T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/562 - Karar No:2026/432 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/562 KARAR NO : 2026/432 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2024 NUMARASI : 2024/1175 E-2024/1344 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklan…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2025/562 - Karar No:2026/432 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/562 KARAR NO : 2026/432 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/12/2024 NUMARASI : 2024/1175 E-2024/1344 K DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 15/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/04/2026 Eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit talepli davada mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili özetle; müvekkilinin metal işleme işi yaptığını, davalı ile boyama ve kumlama kabini yapılması, kabin içerisinde işin yapılmasına elverişli gerekli teknik ekipmanların kurulması ve çalışır şekilde teslimine ilişkin 16.07.2020 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşmenin imzalanması ve ticari detayların çözümlenmesinden itibaren 35 gün sonra teslim edilmesinin kararlaştırıldığını, iş bedeli 365.000 TL'nin %60'ının 30/60/90/120 günlü çekle kalanının iş tesliminde nakit olarak ödenmesinin kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından 16.09.2020, 20.10.2020, 20.11.2020 ve 20.12.2020 tarihli 55.000'er TL bedelli çeklerin davalıya teslim edildiğini, iş yerinin engelsiz biçimde yükleniciye teslim edildiğini, davalı yüklenicinin 1 ayı aşkın süre hiç iş yapmadığını, keyfi olarak işin yapımını geciktirdiğini, iş süresinin bitim tarihi olan 21.08.2020 tarihinde teslim edilemeyeceğinin açıkça anlaşıldığını, işin yaklaşık %30 kadarının yapıldığını, bu kısmın da kullanılmaya elverişli olmayacak şekilde ayıplı olduğunu, davalı yüklenicinin buna rağmen 16.09.2020 ve 20.10.2020 tarihli çekleri bankaya ibrazla tahsil ettiğini, müvekkilinin 21.10.2020 tarihine kadar beklediğini ve bu tarihte işin 5 gün içerisinde teslim edilmesini, cezai şartın ödenmesini, aksi halde işin yüklenici nam ve hesabına 3.kişiye yaptırılacağını ve bedelinin tahsil edileceğini ihtar ettiğini, ihtarnamenin 26.10.2020 tarihinde tebliğine rağmen davalının işlem yapmadığını, yaklaşık 20 günden beri faaliyet göstermediğini, davalının işin ancak %20'sini ve ayıplı olarak yaptığını, faaliyete geçiremediğini, işi bırakıp kaçtığını, temerrüde düştüğünü öne sürerek müvekkilinin sözleşme nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, 20.11.2020 ve 20.12.2020 tarihli 55.000'er TL bedelli çeklerin müvekkiline iadesine, olmadığı taktirde iptallerine ve bu çeklerin paraya çevrilmesinin durdurulması hususunda tensiple birlikte ivedi ödeme yasağı konulmasını, açıklama dilekçesi ile dava konusu 365.000,00-TL bedelli (% 60 oranında çek ile %40 oranında iş teslimi nakit olarak) "Boyama ve Kumlama Kabini Sözleşmesi" kapsamında davacı müvekkili şirketin davalı şirkete sözleşme kapsamında borçlu olmadığının tespitine, sözleşme konusu işin davalı tarafından ayıplı,kusurlu ve eksik ifasına rağmen davacı müvekkili şirket tarafından ... Bankasına ait 16.09.2020 vade tarihli 0013117 numaralı 55.000,00-TL bedelli, 20.10.2020 vade tarihli 0013118 numaralı 55.000,00-TL bedelli, ... Bankasına ait 20.11.2020 vade tarihli 0013119 numaralı 55.000,00-TL bedelli , 20.12.2020 vade tarihli 0013120 numaralı 55.000,00-TL bedelli çek olmak üzere toplam 4 çek teslim edilip bedeli ödendiğinden mefnsi tespit kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı temsilcisi özetle; işin zamanında başladığını, davacı tarafça makinenin kurulacağı alanın üstünün kapatılması ve gerekli hava hattının sağlanması gibi hususların yerine getirilmediğini, makinenin montajının tamamlandığını, çalıştırılması için eksikliklerin giderilmesinin beklendiğini, bilirkişi tayini ile sahada inceleme yapılmasını talep ettiklerini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/09/2021 tarih, 2020/614 E-2021/701 K sayılı kararı davacı vekilince istinaf edilmiş olmakla, Dairemizin 03/10/2024 tarih, 2022/1127 esas ve 2024/780 karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.4 maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararı üzerine ilk derece mahkemesince: Sözleşme ve eklerine aykırı imalat yapılmış olması hâlinde, imalatın bu şekilde yapılması iş sahibi tarafından talep edilmiş olsa dahi, yüklenici, iş sahibine karşı genel ihbar yükümlülüğünü yerine getirmemişse doğacak sonuçlardan kurtulamayacağı, eser sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda karine olarak akdî ilişkinin devam ettiği, yüklenicinin işi bırakmadığı, işyerini terk edip gitmediği sürece gerçekleştirilen iş ve imalatların yüklenici tarafından yapıldığının kabulü gerektiği, yüklenicinin işi teslim etmesi ya da eksik olarak bırakıp gitmesi veya sözleşmenin feshinden sonra bu tarihler itibariyle eksik ve kusurlu imalatlar belirlenmiş ise, bunları da karine olarak iş sahibinin giderdiği; teslim, fesih ya da terkten sonra yüklenicinin saptanan eksik ve ayıpları işe devam ederek giderdiği iddiasını yasal delillerle ispatlaması gerektiği, buna göre teslim, terk ya da fesih tarihine kadar karine yüklenici lehine olup, aksinin ispatı iş sahibinin yükümlülüğünde olduğu, teslim, fesih ya da terkten sonra ise karine iş sahibi lehine olduğu ve bunun aksini ispat külfetininm yükleniciye ait olduğun , bu kapsamda sözleşmede kumlama kabini bedelinin 205.000,00TL olarak belirtildiği kusurlu ve eksik imalatlar bulunduğu kumlama tesisinin takdiren %48 nin tamamlanmış olduğu, %52 sinin eksik yapılmamış olduğu, boyama ve kurutma tesisinin ise %42 sinin tamamlanmış olduğu %58 nin eksik yapılmamış olduğu ,denetime elverişli bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde eksik ifa tespit edildiği yapılan iş ve ödenen miktar kapsamında işin eksik tesliminden kaynaklı borcun olmadığının tespiti istemi olduğu nazara alınarak gerçekleştirilen işin sözleşmeye göre işin tamamına göre fiziki gerçekleşme oranını tespit edildiği ve bu oran üzerinden yapılan değerlendirmede; hak edilen iş bedeli hesaplattırılıp bundan kanıtlanan ve ihtilaf konusu olmayan ödemeler mahsup edildikten sonra yapılan işin bedeli tespit edildiği ,kumlama tesisinde eksik yapılan/yapılmayan imalat tutarının 205.000x0,52 - 106.600,00 TL olarak hesaplandığı, boyama ve kurutma tesisinde eksik yapılan/yapılmayan imalat tutarı 160.000x0,58=92.800,00 TL olarak hesaplandığı, sözleşme kapsamındaki toplam kusurlu ve yapılmayan imalat tutarının (106.600,00+92.800,00) =199.400,00 TL olarak hesaplandığı, taraflar arasında imzalanan sözleşmede öngörülen işin bedelinin KDV hariç toplam 365.000,00 TL olduğu dikkate alındığında, davalı şirket tarafından yapılan imalat tutarının KDV hariç (365.000,00 TL — 199.400,00 TL) 165.600,00 TL olarak, %18 KDV dahil yapılan toplam imalat tutarının 165.600,00 TL x 1,18=195.408,00 TL olarak hesaplandığı, davacı şirketin dava konusu iş nedeniyle toplam (55.000,00 TLx4)= 220.000,00 TL tutarında 4 adet çek düzenleyerek davalı şirkete verildiği göz önüne alındığında,220.000,00 TL-195.408,00TL)= 24.592,00 TL davacı tarafından yapılan iş yüzdesi kapsamında fazla ödeme yapıldığı gözetilerek sözleşme kapsamında 24.592,00TL borçlu olmadığının tespitine, ... Bankasına ait 16/09/2020 vade tarihli 0013117 numaralı 55.000,00 TL bedelli, 20/10/2020 vade tarihli 0013118 numaralı 55.000,00 TL bedelli ,20/11/2020 vade tarihli 0013119 numaralı 55.000,00 TL bedelli ,20/12/2020 vade tarihli 0013120 numaralı 55.000,00 TL bedelli çekler yönünden borçlu olmadığının tespiti talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Dava konusu 365.000,00-TL bedelli (% 60 oranında çek ile %40 oranında iş teslimi nakit olarak) "Boyama ve Kumlama Kabini Sözleşmesi" kapsamında davacı müvekkil şirketin davalı şirkete sözleşme kapsamında borçlu olmadığının tespiti ile, Sözleşme konusu işin davalı tarafından ayıplı,kusurlu ve eksik ifasına rağmen davacı müvekkil şirket tarafından ... Bankasına ait 16.09.2020 vade tarihli 0013117 numaralı 55.000,00-TL bedelli,... Bankasına ait 20.10.2020 vade tarihli 0013118 numaralı 55.000,00-TL bedelli, ... Bankasına ait 20.11.2020 vade tarihli 0013119 numaralı 55.000,00-TL bedelli, ... Bankasına ait 20.12.2020 vade tarihli 0013120 numaralı 55.000,00-TL bedelli çek olmak üzere toplam 4 çek teslim edilip bedeli ödendiğinden, banka tarafından davalıya ödendiği tarihten itibaren (her bir çek için ayrı ayrı faiz başlangıç tarihlerinin belirlenerek) işleyecek avans faizi ile birlikte davacı müvekkilİ şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunun tespitine karar verilmesi olduğunu ,Ancak Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 05.12.2024 tarih ve 2024/1175 E. 2024/1344 K. Sayılı ilamında taleple bağlılık ilkesinin ihlali niteliğinde olduğundan kanun yolu incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, nitekim davacı müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen dava konusu eser sözleşmesinin imzalanmasının akabinde davalı söz konusu sözleşmeye aykırı hareket ederek davacı müvekkili şirket tarafından boyama ve kumlama kabininin inşa edileceği saha hazır olarak davacıya teslim edilmesine rağmen davalı sözleşmeye aykırı hareket ederek ifadan kaçındığını, bir aydan fazla bir süre boyunca işin yapımına dahi başlamadığı, akabinde davalı lehine keşide edilen ve teslim edilen vade tarihi 16.09.2020 ve 20.10.2020 olan iki adet 55.000,00 TL bedelli çek işin yalnızca yaklaşık %30'unun yapılmasına ve bu bölümün de kullanılmaya elverişli olmayan şekilde ayıplı olarak yapılmasına rağmen davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak bankaya ibraz edilerek davalı tarafından tahsil edildiğini, davalının söz konusu haksız ve sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı davacı müvekkili şirketin ticari zarara uğradığını, sözleşmeden kaynaklanan iş davalı tarafından gereği gibi, tam ve zamanında ifa edilmediği halde yerel mahkemece usule ve yasaya aykırı olan bilirkişi heyet raporu hükme esas alındığı, söz konusu rapora karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 05.12.2024 tarih ve 2024/1175 E. 2024/1344 K. Sayılı ilamında "...Denetime elverişli bilirkişi raporu ile birlikte değerlendirildiğinde..." şeklinde belirtmek suretiyle usule ve yasaya aykırı 07.06.2021 tanzim tarihli bilirkişi heyet raporunu hükme esas aldığını ,söz konusu bilirkişi heyet raporuna karşı 28.06.2021 tarihinde itiraz edildiğini itirazlarının dikkate alınmadığını ve Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 28.09.2021 tarih ve 2020/614 E. 2021/701 K. Sayılı kararında da hükme esas alındığını ,akabinde istinaf kanun yolu incelemesi neticesinde dosya ilk derece Mahkemesine gönderildiğini ve mahkemece dosya muhtevasına başkaca bilirkişi raporu kazandırılmaksızın 07.06.2021 tanzim tarihli bilirkişi heyet raporunu tekrardan hükme esas aldığını, 07.06.2021 tanzim tarihli bilirkişi heyet raporuna karşı itirazlarını tekrarla; mahkemece hükme esas alınan söz konusu bilirkişi heyet raporunun tespitler başlıklı kısmında yaklaşık 30 adet eksikliğin mevcut olduğu ve yapılan birçok mekanik aksamın görevini yerine getirmediği, yapılan kısımların ise iş göremez olduğu tespit edildiğini ,söz konusu tespitlere rağmen bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen raporun sonuç kısmında kusurlu ve yapılmayan imalat tutarının 199.400,00 TL olarak hesaplanmasının açıkça sözleşmeye ve kanuna aykırılık teşkil ettiğinden işbu raporun hükme esas alınmasının usule ve yasaya aykırı olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme eki niteliğindeki teknik şartnamede kararlaştırılan hususlar ile kabinlerin sahip olduğu teknik şartlar arasında fazla miktarda hata ve eksikliklerin bulunduğunun aşikar olduğunu başkaca rapor alınmaksızın tekrardan aynı bilirkişi heyet raporunun hükme esas alınması hatalı olduğunu ,davacı müvekkili şirketin , davalının ayıplı ifası ve işi geciktirmesi sebebiyle ticari olarak zarara uğradığını , kusursuz sorumlu olan davalı yüklenicinin, davacı müvekkili şirket nezdinde doğmuş zararın tazmininde tek ve tam sorumlu olduğunu, davalının, taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği yüklenici konumunda olduğunu davacı müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen dava konusu sözleşmenin imzalanmasının akabinde davacı müvekkili şirket tarafından boyama ve kumlama kabininin inşa edileceği saha hazır olarak davacıya teslim edilmesine rağmen davalı bir aydan fazla bir süre boyunca işin yapımına dahi başlamaması ve tamamlanan kısımların ise eksik ve ayıplı şekilde ifa edilmesi yüklenicinin kusurlu olduğunu gösterdiğini ,kabulünün söz konusu olmamakla birlikte davalının kusuru olmasa dahi kusursuz sorumluluk ilkesi gereği sorumlu olacağı izahtan vareste olduğunu ,taraflar arasında akdedilen sözleşme konusu iş olan "boyama ve kumlama kabinlerinin" niteliği gereği tüm yönleriyle tamamlanmadan yani sözleşmede öngörülen nitelikleri taşımadan çalışması ve boyama ve kumlama işlerini yapması mümkün olmadığını ,davalı tarafından çalışamaz durumda bırakıldığını ,yerel mahkeme tarafından yerine getirilen ve getirilmeyen imalat tutarları hesaplanmış olsa da çalışmaz durumdaki tesiste hiçbir üretim yapılamayacağı gözetilmesi gerektiğini , taraflar arasında imzalanan sözleşmeye istinaden davacı müvekkili şirketin saygın bir şirket olduğu üçüncü kişilere karşı taahhütlerini yerine getiremediği bu nedenle ticari hayatının kesintiye uğradığının göz ardı edildiğini ,davacı müvekkili şirkete sözleşme konusu kabinlerin belirtilen tarihte eksiksiz ve çalışır durumda teslim edilmediğinden kendi bünyesinde boyama ve kumlama işlemleri yapılamadığını ,davalı tarafından tamamlanmayan eksik iş nedeniyle davacı müvekkili şirket tarafından bedel karşılığında üçüncü kişi ve şirketlere yaptırmak zorunda kalındığını ,davacı müvekkili şirketin, davalının elinde bulunan iki adet çeklerin haksız ve hukuka aykırı olarak bankaya ibrazı ile tahsil edilmesi söz konusu olmasına rağmen yerel mahkeme tarafından çeklerin iadesine yahut iptaline karar verilmediğini davacı müvekkili şirketin ticari zararının göz ardı edildiğini ,Bu bağlamda dosyanın istinaf incelemesi neticesinde herhangi bir inceleme yapılmaksızın beyan ve itirazları dikkate alınmaksızın tekraren aynı yönde hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ,taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği davalı tarafından teslim tarihi 21.08.2020 olan işi zamanında ve gereği gibi teslim etmediğini davalı, sözleşme konusu işin %60'ının tamamlanması karşılığında davacı müvekkili şirket tarafından keşide edilen çeklerden 16.09.2020 ve 20.10.2020 vade tarihli çekleri işin %60'ı tamamlanmadığı halde haksız ve hukuka aykırı olarak paraya çevirdiğini ,işin karşılığı olarak keşide edilen diğer iki çek davalının kusuruna dayalı olarak işi tamamlamamış olmasına rağmen vade tarihlerinde paraya çevrilmesi ve böylece haksız kazanç sağlaması olasılığına rağmen Yerel Mahkemece dört çek yönünden yalnızca 24.592,00 TL borçlu olunmadığının tespiti ile çeklerin iadesine ilişkin talebin reddine karar verilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit talepli olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Taraflar arasında kurulama ve endüstriyel boya kabini yapımına ilişkin toplam 365.000 TL + KDV üzerinden sözleşme imzalandığı, sözleşme kapsamındaki işler tamamlanmadan sonlandırıldığı, davacı tarafça iş bedeline ilişkin ... Bankasına ait 16.09.2020 ,20.10.2020, 20.11.2020 ve 20.12.2020 düzenleme tarihli 55.000,00'er-TL olmak üzere toplam 220.000,00 TL bedelli çeklerin verildiği tarafların kabulünde olup, taraflar arasında da ihtilafsızdır. Mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafça kumlama tesisinin %48 'inin,boyama ve kurutma tesisinin ise %42 'isinin imalat oranlarına göre tamamlandığı ve bu oranlar itibariyle yapılan inceleme ile davalı yüklenicinin KDV dahil talep edebileceği iş bedelinin 195.408,00TL olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle davacı tarafça sözleşme kapsamında ödeme olarak verdiği yukarıda belirtilen toplam 220.000 TL bedelli çekler dışında ödeme yaptığını iddia ve ispat edememiş olmasına, davalının yapmış olduğu iş bedelinin 195.408 TL olduğunun anlaşılmasına, bu tespitler kapsamında davaya konu edilen 55.000 TL bedelli son çek olan 20.12.2020 keşide tarihli çekten dolayı davacının 24.592 TL borçlu olmadığının anlaşılmış olmasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL + 100 TL harcın mahsubu ile bakiye 16,60 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği başvuru harcının kendisi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 15.04.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır