İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; ASIL DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirketin ....'de davalı... ... AŞ'nin acentesi olarak kendi otobüsleriyle taşımacılık yaptığını, bu şirketten önce de davalı .... .. AŞ kapsamında hizmet verdiğini, aradaki ilişki nedeniyle 2014 yılından beri davalılardan 252.000-TL alacaklarının bu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2022/2349 KARAR NO: 2026/461 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/09/2022 NUMARASI: 2020/418 Esas - 2022/622 Karar DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/08/2020 BİRLEŞEN İSTANBUL 20. ATM'NİN 2020/529 ESAS SAYILI DOSYASI DAVA: İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/10/2020 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; ASIL DAVA: Davacı vekili, müvekkili şirketin ....'de davalı... ... AŞ'nin acentesi olarak kendi otobüsleriyle taşımacılık yaptığını, bu şirketten önce de davalı .... .. AŞ kapsamında hizmet verdiğini, aradaki ilişki nedeniyle 2014 yılından beri davalılardan 252.000-TL alacaklarının bulunduğunu, ayrıca müvekkilinin zarara uğradığını, yolcuların internetten ve çağrı merkezinden aldığı bilet ücretlerinin davalının hesabına geçerken, bu yolcuların taşındığı otobüslerin ....'den çıkış paralarını müvekkiline verdiğini, ama bunları geri alamadığını, yine pos cihazından alınan bilet bedellerinin de davalı şirketin hesaplarına geçtiğini, komisyonların ödenmediğini, dönüş seferleri komisyonlarının da alınamadığını, müvekkilinin maliki olduğu otobüslerin alacaklarının ödenmediğini, davalının gerekçesiz "birtakım cezalar" adı altında kesintiler yaptığını, sistemin müvekkiline kapatıldığından zarara uğranıldığını, sözleşmenin verilmediğini, koltuk başına 4-TL sigorta bedeli kesildiğini, "Mali Sigortası" adı altında her araçtan yıllık 2.500-TL alındığını, oysa araçların bu sigortalarının olduğunu; "..." kartla satılan biletlerde yolculara yapılan indirimin %10 olarak müvekkilinden kesildiğini; gerekçesiz olarak her seyahatten "İade Hakkı" adı altında 2-TL, 3-TL, 4-TL kesintiler yapıldığını; alınan yakıtlar için indirim yapılmadığını ve fatura verilmediğini; otobüs ikramlarının davalının işyerinden alınmaması durumunda keyfi ceza kesintileri yapıldığını; araç içindeki internet kullanımından dolayı "......" adı altında kesinti yapıldığını, halbu ki internet için ayrıca ödeme yapıldığını; her 3 ayda bir araçlara yapılan film yüklemesi nedeniyle 250-TL alındığını; seyahat başına 6-TL reklam bedeli alındığını; her seyahatte "depozito" adı altında dayanağı olmayan keyfi kesintiler yapıldığını ve mağduriyeti artan müvekkilinin artık davalılar için hizmet vermediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 15.000-TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili, talebin zamanaşımına uğradığını; müvekkili... ... AŞ ile davacı arasında sözleşme bulunmadığını, diğer müvekkili ile davacı arasında 14/11/2012 tarihli sözleşmenin imzalandığını, davacının soyut iddialarını ispatlaması gerektiğini, müvekkili .... ... AŞ'nin 31/03/2019 tarihi itibariyle davacıdan hakları saklı kalmak üzere 153.550,07-TL alacaklı bulunduğunu; davacının .......'de 10.000-TL talepli açtığı davada yetkisizlik kararı verildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. BİRLEŞEN DAVA : Davacı vekili, ana acentelik sözleşmesi kapsamında müvekkili... ... AŞ'nin (birleşen davada) dava dışı .... ... AŞ'den alacak ve borçlarını devraldığını, buna göre dava dışı şirketin birleşen davada davalı (asıl davada davacı) şirketten 14/11/2012 tarihli acentelik sözleşmesi kapsamında alacağının da temlik alındığını, 162.970,59-TL asıl alacak ve 957,73-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 163.928,32-TL'nin tahsili için davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında takip başlatıldığını, ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının takibe itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP : Davalı vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin açtığı alaca istemli asıl davadan sonra birleşen davaya konu haksız takibin başlatıldığını ve müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunu belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, asıl ve birleşen dosyalarda alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre asıl davada davacı-birleşen davada davalı şirketin 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulduğundan lehe delil niteliğinin bulunduğu, 2018, 2019 ve 2020 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulmadığından lehe delil niteliğinin bulunmadığı, asıl davada davalılar-birleşen davada davacının lehe delil teşkil eden defter ve kayıtları ile bilet-ödeme sistemi programında, davalı adına 92.023,29-TL kesinti yapıldığı, kesintilerin faturalama ve virman kaydı şeklinde davacının alacağından mahsuplaştırıldığı, her ne kadar, acentelik sözleşmesinde, davalılarca yapılan kesintilere ilişkin hüküm bulunmasa da, sözleşmenin kurulma tarihinden taraflar arasındaki ilişkinin son bulduğu 2019 yılına kadar kesintilerin fiili uygulama olarak taraflarca benimsendiği, basiretli tacir olan davacının kesintilere itiraz etmediği, kesintilerden kaynaklanan ihtirazi kayıtsız olarak ödemeleri yaptığı, kesintilerde usulsüzlük bulunmadığından asıl davada davacının alacağını ispatlayamadığı; birleşen davada davacının davalıdan 162.970,99-TL asıl alacaklı olduğunun belirlendiği, davalı takipten önce temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz istenemeyeceği ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, asıl davanın reddine; birleşen davanın kısmen kabulü ile davalının icra takibine 162.970,99-TL asıl alacak için itirazının iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %19,50 avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine; alacağın %20’si 32.594,19-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili, davanın açılmasının davalının uygulamalarına itiraz edildiğini gösterdiğini, istinabe yoluyla yapılan bilirkişi incelemesinde müvekkilinin kayıtlarının tam olarak incelenmediğini, hatta bilirkişi heyetinin dahi bu hususta hukukçu bilirkişinin bulunması gerektiğini belirttiklerini, davalı taraf kayıtlarını inceleyen bilirkişilerin davalının yetkilileriyle istişare ederek rapor hazırladıklarının anlaşıldığını, müvekkilinin davalıdan 590.519,35-TL alacağının irdelenmediğini, müvekkilinin banka kayıtlarının istenilmediğini; tamamen davalının tasarrufundaki bilgisayar sisteminin incelenmediğini ve haksız kesintilerin araştırılmadığını belirterek, kararın kaldırılması ile asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Asıl dava, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili; birleşen dava, aynı kapsamda birleşen davada davacının davalıdan olan alacağının tahsili için başlatılmış icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl davada davacı-birleşen davada davalı ....... .... Şti.'nin ticari defterlerinin incelendiği merkezinin bulunduğu yer Gümüşhane AHM'den istinabe yoluyla alınmış 17/05/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda, davacının 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılı defterlerinin tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yapıldığı, ancak 2018 ve 2019 yılı defterlerinin kapanış, 2020 yılı defterinin ise açılış ve kapanış tasdikleri olmadığından lehine delil olamayacağı, buna göre asıl davada davalı .... ... AŞ'den alacağı 163.501.73-TL'nin 2017 yılında mahsup yoluyla tahsil edildiği; 2014, 2015 ve 2016 yıllarına ait iddia edilen kesinti miktarının 153.689.50-TL'sinin davacının sunduğu excel tablosundan tespit edildiği, ticari defter kayıtlarının alacağı yansıtmadığı, kesintilerin sözleşmeye dayanmadığından davacının talebinin değerlemesinin yapılamadığı; davacının asıl davada davalı-birleşen davada davacı... ... AŞ'den 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait defter kayıtlarında toplam 590.519.35-TL alacak bakiyesinin görüldüğü görüşü bildirilmiştir. Asıl davada davalıların-birleşen davada davacının ticari defter ve kayıtlarının incelendiği 28/12/2021 tarihli bilirkişi heyet kök raporunda, şirket adresinde hem ticari defter ve kayıtların, hem de davacının bilet ve ödeme sistemini takip ettiği "... yazılım programı"ndan sunulan verilerin incelendiği, ticari defterinin açılış, kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı; davalının "... yazılım programı"nda davacı adına 92.023,29-TL tutarında kesinti yaptığı, kesintilerin muhasebeye faturalama ve virman kaydı şeklinde yansıtıldığı, davacıdan olan alacağından mahsuplaştırıldığı; davalının bilet ve ödeme sisteminde internet, çağrı merkezi (call center) ve kredi kartı ödemelerde 29.150-TL olduğu, bu ödemenin davacının müşteri hesabına virman borçlandırma kaydıyla yansıtıldığı, davacıdan olan alacaktan mahsuplaş tırıldığı; asıl davada davalı... ... AŞ'nin 2020 yılı defter ve kayıtlarının incelenmesinde kapanış kayıtlarında ... nolu yevmiye maddesinin incelenmesi neticesinde ...nolu asıl davada davacı-birleşen davada davalıdan 164.459,82-TL alacaklı göründüğü; acentelik sözleşmesi kapsamındaki alacaklar 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğundan davacının ilk olarak Gümüşhane AHM'de açtığı açtığı 15/04/2019 tarihi itibariyle 15/04/2014 tarihinden önceki alacakların zamanaşımına uğradığı; kesintilerin hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşıldığı, ancak aksi kanaatte olunursa 92.023,29-TL'nin tekrar değerlendirilerek söz konusu tarih itibariyle bir belirleme yapılması gerektiği; acentelik sözleşmesinde, asıl dava davalılarınca yapılan kesintilere ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, asıl davada davacı tarafından, söz konusu kesintilere ilişkin uzun yıllar herhangi bir itiraz ileri sürülmemesi ve ödemelerin ihtirazi kayıtla yapılmamasının kesintilere zımnen rıza gösterildiği sonucunu doğuracağı; birleşen davada davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu ve lehe delil olduğu, birleşen davada davalının defterlerinin usulüne uygun olmadığı dolayısıyla sahibi aleyhine delil olduğu, davalı tarafça davacı defterleri aleyhine bir delil de sunulmadığı için 163.928,32-TL borçlu bulunduğu görüşü ifade edilmiştir. Asıl davada davacı vekilinin itirazı üzerine alınmış ek raporda, kök raporda bir değişiklik yapılmadığı bildirilmiştir. Birleşen dosyaya konu .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasında, davacının davalıdan, cari hesap alacağından kaynaklı olarak, 162.970,59-TL asıl alacak ve 957,73-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 163.928,32-TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek %19,50 avans faiziyle birlikte tahsilinin istenildiği; davalının itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Birleşen dava dilekçesi ekindeki 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait birleşen dava davacısı ile davalısı arasındaki işlemlere ilişkin hesap ekstrelerinin incelenmesinde, 2017 yılı açılışının davalının 86.975,20-TL borçlu kaydıyla yapıldığı, her ay yapılan virman ve karşılıklı borç-alacak kayıtlarıyla 159.198,19-TL davalının borçlu olarak kapatıldığı; 2018 yılının da benzer kayıtlarla 154.028,43-TL davalının borçlu olarak kapatıldığı; 2019 yılında yine virman ve karşılıklı borç-alacak kayıtları yapıldığı, özellikle çeşitli tarihlerde davalıya "... ... ..." açıklamalı işlemlerle borçlandırıcı kayıtlar yazıldığı ve davalının yıl sonunda 163.55,02-TL borçlu olarak göründüğü; 2020 yılında ise 31/01/2020 tarihli 904,80-TL davalı borçlandırıcı virman işlemiyle 164.459,82-TL davalının borçlu olarak kapanışının yapıldığı görülmüştür. Yine birleşen dava dilekçesiyle sunulmuş 10/08/2017 tarihli asıl dava davalıları arasındaki "Ana Acentelik Sözleşmesi" ile asıl davanın davalısı... ... AŞ'nin diğer davalı... ... AŞ'nin Türkiye'deki ana acentesi olarak yetkili kılındığı, taşımacılık faaliyetinin, yolcu biletlerinin satışının ve alt acenteliklerin verileceği, alacakların ana acenteye temlik edildiği ve ana acentenin borçları üstlendiği tespit edilmiştir.Eldeki asıl davada