11. Hukuk Dairesi 2008/11633 E. , 2010/2237 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/06/2008 tarih ve 2006/489-2008/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisi…
**11. Hukuk Dairesi 2008/11633 E. , 2010/2237 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/06/2008 tarih ve 2006/489-2008/162 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekili şirketin “Bebelac” ve “Milupa” marka metabolik ürünlerin dağıtımını ve pazarlamasını yaptığını, bu mamalardan “pku 1”, “pku 2”, “pku 3” ve “pku 1 mix” isimli ürünleri halka arzettiğini, bu ürünler üzerinde marka hakkına sahip olduğunu, bu markalar için tescil başvurusunda bulunduğunu, davalının www.mama.com.tr adresinde müvekkiline ait ürünleri ve markaların izinsiz olarak kullanıldığını, davalının bu eyleminin marka hakkına tecavüz oluşturduğunu, ihlalin hala devam ettiğini, henüz piyasaya sunulmamış olmasına rağmen ürünlerin gümrükte Sağlık Baklanlığı'nın ithalat izinini beklediğini, ayrıca internet sitesinde bu ürünlerin yayınlanmasının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek, müvekkili şirketin marka hakkına tecavvüz oluşturan fiillerin durdurulmasını, anılan internet sitesinin kapatılmasını, davalı şirkete ait ürünlere el konulmasını, imhasını ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı şirketin tescil için başvurusunda bulunduğu “pku” sözcüğünün ayırt edici nitelikte olmadığını, zira bu ibarenin kalıtsal metobolik hastalığın tıp litaratürüde kabul edilmiş kısaltması olduğunu, bir çeşit hastalık türü olup herkes tarafından kullanıldığını, davacı şirketin kullandığı “pku” ibaresini marka olarak nitelendirilemeyeceğini, “pku” kelimesinin yanında yer alan 1, 2, 3 sayıları ve mix ibaresinin sözkonusu kelimeyi ayırt edicilik kazandırarak onu marka haline dönüştürecek nitelikte olmadığını,“pku”ibaresinin dünyanın hiçbir yerinde tescilli olmadığını, müvekkilinin ürünlerindeki “comida pku 1”, “comida pku 2”, “comida pku 3”, “comida pku 2 mix” isimlerinin iltibas yaratmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.