6. Ceza Dairesi 2024/2650 E. , 2024/9226 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1268 E., 2021/3195 K. SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 1. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemeler
**6. Ceza Dairesi 2024/2650 E. , 2024/9226 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1268 E., 2021/3195 K. SUÇLAR : Nitelikli yağmaya teşebbüs, kasten yaralama HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama 1. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenlemesi ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk müdafinin kasten yaralama suçundan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizinin 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, 2. Suça Sürüklenen Çocuk Hakkında Nitelikli Yağmaya Teşebbüs Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde düzenlenen 08.11.2018 tarih, 2018/2489 soruşturma, 2018/820 esas, 2018/194 iddia nolu iddianame ile ile suça sürüklenen çocuk (Suça sürüklenen çocuk) hakkında nitelikli kasten yaralama ve yağmaya teşebbüs suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 149 uncu maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi uyarınca cezalandırılması istemli kamu davası açılmıştır. 2. Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.10.2020 tarihli, 2018/377 Esas, 2020/231 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında; Gece vakti yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a,b,c,d) bentleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2021/1268 Esas, 2021/3195 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Bassavcılığınca tanzim olunan, 29.06.2022 tarihli ve 2022/17846 sayılı, 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi; 1.Katılan mağdurun yaşının büyük olması nedeniyle suça sürüklenen çocuk tarafından yağma suçunun işlenmesinin mümkün olmadığı, 2. Olayın katılanın eylemi nedeniyle başladığının, bu nedenle haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Olay günü olan 03.03.2018'de ... ve ...'in tartışma sırasında suça sürüklenen çocuk ...'nın katılanın motor ile ilerlediği sırada önüne geçerek durdurduğu, aralarında tartışma yaşandığının ve suça sürüklenen çocuğun katılanın boğazını sıkması sonrası itekleşme ve devamında katılan ...'a vurması şeklinde devam eden olayda katılanın yere hareketsiz düştüğünün kamera kayıtları ile sabit olduğu, Güvenlik kamerasında 20:35-20.40 arasında olayın meydana geldiğinin anlaşıldığı, katılan ...'in yere düştüğü anda ağzından ve burnundan kan geldiği, 112 vasıtasıyla hastaneye kaldırılması ile hayati tehlikesinin olduğu, ... Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporu ile (12.12.2018 t.li) hayati tehlike geçirdiği, yüzde sabit ize neden olduğunun belirlendiği ayrıca ... Adnan Menderes Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının (11.09.2019 tarihli) raporu ile de darp olayı sonrası oluşan konuşma bozukluğu (yavaşlama-duraksama), somatoform bozukluğu travma sonrası stres bozukluğu, anksiyete bozukluklarının sürekli duyu organ zayıflaması niteliğinde olduğunun belirlendiği, 03.03.2018 tarihinde suça sürüklenen çocuk ...'in katılan ...'e karşı gece vakti yağmaya teşebbüs suçunu ve hayati tehlike geçirmesine, yüzde sabit ize ve duyu organ zayıflamasına neden olacak şekilde neticesi sebebi ile ağırlaştırılmış kasten yaralama suçlarını işlediğinin kabul edildiği anlaşılmıştır. 2. Suça sürüklenen çocuk savunmasında özetle; mağdurun annesine küfür ettiği ve kız arkadaş ayarlamasını istediği için tartıştıklarını ve kendisini korumak amacıyla yumruk attığını, mağdurdan para istemediğini ifade etmiştir. 3. Olay anına ilişkin kamera görüntüleri, dava dosyasında mevcuttur. 4. Suça sürüklenen çocuğun katılan mağdura yumruk attığı ve yumruk üzerine katılan mağdurun yere düşerek hareketsiz kaldığına yönelik tanık beyanları dava dosyasında mevcuttur. 5. Katılanın yaralanmasına yönelik Adli Tıp Kurumu Raporu ile hastane raporları dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. Ancak, 1. Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu halde, davaya Çocuk Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, yanılgı ile ağır ceza mahkemesi sıfatıyla yargılamanın yapılması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Harcaması zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle Adli Tıp Kurumuna ödenen rapor ücreti, suça sürüklenen çocuğun adli tıp kurumuna ve ceza infaz kurumuna sevk için harcanan giderler ile uzman psikolog bilirkişi giderinin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi'ne aykırı davranılması hukuka aykırı bulunmuştur. 3. 5237 sayılı Kanun'un “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” denilmektedir. Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir. Hâkim indirim oranını aynı sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasının uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34, 223, 230 ve 289 uncu maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır. Öte yandan hâkim, 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasıyla, kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır. Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, suça sürüklenen çocuğun mağdurdan 5-10 TL parasını yağmalamaya teşebbüs ettiği olayda, suç tarihi olan 03.03.2018 itibarıyla paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları birlikte değerlendirildiğinde, sanık hakkında yağma suçundan hüküm kurulması sırasında değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, nedeniyle hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 30.11.2021 tarihli ve 2021/1268 Esas, 2021/3195 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, nitelikli yağmaya teşebbüs suçu yönünden Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nazilli 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.09.2024 tarihinde karar verildi.