İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/12/2025 Asıl davanın reddine birleşen davanın İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında 28/09/2012 tarihinde 3 yılda bir yenilenmek üzere toplam süresi 10 yıl olan ... işletme sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında mağazada bulunan mal bedeline karşılık 120 ay vad…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1839 KARAR NO : 2025/2108 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 03/06/2021 NUMARASI : 2014/520 Esas - 2021/438 Karar DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 23/09/2013 BİRLEŞEN İSTANBUL 16. ATM.'NİN 2014/598 E. SAYILI DOSYASI DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 27/02/2014 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/12/2025 Asıl davanın reddine birleşen davanın İlk derece mahkemesince verilen kararın davacı/birleşen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında 28/09/2012 tarihinde 3 yılda bir yenilenmek üzere toplam süresi 10 yıl olan ... işletme sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında mağazada bulunan mal bedeline karşılık 120 ay vadeyle 88.000-TL bedelli senet imzalatıldığını ve 20.000-TL nakit teminat verildiğini, bu akitleşmeye istinaden mağazanın 28/09/2012 tarihi itibariyle işletilmeye başlatıldığını, ancak daha işin henüz başında 24/12/2012 tarihinden itibaren müvekkilinin borcu bulunmamasına rağmen sevkiyat taleplerinin karşılanmamaya başlandığını ve sözleşmeye göre iade alınması gereken bazı ürünlerin defalarca uyarılmasına rağmen iade alınmadığını, bunun üzerine Noter aracılığıyla müvekkilinin tebligat çıkarmak zorunda kaldığını, 07/01/2013 tarihinde ise müvekkiline davalı şirket yetkilisi tarafından Akdeniz/Güneydoğu bayilerinin kapatılacağı hususunun şifahen söylendiğini, davalının kötü niyetle sözleşmeyi tek taraflı feshetmeye çalıştığını,iddia edildiği gibi sözleşmeye aykırı bir davranışları olmadığını, sözleşmenin imzalasından sonra tek taraflı fesih edilmesi nedeniyle 150.000-TL üzerinde maddi zarara uğradığı ve müvekkilinin iflasın eşiğine geldiğini, sözleşmenin haksız sebeple feshedilmesi sonucu müvekkilinin uğradığı maddi zarar için (maddi tazminat ve mahrum kalınan kâr'da dahil olmak üzere) fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; taraflar arasında 28/09/2012 tarihinde 3 yıl süreli olmak ve 3. yılın sonunda sona ermek üzere "... İşletme Anlaşması" imzalandığını, davacı tarafın iddia ettiğinin aksine 10 yıl süreli bir sözleşme imzalanmadığını, davacı tarafından anlaşmaya aykırı davranışlar nedeniyle müvekkili şirket tarafından Beşiktaş 7. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 03.01.2013 tarihli ihtarname ile anlaşmanın 5.3.2.2 numaralı maddesi uyarınca düzenlendiğini ve davacıya ihtar edildiği, ihtara müteakip 10 gün içerisinde lojistik sistemi dışında tedarik edilen ürünlerin kaldırılmasını, sözleşmeye uygun hareket etmez ise anlaşmanın fesih hükümlerinin uygulanacağını ve yine aynı ihtarnamede davacının müvekkili şirkete olan 107.363,37-TL borcun da ihtarın tebliğini müteakip 10 gün içerisinde ödenmesi aksi takdirde teminatların paraya çevrileceğinin ihtar edildiğini, davacının ihtara rağmen ödeme yapmadığından Beşiktaş 7. Noterliğinin 07/02/2013 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile anlaşmanın 8.1.1 bendi uyarınca muaccel borçların ödenmemesi sebebiyle sözleşmenin feshedildiğinin ihtar edildiği, mağazanın boşaltılması ve demirbaşların iade edilerek ihtarnamenin keşide tarihi itibariyle güncel borç tutarı olan 29.482,21-TL'nin ödenmesinin ihtar edildiği, bu nedenlerle davacının maddi tazminat iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVA : Davacı vekili; müvekkili şirketin ... şirketini satın alarak birleşmek suretiyle şirketin taraf olduğu Francahise/... işletme anlaşmalarının tarafı olduğunu, bu anlamda müvekkil ile davalı şirket arasında mevcut olan ... işletme anlaşmasının davalının sözleşmeyi ihlal etmesi nedeniyle davalının müvekkilini zarara uğrattığı ve yine müvekkili şirket tarafından Beşiktaş 7. Noterliğinin 07/02/2013 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile anlaşmanın 8.1.1 bendi uyarınca muaccel borçların ödenmemesi sebebiyle anlaşmayı feshinin zaruri olduğundan sözleşmenin feshedildiğinin ihtar edildiği, fatura ve cari hesaplar incelendiğinde davalıdan alacaklı olunduğu ve icra takibinden sonra bir takım ödemeler yapıldığı ve borç bakiyesinin 93.552,66-TL olarak değiştiğini, sözleşmenin müvekkil tarafından feshedilmek zorunda kalındığını beyanla sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili için davalı hakkında girişilen takibe vaki davalının haksız itirazının iptali ile takibin harca esas değer üzerinden devamını, davalının %20 icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep etmiştir. CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Asıl dosya davacısı, davalının sözleşmeyi haksız feshinden kaynaklı zararların tazmini için açtığı davada diğer bir uyuşmazlığın sözleşmenin haklı nedenle davalı yanca feshedilip feshedilmediği noktasında toplandığı,davaya konu olayda her ne kadar davalı sözleşmenin 8. maddesi gereği sözleşmedeki sürelere uygun olarak yazılı şekilde karşı tarafa fesih iradesi bildirilmişse de; yalnızca anılan bu düzenleme uyarınca sözleşmenin feshi, haklı nedenle fesih olarak nitelendirilemeyeceği,sözleşmenin 8.1, 8.1.1, 8.1.2, 8.1.3 vd maddelerinde diğer fesih halleri düzenlendiği,sözleşmenin 8.1.1. Maddesi uyarınca işleticinin muaccel olduğu borçlarını ödeyememesi de fesih hali olarak düzenlendiği ,alınan bilirkişi raporları ile incelenen ticari defter ve kayıtlar ve belgelerle birleşen dosya davacısının takip tarihi 03/04/2013 tarihi itibariyle asıl dosyada davacıdan alacaklı olduğunun sabit olduğu ,borcun ödenmesi için alacaklı tarafından çekilen ihtarnamelerde de borç belirtilerek muhatap tarafından 10 takvim günü içerisinde borcun tamamının ödenmesi istenmiş aksi halde sözleşmenin 8.1.1 Maddesine dayanılarak sözleşmenin feshedileceği ihtar edilerek tebliğ edildiği ,bu halde asıl dosya davacısının davalı tarafından yapılan ihtarlara rağmen muaccel olan borcunu ödemediği alınan raporlar ile de sabit olduğundan taraflar arasında imzalanan ... İşletme Anlaşması 8.1.1. Bendi uyarınca borcun ödenmemesi durumunun fesih sebebi olarak düzenlendiği de nazara alındığında; bu maddeyi dayanak göstererek sözleşmeyi fesheden ... ... A.Ş'nin ilgili bent uyarınca sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği kanaatine varıldığı.davalı tarafından sözleşme haklı nedenle feshedildiğinden davacı tarafın müspet zararlarının tazmini talep ettiği davanın reddine karar verilmesi gerektiği ,Birleşen davada ; davacı tarafından Adana 4. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 03/04/2013 tarihinde 97.771,92- TL asıl alacak, 1.808,11- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 99.508,03- TL üzerinden davalı aleyhine icra takibi yapıldığı,birleşen dosyada alınan rapor ve birleşme kararından sonra alınan 12/11/2019 tarihli rapor dikkate alındığında; davacının birleşen dosya davalısından alacaklı olduğunun sabit olduğu, davacı şirketin usulüne uygun tutulan delil niteliğine haiz ticari defter ve kayıtlarından Şubat 2013 sonrası ödemeler dahil takip tarihi itibariyle cari hesaptan 97.101,41- TL borcun varlığı, takipten sonra yapılan yapılan kısmi tahsilatlar TBK nın 100. Maddesi uyarınca öncelikle işlemiş faizlere mahsup edilerek %9 yasal faiz üzerinden hesaplama yapılmış en son tahsilat tarihi olan 01/04/2014 tarihine kadar 97.101,41 TL asıl alacak, 892,72- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 97.994,13- TL olarak hesaplandığı , takibin 99.508,03- TL üzerinden yapıldığından davalının Adana 4. İcra Müd. ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 97.101,41-TL asıl alacak ve 892,72-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 97.994,13-TL üzerinden devamına,alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekili; sözlü yargılama için gün verilmesi taleplerinin reddedilmesinin HMK nın 186. maddesine aykırı olduğunu, birleşen dava dosyasında dava dilekçesinin gönderilmeyip sadece tensip zaptının gönderildiğini, durumun bildirilmesine rağmen dava dilekçesini göndermediği gibi dosyaya davalı vekili olarak eklemediğini, daha sonra mahkemenin kapatılarak yargılamanın İstanbul 16. ATM nin 2014/598 Esas sayılı dosyası ile devam ettiğini , davayı bilirkişi raporunun asile tebliği ile öğrendiklerini, birleşen dosyada dava dilekçesi ile tensip zaptı ve bilirkişi raporunun davalı asile tebliğ edildiğini, yargılamada savunma haklarının kısıtlandığını, davalının ihtarname tarihi ve başlatılan ilamsız icra takibi tarihinde alacaklı görünen birleşen davacıya vadesi gelen muaccel hiç bir borcu bulunmadığını, sözleşmenin toplam süresinin 10 (on) yıl olduğunu, davacının işleteceği mağazada satılmak üzere 80.000-TL değerinde mal teslim edilmesi ve bu mallara karşılık ayda 667-TL olmak üzere toplam 10 yılda ödenmek üzere senetler alındığını, icra takibi başlatıldıktan sonra dahi ödenmesi gereken aylık 667 -TL taksitleri ödemeye devam ettiğini,davacının lojistik sistem dışında ürün tedarik ettiğine ilişkin iddiasını ispat etmeye yarar delil sunmadığını, davalının ileri sürdüğü bu fesih sebebinin yerinde olmadığının tespit edildiğini,son üç aylık gelir-gider tablosu incelendiğinde dönem içi satın alınan mal bedeli 141.522,48- TL gözüktüğü, cari hesap ekstresinde davalının davacıya bu dönem zarfında düzenlediği fatura toplamı 88.615,15-TL olduğu aradaki farkın 52.907,33-TL olduğu bu farkın davacının davalı ... lojistiğinde yer almayan ürünleri de alım satıma konu edilmiş olabileceği kanaati bildirilmiş ise de ; sözleşmenin 5.3.4. Maddesi "işletici, imtiyaz sahibinin satışa sunduğu ve pazarladığı ürünlere rakip olmayacak şekilde taze ürünler satabileceği, (Et, meyve/sebze, balık vs.) 5.16.1 maddesi ... imtiyaz sahibinin satmadığı veya pazarlamadığı ürünleri kapsamak ve rakip olamamak kaydıyla taze ürünler satabileceği (Açıkta et, meyve/sebze vs..) düzenlemesi olup 52.907,33-TL tutarındaki farkın davalı tarafından satışına izin verilen taze ürünlerin (Et, meyve/sebze, balık vs.) satışından elde edilen bedelleri nedeniyle oluştuğunu,sözleşmede izin verilen ürünler haricinde hiç bir ürün satmadığını, bu hususta davalı şirket tarafından yaptırılan delil tespiti bulunmadığından davalının iddialarından öteye geçmediğini, bilirkişi heyeti raporunda perakende mağazacılıkta net karlılık oranı %1-2,5 arasında değiştiği, davacının işlettiği mağazanın 250 M2 büyüklüğünde olması nedeniyle ortalama %2 civarında karlılık oranı olduğunun bildirildiğini, bunun hayatın olağan akışına ters olduğunu, perakende mağazacılığın yüklü miktarda sermaye isteyen ve ticaretin devamı sırasında masrafları çok fazla olan bir sektör olduğunu, itirazlar neticesinde mahkemece Adana Ticaret Odasına emsal olabilecek karlılık oranlarının getirtilmesine rağmen bilirkişi incelemesi yapılmadığını, asıl davada haklı olduklarını, birleşen davanın ise vadesi gelmiş ödenmemiş hiçbir borcu bulunmadığından haksız olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Asıl dava; ... işletme sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle maddi zararın tazmini, birleşen dava sözleşme süresince oluşan cari hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Öncelikle ;davalı vekilinin usulü itirazlarının halli gerekir. Birleşen davada davalı vekili ;karar duruşmasında sözlü yargılama için gün verilmesini talep ettikleri halde ,sözlü yargılama için gün tayin edilmediğini ,talebin reddinin hukuki dinlenilme ve adil yargılama hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüş ise de; karar duruşması tarihinde 22.07.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı kanunun 58 maddesinin 2 fıkrasında ki "yüz bin TL"değerinde ki parasal sınır 500.000-TL olarak değiştirilmiştir.Asıl davada ıslah veya talep artırımında bulunulmamış ise de dava dilekçesinde davacının davalının haksız feshi nedeniyle 150.000-TL zarara uğradığı ,bu zararın şimdilik 10.000-TL sinin talep edildiği,birleşen davada da dava değeri 93.552,66-TL olup her iki dava değeri 500.000-TL nin altındadır.Buna göre basit yargılama usulüne tabi ticari davalarda sözlü yargılama mevcut olmayıp HMK nın 321(1)maddesi uyarınca "tahkikatın tamamlanmasından sonra ,mahkeme tarafların son beyanlarını alır ve yargılamanın sona erdiğini bildirerek kararını tefhim eder. Taraflara beyanda bulunabilmeleri için ayrıca süre verilmez"hükmünü haiz olup ,sözlü yargılama için duruşmanın ertelenmesi talebinin reddine karar verilmesinde hukuki dinlenilme,adil yargılanma hakkının ihlal edildiği kabul edilemez.Davalı vekili birleşen dava dosyasında dava dilekçesinin davalıya gönderilmeyip sadece tensip zaptının gönderildiğini, durumun mahkemeye bildirilmesine rağmen dava dilekçesini göndermediği gibi dosyaya davalı vekili olarak eklemediğini, daha sonra mahkemenin kapatılarak yargılamanın İstanbul 16. ATM nin 2014/598 esas sayılı dosyası ile devam ettiğini , davayı bilirkişi raporunun asile tebliği ile öğrendiklerini, yargılamada savunma haklarının kısıtlandığını ileri sürmüştür.İtirazın iptali davası ; ilk olarak Adana Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olup;yetki itirazı kabul edilerek dosya ilk olarak İstanbul kapatılan 23 Asliye Ticaret mahkemesine intikal etmiş isede mahkemenin kapatılmasıyla İstanbul 16 ATM nin birleşen dava dosyasına devredilmiştir.Aşamalarda tebligatın bizzat davalı asile tebliğ edildiği ,16.02.2016 tarihli dilekçe ile uyap aracılığı ile vekaletname gönderildiği ancak dosyaya eklenmediğini ,dava dilekçesinin tebliğ edilmediği bildirilmesi üzerine 16 ATM nin 29.03.2016 tarihli oturumda verilen ara karar ile dava dilekçesinin davalı vekiline tebliğine karar verilmiş,dava dilekçesinin 13 nisan 2016 tarihinde davalı vekili Av....'ye tebligatın tamamlandığı tebligat parçasından anlaşılmaktadır.Vekilin dosyaya eklenmemesi ,dava dilekçesinin eklenmemesi usulü bir hata ise de yargılama sırasında bu hatanın giderildiği ,akabinde devam eden duruşmalara vekilin katıldığı bu sebeble eksik kalan savunmasını tamamladığı anlaşılmakla daha öte yapılacak bir işlem bulunmamaktadır. Taraflar arasında 28.9.2012 tarihinde 3 yıl süreli olmak üzere "... İşletme Anlaşması" imzalanmıştır. 2.3.maddesinde İşletici her ay mağazanın aylık brüt satışının%2 sini işletme ücreti olarak imtiyaz sahibine ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir, ancak aylık brüt satışın %2 si işleticiye tahsis edilen mağaza için imtiyaz sahibi tarafından kiraya verene ödenen brüt kiranın % 50 sinden az olursa işletici brüt kiranın %50 sini ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, 28.9.2012 tarihi itibari ile aylık kiranın 1.822,50- TL olduğu, 5.3.2.1 md uyarınca imtiyaz sahibinin iş bu sözleşme ekinde yer alan ve yazılı olarak onayladığı muhtelif ürünler dışındaki süpermarkette satılacak tüm ürünleri imtiyaz sahibinin lojistik sisteminden yararlanarak doğrudan imtiyaz sahibinden satın almak ve başka yerden satın almamak yükümlülüğü olduğu , 5.3.4. maddesinde işletmeci imtiyaz sahibinin yazılı izni ile imtiyaz sahibinin satışa sunduğu ve pazarladığı ürünlere rakip olmayacak şekilde taze ürünler satabilir ( et,meyve,balık,sebze vs), 5.16.1. maddesinin işletici satış alanı içerisinde sadece imtiyaz sahibinden aldığı ürünleri satabilir. 7'.1 madde uyarınca sözleşmenin süresi 28.9.2012 sözleşme tarihinden itibaren 3 yıl olup 3 yılın sonunda kendiliğinden son bulacaktır, 8.madde imtiyaz sahibi herhangibir neden göstermeksizin iş bu sözleşmeyi 10 gün önceden yazılı bildirmek kaydıyla istediği zaman fesh edebilir. 8.1.1. madde de işleticinin muaccel olduğu zamanda borçlarının ödememesinin fesih sebebi sayıldığı bu durumda anlaşmanın işleticiye gönderilen ihbar ile fesh edilebileceği veya 8.2. maddedeki telafi yollarından herhangi birini uygulayabileceği, 8.1.2 madde uyarınca işleticinin bu sözleşmenin herhangi bir hükmünü ve şartlarından herhangi bir tanesini ihlal etmesi ve ihlalin resmen bildirildiği tarihten 10 gün içinde düzeltilmemesi hali fesih sebebi olarak sayılmıştır.Sözleşmeden sonra düzenlenen ek protokol 2.4. maddesinde imtiyaz sahibinin işleticiye faaliyette bulunacağı mağaza için KDV dahil 80.000-TL açılış stoğu tedarik edeceği, 2.4.1.md işletici; açılış stoğunun bedelini aylık 660,67-TL olarak 120 taksitte 10 yıl içinde imtiyaz sahibine ödeyeceği kararlaştırılmıştır.Davalı ... tarafından 3.1.2013 tarihinde davalıya keşide edilen ihtarname ile şirkete 107.363,37-TL borcun ödenmediği, sözleşmenin 5.32.2 maddesine aykırı olarak şirketin lojistik servisi dışında mal alıp sattığı, şirket kurumsal itibarını ve ticari kariyerini zedeleyerek satış kaybına sebebiyet verdiğini ileri sürerek 10 takvim günü içinde lojistik sistem dışındaki ürünlerin kaldırılması ve borcun ödenmesinin istendiği, aksi halde sözleşmenin fesih edileceğinin bildirildiği, 7.2.2013 tarihli fesih ihtarnamesinde hala lojistik dışı ürün satışının devam ettiği,borcun tamamının ödenmediği sözleşmenin feshi ile 29.482,21-TL güncel borcun ödenmesinin istenildiği, dosyaya davalı işletici tarafından Adana'daki işleticilere çekilmiş aynı mahiyetteki ihtarnamelerin sunulduğu, ayrıca davacı ile dava dışı market sahipleri tarafından davalıya çekilen 13.2.2013 tarihli ihtarname ile akde aykırı davranışlarının olmadığı, ödenmeyen borçlarının bulunmadığını mağazaların keyfi olarak kapatılmak istenildiği ihtar edilmiştir.Asıl dosya davacısının temel istinaf sebebi muaccel borcu olmadığı halde davalının Adana bayilerini kapatma arzusunda olduğunu, bu nedenle haklı fesih nedeni yaratmaya çalıştığını ileri sürmektedir. ... tarafından 7 ayrı bayiye aynı zamanlarda gönderilen ihtarnameler sunulmuş ise de ;dosyaya sunulan somut delillerle yargılama yapılması zaruri olup ,tarafların saikinin yargılanması mümkün değildir.Sunulan ihtarnamelerde de davacıdan olduğu gibi ihtar çekilen bayilerden ödenmeyen alacakların talep edildiği anlaşılmaktadır.İşletmecinin temel borcu ;vadesinde karşı yana borcunun ödenmesidir. Davalı da ticari amaçla hareket eden bir tacir olduğu düşünüldüğünde kar elde ettiği ,işletmecisinin işyerini kapatmasından bir menfaati olmayacaktır. Davacı vekili; davacı ürünleri dışında ürün satılmadığını, davacıya muaccel ve ödenmemiş borçlarının olmadığını, sözleşmenin haksız fesh edildiğini, sözleşmenin 3 yılda bir yenilenmek üzere 10 yıl süreli olup uzun vadeli olacağı düşüncesi ile borç altına girildiğini ve haksız fesih nedeniyle kar mahrumiyeti ve maddi zararlarının olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.Sözleşmeden sonra düzenlenen ek protokol ile davalı davacıdan alacağı depozitoları ,imtiyaz ücretini kaldırmıştır.Davacının davalıya karşı yükümlülükleri aşağıda detaylı bir şekilde incelenecektir. Dosyaya sunulan beyanlardan fesihten evvel davacının faaliyette bulunduğu işyeri davalı tarafından bizzat işletilmektedir. Davalı 10 yıllık sözleşme imzalandığını ileri sürülmüş ise de bu beyana sözleşmenin açık hükmü gereği itibar edilemez.Davacı ; davalı tarafından 10 yıl süre ile kiralanan işyerinde kendisine sağlanan 80.000-TL stok ürünü 2012 yılının son üç ayında peyderpey teslim almıştır.Geri ödemesinin aylık 660,67-TL eşit taksitle geri ödeneceği kararlaştırılmıştır.Böylelikle davalı davacıya 80.000-TL finansmanı 10 yılda geri ödenmek üzere sağlamıştır. Sözleşmenin feshinden evvel keşide edilen ihtarda davalı tarafından iki ayrı ihlalin varlığı ileri sürülmüş, davacının satışına izin verilenler dışında davacının davalıdan temin ettiği ürünler dışında ürün sattığı hususu tesbit edilmemiştir. Davalı tarafından da bu hususta tesbit vs yapırılmadığından bu fesih sebebinin varlığı kanıtlanamamıştır.Yargılama süresince mahkemece 3 ayrı bilirkişiden veya kurulundan bilirkişi raporu ,ek raporları alınmış,birleşen davada ve asıl davada yapılan hesaplamalarda özellikle hükme esas alınan son bilirkişi kurulu raporunda takip tarihi itibariyle davacının davalıya 97.101.41-TL borcu olduğu hususu tesbit edilmiştir.Esasen davalı aşamalarda 80.000-TL stok teslimi edilmediğini ileri sürmüş ise de davacının sözleşmenin imzasından sonra ki 31.12.2012 tarihine kadar davacının işletme defterinin incelenmesinde 141.522,46-TL alım yaptığı belirlenmesi, bilirkişinin bu durumun davacının başka bir yerden ürün tedarik ettiğine işaret etmesi üzerine ,aradaki 52.000-TL lik farkın satışa izin verilen açık ürünlere ait olduğunu beyan ederek 80.000-TL stok'un davacıya teslim edildiği kabul edilmiştir. 80.000-TL miktarda stok ürün teslim edildiği alınan bilirkişi raporlarının tamamında teyit edilmiştir. Ceza dava dosyasında duruşmadaki beyanında davacı davalı nakit teminatı tahsil ettiğinden bedelini bu şekilde ödediğinden demirbaşları davalıya teslim etmediğini ikrar etmiştir. Davacının faaliyette bulunduğu mağazanın davalı tarafından kiralandığı, dosyaya sunulan kira sözleşmesinden anlaşılmaktadır. Yine davalının işletme defterinden 2012 yılından 2013 yılına 11.447-TL tutarında devreden mal bulunduğu kayıtlıdır. Buna göre en azından devreden bu miktarın satışına izin verilen(sebze ,meyve,et vs) mal olmadığı varsayımında davacı davalıdan satın aldığı ve henüz bedelini ödemediği ürünlerin 68.553-TL sini piyasaya satmış görünmektedir.29.08.2016 tarihli bilirkişi kurulu raporunun 10 ve 11 sayfalarında sözleşme süresince olan cari hesap ekstresi ,sözleşme hükümleri ve dosya mevcudu bir arada değerlendirildiğinde; sözleşme imzasından sonra ilk ürün faturasının 5.10.2012 tarihinde 6.901,97-TL ,ertesi gün iki adet yazar kasa bedeli 16.241,05-TL yazar kasa bedeli girişi olduğu ,davacının ilk uyarı ihtarı gönderildiği tarihden evvel 1.12.2012 tarihinde sadece 660,63-TL bir aylık stok geri ödemesi yaptığı ve brüt satışlarından aylık %2 ödemeyi yapmadığı ,ihtarnameden hemen evvel 1.1.2013 tarihinde 660.63-TL bir ödeme daha yapmıştır. 1.2.2013 ,1.3.2013 tarihlerinde yine 660,63-TL ödemeler yapmıştır. Uyarı ihtarından evvel 3 aylık süre net geçmesine rağmen ,iki taksit ödemesi yapmış ,ihtardan sonra mart ayı başına kadar iki taksit ödemesi gerçekleştirilmiştir. Sözleşme fesih tarihine kadar veya fesih tarihinden sonra da kısmi taksit ödemelerinin 1.4.2014 tarihine kadar devam ettiği anlaşılmaktadır. Sözleşmede brüt satışların %2 işletme bedeli alacağı kadar bir ödeme hiç yapılmamış,sonuçta davalı davacıya temin ettiği stok , ödediği kira bedeli kadar bir zarara uğramıştır. Fesih sebeblerinden başka bir tedarikçiden ürün temin ettiği kanıtlanamasa da sözleşme yürürlükte olduğu sürece sözleşmede ki tek yükümlülüğü olan işletme payını davalıya ödediğine dair bir delil sunamamış olmakla davalının sözleşmeyi haklı olarak feshettiğinin kabulü yerindedir.Davalı ... tarafından davacıya keşide edilen 3.1.2013 tarihli ihtarla 107.363,37-TL borçlu olduğu ve mağazada kendi ürünleri dışında ürünlerin satıldığını ileri sürerek tebliğden 10 gün içinde aykırılıkların giderilip ödemenin yapılmasının istendiği, ihtarnamenin davacıya 7.1.2013 tarihinde tebliğ edildiği, uyarı ihtarından sonra davacı tarafça ürün sevkiyatının yapılmadığı iade ürünlerin geri alınamadığına ilişkin ihtarnamelerin gönderildiği, ... tarafından gönderilen 7.2.2013 tarihli Fesih ihtarı ile 10 gün süreli ihtara rağmen şirketin onayladıkları dışında ürün satışının halen sürdüğü ve halen ödenmeyen 29.482,21-TL borç olduğuna dayanılarak sözleşmenin fesh edildiği bildirilmiştir.Cari hesabın incelenmesinde sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürede davacı davalıdan teslim aldığı stok ürün dışında hiç ürün faturası düzenlenmemiştir.Oysa ki sözleşme eki aynı tarihli taahhütnamede aylık 30.000-TL +kdv ürün almayı taahhüt etmiştir.Sözleşmenin feshi ile birlikte tüm borçlar muaccel olacağı ;fesih ihtarında bildirilen 29.482,21-TL nin o tarihde günü geçen ve diğer borçların toplamı olduğu hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenmiştir. Fesih sonrası cari borç bakiyesinin tahsili için takip yapıldığı ,bir kısım ödemeler yapıldığından talebin 93.552,66-TL olduğu bildirilerek harca esas değer üzerinden itirazın iptalinin istenilmiştir.Bilirkişi hesaplamasında takip sonrası ödemelerin önce faizden mahsubu ile 97.101,41-TL asıl ve 892,72-TL işlemiş faiz toplamı 97.994,13-TL borç bulunduğu hesaplanmış ise de davalı