T.c. ADANA Bam 3. HUKUK DAİRESİ Esas-karar No: 2024/1058 - 2026/1470 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1058 KARAR NO : 2026/1470 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Haksız fiilden kaynakla…
T.c. ADANA Bam 3. HUKUK DAİRESİ Esas-karar No: 2024/1058 - 2026/1470 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1058 KARAR NO : 2026/1470 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I Başkan : Üye : Üye : Katip : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : .... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : Tazminat (Haksız fiilden kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 05.05.2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05.05.2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde sürücüsü ..., sigortacısı ... olan ... plaka sayılı aracın, yaya olan müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası ile müvekkilinin yaralandığını, kaza neticesinde müvekkilinde ağır bir şekilde maluliyet meydana geldiğini, müvekkilinin artık normal bir şekilde hayatını idame ettiremeyeceğini ve bakıma muhtaç olduğunu, ... Eğitim Araştırma Hastanesi Adli Tıp Kurumundan maluliyet raporu alındığını, kazaya ilişkin .... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile ceza yargılaması yürütüldüğünü belirterek 900 TL sürekli iş göremezlik, 50 TL geçici işgöremezlik, 50TL bakıcı ve bakım, tedavi gideri olmak üzere toplam 1.000 TL'lik maddi tazminatın davalı yönünden temerrüte düştüğü ihtar tarihi olan ...'ten itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. ISLAH : Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile dava değerini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 320.466,41 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 12.153,60 TL'ye, bakıcı gideri tazminatı yönünden 7.155,00 TL'ye, tedavi gideri tazminatı yönünden 4.000,00 TL'ye olmak üzere dava değerini toplamda 343.775,01 TL'ye ıslah etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün kazada kusurunun bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının tam kusurlu olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın kabulü ile; 321.316,41 TL sürekli iş göremezlik, 11.303,60 TL geçici iş göremezlik, 7.155,00 TL bakıcı gideri ve 4.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 343.775,01 TL tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacı tarafa verilmesine karar verildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kusur ve maluliyet yönünden bir itirazları olmadığını ancak hesap bilirkişi raporunun taraflarını tebliğinden itibaren 15 günlük süre içerisinde asgari ücretin değiştiğini, süresinde olarak bilirkişi raporu kesinleşmeden itiraz edip yeni asgari ücret tarifesine göre hesaplama yapılması için ek rapor talep ettiklerini ancak ek rapor taleplerinin kabul edilmediğini beyan ederek ek rapor aldırılmasını talep etmiştir. Karara karşı davalı vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; usulüne uygun bir maluliyet ve kusur raporu olmadığı halde davanın kabulüne karar verildiğini, dosyanın yetkili Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'na tevdii ile maluliyet tespiti için rapor aldırılması gerektiğini aşamalarda defaatle yazılı ve sözlü olarak belirmiş olmalarına rağmen mahkemece yetkili olmayan kurumdan alınmış işbu raporun esas alınmak suretiyle karar verildiğini, mahkemece kusur bakımından bilirkişi incelemesi yapılmadan sadece ceza dosyasından alınmış bilirkişi kusur raporu ile yetinilerek hüküm kurulduğunu, kusur tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine tevdii ile kusur bakımından denetime açık şekilde kusura ilişkin rapor aldırılması taleplerinin mahkemece gerekçesiz şekilde reddedilmiş olduğunu, geçici iş görmezlik ve geçici bakıcı giderleri nedeniyle sigorta şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, hükme esas ... tarihli bilirkişi hesap raporunun hatalı olduğunu, bu raporda geçici bakıcı hesaplaması yapılırken davacının hastanede kaldığı günlerin hesaplama dışı bırakılmasının gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması ile talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3 ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davası olup, ilk derece mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş ve verilen kararı davacı vekili ile davalı vekili istinaf etmiştir. Davalı vekilinin hükme esas alınan kusur oranına yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; Davalı vekili, mahkemece kusur raporu alınmamış olduğunu, ceza dosyasında alınan kusur raporu ile hüküm kurulmuş olmasının hatalı olduğunu, kusurunun bulunmadığını ileri sürmüştür. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında alınan ... tarihli kusur raporu incelendiğinde, kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 sayılı KTKY'nın 109/D maddesini ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olduğu, davacı yaya ...'nin kusurunun bulunmadığı belirtilmiş. Mahkemece alınan ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın ... tarihli ve ... sayılı raporunda, davalı sürücü ..., idaresindeki araç ile yerleşim yeri sınırları içerisindeki olay mahalli kavşakta ilk geçiş hakkını kavşak girişini kullanarak karşıdan karşıya geçiş yapan davacı yayaya vermesi gerekirken anılan bu hususa riayet etmeksizin olay mahallini hatalı bir şekilde geçmek istediği sırada meydana gelen olayda; % 100 oranında asli kusurlu olduğu, davacı yaya ..., olay mahalli kavşağın girişinden karşıdan karşıya geçiş yapmak istediği sırada meydana gelen olayda; atfı kabil kusuru bulunmadığı belirtilmiş, alınan kusur raporlarının dosya kapsamıyla, olayın oluşuyla ve birbiriyle uyumlu olduğu ve çelişki mevcut olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin hükme esas alınan maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlenrdilmesinde; Bilindiği üzere Yargıtayın yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu 3. İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Buna göre ... tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş düzenlenmiş sağlık kurulu raporu alınması gerekmektedir. Mahkemesinde hükme esas alınan ... tarihli ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Adli Tıp Kurul maluliyet raporunun, kaza tarihi olan ... tarihinde yürürlükte bulunan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümlerine düzenlendiği ve kaza ile oluşan yaralanma arasında illiyet bağı kurulacak şekilde davacının iş bu kaza nedeni ile %10 oranında kalıcı bir maluliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu haksız bulunmuştur. Davalı vekilinin geçici işgöremezlik ve bakıcı gideri talebine yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde; Anayasa Mahkemesinin ... Esas-Karar sayılı ... günlü kararı dikkate alındığında davacının geçici iş görmezlik ve bakıcı gideri zararının davacının gerçek zararı niteliğinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketi tarafından davacının uğramış olduğu bu zararın karşılanması gerektiği, zararın teminat kapmasında olduğu anlaşıldığından bu miktar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. (Aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin ... esas ve ... karar sayılı ... günlü kararı) Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin bakıcı gideri miktarına ve süresine yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde; Anayasa Mahkemesinin ...-... E.K sayılı ... günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin ... gün ve ... Esas ve ... karar sayılı kararları, ... Esas ve ... Karar sayılı kararları) Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunda belirtilen süre üzerinden ile brüt asgari ücret baz alınarak (Yargıtay 4.Hukuk Dairesi ... Tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı ilamı vb. doğrultusunda) davacının zararının belirlendiği anlaşılmakla raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yönlü istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Davacı vekilinin ve davalı vekilinin hükme esas alınan hesap raporuna yönelik yapılan istinaf başvurusunun incelenmesinde; Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde, hükme en yakın tarihli asgari ücret verileri kullanılmak sureti ile TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir. ( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin ... tarih ve ... Esas,...Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin ... gün ve ... esas ve ... karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ... esas ve ...karar sayılı ... günlü kararı) İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan ... tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “…TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yöntemi….” tespitlerile davacının kalıcı maluliyet zararı belirlenmiştir. Ancak 2023 yılında asgari ücrette iki defa artış meydana geldiği, raporun kabul edilen asgari ücret, hükme en yakın tarihte asgari ücret verileri olmadığı anlaşılmış, keza davacı vekili tarafından hükme esas alınan hesap raporuna bu konuda itirazını da sunduğu belrlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde; hükme en yakın tarihteki asgari ücret verileri ile TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin itiraz haklı görülmüştür. Dairemizce kurulan ... tarihli tensip ara kararı ile; hükme en yakın tarihteki asgari ücret verileri ile TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanmak sureti ile alınan ... tarihli hesap bilirkişi raporu ile davacının zararı belirlenmiştir. Buna göre davacının kalıcı maluliyetten kaynaklı 1.101.530,25 TL, geçici işgöremizlikten kaynaklı 10.230,36 TL, tedavi gideri 4.000,00 ve bakıcı gideri 7.155,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Belirtmek gerekir ki, kaza tarihi olan ... tarihi itibariyle davalı sigorta şirketinin kalıcı ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan zararların için poliçe limitinin 430.000,00 TL olduğu, tedavi gideri ve bakıcı giderinden kaynaklanan zarar için ise ayrıca 430.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Bu bakımdan davacının, ilk derece sunduğu ... tarihli dilekçesinin bedel arttırım dilekçesi, istinaf aşamasında sunduğu ... tarihli dilekçenin ise ıslah dilekçesi hükmünde olduğu ve fakat istinaf aşamasında davanın ıslah edilemeyeceği dikkate alındığında davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak sureti ile hüküm kurulması gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusu bu yönü ile haklı bulunmuştur. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu yönüyle kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE, davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; 2-Davanın KABULÜ ile; 321.316,41 TL sürekli iş göremezlik, 11.303,60 TL geçici iş göremezlik, 7.155,00 TL bakıcı gideri ve 4.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 343.775,01 TL tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin hakların saklı TUTULMASINA, Harç yönünden: 3-a-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 23.483,27 TL karar harcının, peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan toplamda 5.934,44 TL harçtan mahsubuyla, bakiye 17.548,83 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, b-)İlk derece mahkemesince ... günlü karar ile davalı taraftan tahsiline karar verilen harcın tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, harcın tahsil edilmiş olması halinde ise tahsil edilecek harç miktarının dairemizce kurulan hükümde değişmediği anlaşıldığından harç hususunda işlem yapılmasına yer olmadığına, 4-a-)Arabulucuya ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, b-)İlk derece mahkemesince ... günlü karar ile davalı taraftan tahsiline karar verilen arabuluculuk ücretinin tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, arabuluculuk ücretinin tahsil edilmiş olması halinde ise tahsil edilecek miktarın dairemizce kurulan hükümde değişmediği anlaşıldığından arabuluculuk ücretinin tahsili hususunda işlem yapılmasına yer olmadığına, Yargılama giderleri yönünden: 5-Davacı tarafından yapılan toplamda 6.015,44 TL harç gideri ile tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücretleri toplamı 1.601,50 TL olmak üzere toplamda 7.616,64 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının bulunması halinde ilgililerine iadesine, Vekalet ücreti yönünden: 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihininde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 55.004,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İstinaf giderleri açısından; 7-Davacı tarafça yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 8-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 23.483,27 TL istinaf karar harcından, davalı tarafından peşin yatırılan 5.871,00 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubuyla, bakiye 17.612,27 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 9-Harçlar Kanunu gereğince istinaf aşamasında yapılan ıslahın dairemizce kabul edilerek kurulan hükümde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verildiği anlaşılmakla, davacı tarafça ıslah nedeniyle yatırılan 1/20 oranındaki (372,00 TL) harçtan kalan ve ıslah nedeniyle alınması gereken (Kalan 1/19 oranındaki) 7.052,18 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 10-İstinaf aşamasında aldırılan bilirkişi raporuna ilişkin davacının yatırdığı avanstan ödenen bilirkişi ücreti ile tebligat ve dosyanın istinafa gönderim ücreti toplamı 7.615,00 TL ile yine istinaf aşamasında davacı tarafça yatırılan 372,00 TL olmak üzere toplamda 7.982,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 11-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 12-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi. 05.05.2026 Başkan Üye Üye Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır