T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1318 Esas KARAR NO : 2025/1828 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2021/630 Esas- 2023/349 Karar DAVA: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 06/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1318 Esas KARAR NO : 2025/1828 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2021/630 Esas- 2023/349 Karar DAVA: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) KARAR TARİHİ: 06/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Triko imalatı yapan müvekkili şirket ile iplik ve satışı yapan davalı şirket arasında varılan anlaşmaya göre, 14,10 TL/Kg birim fiyat üzerinden o günkü kur hesaplamalarına göre toplam 32.000 USD (Amerikan Doları) tutarındaki ipliğin müvekkili şirkete telimi karşılığında, 30.07.2016 vadeli 5.000 USD, 30.08.2016 vadeli 5.000 USD, 30.09.2016 vadeli 5.500 USD, 30.10.2016 vadeli 5.500 USD, 30.11.2016 vadeli 5.500 USD, 30.12.2016 vadeli 5.500 USD bedelli olmak üzere toplam 32.000 USD tutarında altı adet senet düzenlenerek davalı şirkete verildiğini, müvekkili şirket tarafından verilen senetlerin vadelerinde ödemeleri gerçekleştirilmiş olmasına rağmen, davalı şirket tarafından sipariş konusu ipliklerden sadece 07.09.2015 tarih 10217 faturaya konu olan toplam 29.756,13 TL (9.642,26 USD) karşılığında 1.954,04 kg iplik teslim edildiğini, müteaddit talep ve uyarılara rağmen bugüne değin geriye kalan 22.357,74 USD karşılığı iplik teslim edilmediği gibi fazla ödenen paranın da müvekkili şirkete iade edilmediğini ve müvekkilinin mağdur edildiğini, davalı şirketin fazladan ödenmiş bulunan (32.000-9.642,26) = 22.357,74 USD tutarında müvekkili şirkete karşı sebepsiz zenginleşmiş bulunduğunu beyanla 22.357,74USD (81.652,70 TL)'nin senetlerin ödeme tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından herhangi bir sözleşme imzalanmadığını, sözleşme hususunun ispatı gerektiğini, daha önce davacı tarafından gönderilen ihtarnameye cevaben Zeytinburnu 4.Noterliği'nin 16.02.2016 tarih ... yevmiye no.lu ihtarıyla herhangi bir sözleşme olmadığı, müvekkilinin satın aldığı malların bedelinden başka para almadığı, tüm malların tesliminin yapıldığı hususunun davacıya bildirildiğini, taraflar arasındaki ticaretin 15-20 yıl geriye dayandığını, davacının müvekkilindeki hesabının 2010 yılında (0) bakiyeyi verdikten sonra 2011 yılından itibaren sürekli olarak davacının borçlu kalmasıyla devam ettiğini, tarafların 2011 yılından bu yana ticari defterlerine ve kayıtlarına bakıldığında müvekkilinin herhangi bir fazla ödeme almadığı hususunun açık olarak ortaya çıkacağını, 2011 yılından itibaren taraflar arasındaki ticaretten kaynaklı olarak satılan ve faturası düzenlenen malların bedellerine ilişkin yapılan hesap sonucu olduğunu beyanla davanın hak düşücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 09/05/2023 tarih 2021/630 Esas- 2023/349 Karar sayılı kararında;"Dava; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davalıdan alınacak iplik bedeli için yapılan ödemelere karşın teslim edilmeyen iplik bedelinin tahsili istemine ilişkindir....Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;Bedeli ödendiği halde teslim edilmeyen tekstil ipliğinden ötürü, fazladan öden meblağın iadesi istemine ilişkindir. Davacı 14,10 TL/Kg birim fiyat üzerinden anlaşma tarihinde kura göre 32.000 USD üzerinden anlaşıldığını ve bedelin tamamının 6 adet senet ile ödendiğini, davalı tarafça 29.756,13 TL (9.642,26 USD) karşılığında 1.954,04 Kg iplik teslim edildiğini beyan ile yapılan 22.357,74 USD lık ödemenin davalıdan tahsilini talep ettiği, davalının davacı ile aralarında 15-20 yıla dayanan ticari ilişki olduğunu, davacıdan fazla ödeme almadıklarını savunduğu görülmüştür.Mahkememizce 2017/924 Esas sayılı dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda "Dosya kapsamı itibarıyla, davacı tarafından davalıya vermiş olduğu senetlerin davalıya ödendiğine dair defter ve belgelerinde kaydın bulunmaması, talep ettiği dava miktarına ilişkin defter ve belgelerinde düzenlenmiş bir fatura ve kaydın bulunmaması nedeni ile davacının davasının ispatlayamamış olduğu kabul edilerek, davacının davasının reddine" karar verilmiş, davacının istinaf talebinin kabulü ile "davacı tarafa gerekli ihtaratları da içerir şekilde usulüne uygun olarak ve hangi yıllara ilişkin defterlerin ibraz edileceği de belirtilerek ticari defterlerini sunması için süre verilip, davacı tarafça ticari defterlerin ibrazı halinde bilirkişiden ek rapor alınarak, taraf delilleri birlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile mahkememiz kararı kaldırılmıştır.Mahkememizce karar kaldırma sonrası resen tayin edilen mali müşavir bilirkişiler vasıtası ile inceleme yapılmasına ve dosya ve tarafların 2011-2017 yıllarına ilişkin ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapıp, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında mal alışverişi olup olmadığı, bu ticari ilişki kapsamında davacının yapmış olduğu ödeme ve bu ödemelerin ne şekilde yapıldığı, davalı tarafından bu ödemelere ilişkin yapılmış olan mal teslimi ve miktarının ne kadar olduğu, taraf defter ve belgelerinde davacının davalıdan teslim edilmeyen mal nedeniyle alacağının bulunup bulunmadığına dair rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş, yapılan kök ve taraf itirazlarının da değerlendirilmesi bakımından yapılan ek incelemeler neticesinde, davacı ticari defterlerine göre; davalı hesaplarının 320.A003 Satıcılar hesabında takip edildiği, 2011 yılı sonunda davalı taraftan herhangi bir alacağı ya da borcu kalmadığı, 2012 yılında davalı tarafından düzenlenen 2 adet toplamı 39.517,64 TL olan faturaları kayıtlarına aldığı, 2012 yılı sonu itibariyle 39.517,64 TL davalıya borçlu olarak hesapların bir sonraki yıla devredildiği, 2013 yılı açılış kayıtları incelendiğinde 39.517,64 TL borç açılış kaydı olduğu yine 2013 yılında herhangi bir hareket olmaksızın 2013 yılından 2014 yılına 39.517,64 TL'lik tutarın devrettiği, 2014 yılı açılış kaydında ise 39.517,64 TL'lik devreden borcun kayıtlara alınmadığı, 2014 yılında herhangi bir ticari hareketin olmadığı, 2015 yılında ise açılış kaydında herhangi bir bakiyenin olmadığı, 07.09.2015 tarihinde davalı tarafından davacı adına düzenlenen 29.756,16 TL tutarındaki faturayı kayıtlarına aldığı, 05.10.2015 tarihinde ise 29.756,16 TL tutarında ödeme kaydı yapılarak tüm bakiyenin kapatıldığı, ancak söz konusu ödeme incelendiğinde; reel bir ödeme olmadığı, alıcılar hesabına virmanlanarak kapatıldığı söz konusu ödemenin kabul edilemeyeceği, 2016 yılında ise; davaya konu olan senetlerin kaydının bulunduğu ancak USD cinsi senetlerin TL olarak kayıtlara alındığı, 30/12/2016 vadeli senedin ise ... Tekstile verildiğine dair kayıt yapıldığı, davacı tarafa ait yasal defterlerin genel itibariyle pek çok hata barındırdığı ve birbirini doğrular nitelikte olmadığı, davalının ticari defterlerine göre; Davacının hesaplarının 120.305 Alıcılar ve 320.501 Satıcılar hesabında takip edildiği, dava tarihi 17.10.2017 itibariyle Davacıdan 17.625,10 TL alacaklı olduğu, taraflar arasında 199.744,082 TL olan 9 adet fatura düzenlendiği, taraflar arasında anlaşma yapılmadan önce ise 199.744,82-29.756,16 =169.988,66 TL tutarında fatura düzenlendiği, düzenlenen bu faturaların her iki