11. Hukuk Dairesi 2015/2385 E. , 2015/7864 K. "" MAHKEMESİ : SOMA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) TARİHİ : 01/10/2014 NUMARASI : 2013/344-2014/334 Taraflar arasında görülen davada Soma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2014 tarih ve 2013/344-2014/334 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen ra…
**11. Hukuk Dairesi 2015/2385 E. , 2015/7864 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : SOMA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (TİCARET MAHKEMESİ SIFATIYLA) TARİHİ : 01/10/2014 NUMARASI : 2013/344-2014/334 Taraflar arasında görülen davada Soma 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2014 tarih ve 2013/344-2014/334 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin müdürü ve ortağı olan davalı M.. D.. aleyhine "şirket hakkında vergi cezasına sebep olduğu" gerekçesiyle açtıkları azil davasında müdürün davanın akim kalması amacıyla istifa ettiğini, mahkemenin davalıyı haksız bularak yargılama giderlerini karşı taraf üzerinde bıraktığını, haksızlığı hüküm altına alınan davalının 23.09.2013 tarihli kararla yeniden müdür seçildiğini, bu kararın yasaya aykırılık taşıdığını ileri sürerek davalı M.. D..'nun müdürlükten azlini ve müdür atanmasına ilişkin kararın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, dava konusu edilen kararda müvekkili M.. D.. ile birlikte 3 kişinin daha şirket temsilcisi olarak atandığını, 4 yöneticinin de müşterek imzalı olarak temsil yetkisinin bulunduğunu, dava dilekçesinde bahsi geçen davada müvekkilinin istifası nedeniyle davanın konusuz kaldığını, mahkemenin müvekkilini haksız bulduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının davete rağmen toplantılara katılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının TTK'da sayılan iptal sebeplerinin gerçekleştiği iddiasında bulunmadığı, kendisine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde toplantıya katılıp muhalefet şerhini tutanağa geçirmediği, toplantı için yeterli sayıya ulaşıldığı, kararların yeterli çoğunlukla alındığı, davacının Türk Ticaret Kanununda iptal davası açmak için sayılan şartları taşımadığı, şirkete kesilen vergi cezalarının çok büyük bir çoğunluğunun doğduğu dönemde davalı M.. D..'nun şirketi temsile yetkili olmadığı, iptali istenen kararda dört ortağın müştereken şirket temsilcisi seçildiği, kararın iyi niyet kurallarına aykırı olduğunun da ileri sürülemeyeceği, iptal talebi hakkında verilecek hükmün azil talebini konusuz bırakabileceği, bu nedenle karar iptali davasının kesinleşmesinin beklenmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davacının genel kurul kararının iptali yönündeki talebinin reddine, davalı M.. D..'nun müdürler kurulu başkanlığından azli talebinin tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.