İSTİNAF KARAR TARİHİ : 18/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; tescili müvekkil ........'e ait .....…
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 18/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 02/10/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ........ VEKİLİ : Av..... DAVALILAR : 1- ........ 2- ..... VEKİLİ : AV..... 3- ........ DAVA : Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 18/12/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 25/12/2025 Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; tescili müvekkil ........'e ait ........ plakalı araç, kardeşi ........ sevk ve idaresindeyken, 28/09/2023 tarihinde ...'ın sevk ve idaresindeki ........ plakalı aracın çarpması neticesinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, dava dilekçe ekinde sunacakları kaza kaza tespit tutanağında görüleceği üzere müvekkiline ait aracın bir kusuru bulunmadığını, meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasında davalı ... %100 kusurlu olduğunu ve kaza sonrası yapılan alkol muayenesinde 1,52 promil alkol tespit edildiğini, kusur durumuna ilişkin herhangi bir ihtilaf bulunmadığını, meydana gelen kaza sebebiyle müvekkilinin maliki bulunduğu araç onarılmayacak derece ağır hasara uğradığını, nitekim müvekkilinin aracı gerek motor parçalarının bulunduğu ön kısımdan gerek arka kısımdan ağır darbe aldığını ve onarımı tamamıyla mümkün olmayacak şekilde hasara uğradığını, müvekkil tarafından onarım merkezleri, servisler vs. aracın tamirini yapabilecek birçok yer ile görüşülmüşse de, ilgili yerlerde müvekkiline, aracın onarımı yapılsa dahi motor aksamının onarım sonrasında sağlıklı çalışmasının mümkün olmadığı bildirildiğini, bunun yanı sıra davalı sigorta şirketi tarafından da işbu husus açıkça tespit edildiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davalı ........'ın maliki olduğu ........ plakalı aracın ........ poliçe numarası ile Trafik Sigortasının bulunduğu davalı sigorta şirketine zararın tazmini adına başvuru yapıldığını, müvekkilinin aracının pert olması nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın çok yüksek olduğunun aşikar olduğunu, müvekkilinin maliki bulunduğu aracın kaza tarihindeki rayiç değeri, internet üzerinden yapılacak basit bir araştırma ile dahi tespit edilebilecektir. Zira müvekkilin aracının sahip olduğu donanımlara sahip olmayan daha düşük özelliklere sahip araçların satış ilanlarına bakıldığında dahi araçların piyasa değerinin kaza tarihinde 230.000,00 - 250.000,00 TL dolaylarında olduğu görüleceğini, müvekkilinin davalı sürücünün kusuruyla neden olduğu trafik kazası ve diğer davalı sigorta şirketinin kanuna aykırı uygulaması nedeniyle yaşamış olduğu mağduriyet ve uğradığı zararın sabit olduğunu, mahkeme tarafından araç özellikleri dikkate alınarak piyasa rayiç değerinin, sovtaj değerinin, zorunlu giderlerin, araç mahrumiyet tazminatının tespit edileceği bir bilirkişi raporu alınması zaruri olduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu tüm bu zarardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin zarara uğradığı kazada davalı ... %100 kusurlu olmakla birlikte araç maliki ........ ise işleten sıfatı ve kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince borcun tamamından sorumlu olduğunu, 28/09/2023 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle müvekkil şirketin uğradığı zarardan kazaya sebep olan sürücü ve araç ruhsatı sahibi olan aracı işleten şahıs ve davalı sigorta şirketi müteselsilen sorumlu olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile ........ plakalı aracın aynına ve kaydına ve davalı şahısların malvarlığı sorgusu yapılarak tespit edildiği halde menkul ve gayrimenkul malvarlığının aynına ve kaydına, 3. Kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir şerhi işlenmesine, kaza sebebiyle müvekkilinin uğramış olduğu zararın tespitine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak olarak açtığımız 500,00 TL maddi zarar, 500,00 TL ikame araç bedeli tazminat miktarının davalı gerçek kişiler yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; huzurdaki davanın yetki mahkemede açılmadığını, davanın yetkili olmayan mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava yetkili olmayan mahkemede açılmış olup işbu davada yetkili mahkeme İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, sigorta şirketine başvuru şartı sağlanmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin sigorta şirketinin poliçe kapsamındaki sorumluluğu müşterek ve müteselsil olmakla birlikte en fazla poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasından hukuki yararı bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte hasar bedeli hesaplamasının sigortacılık teamülüne ve mevzuata uygun şekilde yapılması gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, araç hasarı talebine ilişkin başvuru sahibini yokluğunda tanzim ettirdiği fatura, eksper eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının kabulü mümkün olmadığını, fahiş hesaplamanın yer aldığı, herhangi bir amortismanın mahsup edilmediği ve iskonto uygulanmadan hesaplamanın yapıldığı fatura, eksper raporu ve delil tespiti sonuçlarının hükme esas alınmaması gerektiğini, kaza tarihine göre model yılından itibaren 3 yılı geçmeyen motorlu