TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/1082 Esas KARAR NO : 2026/275 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 25/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde ö…
T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/1082 Esas - 2026/275 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/1082 Esas KARAR NO : 2026/275 HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali DAVA TARİHİ : 30/12/2024 KARAR TARİHİ : 25/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 25/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ...’ın, davalı S.S. ... Kent Toplu Konut Yapı Kooperatifi'nin 452 Nolu ortağı olduğunu ancak davalı S.S. ... Kent Toplu Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanlığı'nın 31/08/2018 tarih ve 2018-38 Nolu kararı ile davacının aidat borçlarının ödenmemesi sebebiyle ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmiş olduğunu, söz konusu ortaklıktan çıkarılma kararının usul ve yasaya aykırı olup iptali gerekmekte olduğunu, davacının işbu dava konusu olan ortaklıktan çıkarılma kararını 28/11/2024 tarihinde eşi ...'ın kooperatifle görüşmeye gittiğinde öğrenmiş olup aidat borcunun ödenmesi için gönderilen ihtarnameler ve ortaklıktan çıkarılmaya ilişkin ihtarname suretlerini de yine aynı tarihte davacının eşi ...’ın elden teslim almış olduğunu, dolayısıyla işbu dava 3 aylık dava açma süresi içerisinde açılmış olduğunu, Davalı kooperatif tarafından; 25/09/2017 tarih ve 2017-28 Sayılı aidat borcunun ödenmesi için 1. İhtarname PTT ile iadeli taahhütlü mektup şeklinde, 06/03/2018 tarih ve 2018/14 Sayılı aidat borcunun ödenmesi için 2. İhtarname, Kayseri 8. Noterliğinin 06/03/2018 tarih ve 09111 Yevmiye Nolu ihtarnamesi şeklinde, 03/09/2018 tarih ve 2018-47 Sayılı, Yönetim Kurulunun 31/08/2018 tarihli 2018-38 Nolu ortaklıktan çıkarılma kararı ise Kayseri 8. Noterliği'nin 03/09/2018 tarih ve 33053 Yevmiye Nolu ihtarnamesi şeklinde, davacıya gönderildiğinin iddia edilmekte olduğunu ancak yukarıda detaylı bilgileri verilen aidat borcunun ödenmesi için gönderilen 1. Ve 2 ihtarnameler ve davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararın davacıya usulüne uygun tebliğ edilmemiş olduğunu, bu nedenle davalı tarafından davacı hakkında verilen ortaklıktan çıkarılma kararı kooperatif ana sözleşmesine, Kooperatif Kanunu'na aykırı olup iptaline karar verilmesi gerekmekte olduğunu, Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğince kooperatif ana sözleşmesine, yasaya aykırı şekilde verilen ihraç kararlarının iptaline karar verilmesi gerektiği açık olduğunu, bu doğrultuda Yargıtay 16. Hukuk Dairesi'nin 17/11/2009 tarih ve 2008/6407 E.-2009/7943 K. Sayılı kararının, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi'nin 16/04/2024 tarih ve 2024/473 E.-2024/591 K. Sayılı kararının, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 10/01/2019 tarih ve 2018/151 E.-2019/16 K. Sayılı kararının, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/10/2006 tarih ve 2006/631 E.-2006/609 K. Sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini ayrıca davalı tarafından davacıya gönderildiği iddia edilen borcun ödenmesini içerir 1. Ve 2. İhtarnamelerde talep edilen birikmiş aidat borçlarının hangi aylara ilişkin olduğu bilgileri yer almamakla birlikte aidat gecikme bedelinin hangi faiz oranı esas alınarak yapıldığı da belirtilmemiş olduğunu, bu nedenle talep edilen gecikme bedelinin hukuka uygun olup olmadığını denetleme imkanı ortadan kaldırılmış olup bu hususta hukuka aykırılık teşkil etmekte olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle ve davalı kooperatif tarafından aidat borcunun ödenmesi için davacıya gönderilen 1. Ve 2. İhtarnamelerin yasal şartlarını taşımaması ve ana sözleşmeye ve yasaya aykırı olarak tebliğ edilmiş olması ve yine davalı kooperatif tarafından davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararın da usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle öncelikle ilgili ihtarnamelere ait tebligat parçalarının noter ve PTT'den celbi ile davalı kooperatiften davacının aidat borçlarına ilişkin detaylı bilgileri ve geciken aidat borçlarına uygulanacak azami faize ilişkin varsa genel kurul kararları ile davacının ihraç kararına esas aidat borcuna hangi faiz oranının uygulandığı, uygulanan faizin hukuka uygun olup olmadığının araştırılması akabinde davanın kabulü ile davacının ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin kararın iptaline ve kooperatif üyeliğinin tespitine karar verilmesini talep ettiğini belirterek, S.S. ... Kent Toplu Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanlığı'nın 31/08/2018 tarih ve 2018-38 Nolu davacı hakkında verilen ortaklıktan çıkarılma kararının iptaline, davacının davalı S.S. ... Kent Toplu Konut Yapı Kooperatifi üyeliğinin tespitine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı tarafın tüm taleplerine karşı zamanaşımı def'inde bulunduklarını, Davacı tarafın tür talepleri zamanaşımına uğramış olduğunu sırf bu nedenle davanın reddi gerektiğini, Davacı tarafın tüm iddia ve talepleri mesnetsiz ve haksız olup, davacının tüm taleplerinin ve davanın reddedilmesini talep ettiklerini, ihtarname ve ortaklıktan çıkarma kararı usulüne uygun olmadığını, Mevlüt ...'ın huzurdaki davanın tarafı olmadığını, hak düşürücü sürenin dolduğunu, kooperatif ortağı ..., kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirmemiş olduğundan, kooperatif kanunun 16. Maddesi ve Anasözleşme 14/2. Maddesi ve 17/06/2017 tarihli genel kurulun 17. Maddesi kapsamında kooperatifin 22/09/2017 tarih 2017-20 sayılı yönetim kurulu kararı ile 1.ihtarname düzenlenerek 25/09/2017 tarihinde iadeli taahhütlü olarak gönderildiğini, bekleme süresi dolduktan sonra PTT tarafından kooperatife iade edildiğini, aynı ihtarname tekrar 24/10/2017 tarihinde muhataba bizzat teslim edildiğini, kendisine verilen 10 günlük yasal sürede borçlularını ödemediği için kooperatifin 30/01/2018 tarihli ve 2018-06 sayılı yönetim kurulu kararı ile 2. İhtarname düzenlenerek iadeli taahhütlü olarak gönderildiğini, bekleme süresi dolduktan sonra PTT tarafından kooperatif iade edildiğini, daha sonra aynı 2.ihtarname Kayseri 8. Noterliği vasıtasıyla 06/03/2018 tarihinde 9111 yevmiye numarası ile muhatabın adresine gönderildiğini, 09/03/2018 tarihinde Adem Mert'e teslim edildiğini, ...'ın bu ihtarnamede kendisine verilen süre içinde hiç bir ödeme yapmadığını, yönetim kurulunun 31/08/2018 tarihli ve 2018-38 sayılı kararı ile ...'ın ortaklıktan çıkartılmasına karar verilerek bu karar Kayseri 8. Noterliği 04/09/2018 tarihi ve 33053 yevmiye numarası ile muhatabın adresine gönderildiğini, muhatap ... çarşıya gitti gerekçesi ile kendisine verilmediği ancak 06/09/2018 tarihinde mahalle muhtarı Adem Mert'e tebliğ edildiğini, adı geçen ... 06/09/2018 tarihinde tebliğ edilen ortaklıktan çıkma kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren hak düşürücü 3 aylık yasal süre içinde genel kurula itiraz etmediği yada mahkemeye başvurmadığı için bu ihraç kararı, 07/12/2018 tarihinde kesinleştiğini, bu kesinleşme işlemi 07/12/2018 tarihi 2018-60 sayılı kararı ile adı geçen ortağın ortaklıktan çıkartma kararının kesinleştiği karara bağlanarak 2018 yılı yönetim kurulu faaliyet raporuna yazıldığını ve 30/09/2019 tarihli genel kurul ile kabul edildiğini, arz ve izah edilen nedenlerle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGILAMA VE GEREKÇE Dava; S.S. ... Kent Toplu Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanlığı'nın 31/08/2018 tarih ve 2018-38 Nolu kararı ile davacı hakkında verilen ortaklıktan çıkarılma kararının iptali şartlarının olup olmadığı, davanın süresinde açılıp açılmadığı hususlarına ilişkindir. Davalı kooperatife yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu görülmüştür. Mahkememiz 28/05/2025 Tarihli duruşmasının 7 nolu ara kararı gereği dosyanın nitelikli hesap uzmanı bilirkişisi ile mali müşavir bilirkişi heyetine tevdiine karar verildiği, bilirkişi heyet raporunun 10/09/2025 tarihinde dosyaya sunulduğu incelenmesinde özetle; "Dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden ulaştığımız tespitler şöyledir: Dosyadaki belgelerden davacının 01.10.2018 tarihi itibariyle davalı kooperatife yaptığı ödeme tutarının 14.955 TL olduğu anlaşılmaktadır. Davacıya gönderilen 1. ve 2. ihtarnameler incelendiğinde; ihtarnamelerde belirtilen borç tutarlarının aynı olduğu görülmektedir. Ancak her iki ihtarnamede de hesaplama tablosu bulunmamaktadır. Dolayısıyla davacıdan hangi döneme ait hangi tutarı talep ettiği ve hangi aylar için hangi oran ve tutarda gecikme bedeli hesaplandığı açık değildir. Davacıya gönderilen 2. ihtarnamenin tebliğ şerhi incelendiğinde; mazbatada komşunun olmadığı belirtildiği, muhatabın geçici olarak çarşıya gittiği belirtilmişse de muhatabın adreste geçici olarak bulunup bulunmadığının nasıl tespit edildiği bilinmemekte ve komşuya haber bırakılmadığı ve haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığına dair tebliğ mazbatasında bilgiye yer verilmedi anlaşılmaktadır. Davacıya gönderilen 1. ihtarname 25.09.2017 tarihlidir. Bu ihtarnamede davacının 31.08.2017 tarihi itibariyle ödemesi gereken aidat ve gecikme zammı tutarı belirtilmiştir. Yapılan hesaplamada ödenmesinde 30 gün geciktirimemiş Ağustos/ 2017 ayı aidatı da dahil edilerek hesaplanan borç istenmiştir. Halbuki ana sözleşmeye göre parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktirenlere birinci ihtarname gönderilir. Davalı tarafça ana sözleşmede belirtilen parasal yükümlülüklerini 30 gün geciktirilmesi durumunda ihtarname gönderilmesi ilkesine uyulmamıştır. Takdiri Mahkemeye ait olmak üzere arz ederiz." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Mahkememiz 19/11/2025 Tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı gereği bilirkişi raporuna yapılan itirazların kabulü ile bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verildiği, bilirkişi ek raporunun 16/01/2026 Tarihinde dosyaya sunulduğu, incelenmesinde özetle; "Kök raporumuzdaki görüş ve kanaatlerimizde bir değişiklik söz konusu olmamıştır. Takdiri mahkemenize ait olmak üzere arz ederiz." şeklinde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının davalı kooperatifin Yönetim Kurulu'nun 31/08/2018 tarihli ve 2018-38 Nolu davacının ihracına yönelik kararının yerinde olup olmadığının tespiti için bilirkişi heyetinden 10/09/2025 tarihli rapor alınmış ve raporda, davacıya gönderilen 1. ve 2. ihtarnameler incelendiğinde; ihtarnamelerde belirtilen borç tutarlarının aynı olduğu ancak her iki ihtarnamede de hesaplama tablosu bulunmadığı, dolayısıyla davacıdan hangi döneme ait hangi tutarı talep edildiği ve hangi aylar için hangi oran ve tutarda gecikme bedeli hesaplandığının açık olmadığı, davacıya gönderilen 2. İhtarnamenin usule uygun olmadığı, davacıya gönderilen 1. İhtarnamede ana sözleşmede belirtilen parasal yükümlülüklerin 30 gün geciktirilmesi durumunda ihtarname gönderilmesi ilkesine uyulmadığının tespit edildiği görülmüş olup, rapora itiraz edilmesi üzerine alınan 16/01/2026 tarihli ek raporda da, kök rapordaki kanaatlerde değişiklik olmadığının belirtilmesi ile alınan raporun yeterli ve gerekli incelemeleri içermesi nedeni ile rapora itibar edilmiş, hak düşürücü sürenin dolmadığı anlaşılmış ve davacının ihracı kararının mevzuata uygun olmadığının ve iptalinin gerektiği değerlendirilmiş ve böylece, Davanın KABULÜ İle, davalı Kooperatif Yönetim Kurulu'nun 31/08/2018 tarihli ve 2018-38 Nolu davacının ihracına yönelik kararın İPTALİNE, davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davanın KABULÜ İle, davalı Kooperatif Yönetim Kurulu'nun 31/08/2018 tarihli ve 2018-38 Nolu davacının ihracına yönelik kararın İPTALİNE, davacının davalı kooperatifin üyesi olduğunun tespitine, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL'nin mahsubu ile eksik 304,40-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 9.498,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı taraflarca yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 8-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine, Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.25/03/2026 Katip e- imzalıdır Hakim e- imzalıdır