TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :10/11/2023 NUMARASI :2022/384 Esas 2023/660 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/05/2022 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süres…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/112 Esas 2025/1921 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/112 KARAR NO : 2025/1921 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :10/11/2023 NUMARASI :2022/384 Esas 2023/660 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/05/2022 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket adına kayıtlı bulunan ... plakalı ... 2013 model aracın davalı sigortacı tarafından kasko sigortası ile teminat altına alındığını, 06/01/2022 tarihinde ...’in sevk ve idaresinde iken Turan Güneş Bulvarını takiben İncek istikametine seyir esnasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, açılan hasar dosyası gereğince araçtaki maddi hasar sonucunda aracın perte çıkartılmasına karar verildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihi itibariyle maddi hasarlar halinde aracın tam ziya (pert total) olması nedeniyle güncel rayiç piyasa bedelini ödenmesi gerektiğini, davalı tarafından yapılan ödeme, aracın güncel rayiç piyasa bedelinin çok altında kaldığını, davacı şirket tarafından ödeme kabul edilirken ihtirazi kayıt konulduğunu belirterek, belirsiz olan araç rayiç bedeli zararlarının artırılmak üzere şimdilik 100,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tazmininine karar verilmesi istemiştir. Davacı vekili 22/09/2023 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile 100,00 TL olan talebini 420.000,00 TL olarak arttırmıştır. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aracın rayiç değerinin 1.030.000,00 TL belirlenerek başvuran taraf ile sovtaj değeri düşülerek (Sovtaj bedeli 432.600,00 TL) mutabakata varıldığını, müvekkili şirket tarafından 02/03/2022 tarihinde davacıya 597.400.00 TL ödenerek müvekkili şirketin sorumluluktan kurtulduğunu, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilin ibra edildiğini, davacının fazlaya ilişkin haklarından feragat ettiğini, ödenen maddi hasar tazminatı ile ödenmesi gereken maddi hasar tazminatı arasında fahiş nispette fark yok ise ödemeye dair anlaşmanın geçerli kabul edilmesi gerektiğini, kaza tarihi itibari ile faiz taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı aracının trafik kazası itibari ile rayiç bedelinin 1.450.000,00 TL olduğu, bu bedel ve davalı sigorta şirketi tarafından davacıya yapılan ödeme dikkate alındığında davacının bakiye 420.000,00 TL zararının bulunduğu ve bunun sigorta şirketince ödenmesi gerektiği anlaşıldığından, davanın kabulü ile 420.000,00 TL tazminatın 03/03/2022 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen ödeme ile, kasko poliçesine istinaden bütün sorumluluk yerine getirilmiş olup, bakiye alacak bulunmadığından ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut olayda davacı tarafından imzalanan evrakta, açıkça kaza sebebiyle müvekkilden herhangi bir alacağının kalmayacağı beyan edilmiş olup, başvuranın bakiye tazminat talep edemeyeceğini, yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan araç rayiç değerinin fahiş hesaplanıp, sovtajın düşük belirlendiğini, davalı tarafça sunulan emsaller dikkate alınmadan tanzim edilen raporun usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın konusu haksız fiile dayanan tazminat talebi olup olayda ticari bir unsur söz konusu olmadığından avans faize hükmedilemeyeceğini, hasar bedelinin karşılanmış olması nedeniyle müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini bildirerek , ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava;kasko sigorta poliçesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamında yer alan Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi incelendiğinde; davacıya ait ... plaka sayılı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde 06/05/2021-06/05/2022 tarihleri arasında davalı ... Sigorta Şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi düzenlenmek suretiyle kasko sigortasının yapıldığı, sigorta şirketince kaza tarihinde aracın rayiç değeri 1.030.000 TL , sovtajı 432.600 TL belirlendikten sonra sigortalıya 02/03/2022 tarihinde 597.400 TL ödeme yapıldığının sigorta şirketince Mahkemeye sunulan hasar dosyası ile sabit olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamında yer alan Beyoğlu 52.Noterliği'nin 17/02/2020 tarih 03282 yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi incelendiğinde; trafikten çekme belgeli davaya konu sigortalı aracın davacı şirket tarafından 432.600 TL bedelle ... Otom.San.Tic.A.