(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/867 E. , 2015/25864 K. "" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne ait iş yerinde alt işveren nezdinde kepçe operatörü olarak çalışmakta iken şantiyenin kapanması, işin bi…
**(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi 2015/867 E. , 2015/25864 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'ne ait iş yerinde alt işveren nezdinde kepçe operatörü olarak çalışmakta iken şantiyenin kapanması, işin bitmesi nedeniyle işten çıkarıldığını iddia ederek bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının kendi nezdinde değil işi ihale ettikleri firmada çalıştığını bu nedenle davacının işçilik alacaklarından sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davalı kurumun asıl işveren konumunda olduğu, davacının iş aktinin alt işveren tarafından şantiyenin kapanması nedeniyle feshedildiği ve iş aktinin feshi hususunda geçerli bir sebep ileri sürülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Anayasanın 141'nci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297'nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrasının birbirine aykırı olmaması gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporuyla hüküm altına alınan miktarlar arasındaki farkın karar gerekçesinde neden kaynaklandığının gösterilmemesi hatalı olup bozma nedenidir. O halde tarafların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde taraflara iadesine, 18.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.