11. Hukuk Dairesi 2023/2713 E. , 2024/5002 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/598 Esas, 2023/66 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/73 E., 2018/200 K. Taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, …
**11. Hukuk Dairesi 2023/2713 E. , 2024/5002 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/598 Esas, 2023/66 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/73 E., 2018/200 K. Taraflar arasındaki satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı şirket arasında satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin davalının alıcının tapuda müvekkili adına kayıtlı taşınmazın satışının düzenlenmesi amacıyla yapıldığını, sözleşme gereği müvekkilinin taşınmazı devri karşılığında davalı şirketin bir miktar nakit ödeyeceğini, bakiye tutara karşılık ise bir kısım taşınmazlarını, akaryakıt ve lpg ikmal istasyonunu, işletmeci şirket olan ... Pınar Pet. Ürün. San. Tic. Ltd. Şti.'nin devredileceğini, davalının sözleşmeye uygun hareket etmediğini, müvekkiline devredilecek şirkete ait 2 adet aracın davalı ...'ya muvazaalı olarak devredildiğini, bu devirler nedeniyle yaklaşık 450.000,00 TL zararı olduğunu, devredilecek şirkete ait bir kısım demirbaşların da 4 adet faturalar ile davalı ...'ya satılmış gibi fatura edildiğini, bu nedenle de zararın 32.000,00 TL'yi aştığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100.000,00 TL'nin 10.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'nun sözleşmenin tarafı olmadığını, devredilen ... şirketinin ortağı olduğunu, bu müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, müvekkili şirketin satış sözleşmesi gereğince mülkiyeti kendisine ait olan taşınmazı davacıya devrettiğini, sözleşmede taşınmazın ve şirketin devri için tarih kararlaştırılmadığını, sözleşme gereğince müvekkilinin davacının benzinlik arsası ve ... şirketi için başvurusunu beklediğini, davacının talebi üzerine devir işlemlerinin yapıldığını, devredilen şirket ve taşınmazın hiçbir borcu bulunmadığını, davacının benzinlik arsasını ve şirketi devralıp iki yıl işlettikten sonra kötü niyetli olarak dava açtığını, şirketin devrinde tarafların amacının ruhsat sahibi ve işletmeci olan ... şirketinin ruhsat haklarının sona ermemesi, yeniden ruhsat işlemlerinin yapılmaması olduğunu, davacının şirketin devralınmasında başka hiçbir faydası bulunmadığını, amacın akaryakıt ruhsatının korunması olduğunu, ruhsatın parasal değeri bulunduğunu, davacının hiçbir intifa sorunu yaşamadan ... şirketi ile sözleşmesinin devam ettiğini, davacının iki yıl sonra ciddi anlamda kâr ederek benzinlik ve şirketi devrettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında imzalanan 20.01.2014 tarihli sözleşmede davalı şirketin edimleri yönünden yapılan satışların sözleşmeye aykırılık oluşturup oluşturmadığının değerlendirilmesi gerekmekte olup, sözleşmenin incelenmesinde açıkça bir devir ve işlem tarihinden bahsetmemekle birlikte, ... şirketi tüzel kişiliğin tamamının devredilmesinden bahsedilmesinden sonra son bölüm olan sözleşmeden doğan yükümlülükler bölümünde, davalı şirketin devretmesi gerekenler kısmında açıkça yazılan hususlar dışında araçlar ve demirbaş yönünden bir açıklamada bulunulmaması nedeni ile davalının yapmış olduğu devir işlemlerinin bu hali ile sözleşmeye aykırılık oluşturmadığı, davacı tarafın delilleri arasında yemin delili de yer almadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket ile satış sözleşmesi imzaladığını, müvekkilinin satmayı taahhüt ettiği taşınmaza karşılık davalının bir miktar nakit ödeme yanında bir kısım gayri menkuller ile birlikte devredilen gayri menkuller arasında yer alan akaryakıt ve lpg ikmal istasyonunun işletmecisi olan ... Petrol Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti'ni devretmeyi taahhüt ettiğini, davalının şirketin devrini yaparken sadece şirketin aktifinde bulunan ve hızlı tüketim olarak adlandırılan mazot, benzin, lpg muhteviyatı ile market emtiasını devir dışı tutacağını, bu emtialar dışında sözleşme tarihinde şirkete ait olan tüm aktifler ile demirbaşların şirketle beraber devrinin gerektiğini, satış sözleşmesinden sonra davalı şirketin, sözleşme gereğince devredeceği şirketin içini boşaltmaya yönelik iki adet araç satışı yaptığını, bir kısım demirbaş satışlarını gerçekleştirdiğini, araç ve demirbaş satışına ilişkin reel değerin davalı şirket tarafından tazmin edilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile .... ... Ltd. Şti.'nin davacının gösterdiği üçüncü kişiye devri ile birlikte davacı ile davalı şirket arasında bu edime ilişkin satış sözleşmesi ilişkisi sona ermiş, üçüncü kişi yararına sözleşme ve davadaki talep gözetildiğinde artık şirketin içinin boşaltılarak devri nedeniyle zarara uğradığını iddia edebilecek kişi şirketin hisselerini devralan dava dışı .... olduğu, mahkemece satış sözleşmesi kapsamında .... ... Ltd. Şti.'nin içinin boşaltılarak üçüncü kişiye devri nedeniyle zarara uğradığına ilişkin davada davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı, yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerektiği gözetilerek açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki nedenleri belirtmiş olup, ayrıca da müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan 20.01.2014 tarihli satış sözleşmesinde lehdara bağımsız bir alacak hakkı ve buna bağlı olarak ifayı talep hakkı verilmediğini, ifayı talep etme hakkının münhasıran müvekkili şirkete ait olduğunu, söz konusu satış sözleşmesinin eksik üçüncü kişi yararına bir sözleşme olduğunu, lehdarın vaadedenden kendi zararının tazminini talep etme konusunda yetkisi olmadığını, davaya konu sözleşmede sadece nelerin devir dışında tutulacağı yazılmış olup yazılmayan şeylerin devri konusunda anlaşıldığının kabulü gerektiği, davaya konu satış sözleşmesinde şirketin aktifinde bulunan ve akaryakıt şirketlerinde hızlı tüketim olarak adlandırılan mazot, benzin, LPG muhteviyatı ile market emtiyasının devir dışında tutulacağı konusunda anlaşılmış olup geri kalan aktifler ile demirbaşlar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca devir kapsamında olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.