TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2025 NUMARASI : 2025/383 Esas TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 09/07/2025 KARAR TARİHİ : 01/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/10/2025 İhtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/1176 Esas - 2025/1033 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1176 KARAR NO : 2025/1033 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2025 NUMARASI : 2025/383 Esas TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 09/07/2025 KARAR TARİHİ : 01/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/10/2025 İhtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacı dava ve talep dilekçesinde özetle; davalı şirket pay sahibi ... tarafından Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/730 Esas sayılı dosyasında TTK'nın 410/2 maddesi uyarınca çağrıya izin istemli dava açılarak mahkemece, genel kurulu toplantıya çağırmak üzere kendisine izin verildiğini, bunun üzerine, 14/02/2025 tarihli çağrının yapıldığını, tarafından TTK 420 maddesi hükmüne dayalı genel kurulun ertelenmesi talep edilince genel kurulun 14/03/2025 tarihinde yapılmak üzere ertelenmesine karar verildiğini, ertelenen genel kurul uyarınca aynı usulde çağrı ve ilan yapılması gerekirken yapılmadığını, bir kısım kararlar alınarak ticaret sicil müdürlüğüne başvurulduğunu, ancak tescil için yapılan başvurunun müdürlükçe 20/03/2025 tarihinde reddedildiğini, bu kez genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi 14/03/2025 tarihli toplantının yapılmasıyla sona eren pay sahibi ...'ın, çağrı yetkisi bulunmadığı halde genel kurulu 17/04/2025 tarihli toplantıya çağırarak yetkisini aştığını, 17/04/2025 tarihli genel kurulda alınan kararların yok hükmünde olduğunu, yok hükmünde olan kararlarla yönetimin değiştirildiğini, bu durumun şirketin ve azlık pay sahibi davacının aleyhine olduğunu, davalının cevap dilekçesi kapsamındaki açıklamalarının yeni delil ibrazı niteliğinde olduğunu belirterek ve yönetim kurulu üyelerinin görüşünü bildirdikleri gözetilerek; TTK'nın 449 maddesi uyarınca dava konusu genel kurul kararlarının yürütülmesinin tedbiren geri bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacının ihtiyati tedbir talebinin daha önce verilen ara kararla reddedildiği, yeni delil ibraz edilmediği gerekçesiyle; " yeniden yapılan ihtiyati tedbir talebinin reddine" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı istinaf dilekçesinde özetle; davalının cevabında 14/03/2025 tarihinde genel kurul yapıldığını kabul ettiğini, çağrı yetkisi sona eren pay sahibi ... tarafından usulsüz 17/04/2025 tarihli genel kurul toplantı çağrısının yapıldığının delili olduğunu, ...'a mahkemece verilen yetkinin, 14/02/2025 tarihli genel kurul çağrısı ve bunun ertelenmesi ile yapıldığı sabit olan 14/03/2025 tarihli genel kurul toplantısını içererek 14/03/2025 tarihli toplantının yapımıyla bu yetkinin sona erdiğini, dolaysıyla 14/03/2025 tarihli genel kurul toplantı tutanağının sunulmasının önemli bir delil olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; HMK'nun 389 vd. maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK'nun 389/1. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/2. maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nun Kararın Yürütülmesinin Geri Bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nun 389/1. maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır. Davalı şirketin 14/02/2025- 14/03/2025- 17/04/2025 tarihli genel kurula davet ihtarları, toplantı tutanakları, hazirun cetveli, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sureti, Ticaret Sicil Ret kararı, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/730-725 E.K. Sayılı karar sureti dosya içeresinde yer almaktadır. İhtiyati tedbir talep eden davacı yan, davalı şirketin 17/04/2025 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali talebiyle açtığı işbu davada; anılan genel kurul toplantısında alınan tüm kararların yok hükmünde olduğu savıyla kararların yürütülmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiştir. Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin reddine hükmedilmiştir. Somut olayda, ilk derece mahkemesince genel kurul kararlarının ifasının durdurulması gerekip gerekmediği hususunda yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınması için şirket yönetim kurulu üyelerine tebligat yapılmış olup yönetim kurulu üyeleri, davalı vekili tarafından sunulan 25/06/2025 tarihli dilekçe ekinde beyan dilekçelerini dosyaya ibraz etmiştir. Bir başka anlatımla TTK'nun 449. maddesinin gereği yerine getirilmiştir. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/730-725 E.,K. Sayılı dosyasının ve konuya ilişkin yasal düzenlemelerin incelenmesinde; davanın, davacı pay sahibi ... tarafından, davalı ... Enerji San. ve Tic. Anonim Şirketi hakkında açılan TTK m. 410 hükmü uyarınca şirket genel kurulunu toplantıya çağrı izni istemine ilişkin olup yasanın Anonim Şirketlere ilişkin hükümler bölümünde, genel kurulun toplantıya çağrısına ilişkin düzenlemelerin 410, 411 ve 412. maddelerinde hüküm altına alındığı görülmüştür. TTK'nın 410/2. maddesinde öngörülen koşullar; yönetim kurulunun devamlı olarak toplanamaması, toplantı nisabının oluşmasına imkan bulunmaması veya mevcut olmaması durumlarına hasredilmiş, bu fıkra hükmü genel kurulun bazı olağanüstü durumlarda toplantıya çağrılabilmesini sağlamak amacıyla öngörülmüştür. Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından sözü edilen davada; davacı yanca, dava dışı diğer yönetim kurulu üyesine yapılan ihtarnamelerin sonuçsuz kalarak yönetim kurulu toplantısı yapılarak genel kurulun toplantıya çağrılmasının sağlanamadığı, bunun yanında yönetim kurulunun toplanması için gerekli toplantı nisabının sağlanamadığı, davacı ...'ın "pay sahibi" olarak bu durumda TTK m. 410/2 ve 412 hükmü uyarınca genel kurulu toplantıya çağrı izni koşullarının somut olayda gerçekleştiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle; "Davanın KABULÜNE, Davacıya TTK m. 410 hükmü kapsamında, davalı şirketin genel kurul olağanüstü toplantıya çağrı konusunda izin verilmesine, " ilişkin karar verildiği anlaşılmaktadır. İşbu davada, davacı tarafından, davalı şirketin 17/04/2025 tarihli genel kurulunda alınan kararların 6102 sayılı TTK'nın 445. maddesi gereğince iptali ve bu genel kurulda alınan kararların yürütmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesine yönelik olarak dava açılmıştır. Somut dosya kapsamından; az yukarıda sözü edilen davada verilen hükümle pay sahibi ...'ın, mahkemeden aldığı izinle 14/02/2025 tarihli genel kurul için çağrı yaptığı, bu toplantının talep uyarınca ertelenmesi üzerine ise, 14/03/2025 tarihli genel kurul toplantısının yapıldığı, ancak bu toplantıda alınan kararların tesciline ilişkin talebin Ticaret Sicil Müdürlüğünce kabul edilmemesi üzerine, bu kez pay sahibi ...'ın çağrısı ile 17/04/2025 tarihinde bir kez daha genel kurul toplantısı yapıldığı anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın kararın yürütülmesinin geri bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilecektir. Bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nun 389/1 maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, yaklaşık ispat koşulu da gözetilerek uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır. Öte yandan kanun koyucu şirketler hukukunda genel kurul kararlarına karşı ayrı bir prosedür öngörmekle (TTK'nun 449. maddesi) tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilirken şirketler hukukunun kendisine özgü yapısının gözetilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Hal böyle olunca, yukarıda açıklandığı üzere dava konusu genel kuruldan önceki hukuki süreç gözetildiğinde TTK 449 maddesi gereğince davalı şirketin, 17/04/2025 tarihli Genel Kurul toplantısında alınan kararların yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Tüm bu açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında isabet görülmediğinden, ihtiyati tedbir talep eden davacı yanın istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talep eden davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-b.2 maddesi gereğince KABULÜNE, 2-Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/07/2025 tarih ve 2025/383 Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA, B)1-İhtiyati tedbir talep eden davacının ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, TTK'nun 449. maddesi gereğince davalı şirketin 17/04/2025 tarihli Genel Kurul toplantısındaki kararların yürütülmelerinin geri bırakılmasına, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacıdan takdiren teminat alınmasına yer olmadığına, 3-Müteakip işlemlerin koşulları oluştuğunda işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, C)1-İhtiyati tedbir talep eden davacının yatırdığı 615,40-TL maktu istinaf karar harcının talep halinde ihtiyati tedbir talep eden davacıya iadesine, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılama sonunda dikkate alınmasına, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 362/(1)-f.maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 01/10/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-