eşi, diğer davacılar ... ise babası olduğu, davalı sürücünün asli kusuru sonucu kazanın gerçekleştiği, belirtilen hadiseden dolayı davalı sürücünün taksirle ölüme neden olma suçundan yargılanıp mahkum olduğu, davacıların ölenin maddi ve manevi desteğinden mahrum kaldığı, cenaze ve defin giderleri yapıldığını beyanla ve fazlaya dair hakları saklı tutulması kaydıyla davacılar ... ve .. nın her biri için 500,00'er TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın (sigorta şirketi bakımından poliçe limitiyle sınırlı sorumlu tutulması kaydıyla) olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsiline, yine davacı .... için 100.000,00 TL, diğer davacılar .. in her biri için ise 75.000,00'er TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı .... San. Tur. ve Tic. A.Ş. ve .. dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ... için talep edilen maddi tazminat istemi 06/09/2022 günlü dilekçeyle önce 184.867,55 TL'ye, sonra da 07/09/2023 tarihli ıslah dilekçesiyle 289.793,91 TL'ye yükseltilmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin faaliyet merkezi İstanbul Şişli olduğundan davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, kaza yapan ... plakalı aracın müvekkili nezdinde ZMMS poliçesi bulunduğu ve sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında, sigorta genel şartları kapsamında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğu, ayrıca poliçenin manevi tazminat taleplerini kapsamadığı, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, dava öncesi temerrüt oluşmadığından ancak dava tarihinden ve yasal faizle sorumlu tutulabileceği, ölenin başka hak sahipleri varsa araştırılarak desteklik paylarının ayrılması icap ettiği, cenaze ve defin giderlerinin teminat dışı hallerden sayıldığını beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... İnşaat Sanayi Turizm ve Ticaret A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; görev ve zamanaşımı itirazlarını ileri sürdükten sonra ölüm hadisesinin davacılar desteğinin kusuru sonucu gerçekleştiği, müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığından illiyet bağının kesildiği, bu halde araç maliki müvekkilinden işleten sıfatıyla tazminat istenemeyeceği, fahiş tutarda tazminat talep edildiği, davacı çocukların ergin olmaları ve babalarının desteğine ihtiyaç duymamaları nedeniyle desteklik zararı da oluşmayacağı, davacı .. ya desteğin vefatı nedeniyle ölüm aylığı bağlandığı, vefat eden eşin desteğine ihtiyacı kalmadığı, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı .... davaya cevap vermemiştir. DELİLLER : Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/10/2019 gün ve .. esas, ...sayılı karar örneği, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, tazminat bilirkişi raporları, ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanağı, nüfus kayıtları, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen ....gün, ... esas ve ... sayılı kararda özetle; davalı sürücünün kırmızı ışıkta geçmek suretiyle sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu davacılar yakının hayatını kaybettiği, olayda davalı sürücünün tam kusurlu olduğu, vefat edenin davacı eşe fiili destek olduğu, eşin vefatı nedeniyle davacı .. nın ölenin maddi desteğinden mahrum kaldığı, yerleşik yargı içtihatları ve kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan yönetmeliğe ve desteğin asgari ücret düzeyindeki gelirine göre destekten yoksunluk zararını belirleyen bilirkişi raporunun benimsendiği, davacı .. nın 250,00 TL tutarındaki cenaze ve defin giderinin yerinde olmadığı, davacı ... bakımından toplamda 650,00 TL cenaze ve defin gideri yapılmış olabileceği yönündeki tespite ve davacının talebine göre 250,00 TL cenaze ve defin giderinin davacı ... a verilmesi icap ettiği, manevi tazminat talepleri yönünden ise olayın meydana geliş şekli, davalı yanın tam kusurlu oluşu, davacıların ölene yakınlığı, tarafların ekonomik durumu ve sosyal konumu ile diğer verilere göre davacıların manevi tazminat taleplerinin makul ve hakkaniyetli olduğu gerekçesiyle maddi tazminat talebi yönünden; davanın kısmen kabulü ile 289.793,91 TL tazminatın 23/09/2017 tarihinden (davalı sigorta için 21/10/2022 tarihinden) işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...' ya verilmesine, fazlaya ilişkin defin ve cenaze gideri talebinin reddine, 250,00 TL cenaze ve defin gideri tazminatının 23/09/2017 tarihinden (davalı sigorta için 21/10/2022 tarihinden) işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...a verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine; manevi tazminat talebi yönüyle; davanın kabulüne ve davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 75.000,00 TL ve davacı ... için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın 23/09/2017 tarihinden işleyecek avans faiziyle davalılar .... İnşaat ve ...' dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 12/11/2024 gün, ... esas ve ...sayılı kararında özetle; uyuşmazlık konusu trafik kazasının vukunda taraf sürücülerin kusur oranının tespiti için uzman görüşüne başvurulmaksızın olaya dair yürütülen ceza yargılamasında temin edilen kusur raporuyla yetinildiği, yine kazaya karışan ... plaka sayılı aracın trafik sigortacısı olduğu iddiası ile kendisine husumet yönletilen ...A.Ş.'nin belirtilen araca ilişkin düzenlediği zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin dosya arasında bulunmadığı, bu aracın davalı ...A.Ş.'ye ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçesiyle sigortalı olduğuna dair poliçe suretinin dosyada mevcut olduğu, bu halde Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden, dava konusu davalı işletene ait aracın kaza tarihi itibariyle ZMMS' si olup olmadığı sorularak, ZMMS'si mevcut ise buna ilişkin belgelerin getirtilmesi, ayrıca tespit edilecek ZMMS'den kazaya ilişkin bilgi ve belgeler, özellikle sigorta poliçesi ile ödeme belgelerinin getirtilmesi; gelen belgelere göre, davalı sigorta şirketinin davalı aracın trafik sigortacısı olup olmadığının belirlenmesi durumuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiş ve ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak dava dosyası mahalline gönderilmiştir. Kaldırma kararından sonrası ilk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda istinaf incelemesine konu verdiği kararında özetle; kaldırma kararımızda belirtilen şekilde araştırma ve incelemelerin yapıldığı, ....plaka sayılı aracın trafik sigorta poliçesinin dosya arasına celp edildiği, yine olay mahallinde icra kılınan keşfe binaen hazırlanan adli trafik bilirkişisi raporunda tarafların kusur oranları belirtilmeksizin davalı sürücüye 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84/f ve ilgili yönetmeliğin 157/a-6 maddesinde düzenlenen "doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yapma" ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 52/1-b ve ilgili yönetmeliğin 101/b maddesinde düzenlenen "aracın hızını aracın yük ve teknik özelliğine görüş, yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmama" kurallarını ihlal etmesinden dolayı kusur yüklendiği, davacılar yakını bisiklet sürücüsü ... ün ise herhangi bir kural ihlali yapmadığının belirtildiği, tazminat bilirkişi ek raporunda kök raporda evvelce kullandığı verileri aynen muhafaza ettiği sadece rapor tarihi itibariyle güncel asgari ücret tutarı baz alınarak yeniden yapılan hesaplamada davacı ... için 400.984,75 TL destekten yoksun kalma tazminatı saptandığı, davacı .... için ise destek payı ayrılmadığı ve dolayısıyla bu davacının hesaplanabilir zararının bulunmadığı, riziko tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin azami poliçe teminat limitinin 330.000,00 TL ile sınırlı olduğu yönünde kanaat bildirdiği, raporların ilgili yönetmeliklere ve yargısal denetime elverişli olduğu, ancak davacı tarafın kaldırma öncesi verilen ilk kararı istinaf etmemesi ve bu durumun davalılar açısından usulü kazanılmış hak oluşturmasından dolayı taleple bağlı kalınarak evvelce verilen karar doğrultusunda maddi ve manevi tazminatların takdir edildiği, yine önceki kararda toplanan deliller ve aynı gerekçe ile davanın maddi tazminat talebi yönünden; davanın kısmen kabulü ile 289.793,91 TL tazminatın 23/09/2017 tarihinden (davalı sigorta için 21/10/2022 tarihinden) işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...' ya verilmesine, fazlaya ilişkin defin ve cenaze gideri talebinin reddine, davacı ....için 250,00 TL cenaze ve defin gideri tazminatının 23/09/2017 tarihinden (davalı sigorta için 21/10/2022 tarihinden) işleyecek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddine; manevi tazminat talebi yönüyle; davanın kabulüne ve davacı ... için 100.000,00 TL, davacı ... için 75.000,00 TL ve davacı ...için 75.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın 23/09/2017 tarihinden işleyecek avans faiziyle davalılar ...İnşaat ve ... dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... İnşaat Sanayi Turizm ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki savunmaları aynen tekrar ederek olayın davacılar desteğinin tam kusurundan kaynaklandığını ve davacılar yakının ağır kusur durumundan dolayı zarar ile eylem arasındaki illiyet bağının da kesildiğini, tazminat bilirkişi raporunda iskonto uygulanmamasının hatalı olduğunu, 1.8 iskonto oranına göre yeniden zarar tespiti yapılması icap ettiği, bakiye ömür süresi tespitinde PMF 1931 yaşam tablosu kullanılacak yerde TRH 2010 yaşam tablosu kullanıldığını, tazminat raporunda yapılan hatalar neticesinde fahiş miktarda maddi tazminata ve yine yüksek miktarda manevi tazminata hükmedildiğini, desteğin gelirinin gerçek durumu yansıtmadığını, yüksek gelir düzeyi üzerinden maddi zararın tespit edildiğini, emekli olan ve olay tarihi itibariyle 75 yaşında bulunan davacılar yakını için asgari ücret baz alınarak destekten yoksunluk zararının belirlendiğini, davacı .. nın bakmakla yükümlü olduğu kimsenin bulunmadığını, kendisine ölüm aylığı da bağlandığını, vefat eden murisin desteğine ihtiyaç duymadığını, yerel mahkemenin bu yönlerden araştırma yapmadığını, görev, zamanaşımı ve hak düşürücü süreye ilişkin ilk itirazlarının da hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, dava öncesi temerrüt oluşmaması ve taraflar arasında ticari ilişki bulunmamasından dolayı tazminatlar için kaza tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinin hatalı olduğunu, mahkeme kararının gerekçesinde yeterli açıklama yapılmadığını, hangi delile niçin itibar edildiğinin tartışılıp değerlendirilmediğini, hükmün sonuç kısmı ile kararın çeliştiği ve bu şekilde kararın HMK 297. maddeye aykırı oluşturulduğu, hükmedilen tazminata göre tek vekalet ücreti verilmesi gerekirken davacıların her biri için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesinin de usule aykırı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. Davacılar vekili ve davalılar .... Sigorta A.Ş. ile ..... istinaf başvurusunda bulunmamıştır. İSTİNAFA CEVAP : Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesinin kaldırma kararı doğrultusunda yeniden yaptırılan kusur incelemesi neticesinde davalı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunun saptandığını, bu kazada ölen ...in davacı .. nın eşi ve diğer davacıların da babası olduğunu, elim bir trafik kazası sonucu yakınını kaybeden davacıların elem ve üzüntü duyduğunu, yaşanılan hadise karşısında hükmedilen tazminatların fahiş olmadığını beyanla istinaf taleplerinin reddini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacılar, davalı sürücünün sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu yakınları olan .. in hayatını kaybetmesinden dolayı ölenin maddi ve manevi desteğinden mahrum kaldıklarını ileri sürerek trafik kazası sonucu oluşan maddi ve manevi zararlarının karşı aracın sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olan davalılardan tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda maddi tazminat taleplerinin kısmen manevi tazminat istemlerinin ise tam kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı .... San. Tur. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Olaya ilişkin Antalya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/10/2019 gün ve ... esas, ....sayılı kararı ile davalı .. ın davacılar yakını ...e karşı işlediği taksirle ölüme neden olma suçundan TCK'nun 85/1 maddesi uyarınca 3 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve mahkumiyet kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf denetiminden geçmek suretiyle 20/03/2020 tarihinde kesinleşmiştir. Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı). Bu bilgiler ışığında somut dosya kapsamı değerlendirildiğinde; 1-)Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ve Dairemizin yerleşik içtihatları gereği, gerek maluliyet ve gerek destekten yoksun kalma tazminatı; TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi (progresif rant) yönteminin kullanılması suretiyle yapılması gereklidir. Somut dosyada alınan bilirkişisi raporunda da usulüne ve denetime uygun şekilde, TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve destek süreleri mevzuata uygun şekilde belirlenerek, bilinmeyen/işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi (progresif rant) yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapıldığından, davalı vekilinin tazminat hesabında PMF yaşam tablosu ve 1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması gerektiğine yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. 2-)Somut dosyada alınan aktüerya bilirkişisinin raporunda, davacı eşin yeniden evlenme ihtimali olmadığı bildirilerek rapor tanzim edilmiştir. Davacı eşin kaza tarihindeki yaşı 65 olduğuna göre, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulamalarında benimsendiği üzere AYİM'in (Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin) kabul ettiği cetvele göre bir kadının 55 yaş sonrasında evlenme ihtimali olmadığından, davacı eşin yeniden evlenme şansı yoktur. Bu nedenle, davacının yeniden evlenme şansı olmadığı gözetilerek hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması isabetli olduğundan, davalı vekilinin tazminat hesabında evlenme ihtimali nedeniyle indirim yapılması gerektiğine yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. 3-)İşçiye ücreti dışında ödenen asgari geçim indirimi 01/01/2008 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 5615 sayılı Yasanın 2. maddesiyle değişik 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ile getirilmiş olup bireyin veya ailenin asgarî geçim düzeyini sağlayacak bölümünün toplam gelirden düşülerek vergi dışı bırakılmasıdır. Bu nedenle ücretin eki değildir, ücret olarak nitelendirilemez. Yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda aktif dönem zarar hesabı yapılırken asgari ücrete asgari geçim indirimi (AGİ) eklenecek, pasif dönem zarar hesabı yapılırken asgari ücrete AGİ eklenmeyecektir. Dosya arasına gelen belgelere göre desteğin ölüm tarihindeki yaşı itibariyle pasif dönemde olduğu sabit olduğundan, TRH 2010 yaşam tablosunda yer alan bakiye ömür süresinin sonuna kadar asgari geçim indirimi (AGİ) eklenmeksizin pasif dönem gelirinin belirlenmesi yoluna gidilmesi gerekir. Somut dosyada alınan bilirkişi raporunun da bu ilkelere uygun şekilde düzenlenmiş olmasından dolayı davalı vekilinin bu hususa yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir. Bunun yanında, desteğin pasif dönemdeki gelirinin asgari ücret seviyesinde olduğu kabul edilerek tazminat hesabı yapılmasında da bir isabetsizlik bulanmadığından davalı vekilinin bu hususa yönelen istinaf talebinin de reddi gerekmiştir. 4-)Somut olaya ilişkin kaza tespit tutanağında, davalı kamyon sürücüsünün sağa dönüş kurallarına uymaksızın ve yola yeterli dikkati vermeksizin sağ tarafta ilerleyen bisiklet sürücüsüne çarpması nedeniyle tam kusurlu olduğu, bisiklet sürücüsünün ise bir kusurunun olmadığının tespit edildiği; somut olaya ilişkin olarak ceza dosyasında ve Dairemizin kaldırma kararı sonrasında trafik bilirkişisinden alınan kusur raporların da, aynı kural ihlali tespit edilerek bisiklet sürücüsü olan müteveffanın bir kusurunun bulunmadığı, davalı sürücüsünün ise tam kusurlu olduğunun belirlendiği anlaşılmış olup; bu haliyle, somut dosyada trafik bilirkişisinden alınan raporun, ceza dosyasında alınan kusur raporu, kaza tespit tutanağı, olayın oluş şekli ve diğer delillerle uyumlu olması nedeniyle, somut dosyada trafik bilirkişisinden alınan kusur raporuna itibar edilerek hüküm kurulmasında isabetsizlik görülmediğinden, davalı vekilinin kusur durumuna yönelen istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir. 5-)Türk Borçlar Kanunu'nun 55. maddesinde sözü edilen destek kavramı, hukuki bir ilişkiyi değil eylemli bir durumu amaçlar ve hısımlık ilişkisine ya da yasanın hakkındaki düzenlemelerine dayanmaz. Yasa