TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/09/2025 NUMARASI : 2025/600 Esas (Ara Karar) TALEP TARİHİ : 18/09/2025 KARAR TARİHİ : 17/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025 Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin dair verilen ara karana karşı taraflar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP Davacı …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1407 Esas 2025/1128 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1407 KARAR NO : 2025/1128 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/09/2025 NUMARASI : 2025/600 Esas (Ara Karar) TALEP TARİHİ : 18/09/2025 KARAR TARİHİ : 17/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/10/2025 Taraflar arasındaki ihtiyati tedbir davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin dair verilen ara karana karşı taraflar vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP Davacı vekili 11/09/2025 tarihli dilekçesinde özetle; mahkemenin 25/07/2025 tarihli tensip tutanağı ile, dava konusu taşınmazların devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verildiğini ancak davalı ... şirketinin muvazaalı işlemler sonucunda malik sıfatını öne sürerek; taşınmazları ipotek etme, üçüncü kişilerle kira veya intifa sözleşmeleri akdetme ve bunları tapuya şerh ettirme, mevcut kiracılar hakkında tahliye talebinde bulunma gibi işlemleri gerçekleştirme ihtimalinin gündeme geldiğini, bu tür tasarrufların, dava konusu taşınmazların ekonomik değerini düşürecek, mevcut kiracılarla yapılmış sözleşmelerin ifasını engelleyecek ve müvekkilinin ortaklık haklarını telafisi imkânsız biçimde zedeleyeceğini ayrıca, muvazaalı işlemlerin devamını engellemek için ek olarak; davalı ... şirketinin hisselerinin üçüncü kişilere devri halinde davanın amacının zedeleneceğinin açık olduğunu, zira dava konusu taşınmazların muvazaalı devrinin aracı şirketi olan ... şirketinin hisselerinin devriyle yeni ortaklara geçirilerek süreci daha da karmaşık hale getirme tehlikesini taşıdığını, nitekim şirket yetkilisi ...'ın şirketin hisselerini ...'dan alarak yine tek ortaklı hale getirdiğini, bu nedenle, davanın sonuçsuz kalmaması için ... şirket hisselerinin üçüncü kişilere devrinin de tedbiren engellenmesine karar verilmesini, tedbirin fer’î nitelikteki bu hususu da kapsaması gerektiğini, HMK'nun 389/1 ve 391 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir kararı yalnızca satış yasağını değil, davanın sonucunu imkânsız kılacak veya zorlaştıracak her türlü işlemin önlenmesini kapsayacak şekilde verilebileceğini, mevcut tedbirin kapsamının bu haliyle yetersiz olduğunu, bu nedenle, davalı ... şirketinin taşınmazlar üzerinde; ipotek tesisi, kira/intifa sözleşmesi kurulması ve tapuya şerhi, mevcut kiracıların tahliyesi, hisse devirleri, dahil olmak üzere mülkiyet hakkına dayalı tasarruflarda bulunmasının, davanın sonuna kadar ihtiyaten yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkememizce verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının davalı ... şirketinin taşınmazlar üzerinde ipotek, kira/intifa sözleşmesi, şerh ve tahliye gibi her türlü tasarrufta bulunmasını da kapsayacak şekilde genişletilmesine, muvazaalı işlemlerin devamını engellemek amacıyla ... İnşaat A.Ş.’nin hisselerinin üçüncü kişilere devrinin de dava sonuna kadar yasaklanmasına, kararın tapu müdürlüğüne ve ilgili kurumlara derhal müzekkere yazılarak bildirilmesine, tedbirin teminatsız olarak verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece 12/09/2025 tarihli ara karar ile;HMK'nın 389. maddesine göre ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, iş bu davanın davaya konu taşınmazların davalı şirket adına olan tapularının iptali ile ... Petrol Ltd. Şti. Adına tesciline karar verilmesi için ... Petrol Ltd. Şti. ortağı tarafından taşınmazları devralan davalı ... İnş. Turz. Petrol Ltd. Şti. aleyhine açılmış tapu iptal tescil davası olduğu gözetildiğinde mevcut kira sözleşmeleri ile davalı şirket hisselerinin dava konusu olmadığından ve 3. kişilerin hukuki durumunu etkileyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi mümkün bulunmadığından mevcut kira sözleşmeleri ile davalı şirket hisselerine yönelik talebin reddine, davaya konu taşınmazlar üzerine konulmuş 25/07/2025 tarihli devir ve temlik yasağının muvazaalı işlemlere karşı gerekli korumayı sağlayacağı anlaşılmakta ise de tereddüte mahal verilmemesi bakımından ve telafisi imkansız ya da güç olacak zararlara yol açılmaması bakımından HMK'nın 389. Maddesinde ki şartların oluşması ve yaklaşık haklılığa ilişkin deliller bulunması nedeniyle davaya konu taşınmazların tapu kayıtlarına ipotek tesis edilememesi, kira ve intifa şerhi konulmamasına yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine yönelik istemin kabulüne karar verilmiştir. 22/09/2025 tarihli ara karar ile ;davalı şirketin tek pay sahipli anonim şirket olup tek pay sahibinin ... olduğu, iş bu dava ... Petrol Ltd. Şti. Ortağı tarafından ortağı olduğu şirket taşınmazlarının davalı şirkete devrinin iptali ile taşınmazların ortağı olduğu ... Petrol Ltd. Şti. Döndürülmesi için tapu iptal ve tescil istemi ile açılmış olup, ... AŞ'nin yönetim ve denetimine yönelik bir uyuşmazlık bulunmadığı ve uyuşmazlık konusu olmayan hususlara ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceği gerekçeleriyle talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili 12.09.2025 tarihli ara karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davanın mahiyeti gereği mahiyetin genişletilmesinin zorunlu olduğu, aksi halde davanın sonucunun anlamsız hale geleceğini ihtiyati tedbirin reddi ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir. Davacı vekili 22.09.2025 tarihli ara karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davalı yanca tapu iptali ile sınırlı olduğu ... şirketinin yönetimine ilişkin uyuşmazlık bulunmadığı yönündeki gerekçesinin hatalı olduğunu, kayyım atanmazsa dava sonuçlansa dahi fiilen uygulanmaz hale geleceğini, davalı şirkete dava sonuna kadar denetim ve yönetim kayyımı atanması gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili 12/09/2025 tarihli ara karara karşı sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davanın konusunun davalı şirketin taşınmazları başkasına yada mevcut kiracılara kiraya vermesi olmayıp kira ve irtifa şerhi verilmemesi yönündeki tedbirin mülkiyet hakkının ihlali niteliğinde olduğunun ve ölçüsüz kaldığını bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati tedbirin reddine ilişkin ara kararlar ile kısmen kabulüne ilişkin ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. HMK'nın 391/1. maddesinde; "Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebileceği, HMK'nın 391/2. maddesinde İhtiyati tedbir kararında; a) İhtiyati tedbir talep edenin, varsa kanuni temsilcisi ve vekilinin ve karşı tarafın adı, soyadı ve yerleşim yeri ile talep edenin Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, b) Tedbirin, açık ve somut olarak hangi sebebe ve delillere dayandığı, c) Tereddüde yer vermeyecek şekilde, neyin üzerinde ve ne tür bir tedbire karar verildiği, ç) Talepte bulunanın, ne tutarda ve ne türde bir teminat göstereceği, yazılır. HMK'nın 391/3. (28/07/2020 tarihinde değişik) maddesinde; ihtiyati tedbir talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verileceği ve bu karara karşı kanun yoluna başvurulabileceği, yüzüne karşı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen tarafın da kanun yoluna başvurabileceği, bu başvuruların öncelikle inceleneceği ve kesin olarak karara bağlanacağı, HMK'nın 392/1. maddesinde; "İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebileceği", Aynı yasanın 394. maddesinde "Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebileceği, ihtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı tarafın hazır bulunmaması halinde tedbire ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak kararı veren mahkemeye itiraz edebileceği, itiraz eden dilekçe ile itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazın dayanağı olan tüm delilleri eklemek zorunda olduğu, mahkemenin ilgilileri dinlemek üzere davet edeceği, gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yapılarak karar vereceği, itiraz hakkında verilen karara karşı da kanun yoluna başvurulabileceği" şeklinde düzenlemeler mevcttur. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Somut olayda, davacı yanca 11/09/2025 tarihli dilekçe ile davalı ... şirketinin taşınmazlar üzerinde; ipotek tesisi, kira/intifa sözleşmesi kurulması ve tapuya şerhi, mevcut kiracıların tahliyesi, hisse devirleri, dahil olmak üzere mülkiyet hakkına dayalı tasarruflarda bulunmasının, davanın sonuna kadar ihtiyaten yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek mahkememizce verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının davalı ... şirketinin taşınmazlar üzerinde ipotek, kira/intifa sözleşmesi, şerh ve tahliye gibi her türlü tasarrufta bulunmasını da kapsayacak şekilde genişletilmesine, muvazaalı işlemlerin devamını engellemek amacıyla ... İnşaat A.Ş.’nin hisselerinin üçüncü kişilere devrinin de dava sonuna kadar yasaklanmasına dair ihtiyati tedbir talep edilmiş, mahkemece 12/09/2025 tarihli ara kararda yazılı gerekçe ile ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Mahkemenin 12/09/2025 tarihli ara kararına karşı davacı vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde; ilk derece mahkemesinin gerekçesi de göz önünde bulundurularak mevcut kira sözleşmeleri ile davalı şirket hisselerine yönelik yasal koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin 12/09/2025 tarihli ara kararına karşı istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir. Öte yandan, davacı vekilinin 18/09/2025 tarihli dilekçesi ile davalı şirkete yönetim ve denetim kayyımı atanması talep edilmiş, mahkemece 22/09/2025 tarihli ara karar ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup, eldeki davanın niteliği ve mahkeme gerekçesi gözetildiğinde davacı vekilinin davalı şirkete yönetim ve denetim kayyımı atanmasına yönelik talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin 22/09/2025 tarihli ara karara karşı istinaf itirazları da yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin 12/09/2025 tarihli ara karara yönelik istinaf itirazlarının incelemesine gelince ; Somut olayda, mahkemece davacı vekilinin 11/09/2025 tarihli dilekçesindeki talebi üzerine evrak üzerinde inceleme yapılmak suretiyle ve davalı yanın yokluğunda 12/09/2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş olup, davalı yanca ihtiyati tedbirin kısmen kabulüne dair 12/09/2025 tarihli ara karara karşı istinaf dilekçesi sunulmuş ise de, ilk derece mahkemesince HMK'nın 394/(4) maddesinin açık hükmü uyarınca davalı vekilinin istinaf dilekçesi itiraz dilekçesi olarak kabul edilerek tarafları dinlemek üzere davet edip yapacağı duruşma sonucunda itiraz hakkında karar verilmesi ve gerekçeli ara kararın yazılarak taraflara tebliğ edilmesi ve yasal süresi içerisinde ara kararın istinaf başvurusunda bulunması halinde dosyanın Dairemize gönderilmesi gerektiğinden davalı vekilinin istinaf itirazları incelenmeksizin dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin 12/09/2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kısmen reddi ve 22/09/2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararlarında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin 12/09/2025 ve 22/09/2025 tarihli ara kararlara karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Aleyhine tedbir talep edilen davalıdan alınması gerekli olan 615,40 TL istinaf karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 5-Aleyhine tedbir talep edilen davalıdan tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından karşı taraf davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, B)1-İlk derece mahkemesinin 12/09/2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karşı davalı vekilinin istinaf dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabul edilerek tedbire itiraz hakkında HMK'nın 394/(4).maddesi kapsamında duruşmalı inceleme yapılarak karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi.17/10/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -