11. Hukuk Dairesi 2024/2691 E. , 2025/1303 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/33 Esas, 2024/463 Karar HÜKÜM : Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/450 E., 2023/530 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabul
**11. Hukuk Dairesi 2024/2691 E. , 2025/1303 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/33 Esas, 2024/463 Karar HÜKÜM : Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/450 E., 2023/530 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait taşınmazın dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğünce kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedeli hususunda Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/205 E., 2015/628 K. sayılı dosyasında dava görüldüğünü, bu dava neticesinde verilen ilamın bozulması üzerine yargılamaya 2017/233 E. sayılı dosya üzerinden devam edildiğini, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda daha önce peşin ödenen 22.391.586,83 TL'nin mahsubu ile müvekkili lehine 4.549.312,29 TL kamulaştırma bedel farkı ödenmesine, bu bedelin üçer aylık vadeli mevduat hesabında nemalandırılmasına ve karar kesinleştirildiğinde ödenmesine karar verildiğini, söz konusu kararın 12.10.2014 tarihinde kesinleştiğini, bedelin davalı bankaya bloke tarihi olan 17.04.2019 tarihinde müvekkiline ödendiği 16.10.2022 tarihine kadar üçer aylık vadeli mevduat faizi işletilmesi gerekirken tabela faizi üzerinden düşük faiz oranları uygulamak suretiyle müvekkiline ödeme yapıldığını, bu nedenle müvekkilinin faiz alacağı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL'nin avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 17.05.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle dava değerini toplamda 651.398,45 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilince uygulanan faiz oranlarında isabetsizlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alınan bilirkişi raporu uyarınca davalı bankanın 29.04.2019-29.09.2020 dönemi için üçer aylık vadeli mevduata fiilen uygulanan orana göre ödenmesi gereken tutarın 910.189,63 TL olduğu, eksik ödenen net faiz tutarının 651.398,45 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 651.398,45 TL alacağın dava tarihi olan 18.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kamulaştırma bedeline hükmedilen mahkemece yazılan müzekkere doğrultusunda hak sahibi olduğu anlaşılan davacı adına üçer aylık vadeli mevduat hesabı açılmasına ilişkin işlemin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı TBK) 129. maddesi uyarınca üçüncü kişi yararına sözleşme olarak değerlendirilmesinin gerektiği, bu doğrultuda taraflar arasında bankacılık işleminden kaynaklı sözleşme ilişkisinin bulunduğu, bu halde davalıya husumet yönetilebileceği gibi eksik faiz ödenmesi nedeniyle genel zamanaşımı süresi zarfında eksik ödenen faiz alacağının anapara haline getirilmek suretiyle tahsilinin talep edilebileceği, bu kapsamda davalı bankanın hesabın açılma ve kapanma tarihleri itibariyle üçer aylık vadeli mevduata bilfiil uygulamış olduğu faiz oranları gözetilerek yapılan hesaplama doğrultusunda düzenlenen bilirkişi raporunun somut olaya uygun, taraf ve yargı denetimine açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava tarihi öncesinde 6098 sayılı TBK'nun 117. maddesi uyarınca davalının usulünce temerrüde düşürülmediğinin görüldüğü gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin reddine, tarafların tacir olduğu, dava konusu alacağın davalı bankanın ticari iş niteliğindeki iş ve işlemlerinden kaynaklandığı, bu haliyle açılan dava uyarınca ticari temerrüt faizine (avans faizi) hükmedilmesi yerine yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne, 651.398,45 TL alacağın dava tarihi olan 18.08.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle (avans faizi) birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, kamulaştırma bedeline işletilen faiz oranına yönelik eksik hesaplanan faiz alacağının tahsili istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Mahkemece, 05.01.2023 tarihli duruşmada verilen 4 numaralı ara karar uyarınca Uyap ekranından Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'na (TCMB) bildirilen 3 aya kadar vadeli en yüksek mevduat faiz oranlarının (12.10.2014-29.09.2020 ve 17.04.2019-29.09.2020 tarihleri arasında) çıkartılarak bu belgeler üzerinden bilirkişi incelemesi yapılmış ve bilirkişi tarafından düzenlenen kök ve ek rapor hükme esas alınmıştır. Davalı bankanın hesabın açıldığı dönemde bu tür hesaplara fiilen uyguladığı asgari ve azami faiz oranlarını gösterir belgeler ve varsa bu tür hesaplara uygulanan sözleşme, genelge yada talimat olup olmadığı araştırılmamıştır. Buna göre Mahkemece, varsa Adalet Bakanlığı ve banka arasında hesap sözleşmesi, genelge talimat bulunup bulunmadığı araştırılarak örneklerinin dosyaya kazandırılması, davaya konu hesabın sözleşme kapsamındaki hesaplardan olup olmadığının belirlenmesi, varsa bankanın uyguladığı faiz oranının sözleşmeye uygun olup olmadığının tespiti, bulunmaması halinde ise bankanın hesabın açıldığı dönemde bu tür hesaplara uyguladığı asgari ve azami faiz oranları getirtilip, davalı banka tarafından bu tür hesaplara uygulanan en yüksek faiz oranları gözetilmek suretiyle, davacının mağduriyetine sebep olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. 2.Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, 26.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.