T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/383 Esas KARAR NO : 2025/1825 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2020/640 Esas- 2022/941 Karar TARİH: 07/11/2022 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 06/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/383 Esas KARAR NO : 2025/1825 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2020/640 Esas- 2022/941 Karar TARİH: 07/11/2022 DAVA: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 06/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davalı kargo şirketi aracılığı ile dava dışı Cerrahpaşa Tıp Fakültesine gönderdiği (17.02.2020) bir kısım emtianın varma yerinde alıcısına teslim edilmediğini, emtianın taşıma sırasında nasıl kaybolduğuna ve akıbetine ilişkin bilgilerin verilmediğini, davalı kargo şirketinin sisteminde ürünlerin teslim edildiğinin göründüğünü ancak teslimat belgesinin sistemde bulunmadığını, müvekkili şirket tarafından tazminat talebi ile 18.03.2020 tarihinde dilekçe ile başvurmasına rağmen zararın giderilmediğini, davalı şirketin ise 03.04.2020 tarihinde İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi yetkili ve sorumlu hekimlerine başvuruda bulunularak teslim evraklarının imza ettirilmeye çalışıldığının öğrenildiği, sonrasında ise tazminat taleplerinin uygun bulunmadığı cevabı verilerek, kimin tarafından imza edildiği belirli olmayan teslimat evraklarının gönderildiğini, Karşıyaka 5. Noterliği aracılığı ile keşide ettikleri 15.04.2020-12006 tarih ve sayılı ihtarname ile giderim istemelerine rağmen davalı şirketin buna yanaşmadığını, İstanbul 8 İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının itiraz ederek haksız olarak takibi durduğunu beyanla itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın iddiasının aksine söz konusu kargoların varma yerinde alıcısına teslim edildiğini, teslim yerinin hastane olmasından dolayı teslimat belgelerindeki kaşelere müvekkili şirket kargo görevlilerinin ulaşmasının mümkün olmadığını, TTK m.889 gereği alıcının hasar ihbarında bulunmadığını, davacı yan tarafından sunulan faturaların kargo edilen ürüne ait olup olmadıklarını bilmediklerini, zira kargo edilirken bunların müvekkili şirkete sunulmadığını, davacı yan ile müvekkili şirket arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığından dolayı ticari defter ve cari hesap ilişkisinin müvekkili şirkete karşı ispat vasıtası olarak kullanılmasının mümkün olmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sınırlı sorumluluk ilkesine tabi olduğunu, alacağın likit olmamasından dolayı müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmayacağını beyanla davanın reddine, davacı aleyhine %20’den az olmayan kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 07/11/2022 tarih 2020/640 Esas- 2022/941 Karar sayılı kararında; "İstanbul 8.İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasının incelemesinde; davacı tarafından davalı borçlu hakkında davaya dayanak kargo taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçlunun borca, faiz oranlarına, işlemiş faize, masraf ve tüm fer'ilerine vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın bertarafına yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür. Dava; kargo taşıma sözleşmesine konu eşyanın taşıma sırasında zayi olduğu ve alıcıya teslim edilmediği iddiasına dayalı olarak zayi olan eşyanın bedelinin taşıyandan tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; taşıma sözleşmesine konu eşyanın kargoda iken kaybolup kaybolmadığı, taşıyıcı olan davalının meydana gelen zarardan sorumlu olup olmadığı, mevcut ise davacının zarar miktarının tespiti noktalarına ilişkindir.Tarafların iddia ve savunmaları, takip dosyası, bilirkişi raporları ile dosyamızda bulunan tüm bilgi ve belgeler bir arada değerlendirildiğinde; kargo taşıma sözleşmesine konu eşyanın taşıma sırasında zayi olduğu ve alıcıya teslim edilmediği iddiasına dayalı olarak-zayi olan eşyanın bedelinin taşıyandan tahsili amacıyla-başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemi ile eldeki davanın açıldığı, fatura konusu hizmetin eksiksiz bir şekilde verildiğini ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacının ibraz ettiği gönderi taşıma kayıtları incelendiğinde kayıtlar üzerinde kargo alıcısının kaşesinin ve imzasının yer aldığı, bu suretle davacının taşıma hizmetini yerine getirdiğini ispatladığı, bu aşamada davalının aksini ispat etmesi gerektiği, ancak ispata yarar herhangi bir delil ibraz etmediği kanaatine varılmakla dosyamız kapsamı ile uyumlu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olan bilirkişi raporları doğrultusunda zayi iddiasının ispatlanmadığından bahisle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir..."gerekçesi ile ''Davanın reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Davalı yana karşı açmış oldukları itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemli davanın İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/640 E. 2022/941 K. sayılı dosyasında 07/11/2022 tarihinde verilen karar ile reddedildiğini, Yerel mahkemece verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olup işbu kararın kaldırılması gerektiğini;Yerel Mahkemenin kararının hukuki dayanaktan ve gerçeklikten yoksun olduğunu, davacının sisteminde ürünlerin teslim edildiği şeklinde bir açıklama bulunduğu davalı yan tarafından ifade edilse de, ürünlerin teslim edildiğine dair teslimat belgelerinin davalı ... sisteminde bulunmadığını, davalı yanın da söz konusu belgelerin varlığını ortaya koyamadığını, davalının kendi sisteminde belgesi bile bulunmadan yalnızca ürünlerin teslim edildiğine dair beyanının, ürünlerin alıcısına teslim edildiğine dair delil olarak dikkate alınamayacağını, Yerel Mahkemenin olmayan delile dayanarak karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu ve müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu;Somut olayda kargonun alıcısı İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Üniversitesi Hastanesinde çalışan doktorların müvekkiline verdiği bilgiye göre, davalı personelinin imzalatmayı unuttuğunu bahane ederek teslim fişi imzalatmaya çalıştığı ve imzalamamaları halinde bir daha kendilerine hizmet vermemekle tehdit ettiğinin öğrenildiğini, davalının dosyaya sunduğu delillerin yalnızca, müvekkili tarafından zararın giderilmesine ilişkin davalı firmaya iyi niyetle verilen tazmin dilekçeleri üzerine taleplerinin olumsuz şekilde sonuçlandığına dair davalı tarafından yazılmış ibareler olduğunu, bu durumun davalı kargo firmasının taşıma ve teslim yükümlülüğünü ihlal ettiğini bir kez daha kanıtlar nitelikte olduğunu;Yerel Mahkemenin 07/11/2022 tarihinde hükmetmiş olduğu gerekçeli kararda, taşıma kayıtlarında kargo alıcısının imza ve kaşesinin yer aldığından bahisle taşıma hizmetinin yerine getirildiğine dair üstünkörü, hukuka ve hakkaniyete aykırı bir karar verildiğini, taşıma irsaliyesinin kaşeli ve imzalı olmasına rağmen isim bulunmamasından dolayı kim tarafından düzenlendiğinin anlaşılamadığını ve usulüne uygun olarak düzenlenmeyen işbu sahte irsaliyenin Yerel Mahkeme tarafından davanın reddine dayanak görülmesi ve davalı yanın elle tutulur başka bir kanıtı olmamasına rağmen davanın reddedilmesinin müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu; 30295 Sayılı Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin 40/9 maddesinde; "Yetki belgesi sahipleri; eşya ve bagajları, teslim aldıkları andan teslim edinceye kadar, eşyanın veya bagajın tamamen veya kısmen kaybından, zayiinden, hasara uğramasından, çalınmasından, güvenliğini sağlamaktan, teslim aldıkları şeklini muhafaza etmekten, korunması ve taşınmasından sorumludurlar" düzenlemesinin yer aldığını, 30295 Sayılı Karayolu Taşıma Yönetmeliği'nin yukarıda belirtilen hükmüne göre somut olayda kargo firmasının eşyanın teslim edilmemesinden sorumlu olduğunu beyanla İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/640 E. ve 2022/941 K. sayıı, 07/11/2022 tarihli kararının kaldırılmasına ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, ... taşıma sözleşmesi uyarınca, taşıma konusu emtiaların alıcısına teslim edilmediğinden bahisle uğranıldığı iddia edilen zararın tazmini için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6102 sayılı TTK'nın 875 ve 879. maddeleri uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan; kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur.Somut olayda; davacı taraf, davalı şirkete, dava dışı İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi'ne teslim edilmek üzere üç adet kargo teslim ettiğini ancak kargoların adı geçen hastaneye teslim edilmediğini, bu nedenle kargo içerisinde gönderilen ürün bedelleri kadar zarara uğradığını ve davalının bu zarardan sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı taraf ise kargoların dava dışı hastaneye teslim edildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere dosyaya, davalı şirket tarafından üç adet kargonun da dava dışı hastaneye teslim edildiğine dair, dava dışı hastanenin kaşesini ve kaşe üzerinde imzayı içerir teslimat belgeleri sunulmuştur. Davacı taraf dava dilekçesi ve bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde, teslim belgelerinde yer alan kaşelerin sahte olduğuna ve davalının, dava dışı hastane çalışanlarını tehdit etmek suretiyle belgeleri imzalattığına dair bir iddia ve itiraz ileri sürmemiş, bu hususlar ilk kez istinaf aşamasında ileri sürülmüş olduğundan HMK'nın 357/1. maddesi uyarınca Dairemizce incelenmemiş ve sonuç olarak, davalı taşıma sözleşmesinden doğan teslim yükümlülüğünü ifa ettiğini ispatladığı ve davacının zarar iddiası haksız olduğundan, Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın isabetli olduğu anlaşılmış, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 06/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.