tarafında ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; davalı taraf ticari defterlerinde davacının yaptığı ödemelerin 127.337,32 TL olarak kayıt altına alındığı, söz konusu iade çekler incelendiğinde davalı yasal defter kayıtlarına toplam 408.1936,37 TL tutarında giriş kaydı yapıldığı ancak iade edilirken 430.805,78 TL olarak iade kaydı yapıldığı, bu noktada iade kaydının da çekin giriş bedeli üzerinden iade edilmesi gerekirken 22.612,41 TL davalı lehine bakiyeyi arttıracak şekilde iade işlemi yapıldığı, mahkemece taraflar arasında 15.06.2015 tarihinde 2956 kg. Siyah 2000 kg gri ve 2000 kg. Bordo toplam 6.956 kg. 2/35 HB akrilik iplik fiyat 4,6 USD'den toplam 31.998 USD'lik anlaşmanın kabul edilmesi durumunda, 15.06.2015 tarihinde kadar yani davaya konu 32.000 USD tutarındaki senetlerin alınma tarihi itibariyle davalının davacıdan 169.988,66 TL (düzenlenen faturalar)-127.337,32 TL (yapılan ödemeler) = 42.651,34 TL cari hesap bakiyesinden kaynaklı olarak alacaklı olduğu, 15.06.2015 tarihli Altın İplik amblemli kağıt incelendiğinde; 2956 kg. Siyah 2000 kg gri ve 2000 kg. Bordo toplam 6.956 kg. 2/35 HB akrilik iplik fiyat 4,6 USD'den toplam 31.998 USD olan ödeme muhtelif tarihlerde olan sırası ile aşağıdaki şekilde toplamda 32.000 USD olarak Bektaş Triko San. Ve Tic. Ltd.Şti. imzalı senetlerle kapatılacaktır şeklindeki yazıda her iki tarafın da kaşe ve imzasının olduğu, dosyaya sureti sunulan 03.03.2017 tarihli Altın İpek antetli kağıdına yazılan protokolde 30.12.2016 vadeli 5.500 USD tutarlı senede karşılık 25.06.2017 vadeli 15.000 TL tutarlı çekin verildiği, vadesinde kurdan USD'ye çevrileceğinin belirtildiği ve Altın İplik kaşe ve imzasının olduğu, aynı kağıt üzerinde 1.500 USD elden alındı yazıldığı ve ...adı ile imzalandığı, davacı vekilinin 30.11.2016 vade tarihli senedin gününde ödenmediğinden protesto işlemine tabi tutulduğunu, bilahare bedelinin elden ödenerek senet aslının iade alındığını beyan ettiği, dosya kapsamında ve incelemede söz konusu 30/11/2016 vadeli senedin ödendiğini gösterir herhangi bir belge sunulmadığı, bu noktada 4 adet ve toplamı 21. USD olan senetlerin ödendiği, 30/12/2016 vadeli senede ilişkin ise 15.000,00 TL tutarlı çek ve 1.500,00 USD nakit verildiğinin anlaşıldığı, davalı Altın İplik tarafından 10217 seri no.lu 07.09.2015 tarihli "1/17 Akrilik İplik" açıklaması ile 1.954,04 KG. KDV dahil 29.756,13 TL fatura düzenlendiği görülmüştür. Taraflar arasında 2/35 HB akrilik iplik için anlaşmaya varıldığı, ancak düzenlenen faturalarda farklı bir ürünün fatura edildiği, mahkemece 15.06.2015 tarihinde 2956 kg. Siyah 2000 kg gri ve 2000 kg. Bordo toplam 6.956 kg. 2/35 HB akrilik iplik fiyat 4,6 USD'den toplam 31.998 USD'lik anlaşmanın kabul edilmesi durumunda; dosya kapsamında yapılan incelemede 30/11/2016 tarihli senedin ödendiğine dair herhangi bir belge ve bilgi sunulmadığının görüldüğü, 21.000 USD tutarındaki senetlerin davalı tarafından tahsil edildiği bunun yanında 1.500 USD nakit ve 15.000 TL tutarında çek alındığı, ödemelerin TL karşılığının 68.611,35 TL olduğu, mahkemece yapılan ödemelerin davacının geçmiş dönem borcunu da kapsadığı noktasında karar vermesi durumunda davalının davacıdan 3.796,16 TL alacaklı olduğu, mahkemece ödemelerin davacının geçmiş dönem borcunu kapsamadığı, sadece taraflar arasında yapılan anlaşmanın geçerli olduğu noktasında karar vermesi durumunda ise davacının davalıdan 38.855,18 TL alacaklı olduğu tespit ve rapor edilmiştir.Dosya kapsamında mevcut tüm bilgi ve belgeler ile tarafların 2011- 2012- 2013- 2014- 2015- 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin ticari defterleri ve aldırılan tüm bilirkişi raporları ile anılan ticari kayıtları üzerinde yaptırılan inceleme neticesinde sunulan tarafsız, bilimsel veriler ve dosya kapsamı ile uyumlu, denetime elverişli 07/02/2023 tarihli bilirkişi raporuna göre; taraflar arasındaki ticari ilişkinin geçmişten geldiği ve davacı tarafından yapılan ödemelerin taraflar arasındaki geçmişten gelen cari ilişkiye göre değerlendirilmesi gerektiği, defter durumuna göre geçmişten gelen alacak borç durumuna göre ödemeler itibariyle davalının alacaklı olduğu, 2015 yılı açılış bakiyesinin bulunmadığı, 15/06/2015 tarihinde sipariş formu şeklinde düzenlenen ve her iki tarafın kaşe-imzasını kağıtta 2956 kg siyah 2000 kg gri ve 2000 kg bordo toplam 6956 kg 2/35 HB akrilik iplik, fiyat 4.6 $ dan toplam 31.998 $ şekilde yazılı olduğu, ayrıca anılan formda ödemenin toplamda 32.000 $ olarak Bektaş Triko Ltd. imzalı senetlerle kapatılacağının da yazılı olduğu, davalının davacıya 07/09/2015 tarihli 1.954,04 kg akrilik iplik açıklamalı 9.642,26 USD ye karşılık KDV dahil 29.756,13 TL faturanın kesilmiş olduğu, davacının davalıya altı adet senetle toplam 32.000,00 USD tutarında ödeme yapılmış olduğu anlaşılmış; davalının 07/09/2015 tarihli faturaya konu ettiği ve davacıya teslim ettiği ipliğin, davacının kararlaştırıldığı üzere 32.000 USD bedelini ödediği 15/06/2015 tarihli bu siparişe ilişkin olduğu ve davacının bedelini ödediği bakiye miktarda ipliğin teslim edilmediği, dolayısı ile fazladan ödediği bir bedel olduğu ve davalıdan iadesini talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı kanaatine varılarak davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile,''Davacının davasının REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince gerekçenin tersine red kararı verilmiş olmasının kafa karışıklığının göstergesi olduğunu, davacıyı haklı çıkarın gerekçenin ilk bölümü çıkartıldığında, ikinci bölümdeki red kararının gerekçesiz kaldığını, bu sebeple, dosya kapsamı delil ve belgelerle örtüşmediğinden, mahkemenin red kararına katılmanın mümkün olmadığını, İlk Derece Mahkemesinin kararını 07.02.2023 tarihli bilirkişi raporunu esas alarak oluşturduğunu, ancak bu rapora karşı dosyada delil ve belgelere göre atıfta bulunarak yönelttikleri haklı itirazlar karşılanmadan karar verildiğini, bu sebeple hatalı ve noksan değerlendirmeye dayalı kararın kaldırılması gerektiğini; Esasında Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına lüzum dahi bulunmadığını, zira taraflar arasında önceki yıllara dayanan ticari ilişkinin sonlandırılarak uzunca bir süre alım satım yapılmadığının ticari defterlerden açıkça anlaşıldığını, dava konusu yapılan alım-satım, 2015 yılında gerçekleşen ve mal miktarı, bedeli, ödenme şekli ve takvimi gibi tüm unsurları belirlenen “münhasır” bir sözleşme ile belirlenen bağımsız ve tek seferlik yapılan bir alım satım olduğunu, mal bedelinin, dökümü dava dilekçesinde belirtilen ve davalının lehtarı olduğu toplam 32.000,00 USD tutarlı 6 adet bonoya bağlandığını, örnekleri dosyaya sunulan ve arkasında davalının cirosu bulunan bu senetlerin tümünün ödenerek müvekkili şirket tarafından iade ve teslim alındığını, başka bir anlatımla; davalı şirket lehine düzenlenen, arkası davalı şirketin kaşe ve imzasıyla ciro edilerek tahsil için bankaya verilen, 21.000,00 USD tutarındaki dördü banka kanalıyla diğer ikisi ise elden ödenek teslim alınan 6 senedin tamamının müvekkili şirketin elinde olduğunu, dolayısıyla bu senetlerin ödenip ödenmediği noktasında, bilirkişi raporlarına yansıyan yanılgılı kanaatin aksine hiçbir tereddüt ve tartışma bulunmadığını, zira dava konusu senetlerin müvekkili şirketin elinde bulunmasının bizatihi makbuz hükmünde olduğunu;Bilirkişinin ve mahkemenin atıfta bulunduğu gibi taraflarca imzalanan dosyada örneği mevcut 15.06.2015 tarihli belgede; teslim edilecek malın nitelik, tonaj ve tutarı ile bedelinin düzenlenecek 6 adet toplam 32.000,00 USD bedelli senetlerle ödeneceğinin taraflarca kararlaştırıldığını, belge incelendiğinde içeriğinin son derece net olduğu, tarafların önceki alışveriş ve cari hesap ilişkisinden tamamen bağımsız düzenlendiğinin kolaylıkla anlaşıldığını, nitekim bu durumun bilirkişi tespitlerine de yansıdığını ve iki seçenekli hesaplama yapılma yoluna gidildiğini, bu sebeple, salt tarafların ticari defterlerinden hareketle dava konusu uyuşmazlığın çözümünün mümkün görünmediğini, bir başka anlatımla 6.956 kg iplik teslimi karşılığında 32.000,00 USD ödeneceği ve bu ödemenin belgede dökümü yapılan sıralı vade ve tutarlı senetlerle yapılacağının kararlaştırıldığını, bu kapsamda bahis konusu senetlerin düzenlenerek davalıya teslim edildiğini ve 30.07.2016, 30.08.2016, 30.09.2016 ve 30.10.2016 vade tarihli toplam 21.000,00 USD bedelli senetlerin gününde ... Bankası Yüzyıl Mahallesi Şubesi aracılığı ile ödendiğini;Dayanılan bilirkişi raporunda her ne kadar, davacı tarafından düzenlenen 30.12.2016 vade tarihli 5.500,00 USD bedelli senedin davacının ticari defterlerinde "... Tekstil" unvanlı başka bir firmaya verildiğinin yazıldığı not edilmiş ise de, bu senet bedelinin de davalı tarafından tahsil edildiğinin gerek arkasındaki cirodan gerek ticari defterlerinden gerekse davalı şirkete ait antetli kağıda düzenlenen 03.03.2017 tarihli 15.000,00 TL bedelli müşteri çeki ve 1.500,00 USD nakit bedelli belgeden anlaşıldığı kabul edilerek hesaplamada dikkate alındığını, bu senedin davacının ticari defterlerinde "... Tekstil" unvanlı başka bir firmaya verilmiş gibi hatalı kaydedilmiş olmasının muhasebeci dikkatsizliği/maddi hata olarak değerlendirilmesi gerektiğinin açık olduğunu;Aynı şekilde atıfta bulunulan bilirkişi raporunda her ne kadar, 30.11.2016 vade tarihli 5.500,00 USD bedelli senedin ödendiğine dair herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı belirtilerek, bu senet hesaplama dışı tutulmuş ise de, bu görüşe katılma olanağı olmadığını, zira 30.11.2016 vade tarihli senedin gününde ödenmediğinden protesto işlemine tabi tutulduğunu, senedin ön yüzünde "29091" numaralı Noter'e ait protesto kaşesi bulunduğunu, bilahare bedeli elden ödenerek senet aslının iade alındığını ve arkasındaki davalı cirosunun iptal edildiğini, talep halinde senet aslının sunulacağının dosyadaki beyanlar arasında mevcut olduğunu, bu itibarla, davalı şirketin cirosunu taşıyan ve protesto gören bu senet aslının müvekkili şirkete iade edilmesi, “makbuz” hükmünde olup ödemeyi tevsik için başka bir belgeye ihtiyaç bulunmadığını;Kabule göre, mahkemece hükme esas alınan 07.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda iki seçenekli rapor hazırlanarak takdirin Mahkemeye bırakıldığını, Mahkemece davacının davalıdan alacaklı olmadığı yolundaki tercihin neden benimsenerek diğerinin kabul görmediği hiçbir şekilde gerekçelendirilmediğinden denetlenme olanağının bulunmadığını, usule aykırı kararın bu yönden de bozulması gerektiğini beyanla İlk derece mahkemesince verilen “davanın reddine” dair usul ve yasaya aykırı kararın ortadan kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki iplik satışı nedeniyle davalıya verilen ve bedelleri ödenen senetlerden karşılıksız kalan kısmın davalıdan tahsili talebine ilişkindir.Davacı taraf, davalı ile aralarında iplik alım satımına dair sözleşme yapıldığını ve ön ödeme olarak altı adet senedin davalıya teslim edildiğini, senet bedellerinin ödendiğini, davalı tarafından ise az miktarda iplik teslim edildiğini beyan ederek karşılıksız kalan senet bedellerinin iadesini talep etmiş, davalı taraf, herhangi bir sözleşme imzalamadığını, davacı ile aralarındaki ticari ilişkinin eskiye dayandığını ve davacıdan fazla ödeme almadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece 19/02/2019 tarihli, 2017/924 Esas ve 2019/132 Karar sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu neticesinde Dairemizin 2019/1787 Esas, 2021/1122 Karar sayılı ve 08/09/2021 tarihli kararı ile eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğinden bahisle HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına karar verilmiş, Mahkemece bu kez yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı tarafça dosyaya, dava konusu alacağın dayanağı olarak keşidecisi davacı, lehtarı davalı olan; 30/07/2016 vade tarihli- 5.000 USD bedelli, 30/08/2016 vade tarihli-5.000 USD bedelli, 30/09/2016 vade tarihli-5.500 USD bedelli, 30/10/2016 vade tarihli -5.500 USD bedelli, 30/11/2016 vade tarihli-5.500 USD bedelli, 30/12/2016 vade tarihli-5.500 USD bedelli senetler, davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş 07/09/2015 tarihli ve "1/17 Akrilik İplik" açıklamalı, 29.756,13 TL bedelli fatura, 15/06/2015 tarihli ve tarafların kaşeleri üzerinde imza bulunan, "2956 kg siyah, 2000 kg gri 2000 kg bordo toplam 6956kg 2/35 HB akrilik iplik, fiyat 4,65 USD'den toplam 31.998 USD olan ödeme muhtelif tarihlerde olan sırası ile 30/07/2016 5.000 USD, 30/08/2016 5.000 USD, 30/09/2016 5.500 USD, 15/10/2016 6.000 USD, 10/11/2016 5.000 USD, 30/12/2016 5.500 USD bedelli toplamda 32.000 USD olarak ödenecektir." açıklamasını içerir sözleşme sureti, dört adet senet bedelinin ödemesine ilişkin banka dekontu ve 03/03/2017 tarihli, davalının kaşe ve imzasını içerir, "30/12/2016 vadeli-5.500 USD bedelli senede karşılık ... Aksaray Şubesi'ne ait, 25/06/2017 tarihli, 15.000 TL bedeli çekin alındığı ve vadesinde kur yapılarak senet bedelinden düşüleceği" açıklamasını içerir belgenin sunulduğu, bu belge üzerinde ayrıca el yazısı ile yazılmış şekilde "1.500 USD elden alındı." açıklaması ile ...isim ve imzasının bulunduğu görülmüştür. Mahkemece tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, Dairemizin kaldırma kararından önce bir kök ve bir ek bilirkişi raporu, kaldırma kararından sonra başka bir bilirkişiden bir kök ve bir ek bilirkişi raporu ile ayrı bir bilirkişi heyetinden bir rapor alınmış, hükme esas alınan son bilirkişi heyet raporunda; davacının 2011 ve 2014 yılları yevmiye defterlerinin kapanış tasdikinin yapılmadığı, ticari defterlerinde, davalı ile olan ticari ilişkisinin 2011 yılında başladığı, 2012 yılından 2013 yılına 39.517,64 TL borcun devrettiği, 2013 yılında taraflar arasında herhangi bir alım satım olmadığı ancak 2014 yılına önceki yıldan gelen 39.517,64 TL borcun aktarılmadığı, 2014 yılında taraflar arasında alım satım olmadığı, 2015 yılında davalı tarafından düzenlenen 29.756,16 TL fatura bedelinin ödeme kaydı ile kapatıldığı ancak bu ödemenin reel bir ödeme olmadığı, 2016 yılında dava konusu senetlerin TL olarak kayıtlara alındığı ve defterlere 30/12/2016 tarihli senedin ... Tekstil'e verildiğine dair kayıt düşüldüğü, davacının ticari defter ve kayıtlarının bir çok hata barındırdığı ve genel olarak birbirini doğrulamadığı, davalının tüm ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, davalının kendi ticari defterlerinde 17/10/2017 tarihi itibariyle davalıdan 17.625,10 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından davacı adına tüm ticari ilişki boyunca 9 adet ve 199.744,82 