T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/111 - 2026/133 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/111 KARAR NO : 2026/133 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/10/2025 NUMARASI : 2025/315 E. - 2025/955 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesin…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/111 - 2026/133 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/111 KARAR NO : 2026/133 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/10/2025 NUMARASI : 2025/315 E. - 2025/955 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) Taraflar arasında görülen davada Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16/10/2025 tarih ve 2025/315 E. - 2025/955 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davacının 22/12/2021 tarihinde 499379470927 gönderi takip numaralı ve 40.887,00 TL tutarındaki ürünü içeren kargoyu davalı şirketin ... Şubesine teslim ederek ...’a adreste teslim kaydıyla gönderdiğini ancak ilgili gönderinin ... Kargo ... Şubesinden kimliği bilinmeyen bir başkası tarafından davacı tarafın bilgisi ve onayı dışında teslim alındığını, davacı tarafın yaşanan olay neticesinde kolluk kuvvetlerine olayı ihbar ettiğini haricen öğrendiklerini, davalıya zararın tazmini için ihtarname gönderilmiş olmasına rağmen ilgili şirketin makul süre içerisinde zararı tazmin etmediğini, davalının pervasızca hareket ettiğini ileri sürerek, taşıma esnasında kaybolan eşyanın fatura bedeli 40.887,00 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkil şirketin göndericinin verdiği bilgileri dikkate alarak ilgili kargoyu 02/09/2021 tarihinde taşıdığını, TTK madde 889 uyarınca davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddinin gerektiği, davaya konu kargonun müvekkili şirketçe göndericinin verdiği bilgiler ışığında taşınıp teslim edildiğini, teslimi yapan şirket çalışanının kargoyu teslim almak için gelen ve kendini kargonun alıcısı olarak tanıtan kişiye kargonun ayırt edici unsurlarını sorduğunu ve doğru cevap verilmesi üzerine kimlik kontrolü ile kargoyu teslim ettiğini, ilgisiz herhangi bir kişinin teslim şubesine gidip kendisini kargo alıcısı olarak tanıtmak suretiyle kargo ile ilgili bilgileri de vererek kargoyu teslim almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalının TTK madde 850 vd. maddelerinde açıklanan eşya taşıma işlemlerinin nasıl yapılacağına ilişkin hükümlere aykırı olarak hareket ettiği, ürünü süresi dışında veya taşıma sözleşmesinde belirtilen alıcıdan başkasına teslim ettiğine dair bir kanıt sunulamadığını, kargonun yanlış kişiye teslimi iddiasını kabul anlamına gelmemek kaydıyla bu iddianın kabul edildiği varsayımıyla hareket edilse dahi TTK madde 858 hükmü uyarınca davacının kargo içerisinde belirtilen vasıflarda emtia bulunduğunu ispat etmesinin gerektiğini, davacının kargo içeriğine dair iddiasını usulünce ispat edemediği takdirde müvekkili şirketin sorumluluğunun TTK madde 882 hükmü uyarınca belirleneceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı soruşturma dosyasının tarafı olmadığından bu dosyanın dosyaya kazandırılmasının esasa etki etmeyeceği, davacının taşınan emtianın içeriğine ilişkin iddiasını bilirkişi raporundaki tespitle ispatladığı, kargonun ...'a teslim edildiğinin davalı tarafça ispatlanamadığı, bu itibarla davacının TTK'nın 880. Maddesi uyarınca tazminata hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, 40.887,00TL'nin olay tarihi olan 22/12/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili tarafından dava konusu kargo alıcısına teslim edildiğinden, şirket çalışanı/yetkilisi tarafından CBS nezdinde şikayette bulunulmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda kargo paketi içerisindeki ekran kartı ve ana kartın desi-kg uyumu hakkında hesaplama yapılmadan uyumlu olduğunun değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, kargo içeriğini ispata yarar delillerin dosyaya sunulmadığını, kargo içeriğinin ispatından sonra tazmin edilecek zararın TTK'nın 880.maddesine göre eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı zaman ve yerdeki değerine göre belirlenmesinin gerektiğini, oysa bilirkişi raporunda bu yönde bir rayiç değer hesaplaması yapılmadığını, ürünün ikinci el olması durumunda kaybedeceği değerin toplam bedelden düşülmediğini, fatura bedeli üzerinden zarar miktarı belinlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 875. maddesi uyarınca taşıyıcının, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğu, 6102 sayılı TTK'nın 882. maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğu sınırlı olup, aynı Kanunun 886. maddesinde ise zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağının düzenlendiği, somut olayda dava konusu emtianın adreste teslimi yerine, davalı vekilinin de kabulünde olduğu üzere kargo şubesinde teslimi dolayısıyla, TTK'nın 886. maddesi gereğince gönderinin kaybedilmesi suretiyle davacının uğradığı zararın, davalının pervazsızca davranışından kaynaklandığının (Yargıtay 11. HD, E.2015/2815, K.2015/7806, T.05/06/2015; Yargıtay 11. HD, E.2015/10215, K.2015/13042) ve davalı şirketin anılan gönderi yönünden TTK'nın 882. maddesindeki sorumluluk sınırlamasından faydalanamayacağının, davacının dolaylı zararları dahil, uğradığı tüm gerçek zararlarını davalıdan talep edebileceğinin kabul edilmesinin yerinde olduğu, TTK'nın 880. Maddesi uyarınca, taşıyıcının, eşyanın tamamen veya kısmen zıyanından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminatın, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanmasının gerektiği, somut olayda davacı tarafça kargo içeriğinin ekran kartı ve anakart olduğunun iddia edildiği, eşyanın taşınmak üzere taşıyıcıya teslimi anında davalının düzenlediği belgede eşyanın türü açıklanmaksızın "1 paket " ve "15 Kg- 15 Desi" olarak belirtildiği, davacının aynı zamanda taşıma tarihi olan 22/12/2021 tarihinde düzenlenen 40.887,00 TL'lik ekran kartı ve anakart faturasını sunarak kargo içeriğinin bunlardan oluştuğunu iddia ettiği, mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi doğrultusunda "15 Kg- 15 Desi" açıklamasının faturası sunulan ana kart ve ekran kartı ile uyumlu olduğu kabul edilerek maddi tazminata hükmedilmesinin de dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.792,99-TL istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL maktu, 1.683,10-TL nispi olmak üzere toplam 2.298,50-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 494,49-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 22/01/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.