İSTİNAF KARAR TARİHİ:01/10/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:07/10/2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2025 tarih ve 2023/223 Esas 2025/455 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan sözleşmeden nakliye ücreti davalı şi…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1521 KARAR NO: 2025/1661 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/05/2025 ESAS NO: 2023/223 KARAR NO: 2025/455 DAVANIN KONUSU: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:01/10/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:07/10/2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/05/2025 tarih ve 2023/223 Esas 2025/455 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında yapılan sözleşmeden nakliye ücreti davalı şirkete ait olmak üzere 307.108,00-TL'lik 176.320 adet BİMS'in müvekkili şirkete tesliminin kararlaştırıldığını, davalının bir miktar BİMS'i teslim ettikten sonra maddi sıkıntıları sebebiyle nakliye bedelinin karşılanamadığı gerekçesiyle müvekkili şirket ile görüşme gerçekleştirdiğini, buna göre kalan malzemelerin nakliyesini müvekkili şirketin üstlenmesi karşılığında nakliye bedeli yerine BİMS verme vaadiyle 23/06/2022 tarihli ikinci sözleşme imzalandığını, buna göre 177.000 BİMS'in müvekkiline teslim edilmesi hususunda anlaşıldığını, sözleşme bedelinin davalı şirketin ...bankası hesabına 07/12/2021 tarihinde 75.000,00-TL, 24/11/2021 tarihinde 75.000,00-TL ve 10/11/2021 tarihinde 150.000,00-TL olacak şekilde davalının müvekkiline şuana dek toplamda 229.542 adet BİMS teslim etmesi gerekirken sadece 123.933 adet teslim ettiğini, kalanların teslim edilmediğini, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi halinde bu iddialarının ortaya çıkacağını, 08/11/2022 ve 30/11/2022 tarihlerinde davalı şirkete söz konusu sözleşmeden doğan borçlarını ödemesi için ihtarname göndererek süre verildiğini ancak sözleşmedeki adrese ihtarların ulaşmadığını, davalı şirketin yüklendiği edimi yerine getirmediğini ve temerrüte düştüğünü, davalı tarafça sözleşmeye uyulmaması nedeniyle müvekkilinin daha yüksek bedelle BİMS almak zorunda kaldığını bu nedenle zarara uğradığını, TBK'nın 125. maddesi uyarınca sözleşmenin aynen ifası seçimlik haklarını kullanarak sözleşmede kararlaştırılan ve teslim edilmeyen 105.609 adet BİMS'in müvekkiline teslimine, aksi halde fiili ödeme tarihindeki değerin davalıdan tahsiline, sözleşmenin zamanında ifa edilmemesi nedeniyle daha fazla para ödenerek alınan BİMS sebebiyle uğranılan zararın tazmini amacıyla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100.000,00-TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. DAVALI VEKİLİ'NİN İLK DERECE DOSYASINA SUNDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE: Öncelikle davacı tarafın TTK 18/3 maddesi uyarınca müvekkilini temerrüte düşürecek bir işlem yapmadığını, davacının ikinci sözleşme adıyla dosyaya sunduğu belgede müvekkili firmanın imzasının bulunmadığını, bu nedenle bu sözleşmenin müvekkilini bağlayıcı olmadığını, müvekkilinin sözleşme gereği teslim ve sorumlu olduğu malları davacıya teslim ettiğini, bilirkişi incelemesiyle bu durumun ortaya çıkacağını, haksız ve kötü niyetle açılan davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Dava, taraflar arasında yapılan sözleşmenin ifası, mümkün olmaması halinde teslim edilmeyen bims bedeli ve munzam zararın ödenmesi talebine ilişkindir. Davacı, davalı ile 176.320 adet bims teslimi hususunda anlaşma yaptıklarını, sözleşme kapsamında bir miktar bims teslimi yapıldığını, daha sonra 23/06/2022 tarihli yeni bir sözleşme yaptıklarını, bu sözleşme ile davalının eksik bims ve nakliye bedeli karşılığında 177.000 adet bims teslim etmeyi vaad ettiğini, toplamda 229.542 adet bims teslim edilmesi gerekirken 123.933 adet bims teslim edildiğini, 105.609 adet bimsin teslim edilmediğini iddia etmiş, sözleşmenin aynen ifasını, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 50.000,00-TL bims bedelinin ve 50.000,00-TL munzam zararın davalıdan tahsilini talep etmiş, davalı ikinci sözleşme isimli sözleşmede imzasının bulunmadığını, davacıya teslim etmediği bims bulunmadığını beyanla açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Dosyaya sunulu 23/06/2022 tarihli sözleşmede tarafların "177000 adet malzeme" tedariki hususunda anlaştıkları görülmekle birlikte sözleşmede davalının davacıya hangi ölçülerde, hangi cinste, kaç adet bimsi hangi tarihe kadar teslim etmeyi vaad ettiği gibi özelliklere yer verilmemiştir. Bu durumda eldeki davada davacı, ödeme yaptığı miktar ile faturalara göre kendisine teslim edilen bims miktarının bedeli arasındaki farkı ve teslim edilmeyen bims bedelini üçüncü kişilerden satın almak zorunda kaldığı ve fazladan ödeme yapmak zorunda kaldığı munzam zararı isteyebilecektir. Mahkememizce taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacı ticari defterlerine göre davacı şirket, davalı şirkete bims bedeli olarak toplamda 300.000,00-TL ödeme yapmıştır. Ancak davalı 81.245,83-TL tutarında bims teslim etmiş olup 218.754,17-TL tutarında ürünü davacıya teslim etmemiştir. Yine davacının davalının sözleşme ile teslim etmeyi vaad ettiği bimsleri eksik teslim etmesi nedeniyle 89.700,01-TL tutarında ürünü üçüncü kişilerden almak zorunda kalmıştır. Davalı ise 2021 yılı ticari defterlerini bilirkişiye sunmamış, bilirkişi tarafından yeterli inceleme yapılamadığından 26/01/2024 tarihli rapor eksik veri ile tanzim edilmiştir. Davalının verilen kesin süre içerisinde ticari defterlerini sunmaktan imtina etmesi nedeniyle davacının ticari defterlerindeki kayıtlar dikkate alınarak hüküm tesisi yoluna gidilmiştir. Davacı vekili 27/01/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile başlangıçta 50.000,00-TL olarak talep ettiği eksik bims bedelini 25/01/2025 tarihli ek rapor uyarınca 774.491,30-TL'ye yükseltmiş ise de kendi ticari ticari defterlerine göre alacak miktarı 218.754,17-TL olup teslim edilmeyen bimslerin dava tarihindeki değerini isteme hakkı bulunmamaktadır. Davacı öncelikle bimslerin aynen iadesini talep etmiştir. Yukarıda da açıklandığı üzere ikinci sözlemede davalının davacıya hangi miktarda ve ne ölçülerde bims vermeyi taahhüt ettiği açıkça yazılı değildir. İlk sözleşme olarak ifade edilen fiyat teklifi faturasında ürün adet ve ölçüleri yazılı ise de 23/06/2022 tarihli sözleşmede bu nitelikler belirtilmemiş, "malzeme" olarak belirtilmekle yetinilmiştir. Sözleşmede açıkça nitelikleri yazmaması nedeniyle davalının aynen iade yükümlülüğünden de bahsedilemeyecek olup yalnızca davacıdan almış olduğu ödeme karşılığında teslim etmediği bims bedelini iade etmek ve davacının munzam zararının ödemekle yükümlü olduğu hususunda şüphe yoktur. Netice itibariyle davacının aynen teslim talep etmesi mümkün olmadığından davalının teslim etmediği bims bedeli 218.754,17-TL ile munzam zarar 89.700,01-TL'nin dava ve ıslah dilekçesinde hangi tarihten itibaren faiz talep edildiği belirtilmediğinden dava ve ıslah tarihlerindeki talep miktarına göre ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine dair hükmün tesisi uygun görülmüştür. Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-218.754,17-TL teslim edilmeyen BIMS bedelinin 50.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 06/03/2023 tarihinden, 158.754,17-TL'sinin ıslah tarihi olan 27/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine,2-89.700,01-TL munzam zarar bedelinin 50.000,00-TL'sinin dava tarihi olan 06/03/2023 tarihinden, 39.700,01-TL'sinin ıslah tarihi olan 27/01/2025 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine..." dair karar verilmiştir. İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinden özetle; ilk derece mahkemesince her ne kadar 23/06/2022 tarihli sözleşmede BİMS lerin niteliğinin yazmadığından bahsedilmişse de yapılan ikinci sözleşmenin ilk sözleşmenin eki niteliğinde olduğunun açıkça ortada olduğunu, ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak teslim edilmeyen BİMS lerin dava tarihindeki değerinin istenilmeyeceği kanaatine varıldığını, Yargıtay'ın istikrar kazanmış kararı uyarınca denkleştirici adalet ilkesine göre sözleşme tarihindeki bedel üzerinden rayiç değer üzerinden uyarlanacak miktar itibariyle davalının sorumluluğunun mevcut olduğunu, güncel piyasa bedeli araştırılarak bu bedel üzerinden karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı kararının kabulünün mümkün olmadığını, tehiri icralı şekilde istinaf dilekçesi sunduklarını, taraflarına yerel mahkeme tarafından dosyanın tehiri icralı istinaf edildiğine dair evrak verilmesini, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan alacak (eksik teslimden doğan zarar )ve munzam zarar istemine ilişkindir Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, taraflar arasında düzenlenen sözleşmelerin kapsamına, mahkemece benimsenen 29.07.2024 tarihli bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelere, mahkemenin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmelerine göre ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin hiç birinin yerinde görülmediği anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiği değerlendirilmiştir. Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı taraf vekilinin söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin istinafa konu edilen 14/05/2025 tarih ve 2023/223 E. - 2025/455K.Sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf eden davacıdan alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/10/2025