TL toplam bedelli fatura düzenlendiği, düzenlenen faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından davacıya dava konusu senet bedellerinden ayrı olarak toplam 127.337,32 TL ödeme yapıldığı, ayrıca davacı tarafından davalıya zaman zaman çekler verildiği ancak bu çeklerin davalı tarafça iade edildiği, iade edilen çek bedelinin 408.193,37 TL olduğu ancak davalının defterlerinde kendi lehine iade çek bedelini 430.805,78 TL olarak kaydettiği, buna göre davacı lehine düzeltilmesi gereken kaydın 22.612,41 TL olduğu, davacı tarafından ilk dört vadeli ve toplam 21.000 USD bedelli senedin banka aracılığı ile davalıya ödendiği, 30/12/2016 vadeli ve 5.500 USD bedelli senet yerine 15.000 TL bedelli çek ile 1.500 USD elden ödeme alındığı, senetlerin ödeme tarihindeki kurdan TL'ye ve yine elden alınan bedelin TL'ye çevrilmesi ile toplam ödenen bedelin 68.611,35 TL, davalının devam eden ticari ilişkide toplam alacağının ise 72.407,50 TL olduğu ve davalının halen 3.796,16 TL alacağının bulunduğu, şayet senetlerin taraflar arasındaki anlaşma uyarınca verildiği kabul edilir ise davacının 38.855,18 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, Mahkemece gerekçeli kararda, "taraflar arasındaki ticari ilişkinin geçmişten geldiği ve davacı tarafından yapılan ödemelerin geçmişten gelen cari ilişkiye göre değerlendirilmesi gerektiği" açıklandıktan sonra, davalı tarafından düzenlenen 07/09/2015 tarihli faturaya konu ipliğin taraflar arasındaki anlaşmada yer alan iplik olduğu ve davalının bedeli ödenen senet tutarı kadar iplik teslim etmediğinin kabul edildiği, bundan sonra ise, davacının davalıdan talep edebileceği fazladan bir bedel olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verildiği, kararın gerekçesinden, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temeli olan ve dava konusu senetlerin cari hesap ilişkisi içerisinde süregelen borçların ödemesi olarak mı, yoksa 15/06/2015 tarihli anlaşma uyarınca ön ödeme olarak mı verildiği hususlarından hangisinin kabul edildiği ve davanın ne sebeple reddedildiğinin anlaşılamadığı, zira hükme esas alınan bilirkişi raporunda senetlerin cari hesap ilişkisi kapsamında verildiğinin kabulü halinde davalının, 15/06/2015 tarihli anlaşma gereği verildiğinin kabulü halinde ise davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği, öte yandan bilirkişi raporunda ise, davacının yapmış olduğu senet ödemelerinin toplamında hesap hatası yapıldığı, toplam 83.611,35 TL ödeme tespit edilmiş iken 68.611,35 TL ödeme olduğunun belirtildiği, bu şekilde verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.Dairemizce tüm dosya kapsamının değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafça sunulan 15/06/2015 tarihli sözleşmenin davalı tarafça kabul edilmediği, sözleşme aslının ise sunulmadığı, her ne kadar senetlerin tamamının bu anlaşma gereği verildiği iddia edilmiş ise de, iki adet senedin (30/10/2016 ve 30/11/2016 vadeli senetler) vade tarihi ile bedelinin anlaşmada yer alan senetlerden farklı olduğu, yine davalı tarafından düzenlenen 07/09/2015 tarihli faturada yer alan iplik modeli (1/17 akrilik iplik) ile 15/06/2015 tarihli anlaşmada yer alan iplik modelinin (2/35) farklı olduğu, davacı tarafından senetler karşılığında düzenlendiği iddia edilen 07/09/2015 tarihli fatura borcunun başka ve reel olmayan bir ödeme kaydı ile kapatıldığı, dava konusu senetlerin ise daha sonra kayıtlara alındığı ve karşılığında herhangi bir fatura kaydının olmadığı, davalının ticari defterlerinde ise ödenen senet bedellerinin cari hesaptaki borçtan mahsup edildiği, buna göre senetlerin salt 15/06/2015 tarihli anlaşma için değil devam