11. Hukuk Dairesi 2008/11389 E. , 2010/2019 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.03.2008 tarih ve 2006/391-2008/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi 2006/391-2008/57 vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosy…
**11. Hukuk Dairesi 2008/11389 E. , 2010/2019 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.03.2008 tarih ve 2006/391-2008/57 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi 2006/391-2008/57 vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalının “çocuklar için kumlu boyama” başlıklı buluş için faydalı model belgesi aldığını, bu buluşun yenilik özelliği taşımadığını, 551 sayılı KHK’nin 156. maddesine aykırı olduğunu, 1940-1950’li yıllardan itibaren Milli Eğitim Bakanlığı müfredatında yer aldığını, Türkiye’de ve dünyada bilindiğini, bu buluşun, aplikasyon tekniği ile üretilen ürün olduğunu, 1999 yılından beri Toys R Us mağazalarında satıldığını, Milliyet Gazetesi ekinde dağıtıldığını, ayrıca faydalı modeldeki “özel işlemden geçirilerek” ibaresindeki özel işlemin ne olduğunun belli olmadığını, bunun da 551 sayılı KHK’nin 165/b maddesine aykırı olduğunu” ileri sürerek, davalıya ait TR 2003 00059 numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğünü, verilecek kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin buluşunun yenilik ve sanayiye uygulanabilirlik özelliğine sahip olduğunu, patentin aksine tekniğin bilinen durumunu aşmak gerekmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.