T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/828 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/364 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/05/2022 ESAS-KARAR NO : 2018/940 E - 2022/424 K BİRLEŞEN DAVA : Alacak DAVANIN …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2023/828 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/364 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/05/2022 ESAS-KARAR NO : 2018/940 E - 2022/424 K BİRLEŞEN DAVA : Alacak DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 27/03/2026 YAZILDIĞI TARİH : 15/04/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davacılar vekili, birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Asıl davada davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ...'in yetkilisi olduğu dava dışı ... Hazır Beton İmalatı Motorlu Araçlar Akaryakıt Nakliyat Gıda inşaat Madencilik Sanayi ve Tic. A Ş. arasında ... taş ocakları mevkiinde bulunan 5763 nolu ruhsat alanında 01/03/2013 tarihinde taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede teminat mahiyetinde 200.000,00 TL bedelli bono verileceğinin hüküm altına alındığını, lehtar ve vade kısmı boş olarak senedin verildiğini, sözleşme sona erdikten yaklaşık 3 yıl sonra müvekkili şirketle dava dışı aynı şirket arasında aynı ruhsat alanında 20/04/2017 tarihinde agrega üretimi yüklenici sözleşmesi imzalandığını, ikinci sözleşme gereği devam eden üretim faaliyetlerinin Nisan 2018 sonunda sona erdiğini, üretim sonunda müvekkili şirketin dava dışı şirketten bakiye olarak 30/04/2018 tarihinde düzenlenen 475.458,85 TL tutarındaki fatura ve stok malzemesi olarak 27.280 ton malzeme karşılığı olarak 196.361,44 TL olmak üzere toplam 671.820,29 TL alacağının olduğunu, müvekkili faturalarının haksız yere iade edildiğini, alacağın ödenmesi için müvekkili tarafından gönderilen 18/10/2018 tarihli noter ihtarına da 30/10/2018 tarihli yazı ile itiraz edildiğini, müvekkilinin alacağını talep etmesi üzerine dava dışı şirketin yetkilisi ve ortağı olan davalı ...'in ilk imzalanan sözleşmede açıkça belirtilen ve teminat olarak lehtar ve vade kısmı boş olarak verilen senedi kendi adına sahte olarak düzenleyerek takibe koyduğunu, takibe dayanak senedin teminat senedi olduğunu, ilk sözleşmeden kaynaklı müvekkilinin borcunun bulunmadığını, alacak talebine kadar müvekkilinden herhangi bir talepte bulunulmadığını belirterek müvekkilinin takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... Taş ocakların mevkiinde bulunan 5763 nolu ruhsat sahasında agrega üretimi için yüklenici sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre üretimin Şubat 2017 tarihinde başladığını ancak sözleşmenin Nisan 2017 tarihinde imzalandığını, sözleşme ile agreganın 1 tonu KDV hariç 4,90 TL'ye satılmasının kararlaştırıldığını, daha sonra sırayla fiyatın 5,10 TL ve 6,10 TL'ye yükseltildiğini, bu şekilde oluşan fiyat farklarının Mart 2018 tarihinden sonra düzenlenen faturalara yansıtıldığını, üretimin Nisan 2018 tarihine kadar devam ettiğini, üretim sonunda müvekkili şirketin 30/04/2018 tarihinde düzenlenen 475.458,85 TL bedelli fatura ve stok malzemesi olarak 27.280 ton malzeme karşılığı olarak 196.361,44 TL olmak üzere toplam 671.820,29 TL alacağının oluştuğunu, faturanın davalı tarafından iade edildiğini, 18/10/2018 tarihli noter ihtarı ile alacağın talep edildiğini, davalının 30/10/2018 cevabi yazı ile borçlarının olmadığını bildirdiğini, müvekkili tarafından yapılan üretimin tamamının davalı tarafından dava dışı ... Yapı Malzemeleri San. ve Tic. A.Ş.'ne fatura edildiğini, bu nedenle gerek davalı şirketin anılan 3. kişiye düzenlediği faturalardan gerekse 3. kişinin ticari defterleri üzerinde yapılacak incelemede 30/04/2018 tarihli faturada belirtilen üretimin yapıldığının ispat edilebileceğini, bununla birlikte yapılan üretimlerin kontrolü ve 3. kişi şirkete yapılan satışların teyidi maksadıyla da 3. kişi şirket çalışanı tarafından elektronik ileti ile müvekiline ve davalıya üretim miktarlarının gönderildiğini, 01/05/2018 tarihinde gönderilen ileti ve ekindeki tabloya göre bahse konu faturada belirtilen 67.962,25 ton malzemeden 1.907,95 ton by-pass düşülerek kalan 66.054,30 ton üretim yapıldığının sabit olduğunu, taş ocağında çalışan işçilerin SGK kayıtları istenildiğinde işyerinin davalı işyeri sicil numarasının altında çalıştığının görüleceğini, davalı tarafından müvekkiline 25/07/2018 tarihli tediye makbuzu ile her biri 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL tutarında 7007053,7007054,7007055,7007056 seri numaralı dört adet çek verildiğini, davalının düzenlenen faturayı iade edip borcunu inkar etmesine karşın ödeme mahiyetinde çek vermesinin de davalının savunmasının aksini gösterdiğini, üretimi yapılan stok için yapılan ölçümlerde de 27.280 ton agrega olduğunun tespit edildiğini belirterek fazlaya ilişin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 350.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 27/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların takibe konu senet nedeniyle müvekkiline borçlu olduğunu, davacıların iddiasının dava dışı şirketle ilgili olduğunu, sözleşmeler ile senedin ilgisinin bulunmadığını, sözleşmenin dava dışı şirketle yapılmış olup sözleşmede tanzim ve vade tarihi gösterilmek suretiyle senede atıf yapılmadığını, senedin teminat senedi olduğuna dair senet üzerinde bir ibare bulunmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı ... Hazır Beton İmalatı Motorlu Araçlar Akaryakıt Nakliyat Gıda İnşaat Madencilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 20/04/2017 tarihinden geçerli olmak üzere 1 yıl süreli sözleşme imzalandığını, müvekkilinin bu sözleşme uyarınca üstlendiği tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, sözleşme gereğince ödenmemiş borcunun bulunmadığını, davacının ise sözleşmeye aykırı davrandığını, davacı tarafça üretime Şubat ayında başlanmadığını, 2017 Nisan ayında başlandığını, davacı şirketin tüm işçilerinin SGK'larının da sözleşme tarihi itibariyle başlatıldığını, sözleşmenin 4.maddesi gereğince sözleşme ile satış tonajına göre malzemelerin birim fiyatının 4,90 TL olarak belirlendiğini ve fiyatların sözleşmenin imzalanmasından itibaren 1 yıl süre ile geçerli olacağının hüküm altına alındığını, yine sözleşmenin 11.maddesinde de sözleşmenin ifası sırasında çıkabilecek yasal değişikliklerden kaynaklı ek masraf ve yükümlülüklerin tamamen davacı şirket tarafından bila bedel karşılanacağının kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından davacı tarafa bu kapsamda ödemeler yapıldığını, davacının sözleşme ile belirlenen 4,90 TL ücreti önce 5,10 TL'ye sonra 6,10 TL ye yükseltmesinin kabul edilemeyeceğini, bu nedenle sözleşmeye ve usulüne uygun olmayan 30/04/2018 tarihli faturaya itiraz edildiğini, davacının stok malzemesi karşılığı talep ettiği alacağın da yerinde olmadığını, davacı tarafça stok hesabının tek taraflı yapıldığını, stok malzemesinin neye göre, hangi kıstaslar esas alınarak tespit edildiğinin belli olmadığını, söz konusu malzemelerin sözleşmedeki vasıflara uygun olmadığından kullanılmasının da mümkün olmadığını, bu hususun stok malzemelerini kullanan ... Yapı...A.Ş.nin verileri ile de sabit olacağını, davacının hak edişte ödenmemiş bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede, senette ihdas nedeni olarak ''nakden'' ahzolunduğunun yazılı olduğu, senet metninde senedin teminat senedi olduğuna dair herhangi bir ibarenin yer almadığı, senet lehdarının takip alacaklısı olan ... olduğu, senedin teminat senedi olduğu ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı delille ispatlanması gerektiği, davacı tarafın sunmuş olduğu delillerle takip dayanağı senedin taşeron sözleşmesi uyarınca verilen teminat senedi olduğuna ilişkin iddiayı kanıtlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin reddine, birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede ise, taraflar arasındaki 2017 yılında yapılan yüklenici sözleşmesi uyarınca davacı tarafın edimini yerine getirdiği, davacı tarafça üretilen malzemenin davalı tarafça dava dışı ... şirketine teslim edildiği, bilirkişi raporlarına göre, davacı tarafından davalı adına 31/08/2018 (dahil) tarihine kadar düzenlenen faturalarda agrega üretim birim fiyatının 4,90 TL olduğu, 05/03/2018 tarihli fatura ile agrega üretim fiyat farkları faturası düzenlendiği, 887.525,63 ton için 0,20 TL fiyat farkı uygulandığı, böylelikle birim fiyatın 5,10 TL’ye çıkartıldığı,10/04/2018 tarihli faturada 9.978,60 ton agrega üretimi için 5,90 TL birim fiyat uygulandığı ayrıca bu fatura içinde fiyat farklarının da faturalandırıldığı, 14/04/2018 tarihli faturada 64.599,40 ton agrega üretimi için 6,10 TL birim fiyat uygulandığı yine ayrıca bu fatura içinde fiyat faklarının da faturalandırıldığı, bu faturaların hepsinin taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının bu faturalara herhangi bir itirazının bulunmadığı, faturalara konu ödenmeyen bedeller için davacının davalıdan 255.092,35 TL alacağı bulunduğu, ayrıca 27.280 ton stok faturası nedeniyle 4,90 birim fiyattan 157.732,96 TL olmak üzere davacı tarafın davalı taraftan toplam 412.825,31 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl davada davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; asıl davaya konu senedin 01/03/2013 tarihli sözleşmenin teminatı olarak verildiğini, senedin keşide tarihi ile sözleşme tarihinin aynı olduğunu, senedi teminat olarak veren müvekkili şirketin senette keşideci olarak yer aldığını, sözleşmede 200.000,00 TL bedelli teminat senedi verileceğinin belirtildiğini, dava konusu senedin de aynı miktarlı olduğunu, senette lehtar olarak görünen davalı ...'in sözleşmenin tarafı olan ve senedin verildiği ... Hazır Beton A.Ş:'nin yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalının isticvap edilmediğini, müvekkilinin ilgili sözleşme gereğince borcununu bulunmadığını, müvekkilinin alacak talebinden sonra senedin kötüniyetli olarak takibe konulduğunu, bilirkişi raporunun özensiz ve hatalı olduğunu, senedin 01/03/2013 keşide 01/03/2016 vade tarihli olmasına rağmen raporda senet tarihinin 14/12/2018 olduğunun yazıldığını, oysa ki bu tarihin takip tarihi olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesinin asıl davaya yönelik kararının kaldırılmasını istemiştir. Birleşen davada davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; stokta bulunduğu belirtilen malzemelerin büyük çoğunluğunun sözleşmedeki 2-e maddesindeki koşulları ve standartları taşımadığı için satılabilir ürün durumunda olmadığını, bu durumun dosyaya sunulan CE belgesi ve test sonuçları ile tespit ve teyit edilmesine rağmen mahkemece bu durumun dikkate alınmayarak rapor doğrultusunda karar verildiğini, Nisan 2017 tarihli sözleşmenin 2-k ve 2-l maddelerinde işverene tahakkuk ettirilen elektrik faturası ve patlayıcı madde ile ilgili faturaların hakedişlerden mahsuben ödenmesinin kararlaştırıldığını, doğrudan davacı yüklenicinin beyan ettiği hak edişin tamamının müvekkiline yansıtıldığını, bu nedenle davacının haksız zenginleştiğini, sözleşmedeki 2-k ve 2-l maddelerinin dikkate alınmadığını, sözleşmenin 5.maddesinde fiyat farklarının nasıl olacağının açıkça belirtildiğini, kararın bu gerekçe ile de kaldırılması gerektiğini, dosyaya sunulan faturaların KDV li olup KDV'nin tahsil ve tahakkuk edilmemesi nedeniyle bu hususun karar verilirken dikkate alınması gerektiğini, rapora yönelik itirazlar dikkate alınmadan alacak davasının kabulüne karar verildiğini, davacının iddia ettiği stok ve miktarlarının çelişkili olup müvekkilinin kendi ürettiği malzemenin dava dışı ...'a faturalandırılan agrega miktarı ile de aynı olmadığını, 6,10 TL birim fiyat tespitinin müvekkili tarafından kabul edildiğine yönelik tespitin hatalı olduğunu, davacının gönderdiği faturaların defalarca iade edildiğini ileri sürerek birleşen davaya yönelik kararın kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, asıl davaya konu senedin teminat senedi olup olmadığı, birleşen davada faturalardan dolayı alacağın bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl dava menfi tespit, birleşen dava alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 25.İcra Müdürlüğünün 2018/14332 Esas sayılı dosyasının yapılan incelemesine göre, 14/12/2018 tarihinde alacaklı ... tarafından borçlular ... ve ... aleyhine senede dayalı 200.000,00 TL asıl alacak olmak üzere fer'ileri ile birlikte toplam 264.615,07 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür. Dava konusu takibe dayanak senedin yapılan incelemesine göre, senedin 01/03/2013 keşide tarihli, 01/03/2016 vade tarihli, 200.000,00 TL bedelli, nakden ihdaslı olduğu, davacı şirketin keşideci, davacı ... ...'ın aval, davalı ...'in lehtar olduğu, senedin kambiyo vasfına haiz olduğu görülmüştür. Davacı şirket ile birleşen davada davalı şirket arasında imzalanan 01/03/2013 tarihli sözleşmenin Teminatlar başlıklı 16.maddesinde; "İşbu sözleşme gereği Taşeronun faaliyeti esnasında ve faaliyet kaynaklı olarak resmi kurum ve kuruluşlar ile özel ve tüzel kişi ve kişilerin uğrayabileceği zarar ve ziyan yanı sırada oluşabilecek ceza ve harç tazminat vs. giderlerin karşılanması ve taşeron kaynaklı üretim aksamalarında dolayı ...'in uğrayabileceği zararları teminat altına almak üzere taşeron ...'e 200.000,00 TL bedelli bir seneti teminat senedi olarak verecektir. Ayrıca işbu teminat senedi sözleşme maddelerine uyulmaması durumunda da geçerli olup ayrıca bir ikaz veya ihtar gerek olmaksızın işleme konulacak şekildedir. " hükmünün bulunduğu görülmüştür. Aynı taraflar arasında imzalanan 20/04/2017 tarihli 1 yıl süreli sözleşmenin İşin Birim Fiyatları başlıklı 4.maddesinde, ürünün birim fiyatının 4,90 TL olacağı, fiyatın sözleşmenin imzalanmasından itibaren 1 yıl süre ile geçerli olacağı, sözleşme süresince her yıl yenileceği yönünde hüküm bulunduğu görülmüştür. Birleşen davaya konu faturaların birleşen davada davacı şirket tarafından birleşen davada davalı şirket adına düzenlendiği, 30/04/2018 tarihli, 6,10 TL birim fiyat üzerinden düzenlenen agrega üretimi açıklamalı faturanın 475.458,85 TL bedelli olduğu, 10/08/2018 tarihli stok malzemesi faturasının ise 157.732,96 TL bedelli olduğu görülmüştür. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle asıl dava yönünden, asıl davaya konu senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunun ispatlanamamasına, teminat senedi olduğuna dair senet metni üzeride açıklama bulunmamasına, 01/01/2013 tarihli sözleşmede senet bilgilerinin açıkça yer almaması, senetteki lehtar ile sözleşmenin tarafı olan şirketin farklı kişiler olmasına, senedin teminat senedi olduğunun ispatlanamamasına, birleşen dava yönünden ise, sözleşmede 4,90 TL birim fiyat belirlenmesine rağmen davacının daha yüksek (5,90 TL, 6,10 TL) birim fiyat üzerinden düzenlenen faturaların ve bu fiyatlar için düzenlenen fiyat farkı faturalarının davalı tarafından süresinde itiraz edilmeksizin kabul edilerek ticari defterlerine işlenmesi nedeniyle kabullenilmiş olmasına, davacı alacağından sözleşmenin 2-k ve 2-l maddeleri gereğince elektrik ve patlayıcı madde masraflarının mahsup edilmesine yönelik itirazın davalı tarafından akaryakıt, elektrik faturası ve patlayıcı faturalar için sözleşmenin son döneminde Nisan 2018 yılında düzenlenen yansıtma faturalarının davacı kayıtlarında yer almasına, ileri sürülen itirazın miktar olarak somut olmamasına, stok malzemelerin davalı tarafından dava dışı şirkete satıldığının cevap dilekçesinde kabul edilmiş olmasına göre, asıl davaya yönelik asıl davada davacılar vekilinin, birleşen davaya yönelik birleşen davada davalı vekilini istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davada davacılar vekilinin, birleşen davada davalı vekilini istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın istinaf eden asıl davada davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına, b)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 23.908,50 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 5.977,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.931,38 TL harcın istinaf eden birleşen davada davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 27/03/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."