12. Hukuk Dairesi 2015/3996 E. , 2015/14700 K. "" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesi…
**12. Hukuk Dairesi 2015/3996 E. , 2015/14700 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Şikayetçi borçlunun adının..... olduğu ve şikayet dilekçesi ekindeki vekaletnamenin de adı geçen borçlu adına düzenlendiği anlaşılmakla, gerekçeli karar başlığında borçlu adının .... olarak yazılması maddi hataya müstenid olup, mahallinde düzeltilebileceği anlaşıldığından alacaklının temyiz itirazlarının REDDİNE, 2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesine geçildi; Alacaklı tarafından başlatılan fatura alacağına dayalı genel haciz yolu ile ilamsız takipte borçlu şirketin icra mahkemesine başvurarak takibin kesinleşmesinden sonra takip konusu borca ilişkin alacaklı ile aralarında imzalanan 31.08.2012 tarihli protokol uyarınca ibra edildiklerini, buna rağmen alacaklının takibe devam ederek haciz talep ettiğini ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece borçlunun şikayetinin itfa kapsamında değerlendirilerek protokol kapsamında yapılan 380.000 TL ödeme nedeni ile takibin bu miktar üzerinden durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. En basit anlamıyla yenileme (tecdit); “Yeni bir borcun ihdası suretiyle eski bir borcun ıskatıdır. Alacaklının kendisine yapılması lazım gelen bir eda yerine borçluya karşı yeni bir alacak elde etmesi; borçlunun da edayı yerine getirmeksizin alacaklıya karşı yeni bir borç taahhüt etmek suretiyle borcundan kurtulmasıdır. Alacağın eskisi yerine kaim olmasıdır. Tecditte borçlunun kendisi borçlu olarak kalır ancak borcu eski borç ilişkisine değil yenisine taalluk eder. Yeni alacağın eskisi yerine kaim olması önemli iki sonuç doğurur. Birisi, eski alacağı sakatlayan fesat sebeplerinin ve iş bu alacağa karşı ileri sürülebilen def’ ilerin yeni alacağa tesir etmemesi, diğeri de eski alacağa ilişkin teminatların eski alacakla birlikte sakıt olmasıdır. (6098 sayılı TBK 133/II maddesi) 818 sayılı BK 114/II maddesinde (İBK 116/II) yer alan karineye göre bir tecdit iddiasında olan kimse tarafların bu husustaki anlaşmasını (animus novandi =tecdit kastı) ispat ile mükelleftir. Kural olarak açık bir anlaşma olmaksızın salt yeni bir senet düzenlenmesi tecdit anlamına gelmemektedir. Yenilemenin (tecdidin) varlığını kabul için ; yeni bir alacak olmalı