T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1636 Esas KARAR NO : 2025/1479 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : 2025/1876 D.İş Esas - 2025/1847 Karar TARİH : 14/08/2025 (Ek Karar Tarihi ) DAVA : İhtiyati haciz kararına itiraz KARAR TARİHİ: 25/09/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı i…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1636 Esas KARAR NO : 2025/1479 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : 2025/1876 D.İş Esas - 2025/1847 Karar TARİH : 14/08/2025 (Ek Karar Tarihi ) DAVA : İhtiyati haciz kararına itiraz KARAR TARİHİ: 25/09/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; 16.04.2024 düzenleme tarihli, 16.07.2025 vade tarihli, 100.000.000,00 TL. Bedelli bononun vade tarihinde ödenmemesi üzerine yasal süresi içinde borçlulara 18.07.2025 tarihinde Kadıköy 29. Noterliği'nden ... Yevmiye no'lu ödememe protestosu keşide edildiğini ancak, borçlular ödememe protestosuna rağmen senet bedelini müvekkili bankaya ödemediklerini ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 90.000.000,00 TL alacağın gerekirse uygun görülecek teminat karşılığında güvence altına alınabilmesi için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi 21/07/2025 tarih ve 2025/1876 D.İş Esas - 2025/1847 D.İş Karar sayılı kararı ile;''1-İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı vekili Mahkememize verdiği dilekçe ile, müvekkilinin borçludan ibraz edilen vadesi geçmiş kambiyo senedi nedeniyle alacaklı olduğunu belirtilerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Talep dilekçesi ve belge asılları ile tüm dosya kapsamına göre; talebin İ.İ.K'nun 257. ve devamı maddeleri gereğince yerinde olduğu anlaşılmakla, TALEBİN KABULÜ İLE, Alacaklının iddia ettiği yukarıda belirtilen alacak miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı karşı taraf vekili tarafından itiraz edilmiştir. İHTİYATİ HACİZ KARARINA İTİRAZ EDENLER VEKİLİ İTİRAZ DİLEKÇESİNDE ÖZETLE; Bankanın ihtiyati hacze konu ettiği 100.000.000,00 TL bedelli senet nedeniyle alacak iddiasında bulunduğunu, ancak müvekkilleri ile ... arasında yapılan son mutabakat neticesinde, vefa hakkı çerçevesinde banka lehine 21.07.2025 tarihinde müvekkilinin İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, Merdivenköy Mah, ... Ada, 3 Parsel, B Blok, 7. ... no’lu bağımsız bölümde bulunan ofis nitelikli taşınmazını ...'a vefa hakkı kapsamında devredildiğini, bu işlem neticesinde borcun en az 25.000.000 TL'lik büyük kısmının ifa edildiğini, bunların dışında ...'a müvekkili şirketin bir çok alacağının temlik edildiğini, bu bedellerin de ... hesabına yatırıldığını, bunun yanında müvekkilinin ... hesaplarında yaklaşık 30 milyon TL değerinde nakiti bulunmakta olup bu bedeller de vadeli hesaplarında yer aldığını, vade sonunda söz konusu bedellerin de borca mahsup edileceğini, Tüm bunlar dikkate alındığında borç miktarı iddia edilen bedelin yarısından daha da az bir meblağ olduğunu, 90.000.000 TL gibi fahiş bir tutarın ihtiyati hacze konu edilmesi alacaklının kötüniyetli davrandığını açıkça gösterdiğini,İhtiyati hacze konu edilen ve 100.000.000,00 TL bedel taşıyan senedin, taraflar arasında tesis edilen kredi ilişkisine istinaden teminat amacıyla verildiğini, borç ikrarı içermediğini, teminat senedi niteliği taşıyan bir belgenin hiçbir yargılamaya konu edilmeksizin doğrudan ihtiyati hacze esas alınmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, İhtiyati hacze konu edilen 100.000.000,00 TL bedelli senedin vade tarihi, müvekkili tarafından yazılmadığını, senedin banka yetkililerince doldurulduğunu, Bu tarihin sonradan doldurulduğunu ve senetteki diğer yazı stilinden farklı olduğu çıplak gözle dahi görüldüğünü, bu işlemin müvekkilinin rızası ve bilgisi dışında gerçekleştiğini, bu itibarla, senedin dayanağı tartışmalı, borcun miktarı muğlak ve alacaklının iyiniyetli davranmadığını, Müvekkili şirketin faal bir işletme olup ticari faaliyetlerine devam ettiğini, Mal kaçırma, şirketin tasfiyesi ya da alacağın tahsilini tehlikeye düşürecek herhangi bir durum söz konusu olmadığını, Dolayısıyla ihtiyati haciz için aranan “aciliyet ve zaruret” koşulları somut olayda mevcut olmadığını, Mahkememizin 21.07.2025 tarihli ve 2025/1876 E. sayılı ihtiyati haciz kararına karşı yapmış oldukları itirazın kabulü ile kararın kaldırılmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 14/08/2025 tarih ve 2025/1876 D.