İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/04/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; Müvekkili şirket ile ... ...AŞ’nin birlikte akdettikleri 25.01.2021 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi uyarınca ... Bankası A. Ş.'nin, davalı şirketten... 2128 tipte ... ...Merkezi isimli bir adet makineyi satın aldığını, müvekkili şirketin bankaya toplamda 116.266,15 TL ödemeyi taahhüt e…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1861 KARAR NO : 2026/621 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/06/2023 NUMARASI : 2021/366 Esas - 2023/473 Karar DAVA: Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/04/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; Müvekkili şirket ile ... ...AŞ’nin birlikte akdettikleri 25.01.2021 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi uyarınca ... Bankası A. Ş.'nin, davalı şirketten... 2128 tipte ... ...Merkezi isimli bir adet makineyi satın aldığını, müvekkili şirketin bankaya toplamda 116.266,15 TL ödemeyi taahhüt ettiğini, makinenin, müvekkili şirket iş yerine davalı şirket tarafından getirilip teslim edildiğini, dava konusu tezgahın kullanılmaya başlanmasından çok kısa bir süre sonra gereği gibi çalışmadığını, tezgahın ayıplı olduğunu, tezgahta esaslı 8 adet hata olduğunu, davacı şirket yetkilisinin bu ayıpları cep telefonu ile davalı şirket yetkilisine sözlü olarak, akabinde yazılı olarak bildirdiğini, dava dışı ... Bankası AŞ'den aldığı yetki belgesi ile İstanbul Anadolu 11. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/36 D. İş dosyası ile tespit yaptırdığını, tezgah ve ekipmanlarındaki arızalar nedeniyle malın ayıplı olduğu, mevcut kusurların giderilmemesi halinde istenilen işlevini göremeyeceği tespitinin yapıldığını, müvekkili şirketin aldığı siparişleri yerine getirmesi için bu makinede yapacağı işleri 3. kişilere yaptırdığını ve 5.050- TL ödeme yaptığını, ... tezgahının iade edilmesine hazır olduklarını belirterek 116.266,15- TL bedelin müvekkile verilmesini talep ettiklerini, sözleşme bedeli olan 116.266,15- TL'nin 25.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte müvekkiline verilmesine, müvekkili şirketin uğradığı 5.050-TL zararın 30.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, delil tespiti ve ihtarname masraflarının yargı gideri olarak tahsiline, ayrıca ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; Davacının talebinin zaman aşımına uğradığını, davacı tarafın dava açmadan önce delil tespiti istediğini, delil tespiti isteyebilmesi için hukuki yararın var olması gerektiğini, delil tespitine itiraz ettiklerini ve raporu kabul etmediklerini, kabul etmemekle birlikte makinede kusur olsa dahi alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanması halinde, durum bunu haklı göstermiyorsa hakim bunun onarılmasına veya satış bedelinin indirilmesine karar verebileceğini, dava ile ilgili olmamasına rağmen davacı taraf aynı dava içerisinde dava dışı 3. kişi ile yaptığı ticari iş gereği ona karşı vermek durumunda kaldığı ürünü başka bir şirket yaptırmak zorunda olduğundan müvekkili şirketten buna yönelik 5.050- TL ve ticari faiz isteminde bulunmanın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece ;davalıdan satın alınan dava konusu makinede ayıp bulunduğu, bahse konu ayıbın ise ilk bakışta/muayenede anlaşılabilecek bir ayıp olmaması nedeniyle gizli ayıplı olduğu, ayıbı gidermekle yükümlü olan davalının, bu yükümlülüğünü yerine getirmediği, sunulan noter ihtarına göre davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, davacının ayıplı mal nedeniyle seçimlik hakkını kullanabileceği, seçimlik hak olarak sözleşmeden dönme ve uğranılan zararın tazmini hakkının kullanıldığı anlaşıldığı, her ne kadar sunulan raporlarda, 5.050-TL'lik talep yönünden davalının menfi zararı doğmadığı belirtilmiş ise de, menfi zararın, uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarar olduğu, yani, 'sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarar' kategorisinde olduğu, bu hali ile davacının yaptığı 5.050- TL'lik harcamanın da menfi zarar kapsamında kaldığı hukuki ve vicdani kanaati mahkememizde hasıl olmuş, ayrıca, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamede, temerrütün oluşması için davalıya 3 iş günü süre verildiği, ihtarnamenin 29.04.2021 tarihinde tebliğ edildiği, verilen süreye bağlı olarak temerrütün 05.05.2021 tarihinde oluştuğu, taraflar arasındaki işin ticari iş olmasına bağlı olarak ticari temerrüt faizinin istenebileceği, yine, delil tespiti ve ihtarname masraflarının yargılama gideri olarak tahsil edilebileceği tespitiyle beraber, davanın kabulüne davaya konu "... İşleme Merkezi" isimli makinenin ayıplı olmasına ve davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasına bağlı olarak davaya konu makinenin, davacı tarafından davalıya iadesine, toplam 121.316,15 TL'nin (116.266,15 TL sözleşme bedeli, 5.050,00 TL maddi zarar bedeli olmak üzere) temerrüt tarihi olan 05.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; (kabul anlamına gelmemek kaydı ile) makinenin tamiri mümkündür 'tamir kabul eder' nitelikte olduğunu ve bu halde, tamir masrafları talep edilebilecekken bunun aksinin kabulü yanlış olduğunu, bilirkişi tarafından, tamirinin zor olması gerekçe gösterilmesi hukuki bir değer taşımadığını, tamiri zor bile olsa, davacının öncelikli olarak süresi içinde, bu hususta denetime açık, değerlendirme yapması gerektiğini, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, satışa konu cihaz iade edilmeden geçmişe dönük işlemiş faiz tahakkuk ettirilmesinin yanlış olduğunu, Faizin, cihazın tesliminden sonra başlatılması gerekirken, işlemiş faize karar verilmiş olmasının yanlış olduğunu, bilirkişi tarafından, 5.050- TL masraf için şartları oluşmadığı yorumu yapılmasına rağmen, ilk derece mahkemesi tarafından aksinin kabulünün hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Ticari satıma konu makinenin gizli ayıplı olmasından kaynaklı dönme hakkının kullanılması nedeniyle ödenen bedelin ve uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.TBK'nın 227. maddesinde satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir.Satıma konu cihazın gizli ayıplı olduğu ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, tamir kabul etmez durumda bulunduğu, davacının sözleşmeden dönme hakkının kullanmasının yerinde olduğu,makinenin incelenmesi neticesi alınan bilirkişi raporunda belirlenmiştir. Davalı vekilinin cihazın tamirinin mümkün olabileceği yolunda istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davacı sözleşme bedeli dışında, makinenin ayıplı olması nedeniyle ... işlemi için üçüncü kişiye 5.500-TL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek bu bedelin de tahsilini talep etmiştir. TBK nın 227 maddesi uyarınca alıcının seçimlik hakları yanında genel hükümlere göre tazminat talep edebileceği düzenlenmiş olup, davacı tarafından kendi makinesini kullanmış olsa idi ödemeyeceği ,üçüncü şahsa ödenen bedelin tazminine karar verilmesi yerindedir. Ancak ayıplı malın fiilen iadesinden itibaren faiz işletilmek gerekirken temerrüt tarihinden itibaren temerrüt faizi işletilmesi yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne makinenin davalıya iadesine, bedelinin davalıdan tahsiline, iade tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/06/2023 Tarih 2021/366 Esas - 2023/473 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; Davanın kabulüne, davaya konu "... İşleme Merkezi" makinesinin davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasına bağlı olarak, davaya konu makinenin, davacı tarafından davalıya iadesine, makine bedeli 116.266,15- TL satım bedelinin makinenin fiilen iade tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5.050-TL maddi tazminatın ise temerrüt tarihi olan 05.05.2021 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine , İlk derece yargılamasına ilişkin olarak; Alınması gereken 8.287,11-TL nispi karar harcından peşin alınan 2.071,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.156,03-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye ödenmesine, Davacı tarafça yatırılan 2.131,08-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 2.400-TL bilirkişi ücreti ve 1.417,10-TL tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 3.817,10-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 19.197,42- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, "Davalı tarafından yatırılan 2.071,78-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine, Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafından yapılan 20-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.06/04/2026