6. Ceza Dairesi 2008/2170 E. , 2012/16213 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, Mala Zarar Verme, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma HÜKÜM : Kısmen mahkumiyet, kısmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Suçta kullanıldığı belirtilerek el konulup adli emanete alınan ve iddianamede zoralımına karar verilmesi istenen birer adet tornavida ile levy
**6. Ceza Dairesi 2008/2170 E. , 2012/16213 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık, Mala Zarar Verme, İşyeri Dokunulmazlığını Bozma HÜKÜM : Kısmen mahkumiyet, kısmen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Suçta kullanıldığı belirtilerek el konulup adli emanete alınan ve iddianamede zoralımına karar verilmesi istenen birer adet tornavida ile levyenin 5237 sayılı TCY'nin 54. maddesi gereğince zoralımı ve bir adet kırılmış kilidin sahibine iadesi konusunda yerinde karar alınması; gerekçeli karar başlığında sanık ...'in soy isminin "Çirik" olarak, sanık ...'un nüfus kaydı itibariyle 13.08.1989 olan doğum tarihinin yerinde düzeltilmesi olanaklı görülmüştür I-Sanık ... hakkında hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelemesinde; Sanık ... hakkında hırsızlık, mala zarar verme, konut dokunulmazlığını bozma suçları ile ilgili olarak 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasası'nın 23. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, CMK'nun 231. maddesinin 12. fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olup, temyiz olanağı bulunmadığından itirazı incelemeye yetkili ve görevli Mahkemeye iletilmek üzere isteme uygun olarak, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE, II-Sanık ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince; 5237 sayılı TCY’nın 50/5. maddesinde öngörülen düzenlemeye göre, hükmolunan cezanın tür ve miktarı bakımından, 5219 sayılı Yasa ile değişik 1412 sayılı CMUK’nun 305/1. maddesi gereğince hükmün temyizi olanaklı bulunmayıp kesin nitelikte olduğundan, sanık ... savunmanının temyiz isteğinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak REDDİNE, III-Sanık ... Çirik hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelemesine gelince; Yakınanın beyanlarında para kasasındaki 35-40,00 TL'nin yerinde olmadığını, çeşitli markalarda toplam 45-50 karton sigaranın da çalındığını tespit ettiğini belirtmesi karşısında hırsızlık eyleminin tamamlandığı gözetilmeyip, kalkışma aşamasında kaldığı kabul edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz olmadığından; 5237 sayılı TCY'nin 61. maddesine aykırı olarak aynı Yasanın 35. maddesinin 143. maddesinden önce uygulanması, sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamış; ayrıca ayrıntıları YCGK’nun 4.3.2008 gün ve 2008/6-47 ile 2008/43 sayılı kararında açıklandığı üzere sanık ... Çirik hakkında yasaya aykırı biçimde 5237 sayılı TCY’nin 35. maddesi uygulanmak suretiyle belirlenen eksik ceza esas alınarak sanık hakkında 8.2.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nin 231. maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanması olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede : Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetinin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bendinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2-Suçu diğer sanıklar ile birlikte işleyen sanığın neden olduğu yargılama giderlerinden ayrı sorumlu tutulması yerine yazılı biçimde uygulama yapılarak 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... Çirik savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCY’nin 53/1. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak yerine " Kasten işlemiş olduğu suçtan, hapis cezasıyla mahkumiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCY’nin 53/1.maddesinin “a,b,c,d,e” bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. Fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkum olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına,"; yargılama giderinden ilişkin bölüm çıkartılıp, "sanığın neden olduğu yargılama giderinden ayrı sorumlu tutulmasına" cümleleri eklenmek suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, V-Sanık ... hakkında hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını bozma, sanık ... Çirik hakkında mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelemesine gelince; 1- Bir ceza davasının konusu fertlerin hayatlarından alınan belli bir kesitin ceza hukuku ve ceza yargılaması hukuku bakımından değerlendirilmesidir. Ayrıca iddianamede belirtilen maddi vakıalar karışımı ile sınırlandırılan insan davranışlarıdır. Ancak kesin hükmün önleme etkisinde fiilin aynılığı unsuruna başvurmak gerekir. Fiilin aynı olduğu durumlarda da davanın kapsamına girilerek bu konuda yargılamanın yapılarak hüküm vermek gerektiği sonucuna varılmalıdır. Bu fiiller sonradan ayrı bir davanın konusu da olmamalıdır. Ceza yargılamasında her uyuşmazlık için ayrı bir yargılama yapılması temel ilkedir. Ancak bağlantılı uyuşmazlıklar bakımından yasaların bu kuraldan ayrıldığı görülmektedir. Bağlantının varlığı halinde yargılamanın birleştirilmesi, bekletici sorun veya nisbi yargılama kavramları ortaya çıkar. Birleştirme için uyuşmazlıklar arasında bağlantı olmalıdır. Sanıklar hakkında aynı suçlardan açılmış olan davaların aralarında bağlantı olup, birleştirmenin faydalı olması halinde birleştirilip yargılamanın yapılması asıldır. Birleştirmede fayda ve olanak koşulları yargıca bırakıldığından birleştirmede ihtiyarilikten bahsedilmekte ise de yargılamanın tümü bakımından faydalı olacağı durumda davaların birleştirilmesi yoluna gidilmelidir. Hal böyle olunca, sanık ... hakkında hakkında aynı eyleminden Torbalı 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2006/419 esasına kayıt ile yargılama yapıldığı ve hükümlülük kararı verildiğinin anlaşılması karşısında sanığın aynı suçtan mükerrer yargılama ile hükümlülüğüne neden olunmaması için olanaklı ise her iki dosyanın birleştirilmesi, olanaklı değil ise celp edilip incelenerek ve denetime olanak vermesi açısından ilgili dosyanın onaylı örneği bu dosya arasına alınarak, sonucuna göre hukuki durumun belirlenmesi zorunluluğu, 2-Sanık ... Çirik hakkında Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 3.2.2009 gün ve 2008/250 - 2009/13 sayılı kararında belirtilen ilkeler ışığında, hükümden sonra yürürlüğe giren, 5728 sayılı Kanunun 562. ve 6008 sayılı Yasanın 7. maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231/5. maddesi uyarınca yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... Çirik ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 01.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.