Ş.'ne satıldığı görülmüştür. Dosya kapsamında yer alan bilirkişi heyeti tarafından tanzim olunan 05/04/2023 tarihli raporda özetle; dava konusu kazanın meydana geldiği 06/01/2022 tarihi ile kaza tarihinden araştırma yapılan 05/04/2023 tarihine kadar geçen süre zarfında dünya genelinde meydana gelen pandemiye bağlı olarak sıfır araç üretiminde yaşanan daralma ve buna bağlı olarak ikinci el araç piyasa fiyatlarında oluşan yükselme ile döviz kurlarında meydana gelen yükselmenin araç piyasalarına olan etkisi dikkate alınarak yapılan değerlendirmeler sonucunda; aracın hususi araç olması ve hasar geçmişi dikkate alınarak yapılan değerlendirmede 06/01/2022 tarihindeki dava konusu trafik kazasından önceki rayiç değerinin 1.450.000,00 TL olacağı , aracın tespit edilen 1.450.000 TL rayiç bedeli ile iş bu dava öncesi davalı sigorta şirketinin ödeme tutarının tespitine esas aldığı 1.030.000,00 TL ödeme dikkate alındığında davacı sigortalı tarafın talep edebilecek tutarın 420.000,00 TL tespit edilmiştir. Davacı yan kasko sigortalı aracın trafikte seyir halinde iken kazaya karıştığını, aracın pert olduğunu, hasardan davalının sorumlu bulunduğunu iddia etmiş, davalı yan ise araç rayiç değerinin davacıya ödendiğini, poliçeden kaynaklanan sorumluluğun yerine getirildiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı yan kasko sigortalı aracın trafikte seyir halinde iken kazaya karıştığını, aracın pert olduğunu, hasardan davalının sorumlu bulunduğunu iddia etmiş, davalı yan ise araç rayiç değerinin davacıya ödendiğini, poliçeden kaynaklanan sorumluluğun yerine getirildiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davalının davacı aracının kasko sigortacısı olduğu, davalı tarafından sigortalı aracın pert olması nedeniyle davacıya 02/03/2022 tarihinde 597.400 TL ödendiği , davalının , davacı sigorta şirketi lehine düzenlenen mutabakatnameyi ihtirazı kayıt ile imzaladığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kasko sigortalı aracın pert total olması nedeniyle kaza tarihi itibarıyla rayiç değerinin ne kadar olduğu, davalının araç rayiç değerini düşük tespit ederek davacıya eksik hasar ödemesi yapıp yapmadığının tespiti hususlarından kaynaklanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.2. maddesinde; "onarım masraflarının sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile taşıtın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tesbit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Aracın tam hasara uğraması halinde, sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere, hasar anındaki sigorta değeri ödenir. Bu durumda aracın Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin ilgili maddesi hükümleri doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigorta şirketine ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez. Değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur." hükmüne yer verilmiştir. Kasko sigortasında aslolan amacın, zarar bedelinin tamamen karşılanması olup ,araç hurdasının kimin uhdesinde bırakılacağı konusunda seçimlik hakkın , davacı sigortalıya ait olduğu, hasarlı aracın davacı sigortalı uhdesinde kalması halinde, belirlenen piyasa değerinden sovtaj değeri mahsup edilerek davalının sorumlu olacağı gerçek zararın tespit edilmesi gerekeceği, Yargıtay 17 H.D.'nin 30/05/2016 tarih, 2016/6982 E., 2016/6504 K., sayılı ilamının da bu doğrultuda olduğu, somut olayda da, davacı vekilinin araç hurdasının davalı sigortacıya bırakılmasını talep ettiği, dolayısıyla mahkemece dava konusu kazanın meydana geldiği 19/03/2022 tarihinde dava konusu aracın ikinci el piyasa rayiç değerinin belirlenmesi gerektiği tartışmasızdır. Bu açıklamalar ışığında, davalı vekilinin tarafların 597.400 TL tazminat üzerinde mutabık kalıp , davacı tarafından mutabık kalınan bedel üzerinden mutabakatname, taahütname ve ibraname imzalandığını, bu sebeple davacı tarafından bakiye tazminat istenemeyeceği ve mahkemece hüküm altına alınan hasar miktarına yönelik istinaf itirazları değerlendirildiğinde; Davalı tarafından sigortalı aracın pert olması nedeniyle davacıya 02/03/2022 tarihinde 597.400 TL ödendiği , davalının , davacı sigorta şirketi lehine düzenlenen mutabakatnameyi ihtirazı kayıt ile imzaladığı, bu doğrultuda bakiye hasar bedeli talepli eldeki davayı açabileceği anlaşılmıştır. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, davaya konu, davacı sigortalıya ait aracın ... marka, ... dizel tipi, 2013 model, kaza tarihi itibariyle 234.564 km de otomobil cinsi araç olup, ön kısmından darbe alarak hasarlandığı, dava konusu kaza haricinde ... plakalı aracın iki tane hasar kaydı olduğu, sigorta poliçesindeki bilgilere göre, aracın marka, model, tip vb özellikleri ve bu bilgilere göre yapılan emsal araştırma sonucu , 2013 model ve aynı özelliklere sahip dört aracın emsal satışa göre aracın güncel ikinci el ortalama değerinin 2.207.500,00 TL olduğu tespit edildikten sonra kaza ve güncel kasko değerlerinin oranlanması suretiyle 1.500.726,04 TL bulunduktan sonra, dava konusu kazanın meydana geldiği 06/01/2022 tarihi ile kaza tarihinden araştırma yapılan 05/04/2023 tarihine kadar geçen süre zarfında dünya genelinde meydana gelen pandemiye bağlı olarak sıfır araç üretiminde yaşanan daralma ve buna bağlı olarak ikinci el araç piyasa fiyatlarında oluşan yükselme ile döviz kurlarında meydana gelen yükselmenin araç piyasalarına olan etkisi dikkate alınarak yapılan değerlendirmeler sonucunda; aracın hususi araç olması ve hasar geçmişi dikkate alınarak yapılan değerlendirmede 06/01/2022 tarihindeki dava konusu trafik kazasından önceki rayiç değerinin 1.450.000,00 TL olacağı tespit edilmiştir. Davalı tarafça bilirkişi tarafından sovtajın düşük belirlendiği ileri sürülmüş ise de, bakiye hasar bedelin tespitinde esas alınan sovtajın davalı sigorta şirketince hasar dosyasında belirlenen sovtaj bedeli ile aynı olduğu dikkate alındığında davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Yine davalı tarafça bilirkişi raporu tanzim edilirken davalı yanın sunduğu emsallerin bilirkişi tarafından dikkate alınmadığı ileri sürülmüş ise de, davalı tarafça sunulan emsal satışların bir kısmının 2021 bir kısmının 2022 yılı olup, emsal araçların değerine etki edecek unsurların tam olarak sunulan belgelerden anlaşılmadığı, ayrıca bilirkişi heyetinin 01/08/2023 tarihli ek raporunda davalı tarafça sunulan emsallerin de incelendiği , buna göre yine belirlenen piyasa rayiç değerinde değişiklik olmayacağının bilirkişi tarafından tespit edildiği görülmüştür. Bilirkişi tarafından 05/04/2023 tarihli kök ve 01/08/2023 tarihli ek raporlarda ayrıntılı inceleme yapılarak, rapora esas alınan emsal araç satış ilanlarının veya bu emsal bedellere nereden ulaşıldığına ilişkin bilgi ve belgelerin rapora eklendiği bu haliyle emsal alınan araçların model, kilometre bilgilerinin de Dairemizce denetlenmesi neticesinde bilirkişi tarafından kaza tarihi itibariyle belirlenen dava konusu aracın ikinci el piyasa rayiç değerinin oluşa, dosya kapsamına uygun ve denetlemeye elverişli olduğu görülmüştür. Hal böyle olunca , mahkemece ayrıntılı ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin faizin türü ve başlangıcına ilişkin istinaf itirazı incelendiğinde; Davacı yan dava dilekçesinde hüküm altına alınan alacağa avans faizi işletilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK'da düzenlenen ve mutlak ticari işlerden olan sigorta sözleşmesinden kaynaklandığından ve davacının talebi de gözetilerek hüküm altına alınan tazminata avans faizi işletilmesine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmuştur. (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2013 tarih ve 2013/10862 Esas 2013/13042 Karar). TTK'nun 1427. maddesinde sigorta bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmiş, aynı maddenin 4. bendinde borç muaccel olunca sigortacının ihtara gerek kalmaksızın temerrüte düşeceği belirtilmiştir (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 13/11/2017 tarih 2016/19039 Esas 2017/10425 Karar, 01/03/2018 tarih 2017/1161 Esas 2018/1453 Karar). Somut uyuşmazlıkta, davalı eksik ödeme yaptığı 02/03/2022 tarihinde temerrüte düşmüş ise de , istinafa davalı tarafın geldiği , mahkemece hüküm altına alınan ''03/03/2022'' tarihli temerrüt tarihinin davalı lehine olduğu ve istinafa gelenin sıfatı dikkate alınarak davalının bu yöndeki istinaf itirazının da reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 28.683,36 TL harçtan peşin alınan 7.173,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 21.510,36TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/12/2025 31509 Üye - Üye - Zabıt Katibi -