Hukuk Genel Kurulu 2017/716 E. , 2019/660 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “haciz ihbarnamesinin şikâyet yoluyla iptali” talebinden dolayı yapılan inceleme sonunda İstanbul 9. İcra (Hukuk) Mahkemesince "şikâyetin reddine" dair verilen 08.08.2014 tarihli ve 2014/888 E., 2014/837 K. sayılı karar, şikâyetçi üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 17.02.2015 tarihli ve 2014/26554 E., 2015/3102 K. sayılı kararı ile; "..…
**Hukuk Genel Kurulu 2017/716 E. , 2019/660 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “haciz ihbarnamesinin şikâyet yoluyla iptali” talebinden dolayı yapılan inceleme sonunda İstanbul 9. İcra (Hukuk) Mahkemesince "şikâyetin reddine" dair verilen 08.08.2014 tarihli ve 2014/888 E., 2014/837 K. sayılı karar, şikâyetçi üçüncü kişi vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 17.02.2015 tarihli ve 2014/26554 E., 2015/3102 K. sayılı kararı ile; "...Şikayetçi 3. kişinin İİK'nun 89. maddesi uyarınca gönderilen 2. haciz ihbarnamesine verdiği cevapta, borçlu şirketin kendilerinden satış bedeli 462.500,00 TL olan bir daire alacağının olduğu, dairenin 30.12.2013 tarihinde teslim edileceğinin bildirildiği, bu cevap üzerine icra müdürlüğünce muhtelif tarihlerde yazılan müzekkerelerde taşınmazın icra dairesine teslimi ya da bedelinin ödenmesinin istendiği, şikayetçi 3. kişinin taşınmazların bu aşamada şirket uhdesinde bulunmadığını bildirilmesi üzerine, icra müdürlüğünce “borçlunun nezdinizde bulunan KDV hariç 462.500,00 TL satış bedellki bir adet taşınmaz hak ve alacağının haczi” konulu 25.06.2014 tarihli 3. haciz ihbarnamesi gönderildiği, şikayetçinin icra mahkemesine başvurusunda kendilerine gönderilen 3. haciz ihbarnamesinin iptalini talep ettiği, mahkemece; şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir. İİK'nun 89. maddesi uyarınca, borçlunun, üçüncü bir şahısta bulunan, alacak veya sair bir talep hakkının veya taşınır bir malının haczi mümkün olup, taşınmazların anılan maddeye göre haczi mümkün değildir. Kaldı ki bir taşınmazın icra dairesine teslimi hem hukuken hem de fiilen mümkün değildir. Anılan konudaki usulsüzlüğün şikayeti süreye tabi bulunmamaktadır. Üçüncü kişinin cevabında, sözleşmeden kaynaklı olarak borçluya bir daire teslim borcu olup, değerinin 462.500 TL olduğunun kabul edildiği, ancak 462.500 TL borcun bulunduğuna ilişkin bir kabulün bulunmadığı açıktır. Bu durumda, sözleşme kapsamında borçlunun 3. kişiden daire talep etme hakkının bulunduğu kesinleşmiştir. Bu hakkın haczinin kesinleşmesi neticesinde ise, alacaklı tarafından yapılması gereken iş, İİK'nun 120. maddesi gereğince yetki alarak genel mahkemeye müracaat etmekten ibarettir. Bu işlem yapılmadan hakkın yerine getirilmediği gerekçesiyle doğrudan 3. kişiden dairenin bedelinin istenmesi ise İİK'nun 89 ve 120. maddeleri hükümlerine aykırılık teşkil ettiği gibi, sözleşme hukukuyla da bağdaşmamaktadır. O halde mahkemece şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir…" gerekçesi ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda mahkemece önceki kararda direnilmiştir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: İstem, haciz ihbarnamelerinin şikâyet yoluyla iptaline ilişkindir.