11. Hukuk Dairesi 2024/3351 E. , 2025/2135 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/834 Esas, 2024/468 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/351 E., 2019/1314 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi
**11. Hukuk Dairesi 2024/3351 E. , 2025/2135 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/834 Esas, 2024/468 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1.Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/351 E., 2019/1314 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalının otomotiv sektöründe faaliyet yürüten müvekkili iş yerinde 25.04.2014-27.10.2014 tarihleri arasında altı ay boyunca proje yöneticisi olarak çalıştığını, davalının müvekkili tarafından geliştirilen ve üretilen parçaları kullandığını, şirketin bilgi bankasına çalıştığı süre boyunca ulaştığını, her türlü teknik veri ve müşteri bilgilerine vakıf olduğunu, davalının 18.06.2015 tarihinde işletmesini endüstriyel tasarım ve kurulum hizmetleri alanında faaliyete geçirdiğini, müvekkilinin tasarımı olan ve patentli ürünlerine ilişkin bilgileri, çizimleri, hukuka ve iş ahlakına aykırı olarak izinsiz alıp cüz-i değişiklikler ile faydalı model belgesi haline getirerek müvekkilinin müşterilerine ucuz fiyatla satma taahhüdünde bulunduğunu, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitine ve önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket tarafından "kendi datalarının müvekkili tarafından çalındığı, kopyalandığı, ürün ve işlerinin yetersiz ve ayıplı olduğu, bu ürünlerin asla üretim hattına bağlanmaması gerektiği aksi halde kendi ürünlerinin garanti kapsamı dışına çıkacağı, .... firmasına dava açıldığı, firma zor duruma düşeceği için siparişleri yerine getiremeyeceği" iddiaları ile müvekkili şirket aleyhinde yanlış ve yanıltıcı beyanlarda bulunarak haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek haksız rekabetin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde, haksız rekabetin koşullarının oluşmadığını, davacının ileri sürdüğü sırların sosyal medyada, ticaret sanayi odalarında ve diğer toplum kuruluşlarının web sitelerinden edinilmesi mümkün olduğunu, davacının .... ait patentler üzerinde hak sahipliğinin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı hakkında haksız rekabetin önlenmesine yönelik dava açıldığını, hukuki yollardan hakkının aradığını, kötülemenin olmadığını, müvekkilinin müşterilerine gönderdiğini yazıda firma ismi geçmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl davada davacı taraf her ne kadar .... Tasarıma dava açmışsa da bu davalının tüzel kişiliği bulunmayıp şahıs firması olduğu, dolayısıyla davalarda taraf ehliyeti olmadığı, bu yönüyle bu davalı yönünden davanın reddi gerektiği, davalı ... ... yönünden ise haksız rekabet iddiasının iki temel sebebe dayandırıldığı, bunlardan birincisinin davacı tarafından geliştirilip üretilmekte olan bir takım ürünlerin kopyalanıp çok cüzi değişikliklerle faydalı model belgesi olmak suretiyle kullanıldığı iddiası, ikincisinin ise davacının müşteri portföyüne ulaşmak suretiyle değişiklik yapılan benzer nitelikteki ürünlerin daha düşük fiyatlarla satılmak suretiyle haksız rekabetin oluşturulması olduğu, davacının patentini aldığı ürünlerin hukuka aykırı bir şekilde kullanıldığı iddiası halinde görevli mahkemenin Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olacağı, davacı tarafın ise marka ve patent hakkına tecavüz iddiasında bulunmadığı, zaten davalı ... ...'ın işletmesinde kullandığı ürünlerin faydalı model belgesi aldığı, davacı tarafça açılmış faydalı model belgesinin iptaline ilişkin bir davanın bulunmadığı, bu sebeple üretimi yapılan ürünlerin karşılaştırılması suretiyle keşif yapılmasının yargılamanın konusunu teşkil etmediği, davacının davasını, davalının haksız rekabet eylemini esasında müşteri çevresine ulaşmak suretiyle faydalı model belgesi alınan benzer nitelikteki ürünlerin daha düşük fiyatlarla satılması iddiasına dayandırdığını, bu iddianın marka patent hakkına tecavüz niteliğinde olmayıp klasik haksız rekabet hukukunu ilgilendirdiği, davacı tarafın davalının müşteri çevresine ulaşarak daha düşük bedellerle benzer nitelikteki ürünleri çok daha düşük bedellerle satmak suretiyle haksız rekabette bulunduğuna yönelik iddiasını dosya kapsamı ile sunulan delillere göre ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davada davalı ... ... yönünden ispatlanamayan davanın reddine, birleşen Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/771 E. sayılı dosyası yönünden ise; davacının kendi müşterilerine davalının müşteri ziyaretleri ve telefonla aramak suretiyle haksız rekabet niteliğindeki iddia edilen eylemleri gerçekleştirdiğini ispatlayamadığı, bu kapsamda davalı tarafından gönderilen 17.10.2016 tarihli yazışma örneği sunulmuşsa da bu yazışma içeriğinin yasal yollara başvurulduğunu açıklama mahiyetinde olduğu, yine ticari ve hukuksal ilişkide bir takım irade beyanını içeren açıklamalar olduğu, bu yazışmanın başlı başına haksız rekabet eylemi olması sonucunu doğuracak bir içeriğe sahip olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş , hüküm asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl ve birleşen dava, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle davacının talebinin haksız rekabete ilişkin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54/2 ve 55/1-(c) hükümlerine dayanmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı, birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.