davacı davalılarla aralarındaki acentelik sözleşmesi kapsamında müvekkilinden çeşitli isimler altında ve tutarlarda haksız kesintiler yapıldığından ve müvekkiline ödenmesi gereken ödemelerin yapılmadığını belirterek 2014 yılından beri 252.000-TL alacağın bulunduğunun tespit edildiğini iddia ederek ve şimdilik 15.000-TL alacak talebinde bulunmuştur. Davacının ticari defterlerinin incelendiği denetime elverişli bilirkişi raporunda 2014-2017 yılları defterlerinin davacı lehine delil vasfının bulunduğu, 2018-2020 yılları defterlerinin ise lehe delil vasfında bulunmadığı belirlenmiştir. Davacının 2017 yılı defterlerine göre asıl dava davalısı .... ... AŞ'den olan 163.501,73-TL borcunun mahsup yoluyla tahsil edildiği görülmektedir. Dolayısıyla davacının kendi defterlerine göre, adı geçen davalıdan alacağının bulunmadığı anlaşılmaktadır. 2014-2016 yıllarında iddia edilen kesintinin 153.689,50-TL olarak excel belgesinde görüldüğü, defterlere yansıtılmadığı ve denetlenemediği belirtilmiştir. 2017 yılı defterinde davalı... ... AŞ'nin 15.608,92-TL borçlu kapattığı, davacının lehine delil olamayacak 2018 yılı defter kayıtlarından gelen 269.104,78-TL borçla birlikte 2019 ve 2020 yıllarının da 590.519,35-TL adı geçen davalının borçlu kaydıyla kapandığı görülmüştür. Lehlerine delil olduğu belirlenen davalı .... ... AŞ'nin 2014 yılı defterinden davacıdan 48.721,49-TL, 2015 yılında 54.203,90-TL, 2016 yılında 85.795,20-TL, diğer davalının 2017 yılında 114.942,41-TL, 2018 yılında aynı tutarda, 2019 yılında 163,55,02-Tl ve 2020 yılında da 164.459,82-TL alacaklı görünmektedir. Yine bilirkişilerce 2013-2019 arasında davacının 4.293.276,80-TL tutarında bilet sattığı, bunun 29.150-TL'sinin kredi kartıyla yapıldığı, kalanın ise nakitle satıldığı; aynı dönemde davacının 3.241.771-TL ödeme yaptığı belirlenmiştir. Davacının davaya konu ettiği hususlar, taraflar arasındaki acentelik sözleşmesinde düzenlenmemiştir. Buna göre tarafların arasında 2012 yılında sözleşmenin imzalanmasından beri basiretli tacir olan davacının, davalının fiyatlama ile kesinti gibi uygulamalarına karşı itiraz etmediği, ihtarname göndermediği, kendisinin yaptığı veya kendisine yapılan ödemelere karşı ihtirazi kayıt koymadığı dikkate alındığında, davalıların uygulamalarını benimsediği anlaşılmıştır. Buna göre, asıl davada davacının iddiaları ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesinde hata görülmemiştir. Birleşen davada ise aynı zamanda asıl davada davalı olan... ... AŞ'nin davalı-asıl dava davacısından 2017, 2018 ve 2019 yıllarında oluşmuş cari hesap alacağının tahsili için başlatılmış icra takibinde itirazın iptalini istemektedir. Yukarıda zikredilmiş birleşen davada davacının lehine delil olan defterlerinde dayanaklarıyla birlikte yeterli incelemeyi havi bilirkişi raporunda, davalıdan 164.459,82-TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Söz konusu bilirkişi raporunda, davacının biletleme sistemi de incelenmiştir. Davalının 2018-2020 yılları defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı ve bu tespitlere karşı da delil ileri süremediği dikkate alındığında, davalının birleşen davaya ilişkin de istinaf sebepleri benimsenmemiştir. Açıklanan nedenlerle, mahkemece asıl davanın reddine ve birleşen davanın kısmen kabulü ile likit alacak için icra inkar tazminatına dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, asıl davada davacı-birleşen dava davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl davada davacı-birleşen davada davalı .... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl dava için alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın asıl davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Birleşen dava için alınması gereken 11.132,54-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 2.863,84-TL harcın mahsubu ile kalan 8.268,70-TL harcın birleşen davada davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Asıl davada davacı birleşen davada davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 12/03/2026