İş Esas - 2025/1847 D.İş Karar sayılı ek kararında;".......Somut olayda mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararı; vadesi geçmiş, borç ikrarı mahiyetinde bulunan bonoya dayalı olarak verilmiş olup, senet metninde nakden kaydı bulunup, teminat olarak verildiğine ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır. İtiraz eden tarafından ileri sürülen senedin teminat amacıyla verildiği hususuna ilişkin açık bir kayıt bulunmamaktadır. Ayrıca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 27/04/2023 tarih, 2023/752 Esas, 2023/700 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; senedin teminat senedi olduğuna yönelik itiraz sebeplerinin İİK'nın 265 maddesinde sınırlı olarak gösterilen itiraz sebeplerinden birini teşkil etmediklerinden, ihtiyati hacze itiraz yargılamasında değerlendirilemeyeceği açıkça belirtilmiş olup, dosyaya mübrez ve talep dayanağı bonolar kapsamından; İİK'nun 257/1 fıkrası ile İİK'nun 258 fıkrasında aranan şartların mevcut olduğu, muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat şartının sağlandığı anlaşıldığından ve senedin teminat olarak verildiğine ve senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğuna yönelik itiraz borçlu tarafından alacaklıya karşı İİK'nın 72. maddesi kapsamında açılabilecek bir menfi tespit davasında incelenebilecek hususlardan olup, İİK'nın 265. maddesindeki itiraz nedenlerinden sayılmadığından mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle ihtiyati hacze itirazın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesi ile, ''1- İhtiyati hacze İTİRAZIN REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati haciz kararına itiraz eden karşı taraflar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: ihtiyati haciz kararına itiraz eden karşı taraflar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin senedin teminat senedi olduğu iddialarını hiç araştırmadan karar verdiğini, takibe konu 100.000.000,00 TL bedelli senedin, müvekkil şirket ... Enerji Ticaret Ltd. Şti. ile alacaklı banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerinin teminatı olarak verildiğini açıkça belirttiklerini, bankacılık teamüllerine göre kredi borçlarının tahsili için senet alınması gibi bir uygulama olmadığını, bu tür senetlerin yalnızca teminat amacı taşıdığını,Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre teminat senetlerinin kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe konu edilemeyeceğini, mahkemenin bu en temel ve önemli iddialarını görmezden geldiğini, senedin ön yüzünde "teminattır" ibaresi bulunmadığı yönündeki karşı taraf beyanını yeterli görerek eksik inceleme ile karar verdiğini, oysa ki senedin teminat amaçlı verildiğinin ispatnın, taraflar arasındaki temel borç ilişkisi (kredi sözleşmeleri) ve ticari defterler gibi delillerle mümkün olduğunu, mahkemenin bu delilleri toplamadan, sadece senedin şekli görünüşüne bakarak karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu,Senedin vade kısmının sonradan doldurulduğu iddialarının değerlendirilmediğini, itirazlarında senedin vade ve ödeme yeri kısımlarının müvekkiller tarafından boş bırakıldığını ve sonradan alacaklı banka tarafından doldurulduğunu, bu durumun çıplak gözle dahi anlaşılabildiğini belirttiklerini, TTK m. 776 uyarınca vadenin bononun zorunlu unsurlarından olduğunu, bu unsurun anlaşmaya aykırı olarak sonradan doldurulmasının senedin kambiyo vasfını ortadan kaldıracağını, bu iddialarına yönelik yerel mahkemece değerlendirme yapılmadığını, bilirkişi incelemesine gerek görülmediğini ve bu hususun kararın gerekçesinde tartışılmadığını, kambiyo vasfı olmayan bir belgeye dayanarak ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, mahkemenin bu önemli iddiayı yok sayarak itirazı reddetmesinin kararın bozulmasını gerektiren en önemli sebeplerden biri olduğunu,Müvekkil ... ...'un borcun şahsıyla ilgisi olmadığının göz ardı edildiğini, dayanak senedin müvekkil ... Enerji şirketinin kredi borcu ilişkisi kapsamında verildiğini, diğer müvekkil ... ...'un şahsi olarak alacaklı banka ile herhangi bir borç ilişkisi bulunmadığını, kendisi imzasının şirket yetkilisi sıfatıyla veya teminat amacıyla atıldığını, bu nedenle borcun asıl tarafı olmayan müvekkil hakkında doğrudan kambiyo takibi yapılması ve mallarına ihtiyati haciz konulmasının temel hukuk prensiplerine aykırı olduğunu, mahkemenin itirazlarını reddederken bu ayrımı da yapmadığını, İhtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, İİK m. 257 uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve vadesinin gelmiş bir para borcuna dayanması gerektiğini, ortada kambiyo senedine dayalı, vadesi gelmiş ve muaccel bir alacaktan bahsetmenin mümkün olmadığını, dolayısıyla ihtiyati haczin kanuni şartlarının oluşmadığını, mahkemenin "talebin İ.İ.K'nun 257. ve devamı maddeleri gereğince yerinde olduğu" şeklindeki yüzeysel tespiti ve bu tespite karşı yaptıkları somut itirazları gerekçesiz şekilde reddetmesinin bariz bir hukuk hatası olduğunu belirterek itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesi ek kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Talep, senede dayalı alacağın tahsilini teminen ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkindir. Mahkemece 21/07/2025 tarihli karar ile ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, karara karşı karşı taraf vekilinin itirazı üzerine 14/08/2025 tarihli ek karar ile itirazın reddine karar verilmiş, verilen ek karara karşı muterizler vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258. maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüsüdür. İİK'nın 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder..Talebe konu bono incelendiğinde; 16.04.2024 düzenleme tarihli, 16.07.2025 vade tarihli, 100.000.000,00 TL. Bedelli bononun keşidecisinin ... ..., lehtarın ... ENERJİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ olduğu, bonoda nakden kaydının bulunduğu, senedin ciro edilerek talep eden bankaya devredildiği ve banka tarafından keşideciye karşı 18.07.2025 tarihinde Kadıköy 29. Noterliği'nden ... Yevmiye no'lu ödememe protestosu keşide edildiği anlaşılmıştır.Somut olayda; talebe konu bonoda muterizlerin keşideci ve lehtar oldukları, senedin ciro edilerek talep eden bankaya devredildiği, senedin kayıtsız şartsız ve belirli vadeli olarak düzenlendiği ve nakden kaydını içerdiği, senet üzerinde teminat senedi olduğuna ilişkin bir kaydın olmadığı, muterizlerce ileri sürülen senedin vadesinin sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu ve senedin teminat senedi olduğuna yönelik iddialar ihtiyati haczin dayandığı sebebe ilişkin iddialar olup mevcut deliller ile ispat edilemediği, bu iddialar ve taraflar arasındaki alacak-borç durumlarının ancak açılmış bir davada yapılacak yargılamada değerlendirilebileceği, dosyada mübrez deliller ve talep dayanağı bono kapsamından; İİK'nın 257/1 ve 258. maddesinde aranan şartların mevcut olduğu ve yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu anlaşılmış, muterizler vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, muterizler vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Muterizlerin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden muterizler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı muterizler tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden muterizler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/09/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.