11. Hukuk Dairesi 2023/3269 E. , 2024/5735 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1494 Esas, 2023/403 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/62 E., 2020/601 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye …
**11. Hukuk Dairesi 2023/3269 E. , 2024/5735 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1494 Esas, 2023/403 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/62 E., 2020/601 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 358.160,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket tarafından dava dışı sigortalıya ait soğutma kulesi yangın koruma paneli cinsi emtiaların "Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi" ile sigortalandığını, emtiaların sigortalı şirketin Bağdat/Irak şantiyesine davalı tarafından nakliyesi esnasında hasara uğradığını, fatura ve yapılan tespitler gereğince sovtaj durumu da dikkate alınarak toplamda 66.235,57 USD sigortalı zararının müvekkili şirket tarafından tazmin edildiğini ve müvekkilinin sigortalının haklarına halef olduğunu, emtiaların sigortalının şantiyesine nakliyesi sonrası sigortalı tarafından derhal hasarın tespit edildiğini ve hasar tutanaklarının düzenlendiğini, hasarın emtianın kamyondan boşaltılması veya kamyona yüklenmesi sırasında nakliye esnasında meydana geldiğinin eksperlerce tespit edildiğini, tazmin edilen tutarın tahsilatı amacıyla icra takibi başlatıldığını, borçlunun itirazları ile takiplerin durduğunu ileri sürerel 66.849,66 USD alacağa ilişkin itirazların iptaliyle takibin devamına, davalı aleyhinde icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, davaya konu emtiaların 10.04.2017 ve 15.04.2017 tarihlerinde alıcı adresine teslim edildiğini, emtiada vuku bulduğu iddia edilen hasar ile ilgili olarak müvekkiline yasal süresi içinde bildirim yapılmadığını, davacı tarafça sunulan ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, uyuşmazlığa konu emtiada hiçbir şekilde taşıyıcının sorumluluğunu gerektirecek bir nedenden ötürü hasar oluşmadığını, taşıma esnasında hasar meydana geldiği iddiasını reddettiklerini, emtiaların ambalajlanması, taşımaya hazır hale getirilmesi ve akabinde araç içi yükleme-istifleme işlemlerinin sigortalı tarafından ifa edildiğini savunarak davanın öncelikle usulden aksi halde esastan reddine, davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile sigortalısı Enka İnşaat ve Sanayi Anonim Şirketi arasında emtia blok abonman sigorta poliçesinin düzenlendiği, davacı ... şirketinin 15.07.2017 tarihli talebi üzerine hazırlanan 18.10.2017 tarihli ekspertiz raporuna göre; vasıtanın varış tarihinin 05.04.2017, ambara giriş tarihinin 15.04.2017, nihai depoya varış tarihinin 15.07.2017, ekspertiz tarihinin 27.08.2017 ve ekspertizin son bulduğu tarihin 16.10.2017 olduğu, ekspertiz yerinin Bağdat/Irak olarak belirtildiği, ekspertiz raporunda hasar tarihi konusunda bir bilgiye rastlanılmadığı, emtia toplamının 8.118m2 (45 palet, brüt 65.970kg) olduğu, yapılan ölçümlemelerde 3.420 m2'sinin kullanıldığının tespit edildiği, alınan bilgi ile de 4.618 m2'nin hurda olarak ayrıldığının belirtildiği, daha sonra kurtarma çalışmalarının yapılması ile kurtanlan emtianın 4.022,90m2 olduğunu, yapılan hesaplamalar sonucunda davacının ortak sigortadaki verilen teminattaki %35 lik payı nispetinde 66.235,57 USD toplam hasar tutarı belirlendiği, tavsiye üzerine sigortalı firmanın davalı firmaya rücu ihtarnamesi gönderdiği, davalının taşıdığı emtiayı tam ve sağlam bir şekilde teslim almasına rağmen hasarlı olarak teslim etmesi nedeniyle meydana gelen hasardan sorumlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, davacının eksper raporuna dayanarak sigortalısına 66.235,57 USD tazminat tutarını 14.11.2017 tarihinde ödediği, dava konusu olayda davacının rücu talebini dayandırdığı tazminat ödemesine ilişkin hasar uluslararası karayolu taşıma işi sonucunda ortaya çıktığından alıcının, gönderenin veya onlardan birinin sigortacısının taşıyıcıya rücu edebileceği tazminat alacağının olup olmadığının varsa miktarının tayininde CMR Konvansiyonunun (Convention Marchandise Routier) uygulanması gerekeceği, davalı firmanın düzenlediği 3 adet CMR senedi ile toplam 45 palet emtianın Almanya'dan yüklendiği, dosyada mevcut yükleme sırasında çekildiği anlaşılan fotoğraflara göre yükleme ve araca sabitlemeyi gönderici firmanın personelinin yaptığı, emtianın araç üzerinde sağlam ve hasarsız göründüğünün tespit edildiği, dava konusu olayda kullanılan 3 adet CMR senedi üzerinde emtianın hasarlı olduğuna dair bir şerh mevcut olmadığı, aracın varış tarihinden 4,5 ay sonra çekilmiş fotoğraflarda yer alan hasarlı diye belirtilen emtianın nakliye sırasında hasarlandığına ilişkin dosyaya delil sunulmadığı, fotoğraflara ve CMR senedi üzerine düşülmüş bir hasar şerhi olmadığına göre hasarın teslim sonrası tespit edilerek ilk 2 CMR için 18.04.2017, diğer CMR için 23.04.2017 tarihine kadar yazılı olarak davalı taşıyıcıya bildirildiğine dair bir belgeye de dosya kapsamında rastlanılmadığı, bu durumda CMR Konvansiyonun 30 uncu madde hükmü gereğince davacının sigortalısının emtiayı CMR senedinde olduğu gibi hasarsız olarak teslim aldığı kanaatine varıldığı, 04.05.2017 ve 06.05.2017 tarihlerinde düzenlenen tutanakların altındaki imzaların davacının sigortalısına ait çalışanlar olduğu, emtiayı taşıyan davalının veya adamlarından hiçbirinin bu tutanaklar altında imzasının olmadığı, bu durumda emtianın tesliminden 25 gün sonra tek taraflı olarak düzenlenen tutanakların emtianın nakliye sırasında hasarlanmıs olduğu iddiası ile örtüşmediği, sonuç olarak sigortalının CMR Konvansiyonu gereği 7 günlük yazılı bildirim şartına uymadığı, CMR senetleri temiz ve çekincesiz olmasına rağmen tek taraflı olarak teslimden 25 gün sonra hasar tutanağı düzenlendiği, içinde çelişkiler ve detaylı veri barındırmayan teslimden 4,5 ay sonra çekilmiş fotoğraflarla hazırlanan tahmine dayalı ekspertiz raporuna dayanarak davacının sigortalısına yaptığı ödemenin bir lütuf ödemesi (EX GRATIA) olduğu, hasarın davalı tarafından taşıma sırasında meydana geldiğinin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminat hakkının kayıtsız şartsız müvekkiline devri nedeniyle müvekkilinin halef sıfatını kazandığını, 7 günlük sürenin ne zaman başladığı ile ilgili bir değerlendirme yapılmadığını, CMR belgelerinde alıcı firmanın Enka Power Sistem firması olmadığını, CMR belgesinde alıcı olarak gösterilen Mass Energy Group Holding firmasının emtiayı teslim aldığına dair bir delil bulunmadığını, 7 günlük sürenin hak düşürücü süre olmadığını, sadece taşıyıcı lehine karine meydana geldiğini ve karinenin aksinin her zaman ispat edilebileceğini,hasarın davalının sorumluluk alanında gerçekleştiğinin ispatlandığını, emtiaların kontrollü bir şekilde paketlerden çıkarılması anında yapılan tespitlerin hasarın varlığını kanıtladığını, söz konusu tutanaklarda lojistik sorumlusunun da imzasının bulunduğunu, bu tutanakların davalı taşıyıcıya bildirildiğini, hasarın taşıyıcıdan kaynaklanan sebeplerden ötürü meydana geldiğinin ispatladığını, dosyaya sunulan fotoğrafların emtianın depoya alınmasından 20 gün sonra çekilmesine rağmen mahkemece 4,5 ay sonra çekildiğinden bahsedildiğini, tutanaklarda hasarlı emtiaların tek tek tespit edildiğini, davalının yüke nezaret yükümlülüğü gereğince istiflemenin hatalı yapıldığı hususunda uyarıda bulunmadığını, ekspertiz raporunda hasarın varlığı ve taşıyıcıdan kaynaklandığının açıkça belirtildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile CMR Konvansiyonu'nun 30 uncu maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre, alıcı, taşımacı ile birlikte durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatil hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse bu hususun onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde aldığına kanıt oluşturduğu, açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirimin yazılı olarak yapılacağı, CMR’nin anılan maddesinin esas itibariyle gönderilenin taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için teslim anında yapılması gereken düzenlemeleri içerdiği, usülüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malların teslim alınması durumunda malların sevk mektubuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir karine öngörüldüğü, bu hususun ispat külfeti bakımından önem taşıdığı, CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak taşıyıcının malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumlu olduğu, ancak, taşıyıcının CMR’de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabileceği, somut olayda; davacı tarafından nakliyat emtia sigortası ile sigortalanan emtianın taşınması işinin davalı tarafından yapıldığı, 3 adet CMR senedi ile taşınan emtiaların 2 CMR senedine konu emtianın 10.04.2017 tarihinde diğerinin ise 15.04.2017 tarihinde çekincesiz olarak teslim alındığı, alıcı tarafından düzenlenen 04.05.2017 ve 06.05.2017 tarihlerinde düzenlenen tutanaklarla hasarlı emtiaların tespit edildiği, hasarın tespitine ilişkin bu tutanaklarda davalı taşıyıcıyı temsilen herhangi bir çalışan yer almadığı gibi sigortalı tarafından davalı taşıyıcıya herhangi bir ihbarname de gönderilmediği, süresinde hasar ihbarı yapılmadığından, emtianın hasarsız olarak alıcıya teslim edildiği yönünde davalı taşıyıcı lehine karine oluştuğu, her ne kadar davacı tarafça taşıma senetlerinde alıcı olarak Mass Energy Group Holding firmasının gösterildiğini ve bu firmaya teslim yapılmadığından 7 günlük ihbar süresinin başlamayacağı ileri sürülmekte ise de emtiaların Mass Energy Group Holding'in yüklenicisi olduğu anlaşılan enerji santralinin inşaat sahasında faaliyet gösteren sigortalı firma tarafından teslim alındığının anlaşıldığı, bu nedenle 7 günlük ihbar süresinin CMR taşıma senetlerinde belirtilen teslim tarihlerinde işlemeye başladığının tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığı, eşyanın hasarlı olarak alıcıya teslim edildiğine dair taşıyıcı veya taşıyanların imzasını taşıyan veya resmi makamlarca düzenlenmiş bir tutanak ile hasarın nedeni veya miktarının belirlenmediği, ekspertiz raporunda hasarın büyük olasılıkla emtianın kara yolu taşıması sırasında seyir halinde ya da hatalı yükleme, elleçleme ya da boşaltma sırasında meydana geldiği, CMR belgeleri üzerinde herhangi bir açıklama bulunmaması ve transfer sırasında herhangi bir resmi tutanak düzenlenmemesi nedeniyle hasarların kara nakliyesi sırasında oluştuğu yönünde kanaat bildirildiği, her ne kadar davacı tarafça ekspertiz raporundaki tespitlerin esas alınması gerektiği ileri sürülmekte ise de ekspertiz incelemesinin 26.08.2017-27.08.2017 tarihlerinde yapıldığı, raporun ise 16.10.2017 tarihinde düzenlendiği, ürünün teslim edildiği tarih ile ekspertiz incelemesinin yapıldığı ve raporun düzenlendiği tarih aralığı, yine sigortalı firma tarafından hasar tutanağının teslimden 25 gün sonra düzenlenmesi, eksper raporunun kesinlik içermemesi dikkate alındığında ekspertiz raporu ve dosyadaki deliller ile davalı lehine oluşan karinenin aksi ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; emtianın gerçek alıcısı tarafından ne zaman teslim alındığı belirlenmeden ihbar süresine uyulmadığı yönünde tespit yapılmasının hatalı olduğunu, CMR belgesinde alıcı gösterilen Mass Energy Group Holding'in emtiayı teslim aldığına dair bir belge bulunmadığını, dolayısı ile 7 günlük sürenin ne zaman başladığının tespit edilemeyeceğini, 7 günlük ihbar süresinin hak düşürücü süre olmadığını, CMR Konvansiyonu 30 uncu maddesinde belirtilen ihbar süresine bağlı olmadan, taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksinin dosyaya sunulan deliller ve davalı tarafın ikrarı ile ispatlandığını, hasar tutanaklarında 7 adet imza bulunduğunu, davalının hasar tutanağındaki imzalara itiraz ve beyanı bulunmadığını, bu imzaların kime ait olduğu hususunda mahkemece araştırma yapılmadığını, hasar tutanaklarının taşıyıcıya gönderildiğini, bu suretle taşıyıcının sorumluluğunun ispatlandığını, davalının malları sağlam ve eksiksiz bir vaziyette teslim aldığını, mallar araca yüklendikten sonra bütün sorumluluğun taşıyıcıya ait olduğunu, taşıyıcının yüke özen borcu bulunduğunu, ekspertiz raporunun delil niteliği taşıdığını ve eksper raporunda hasarın varlığının tespit edildiğini, davalının eksper raporuna hiç bir itirazda bulunmadığını, yerel mahkeme kararının gerekçesinin çelişkili olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, emtia blok abonman sigorta poliçe kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili amacıyla başaltılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. CMR Konvansiyonu'nun 30 uncu maddesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.