araçlarda ise hasar gören parça, onarımı mümkün değilse öncelikle orijinali ile değiştirilir, orijinal parçanın bulunmaması durumunda eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki araçlardan elde edilen orijinal parça ile değiştirildiğini, davacının aracının kaza tarihindeki yaşı 3’ten fazla olduğu göz önüne alındığında eşdeğer parça kullanılmasını engelleyen herhangi bir durum bulunmadığını, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiğini, poliçe sigorta bedeline kdv dahi olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, davacaya hasar onarım ödemesi yapıldığını, müvekkil şirket tarafından ekspertiz raporu kapsamında hasar onarıma ilişkin davacıya 14/12/2023 tarihinde 89.069,75 TL hasar onarım bedeli ödemesi yapıldığını, yine aynı kazaya ilişkin olarak dava dışı ........ plakalı aracın kaskosuna 18/12/2023 tarihinde 30.930,25 TL olduğu, hiçbir şekilde davayı kabul etmemekle birlikte Sayın mahkemenin aleyhe tazminata hükmetmesi durumunda yapılan tüm ödemelerin kaza tarihindeki araç başına poliçe teminat limiti olan 120.000 TL'den ve kaza başına poliçe teminat limiti 240.000 TL'den mahsup edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ........ ve ........ vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davacının müvekkillerinin ...'ın sevk ve idaresindeki aracın kendi aracına çarptığını bu nedenle aracın pert olduğu iddiası ile müvekkillerimiz aleyhine işbu davayı ikame ettiğini, her ne kadar kaza tespit tutanağında müvekkilinin idaresindeki aracın davacının sol yan tarafından çarptığı ifade edilmiş is ede davacının aracında müvekkilinin idaresindeki aracın boya kalıntılarına rastlanmadığını, bu hususa ilişkin eksper raporu da davacı tarafından sunulmadığını, Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ........ Sor. sayılı dosyasında bulunan görüntü kayıtlarından da anlaşılacağı üzere müvekkilinin sevk ve idaresindeki ........ plakalı aracın davacıya ait ........ plakalı araca kesin ve şüpheden uzak herhangi bir teması bulunmadığını, işbu nedenle farazi bir yorum ile davacının aracının kullanılamaz hale gelmesinde müvekkilimizin kusurunun olduğu kabul edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin davacının aracına çarptığı düşünülse dahi çarpmanın gerçekleşmesinden sonra davacının aracı yaklaşık olarak 100 metre daha yol kat ettiğini, davacıya ait aracın durmak için ya da aracın gidiş yönünü değiştirmek için yeterli süresi varken refüjde bulunan ağaca çarpması müvekkiline kusur atfedilemez nitelikte olduğunu, müvekkilinin kendi kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacının aracını kullanan sürücünün kusurundan kaynaklanan hasarlar müvekkilimizi isnad edilemeyeceğini, aksi haksız ve sebepsiz zenginleşme teşkil edeceğini, davacıya ait aracı kullanan sürücünün kusuru değerlendirilmeksizin tanzim edilen kaza tespit tutanağının kabulünün mümkün olmadığını, davacıya ait aracın hasarında müvekkilinin ...'ın bir kusuru olmadığından araç sahibi müvekkilinin ........'tan da pert farkı talep edilemeyeceğini, aynı şekilde davacının ikame araç bedeli talep etmesi de hakkaniyete aykırı olduğunu, zira kazanın müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını, ilaveten davacıya ait aracın kaza tarihinde kasko şirketinin mevcut olup olmadığının kontrolü için Sigorta Bilgi Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılmasını talep ettiğini, şayet aracın kasko şirketi var ise davacı kasko şirketi var ise ve davacı ikame araç kullanmışsa davacının talep etmiş olduğu işbu alacak kalemine ilişkin bir ödeme de söz konu olmayacağını, tüm bu nedenlerle davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Somut olayda, dava konusu trafik kazasında ........ plaka sayılı araç sürücüsü ........'ün kusurunun olmadığı, kusurunun %0 olduğu, ........ plakalı aracın sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olduğu, dava konusu ........ plakalı aracın hasar miktarı dolayısıyla onarımının ekonomik olmadığı, perte/total işlemi görmesinin uygun olduğu, rayiç bedel olarak belirlenen 200.000,00 TL'nin 2.el piyasa fiyatlarına uygun olduğu, 36.750,00 TL'lik sovtaj bedelinin de uygun olduğu, sovtaj mahsubundan sonra 163.250,000 TL kaldığı, sigorta şirketinin ödediği 89.096,75 TL'nin mahsup edilmesi ile de 74.180,25 TL kaldığı, poliçenin kaza başına 240.000,00 TL'LİK limitinin hasar ödemeleri ile tükendiğinin kesinleşmediği ve kazaya karışan ........ plakalı aracın bakiye hasarı ve ek ödemesi olup olmadığı ve ........ plakalı aracın hasarı ile ilgili ödeme olup olmadığı ile ilgili belge bilgi olmadığından 30.930,25 TL'lik kısmından davalı sigorta şirketinin sorumlu olacağının kesin tespitinin yapılamadığı, limit durumunun kanıtlanması durumunda 30.930,25 TL'den sigorta şirketinin davacıya karşı sorumluluğu olacağı, aksi takdirde sigorta şirketinin sorumluluğunun kalmadığı, davalı araç maliki ........ ve sürücü ...'ın müştereken ve müteselsilen 74.180,25 TL'den sorumlu olduğu, dava konusu ........ plakalı aracın araç mahrumiyeti süresinin 30 gün araç kirasının 600,00 TL olduğu, toplam araç mahrumiyet tutarının 18.000,00 TL olarak tespit edildiği, 3.178,00 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra kalan rakamın 14.822,00 TL olacağı, bu araç mahrumiyeti zararından sigorta teminatları içerisinde olmadığından davalı araç maliki ........ ve sürücü ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumlu bulunduğu, rapordan sonra yapılan yazışmalar sonucunda sigorta şirketinin 30.930,25 TL'den sorumlu olduğu belirlenmiştir. Sigorta şirketi yönünden sorumlu olunan kısım 30.930,25 TL olduğundan bu yöndeki talep bakımından kısmen kabul kararı verilmiştir. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 01/11/2023 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. Faizin ticari avans faizi / yasal faiz olup olmayacağı değerlendirmesinde, kazaya sebebiyet veren ve davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı ile teminat altına alınan aracın hususi araç olduğu anlaşılmakla yasal faize hükmedilmesi gerekmiştir. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN; Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre; Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay 4 HD'nin 2021/23273 esas, 2022/901 karar; 2021/21911 esas, 2023/14297 karar; 2021/14429 esas, 2021/5729 karar; Konya BAM 3. HD 2025/1571 esas 2025/1498 karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. " şeklinde davanın kısmen kabulü ile; Davacının 28/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 74.180,25 TL değer kaybı maddi zararının DAVALI ........ A.Ş (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere (bakiye limit:30.930,25TL) temerrüt tarihi olan 01/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) ile davalılar ........ ve ...'tan(Kaza tarihi olan 28/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte) tahsili ile (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davacıya verilmesine, sigorta şirketi yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının 28/09/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 14.822,00TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının davalılar ........ VE ...'tan (kaza tarihi olan 28/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalılar ........ ve ... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, bilirkişi raporu ve yapılan hesaplamaları kabul etmediklerini beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Kusura itiraz Mahkemece aldırılan adli trafik bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin 25/01/2025 tarihli raporundan özetle; Dava konusu trafik kazasında ........ plaka sayılı araç sürücüsü ........'ün kusurunun olmadığı, kusurunun %0 olduğu, ........ plakalı aracın sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olduğu, rapor edilmekle ve rapor kaza tespit tutanağı ile de uyumlu olmakla itiraz yersizdir Davalı vekilinin hasara yönelik itirazları hakkında; Davalılar gerçek zarardan sorumludur.Hasar yönünden hükme esas alınan raporda davacı aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın 2. el piyasa rayiç değeri tesbit edildiği, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edildiği, Yargıtay 17. HD İçtihatlarına göre aracın tamirinin ekonomik olup olmadığı değerlendirildiği, Hasar bedelinin piyasa rayiç değeri belirlendiği ve akabinde bu duruma göre tamirinin ekonomik olup olmadığı belirlendiği, tamiri ekonomik olmadığı için piyasa koşullarına göre kazadan önceki 2. el piyasa rayiç bedelinin ve kazadan sonraki hurda (sovtaj) değeri belirlenmiş belirlenen rayiç değerden de aracın hurda bedeli indirilmek suretiyle davacının gerçek zararı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi yerinde olup itiraz yersizdir. (Nitekim emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/9274 E 2017/3378K sayılı ilamı) Araç mahrumiyet bedeline yönelik istinaf Dosyada mevcut olup hükme esas alınan uzman bilirkişi raporuna göre araç kaza sonucu pert olmuştur. Davaya konu aracın kaza sonucu kullanılamaz hale (pert) gelmesi nedeniyle, davacının piyasadan ücreti karşılığında kiralayacağı emsal nitelikteki bir başka aracı kullanması mümkündür. Pert olan araçlarda araç mahrumiyeti zararı aynı nitelikte emsal yeni bir aracın satın alınması için gerekli süreye göre belirlenmelidir. Bu durumda mahkemece, emsal bir aracın alınması için gerekli sürenin belirlenmesi ve davacının bu süre içinde kendi aracını kullanmış olması halinde yapacağı yakıt, amortisman payı vs. gibi zorunlu giderleri mahsup edilerek, emsal aracın bu süredeki kiralama bedelinin tespiti hususlarında ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapora göre karar verilmesi doğrudur. İtiraz yersizdir. Nitekim Yargıtay 17 HD'nin 2015/14801 esas 2018/8594 karar 2016/19869 esas 2017/10814 karar sayılı ilamı. Bu halde, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalılar ........ ve ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE, 1-Davalı ........ tarafından alınması gereken 6.079,74 TL harçtan peşin alınan 2.424,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.655,26 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 2-Davalı ... tarafından alınması gereken 6.079,74 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 5.464,34 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davalılar ........ ve ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına, Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 25/12/2025 ..... ..... ..... ..... Başkan Üye Üye Katip ... ... ... ... E imza E imza E imza E imza Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.