eden ticari ilişkide bakiye borcun ödemesi olarak verildiğinin kabulü gerektiği, davacının dört adet senedin ödemesini yaptığı, bu ödemelerin davalının defterlerinde USD olarak kayıtlı oldukları, 30/11/2016 ve 30/12/2016 vadeli senetlerin ise iade edilen senet olarak kayıtlı oldukları, 30/12/2016 vade tarihli ve 5.500 USD bedelli senet yerine ise 15.000 TL bedelli çekin alındığının kabul edildiği, bu çek ödemesinin de defterlere kaydedildiği, 1.500 USD elden ödeme iddiasının ise davalı tarafça kabul edilmediği, ayrıca bu ödemeye ilişkin davacının defterlerinde de herhangi bir kayıt olmadığı, davalının defterlerinde iade edildiği görülen 30/11/2016 vadeli senedin davacının defterlerinde ... Tekstil'e verilen senet olarak kayıtlı olduğu, sonuç olarak dava konusu edilen toplam altı adet senet nedeniyle yapılan ödemenin 78.361,35 TL olduğu, davalı tarafça dava konusu senetlerin verilmesinden önce cari ilişkide davacı adına toplam 169.988,66 TL tutarında fatura düzenlendiği, davacının ise toplam 127.337,32 TL ödeme yaptığı, yapılan ödemelerden sonra davalının 42.651,34 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından düzenlenen 07/09/2015 tarihli ve 29.756,16 TL bedelli faturanın ilavesi ile davalının alacağının 72.407,50 TL olduğu, davacı tarafından senetler karşılığı yapılan ödemelerden davalının alacağının mahsup edilmesi ile davacının 5.953,85 TL fazladan ödeme yapmış olduğu, bu miktarın davacıya iade edilmesi ve davalının davadan önce temerrüde düşürüldüğüne dair bir delil bulunmadığından alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, davalının ticari defterlerinde kendi lehine olan alacağın ise iade edilen çek tutarlarının fazla olarak kaydedilmesinden kaynaklandığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkemece deliller toplanılmış olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus bulunmadığından HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/05/2023 tarih, 2021/630 Esas ve 2023/349 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle, 2-DAVANIN KISMEN KABULÜ ile 5.953,85 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesineİLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN: 3-Dairemiz karar tarihi itibariyle yürürlükte olan Harçlar Kanunu ve tarifesi uyarınca alınması gereken 406,71 TL nispi karar ve ilam harcının davacı tarafından dava açılırken yatırılan 1.394,43 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 685,90 TL' nin davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 406,71 TL peşin harç ile 31,40 TL başvuru harcı toplamı olan 438,11 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında sarf edildiği anlaşılan 206,63-TL tebligat/ posta gideri ile 4.700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere; toplam 4.906,63-TL yargılama giderinin davanın kabul/ ret oranına göre 343,46-TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafının sarf edilen yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca kabul edilen miktar ve tarifenin 13/1 maddesi dikkate alınarak hesap edilen 5.953,85 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden dairemiz karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, İSTİNAF YÖNÜNDEN: 10-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 11-Davacı tarafından istinaf aşamasında sarf edilen 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 101,00 TL posta gideri olmak üzere; toplam 593,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 12-Artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran ilgili tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 06/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.