gereğince bir kimseye yardım etmek zorunda bulunan kişi değil, eylemli ve düzenli olarak onun geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak biçimde yardım eden ve hayatın doğal akışına göre eğer ölüm gerçekleşmeseydi az veya çok yakın gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kişi destek sayılmalıdır. Diğer yandan, genel yaşam deneyimleri ve hayatın olağan akışı da çocukların anne ve babasına belirli bir düzeyde destek olacağını gösterir. Bu desteğin tutarı tarafların yaşam düzeyi, sağlık, sosyal ve ekonomik durumları ile orantılı olarak değişebilirse de çocuğun hiç destek olamayacağı kabul edilemez. Destek, mutlaka para veya maddi katkı biçiminde olmayabilir. Bunun dışında çeşitli hizmet ve yardımlar ile de destek olunabilir. Anne ve babanın belirli bir gelirinin olması ölenin desteğinden yoksun kalmadıkları sonucunu doğurmaz. Bu bilgilere ve Yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre, müteveffanın eşi olan davacı .. ya destek olduğu ve bakiye ömür süresi boyunca da destek olacağının kabul edilmesi gerekeceği aşikar olduğundan, ilk derece mahkemesi tarafından müteveffanın eşi olan davacı .. ya destekten yoksun kalma tazminatı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş, bu nedenle davalının bu hususa yönelen istinaf taleplerinin de reddi gerekmiştir. 6-)Trafik kazası nedeniyle SGK tarafından kazazedeye veya ölmüş ise yakınlarına rücuya tabi bir ödemenin yapılması halinde, bu ödemenin hükmolunan maddi tazminattan mahsubu gerekmektedir. Buna karşın, ölümden dolayı emekli aylığının hak sahibine bağlanması şeklindeki rücuya tabi olmayan ödemelerin ise tazminattan mahsubu mümkün değildir. Bu kapsamda somut dosya incelendiğinde, SGK tarafından müteveffanın hak sahiplerine ve dolaysıyla davacılara rücuya tabi bir ödeme yapılmadığından, davalı vekilinin mahsuba yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir. 7-)Karayolları Trafik Kanunun 109. maddesi gereğince motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunmuşsa bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Yine, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi gereğince maddi veya manevi zarara ilişkin davalar zarara uğrayanın zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl ve herhalde zararı doğuran fiilin işlenmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Ceza zamanaşımı süresinin uygulanması için ceza davasının açılmış olması gerekmez, haksız eylemin suç niteliğinde olması yeterlidir. Takipsizlik kararı verilse dahi ceza zamanaşımı uygulanabilir. Ceza davasının hiç açılmaması durumunda, hukuk hakimi, haksız eylemin suç niteliği taşıdığını saptamışsa, uzamış ceza zamanaşımını uygulayacaktır. Somut olayda, trafik kazası 20/03/2016 tarihinde gerçekleşmiş, eldeki dava 23/09/2017 tarihinde açılmıştır. Davalı sürücünün taksirli eylemi sonucu bir kişi ölmüştür. TCK'nın 85/1 maddesinde yazılı ceza miktarı itibarı ile ceza davası zamanaşımı süresi TCK'nın 66/1-d maddesi gereğince 15 yıldır. O halde, haksız fiil tarihinin 23/09/2017 olduğu dikkate alındığında halen uzamış ceza zamanaşımı süresi dolmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin zaman aşımına yönelik istinaf talebinin reddi gerekir. Bunun yanında, davalı tarafça hak düşürücü sürenin geçtiği yönünde istinaf sebebi ileri sürülmüş ise de; somut dosya açısından mevzuatta öngörülmüş bir hak düşürücü süre söz konusu olmadığından, davalı vekilinin hak düşürücüye yönelen istinaf talebinin de reddi gerekir. 8-)Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 4 üncü maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5 inci maddesinin 2 nci fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4 üncü maddesi hükmünce ticari sayılan davalara, ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK.'nın 3 üncü maddesinde, ”Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.” düzenlenmesi mevcuttur. 6102 sayılı TTK.'nın 1483 ve devamı maddelerinde “zorunlu sorumluluk sigortaları” düzenlenmiştir. Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nın kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla, bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir. Açılan davada davalılar arasında zorunlu mali sorumluluk sigortacısı da bulunmaktadır. Sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6 ncı kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle somut dava ticari davadır. Bu durumda, ticari dava niteliğindeki somut uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden, somut davanın Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması isabetlidir. Bu nedenle, davalı vekilinin mahkemenin görevine yönelen istinaf talebinin reddi gerekir. 9-)Trafik kazasına sebebiyet veren davalı sürücünün kullandığı ... plakalı aracın yük nakli ve ticari amaçla kullanılan çekici olduğu anlaşılmıştır. Ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18/05/2022 gün ve 2020/(17) 4-170 esas, 2022/698 karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; avans faizi istenebilmesi için borçlunun tacir olması ve borcun da ticari işletmesi ile ilgili bulunmasının yeterli olduğu, alacaklının da tacir olmasının gerekmediği, alacaklının haksız eylem dahil her türlü nedenden kaynaklanan alacakları için tacir olan borçludan avans faizi oranında temerrüt faizi isteme hakkının bulunduğu, keza aracın kullanım amacı itibariyle ticari nitelikte olması nedeniyle de avans faizi talep edilmesinin mümkün olduğu, bu durumda gerçek veya tüzel kişi tacirler arasında, haksız eylem de dahil, her türlü nedenden kaynaklanan uyuşmazlıklarda, açıkça talep edilmesi hâlinde Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış olup, eldeki davada kazaya karışan davalı aracın ticari amaçla kullanıldığının açık olduğu, keza araç maliki olan davalının da ticari işletme olduğu, bu durumda ilk derece mahkemesince hükmolunan tazminata Merkez Bankasının kısa vadeli avans kredileri için uyguladığı faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin faizin türüne yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir. Bunun yanında haksız fiillerde haksız fiil tarihi itibariyle temerrüt gerçekleştiğinden ve bu hususa ilişkin olarak işleten yönünden de farklı bir düzenleme mevcut olmadığından, davalı işletenin haksız fiil (kaza) tarihinden itibaren faiz ile sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenle, davalı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelen istinaf talebinin de reddi gerekmiştir. 10-)Somut davada davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olmayıp davacıların her biri ihtiyari dava arkadaşı konumundadır. Bu nedenle ihtiyari dava arkadaşı olan her bir davacının davası birbirinden bağımsız olduğundan ve bu nedenle her bir davacıya ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi isabetli olduğundan, davalı vekilinin vekalet ücretine yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir. 11-)İlk derece mahkemesi kararının gerekçesi HMK 297 maddesine uygun olarak ve davayı ve verilen kararı aydınlatacak şekilde oluşturulduğundan, davalı vekilinin kararın gerekçesinin yetersiz olduğuna ve hukuki dinlenme haklarının kısıtlandığına istinaf talebinin reddi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davalı ....İnşaat San. Tur. ve Tic. A.Ş. vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... İnşaat San. Tur. ve Tic. A.Ş. vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... İnşaat San. Tur. ve Tic. A.Ş. tarafından peşin yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı ile (4.270,00 TL + 4.954,00 TL) 9.224,00 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 27.666,40 TL istinaf karar harcının davalı ...İnşaat San. Tur. ve Tic. A.Ş.'den alınarak Hazineye verilmesine, 3-Yapılan istinaf giderlerinin başvuran davalı üzerinde bırakılmasına, 4-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, 5-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iadesi, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 14/11/2025 tarihinde davacıların her biri ihtiyari dava arkadaşı konumunda bulunduğundan davacılardan ....lehine hükmedilen tazminatlar ile davacıların reddedilen maddi tazminat miktarı itibariyle taraflar yönünden 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca KESİN olmak üzere; davacı ...için hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları bakımından 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.