tarafından yapılan ödemeler anaparadan düşülerek dava tarihi itibariyle harca esas değer olarak 93.552,66-TL bildirilerek bu miktar için itirazın iptali istenilmiş ise de mahkemece talep aşılarak hüküm verilmesi doğru olmamıştır.HMK nın 355(1) maddesi uyarınca kural olarak istinaf sebebleri ile sınırlı olarak inceleme yapılması gerekir.Birleşen davada davalı vekilinin borç miktarına,hesaplama yöntemine hatta talebin aşılmasına yönelik bir istinaf sebebi ileri sürülmemiştir.Ancak ;talebe bağlılık ilkesi kamu düzenine ilişkin olup resen incelenmesi gerektiğinden karar bu yönüyle resen incelenerek düzeltilmesi gerekmektedir.Açıklanan nedenlerden dolayı asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına,haklı fesih nedeniyle davacının maddi tazminata ilişkin davasının reddine ilişkin hükümde isabetsizlik olmadığı ;birleşen davada taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerekirken ,talebin aşılması yerinde olmadığından bu hata resen incelenerek kararın kaldırılmasına ,yapılan hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç olmadığından yeniden karar verilmesine birleşen davada taleple bağlı kalınarak itirazın iptaline ;karar asıl davada davalı ,birleşen davada davacı tarafça istinaf edilmediğinden kazanılmış haklar kesinleşen kısımlar dikkate alınarak karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/06/2021 Tarih, 2014/520 Esas - 2021/438 Karar sayılı kararın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; 1-Asıl davanın reddine,2-Birleşen davanın kabulüne; davalının Adana 4. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 93.552,66-TL asıl alacak bakımından kısmen iptaline , alacağa takip tarihinden itibaren %9 yasal faiz işletilmesine, %20 oranda hesaplanan (18.710,53-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Asıl davada; Alınması gereken 615,40-TL karar harcından peşin alınan 170,80-TLharcın mahsubu ile kalan 444,60-TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazineye ödenmesine,Davacı tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafından yapılan 500-TL yargı giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,Davalı vekili için takdir olunan 4.080-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,Birleşen davada; Alınması gereken 6.390,58-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.597,65-TL harcın mahsubu ile kalan 4.792,93-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye ödenmesine, Davacı tarafından yatırılan 1.597,65-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davacı tarafından yatırılan 25,20-TL başvuru harcı, 800-TL bilirkişi ücreti, 578-TL talimat, tebligat, posta ve müzekkere masraflarından oluşan toplam 1.403,20-TL yargı giderinden davanın kabulü oranında hesaplanan 1.380,85-TL yargı giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı vekili için takdir olunan 13.259,44-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı vekili için takdir olunan 1.585,90-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsil edilerek davalıya ödenmesine,"Davacı-birleşen davada davalı tarafından yatırılan 1.732,79-TL peşin istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine iadesine,Davacı/birleşen davada davalı tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına,davalı/birleşen davada davacı tarafından yapılan 268-TL istinaf yargı giderinin davacı/birleşen davada davalıdan alınarak davalı/birleşen davada davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 22/12/2025