İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; çıkma davası açmış ortağın yargılama süresince ortaklık haklarını kullanması ve borçlarını yerine getirm…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/63 KARAR NO : 2026/45 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/09/2025 NUMARASI: 2025/853 Esas (Derdest) DAVA:Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; çıkma davası açmış ortağın yargılama süresince ortaklık haklarını kullanması ve borçlarını yerine getirmekle yükümlü olmasının konumuna uygun olmadığını, ortaklıktan çıkma davasının devamı süresince şirkete ait malvarlığını azaltacak ve ayrılma akçesinin ödenmesini güçleştirecek nitelikteki işlemlerin dondurulmasına karar verilebileceği açıklanan nedenle müvekkili adına tüm tedbirlerin alınarak teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 22.09.2025 tarihli ara karar ile "....Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, kanunun öngördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerektiriyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesi sonucu; alacağın varlığı ve miktarı konusunda yaklaşık ispat koşulu oluşmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; haklı sebeple çıkma davasına ilişkin TTK 638/2’de öngörülen asıl yeniliğin, ihtiyati tedbir talep etme olanağının tanınmış olması olduğunu, ikinci fıkranın ikinci cümlesinin, İBK 824’den alındığını yeni bir hüküm olup, TTK’daki bu yeni düzenleme ile tedbir talep etme olanağının yalnızca çıkma davası bakımından öngörüldüğünü, dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talebinin hangi sebepler ile istenildiği açık bir şekilde belirtildiğini, yerel mahkemenin talebin reddi ne gerekçesi ile talebi arasında herhangi bir hukuki bağ bulunamadığını beyanla istinaf İncelemesi sonucunda yerel mahkeme ara kararının ortadan kaldırılarak talepleri doğrultusunda ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE: Talep, limited şirket ortaklığından çıkma ve ayrılma akçesinin ödenmesi istemine ilişkin derdest davada, tüm tedbirlerin alınması istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekiline süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Türk Ticaret Kanunu'nun 638/2.Maddesi "...(2)Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir. Mahkeme istem üzerine, dava süresince, davacının ortaklıktan doğan hak ve borçlarından bazılarının veya tümünün dondurulmasına veya davacı ortağın durumunun teminat altına alınması amacıyla diğer önlemlere karar verebilir." düzenlemesini içermektedir. Alınacak önlemler konusunda ayrıntılı düzenleme bulunmadığından, tamamlayıcı hüküm olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümleri uygulanacaktır.HMK'nın 389. maddesi uyarınca; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir ".Aynı Yasa'nın 390/3 maddesi, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Geçici hukuki koruma önlemi alınırken tarafların ve şirketin menfaatlerinin korunması gerekir. Ancak, geçici hukuki koruma kararı verebilmek için HMK'nın 390/3.maddesindeki yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmiş olması gerekir. Somut olayda dava dilekçesi içeriği ve dosya kapsamı göz önüne alındığında, ihtiyati tedbir verilmesi için gerekli yaklaşık ispatın gerçekleşmediği, durum ve şartların değişmesi halinde ihtiyati tedbir konusunda her zaman karar verilebileceği, davacı iddialarının varlığının ihtilaflı ve tespite muhtaç olduğu, tedbir kararının değerlendirildiği aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince verilen red kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/01/2026