11. Hukuk Dairesi 2020/6208 E. , 2021/5045 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.12.2018 tarih ve 2017/749 E- 2018/1056 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.07.2020 tarih ve 2019/216 E- 2020/638 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı…
**11. Hukuk Dairesi 2020/6208 E. , 2021/5045 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.12.2018 tarih ve 2017/749 E- 2018/1056 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.07.2020 tarih ve 2019/216 E- 2020/638 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, TEDAŞ'ın özelleştirme kapsamına alınması ve 20 ayrı dağıtım şirketine ayrılması kapsamında davacı ile davalının arasında 24.07.2006 tarihinde "İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi"nin akdedildiğini, anılan sözleşmenin 7.1, 7.2, 7.3, 7.4, 7.5 ve 7.6 maddelerine göre dağıtım faaliyetinin yürütülmesi amacıyla gerçekleştirilen iş ve işlemlerden kaynaklanan sorumluluğun dönemsel olarak paylaştırıldığını, sözleşme öncesi dönemde meydana gelen iş kazası nedeniyle 3. kişiye toplam 172.526,82 TL'nin ödendiğini ileri sürerek, bu meblağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, zamanaşımı def'inde bulunmuş, davanın esasına ilişkin olarak da davacı şirketin özelleştirilmesinin hisse satışı suretiyle gerçekleştirildiğini, "İhale Şartnamesi ve Hisse Satış Sözleşmesi" hükümleri uyarınca müvekkilinden talepte bulunulamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince, iş kazasının işletme hakkı devri sözleşmesinden önce gerçekleştiği, tazminat davasının da anılan sözleşmeden önce TEDAŞ aleyhine açıldığı, anılan dava neticesinde davacı tarafça 3. Kişilere 05.05.2011 tarihinde 172.526,82 TL ödeme yapıldığı, işletme hakkı devri sözleşmesi uyarınca davacının ödediği bedeli davalıdan talep edebileceği gerekçesi ile172.526,82 TL'nin ödeme tarihi olan 05.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılamaya göre, davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.