4. Ceza Dairesi 2019/3198 E. , 2019/11771 K. "" Kişilerin huzur ve sükununu bozma ve tehdit suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/07/2018 tarihli ve 2018/116575 soruşturma, 2018/89276 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 19/10/2018 tarihli ve 2018/6861 Değişik İş sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanl…
**4. Ceza Dairesi 2019/3198 E. , 2019/11771 K.** **"İçtihat Metni"** Kişilerin huzur ve sükununu bozma ve tehdit suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 03/07/2018 tarihli ve 2018/116575 soruşturma, 2018/89276 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 19/10/2018 tarihli ve 2018/6861 Değişik İş sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 01/04/2019 gün ve 94660652-105-34-3523-2019-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10/04/2019 gün ve 2019/36793 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesiyle Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi: Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede; 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, hukuki ihtilaf nedeniyle şüpheli hakkında üzerine atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de, müşteki vekilinin sunduğu dilekçede müştekinin borcu olmamasına rağmen sürekli aranarak ve mesaj çekilerek rahatsız edildiğinin belirtildiği, bu hususta bir araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesinin gerekmesi karşısında, anılan Kanun’un 160. maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: