10. Ceza Dairesi 2022/15159 E. , 2023/11573 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli ve 2022/234 değişik iş sayılı kararı ile, şüpheli hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturma kapsamında, Bursa 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.02.2022 tarihli ve 2022/583 değişik iş sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına, kesin olarak karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Mu
**10. Ceza Dairesi 2022/15159 E. , 2023/11573 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli ve 2022/234 değişik iş sayılı kararı ile, şüpheli hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturma kapsamında, Bursa 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.02.2022 tarihli ve 2022/583 değişik iş sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına, kesin olarak karar verilmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.07.2022 tarihli ve 2022/14647 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100790 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 18.07.2022 tarihli ve KYB-2022/100790 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 28.01.2022 tarihli ve 2021/1646 Esas, 2022/650 Karar sayılı ilamında ''...Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 47 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Denetimli serbestlik kararlarının infazının tamamlanması veya ihlal nedeniyle dosyanın kapatılması yükümlüye tebliğ edilerek ilgili mahkemeye itiraz hakkı olduğu bildirilir." şeklindeki hüküm ile yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri göz önüne alındığında, infaz işlemlerine ilişkin olarak idari nitelikteki işlem ve kararlar yanında adli nitelikteki işlem ve kararlara karşı yapılacak şikayet ve itirazları incelemek de infaz hakimliğinin görevleri arasında bulunduğu değerlendirilmekle, Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesince, esas hakkında karar verilmesi gerekirken, infaz hakimliği kararının yok hükmünde bulunması nedeniyle bu hususta yapılan itirazların cumhuriyet savcılığınca değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle ...Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.06.2021 tarihli ve 2021/370 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA,'' şeklinde ve, 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nun genel gerekçesindeki, "Ceza infaz kurumları ve tutukevleri, suç işleyenlerin cezalarının yerine getirildiği ve tutuklama tedbirlerinin uygulandığı kurumlardır. Bu kurumların yönetiminin hukuka uygun olarak yürütülmesi esastır... Bu çerçeve içinde hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları, giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları, cezaların infazı, müşahedeye tâbi tutulmaları, açık cezaevine ayrılmaları, disiplin tedbirleri ve cezaları, izin, sevk, nakil gibi kurum idaresince yapılan işlemler veya bunlarla ilgili faaliyetlere karşı infaz hâkimliğine şikâyet yoluyla başvuruda bulunma olanağı tanınarak, infaz veya tutukluluk sırasında yapılan işlem veya faaliyetler üzerinde yargı denetimi getirilmiştir." şeklindeki açıklamalar ile idari nitelikteki işlem ve kararlara karşı infaz hakimliğine başvuru yolu getirildiğinin belirtildiği, 14.04.2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un birinci maddesiyle 4675 sayılı Kanun'un 1 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Bu Kanun, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemlere veya bunlarla ilgili faaliyetlere ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara yönelik şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere kurulan infaz hâkimliklerine ilişkin hükümleri kapsar." şeklinde değiştirildiği, 7242 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesiyle 4675 sayılı Kanun'un 4 maddesinin birinci fıkrasına (4) numaralı bendinden sonra gelmek üzere, "5. Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikâyetleri incelemek. 6. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hâllerinde verilecek kararlar da dahil olmak üzere hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak ve işleri yapmak." bentleri eklendiği, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 47 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki "Denetimli serbestlik kararlarının infazının tamamlanması veya ihlal nedeniyle dosyanın kapatılması yükümlüye tebliğ edilerek ilgili mahkemeye itiraz hakkı olduğu bildirilir." şeklindeki hüküm ile yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri göz önüne alındığında, infaz işlemlerine ilişkin olarak idari nitelikteki işlem ve kararlar yanında adli nitelikteki işlem ve kararlara karşı yapılacak şikayet ve itirazları incelemek de infaz hakimliğinin görevleri arasında bulunduğu dolayısıyla, denetimli serbestlik müdürlüğünce ihlâl nedeniyle şüphelinin dosyasının kapatılarak mahkemesine iadesine dair adli nitelikteki işlem hakkında karar verme yetkisinin infaz hakimliğinin görevi kapsamında bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 28.01.2020 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 01.10.2020 tarihli ve 2020/364 soruşturma, 2020/57 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, tedbirin infazı için 30.12.2020 tarihinde Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Bursa Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemlerine başlanıldığı, yükümlünün uyarılmasına rağmen yükümlülük ihlalinde bulunması nedeniyle yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 13.10.2021 tarihli ve 2021/5790 sayılı kararıyla dosyanın kapatılmasına karar verildiği, şüphelinin kapatma kararına itiraz etmesi üzerine İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 20.10.2021 tarihli ve 2021/5949 sayılı kararıyla, resmi ve belgelendirilebilir bir mazeret olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilerek dosyanın 12.11.2021 tarihinde Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, C. Şüphelinin 03.11.2021 tarihinde Mustafakemalpaşa Cumhuriyet Başsavcılığına verdiği dilekçe ile İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 2021/5949 sayılı kararına itiraz etmesi üzerine, itirazın değerlendirilmesi için dosyanın Bursa Nöbetçi İnfaz Hakimliğine gönderilmesinden sonra, Bursa 1. İnfaz Hakimliğinin 10.12.2021 tarihli ve 2021/9318 Esas, 2021/9421 Karar sayılı kararı ile, Sulh Ceza Hakimliğinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek Bursa Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine gönderildiği, D. Bursa 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.02.2022 tarihli ve 2022/583 değişik iş sayılı kararı ile, İnfaz Hakimliğinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, E. Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.03.2022 tarihli ve 2022/234 değişik iş sayılı kararı ile, Bursa 5. Sulh Ceza Hakimliğinin 17.02.2022 tarihli ve 2022/583 değişik iş sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği, Anlaşılmıştır. F. 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde; "(1)Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2)Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır. (3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre Cumhuriyet savcısının kararı ile üçer aylık sürelerle en fazla bir yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. 28.03.2023 tarihli 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair Kanun'un (7445 sayılı Kanun) 18 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde bazı değişiklikler yapılmış, 5237 sayılı Kanunun 191 inci maddesinin ikinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiş ve üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "Erteleme kararı kolluk birimlerine de bildirilir." "(3) Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır. Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir. Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma sevkine karar verir." Yukarıda yer verilen Kanun hükümlerinin uygulanması ile ilgili olarak, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre; 5237 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararında, 5271 sayılı Kanun'un 171 inci maddesinde öngörülen şartlar aranmadığından, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçuna özgü olarak düzenlendiği, bu kapsamda Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilmesinin zorunlu olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca denetimli serbestlik tedbir uygulanmasının da zorunlu olduğu, gerek görülmesi halinde şüpheli/sanığın tedaviye de tabi tutulabileceği, bu hususun kovuşturma şartı olarak öngörüldüğü kabul edilmektedir. Cumhuriyet savcısı tarafından kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararının usulüne uygun şekilde kesinleştirilmesinden sonra tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmektedir. Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce infaz işlemleri, Cumhuriyet Savcılığı adına ve Cumhuriyet savcısının gözetim ve denetimi altında yerine getirilmektedir. Müdürlük, infaz sürecinde, şüphelinin tedavinin gereklerine veya yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi veya uyuşturucu madde kullanmaya devam ettiğinin teknik yöntemlerle belirlenmesi üzerine, denetimli serbestlik dosyasını kapatarak Cumhuriyet Savcılığına gönderecek, Cumhuriyet savcısı, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılan kovuşturma şartlarından en az birinin gerçekleşmesi halinde erteleme kararını kaldırarak kamu davasını açacaktır. Cumhuriyet savcısı, Müdürlükçe yapılan tüm işlemleri denetleyecek, bu bağlamda tebligatların usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, ısrar şartı için gerekli uyarıların yapılıp yapılmadığı, kapatma kararının usule uygun olup olmadığı gibi infaz sürecine ait tüm hususlara dikkat ederek, infaz sürecinin Kanun ve Yönetmelik hükümlerine uygun olup olmadığını denetleyecek, eğer bir usulsüzlük yoksa kamu davasını açacak, Kanun ve Yönetmelik hükümlerine aykırı bir durum tespit etmesi halinde ise, tedbirin infazına devam edilmesi için yeniden Müdürlüğe gönderecektir. 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin karar ve bu kararın infazı soruşturma evresine ait bir işlemdir ve bu nedenle Cumhuriyet savcısının gözetiminde yerine getirilir. 14.04.2020 tarihli ve 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un birinci maddesiyle 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası, "(Değişik fıkra: 14.04.2020 - 7242 S.K./1. md) Bu Kanun, ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemlere veya bunlarla ilgili faaliyetlere ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara yönelik şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmek üzere kurulan infaz hâkimliklerine ilişkin hükümleri kapsar." şeklinde değiştirilmiştir. 4675 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde İnfaz Hakimliklerinin görevleri sayılmıştır. Düzenlemeye göre; "1. Hükümlü ve tutukluların ceza infaz kurumları ve tutukevlerine kabul edilmeleri, yerleştirilmeleri, barındırılmaları, ısıtılmaları ve giydirilmeleri, beslenmeleri, temizliklerinin sağlanması, bedensel ve ruhsal sağlıklarının korunması amacıyla muayene ve tedavilerinin yaptırılması, dışarıyla ilişkileri, çalıştırılmaları gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak. 2. Hükümlülerin cezalarının infazı, müşahadeye tâbi tutulmaları, açık cezaevlerine ayrılmaları, izin, sevk, nakil ve tahliyeleri; tutukluların sevk ve tahliyeleri gibi işlem veya faaliyetlere ilişkin şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak. 3. Hükümlü ve tutuklular hakkında alınan disiplin tedbirleri ve verilen disiplin cezalarının kanun, veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu iddiasıyla yapılan şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak.(1) 4. Ceza infaz kurumları ve tutukevleri izleme kurullarının kendi yetki alanlarına giren ceza infaz kurumları ve tutukevlerindeki tespitleri ile ilgili olarak düzenleyip intikal ettirdikleri raporları inceleyerek, varsa şikâyet niteliğindeki konular hakkında karar vermek. 5. (Ek bent: 14.04.2020 - 7242 S.K./4. md) Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikâyetleri incelemek. 6. (Ek bent: 14.04.2020 - 7242 S.K./4. md) Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin mahsup, ceza zamanaşımı ve hükümlünün ölümü hâllerinde verilecek kararlar da dahil olmak üzere hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak ve işleri yapmak.” 7. Kanunlarla verilen diğer görevleri yapmak." İnfaz Hakimliğinin görevleridir. Soruşturma evresi aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı ile ilgili itiraz ve şikayetlerin, işlemlerin soruşturma evresine ait işlem olması, ceza ve güvenlik tedbiri olmaması gözetildiğinde, 4675 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesine, 7242 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesiyle eklenen "Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan şikâyetleri incelemek" şeklindeki beşinci bendi kapsamında kabul edilemez. Esasen, İnfaz hakimlikleri, mahkemelerce veya hakimliklerce verilen denetimli serbestlik tedbirlerinin infazı ile ilgili itiraz ve şikayetleri incelemekle görevlidir, 7242 sayılı Kanun'la getirilen değişiklik Cumhuriyet savcısının sadece "ceza ve güvenlik tedbirlerinin" infazına ilişkin verdiği kararları kapsamaktadır. 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair Müdürlükçe yapılan işlemlere yönelik şikayet ve itirazların inceleme mercii Cumhuriyet savcılıkları olup Dairemizin yerleşik uygulaması bu doğrultudadır. Nitekim; 28.03.2023 tarihli 7445 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına dair Kanun'un (7445 sayılı Kanun) 27 nci maddesi ile 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu'na (5402 sayılı Kanun) eklenen 12/A maddesi de Dairemiz uygulamaları ile uyumlu bir düzenleme getirmiştir. 5402 sayılı Kanun'un "Soruşturma Evresindeki Görevler" başlıklı 12 nci maddesinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün soruşturma evresindeki görevleri sayılmıştır. 7445 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi ile 5402 sayılı Kanun'a 12 nci maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir. "Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullananlar hakkında uygulanacak tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirlerine ilişkin görevler; Madde 12/A- (Ek:28/3/2023-7445/27 md.) (1) Türk Ceza Kanununun 191 inci maddesi gereğince Cumhuriyet savcısı tarafından hakkında denetimli serbestlik tedbiri veya tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri verilen şüpheliyle ilgili olarak denetimli serbestlik müdürlüğünce; a. Tedaviye tabi tutulmak, b. Belirlenen programlara katılmak, c. Çocuklarla bir arada olmayı gerektiren ortamlarda çalışmaktan yasaklanmak, d. Belirlenen yer veya bölgelere gitmemek, e. Bir bölgede denetim veya gözetim altında bulunmak, f. Eğitim kurumuna, eğitim programına veya mesleki uğraşlarına ilişkin eğitime devam etmek, g. Belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmak, h. Gözetim altında ücret karşılığı çalıştırılmak, ı. Silah bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silahları makbuz karşılığında adli emanete teslim etmek, i. Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek, Yükümlülüklerinden en az üçüne veya daha fazlasına karar verilir. Yükümlülükler, şüphelinin ihtiyacına göre bu fıkrada belirtilenlerle sınırlı olarak her aşamada değiştirilebilir veya ilave yükümlülükler getirilebilir. Gerekli görülmesi halinde denetimli serbestlik süresi içinde şüphelinin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi için denetimli serbestlik müdürlüğü tarafından test yapılabilir veya bu amaçla şüphelinin ilgili kuruma sevki sağlanabilir. (2) Birinci fıkra uyarınca tedaviye tabi tutulmak yükümlülüğüne karar verildiği takdirde bu karar derhal ilgili sağlık kurumuna gönderilir. Bu durumda şüpheli, sağlık kurumunda ayakta veya yatarak tıbbi tedaviye tabi tutulur. Sağlık kurumu, gerekli görmesi halinde şüphelinin rehabilitasyon amaçlı programlara katılmasına da karar verir. Şüpheli, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının tespiti için her zaman sağlık kurumunca çağrılabilir, kolluk görevlileri aynı amaca yönelik olarak şüpheliyi sağlık kurumuna yönlendirebilir. Kolluk görevlileri sağlık kurumunun çağrısının gerçekleştirilmesi bakımından sağlık kurumuna yardım etmekle görevlidir. (3) Soruşturma evresinde veya bu madde uyarınca belirlenen yükümlülüklerin yerine getirilmesi sırasında Cumhuriyet savcısı veya yetkili kamu görevlileri, 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 432 nci maddesinde yer alan koşulların bulunması halinde ayrıca bu durumu, yetkili vesayet makamına bildirir. (4) Yükümlülüklerin belirlenmesi veya yerine getirilebilmesi bakımından gerekli görülmesi halinde bu madde uyarınca yapılacak iş ve işlemler hakkında şüphelinin ailesine bilgi verilebilir veya ailesinden bilgi istenebilir. (5) Şüpheli, bu madde uyarınca yapılan işlemlerin kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle iki hafta içinde şikâyet yoluyla Cumhuriyet savcısına başvurabilir. Cumhuriyet savcısı bu başvuruları gecikmeksizin değerlendirir. (6) Bu madde hükümleri Türk Ceza Kanunu'nun 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca verilecek kararlar bakımından da uygulanır. Bu durumda beşinci fıkra uyarınca yapılacak başvurular, kararı veren mahkemece değerlendirilir. (7) Bu maddenin ikinci fıkrası uyarınca uygulanacak yükümlülükler ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infaz edilmesi durumunda uygulanan tedavi ve rehabilitasyon programlarına katılma yükümlülüğü, Sağlık Bakanlığının uygun göreceği tedavi ve rehabilitasyon merkezlerinde yerine getirilir. Sağlık Bakanlığınca uygun tedavi ve rehabilitasyon merkezleri açılır. Sağlık Bakanlığınca uygun görülen kurum ve kuruluşlar tarafından da bu merkezler açılabilir. Kendiliğinden bu merkezlere başvuran kişiler de tedavi ve rehabilitasyon hizmetinden faydalandırılır. Sağlık Bakanlığının tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine ilişkin ihtiyaç ve talepleri tüm bakanlıklar, belediyeler ve ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından karşılanır. (8) Bu madde uyarınca hakkında yükümlülüğe karar verilenler için yetki ve görevleri dahilinde tüm bakanlıklar, belediyeler ve ilgili diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından görevleri kapsamında eğitim, sosyal uyum ve denetim amacıyla her türlü çalışma yürütülür. Maddenin beşinci fıkrasında, şüphelinin, bu madde uyarınca yapılan işlemlerin kanun veya diğer mevzuat hükümlerine aykırı olduğu gerekçesiyle iki hafta içinde şikâyet yoluyla Cumhuriyet savcısına başvurabileceği, Cumhuriyet savcısının bu başvuruları gecikmeksizin değerlendireceği, altıncı fıkrasında, bu madde hükümlerinin 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca verilecek kararlar bakımından da uygulanacağı, bu durumda beşinci fıkra uyarınca yapılacak başvuruların, kararı veren mahkemece değerlendirileceği hüküm altına alınmıştır. Yine, 7445 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinde bazı değişiklikler yapılmış, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasında yapılan değişikliklerle, 5402 sayılı Kanun'a eklenen 12/A maddesindeki tedavi ve denetim yükümlülüklerinin birlikte değerlendirilmesi gerekir. 5402 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin birinci fıkrasındaki "Müdürlükler ile koruma kurullarının idarî nitelikteki eylem ve işlemlerine karşı infaz hâkimliğine şikâyette bulunulabilir" hükmü, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 48 inci maddesinin birinci fıkrasında "Yükümlüler ile kanuni temsilcileri, infaz hizmetlerinin yürütülmesi sırasında müdürlükçe hazırlanan denetim planları ve raporları ile müdürlükçe yapılan uyarılar gibi işlem ve eylemlerin kanun, tüzük ve yönetmelik hükümleri ile genelgelere aykırı olduğu gerekçesiyle müdürlüğe itirazda ya da infaz hâkimliğine şikâyette bulunabilirler." hükmü ve yukarıda yer verilen hükümler birlikte değerlendirildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca Cumhuriyet Savcılığı tarafından verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin ihlali halinde dosyanın kapatılarak gönderilmesi kararının soruşturma evresine ait bir işlem olduğu, "ceza ve güvenlik tedbiri" olmadığı, 5402 sayılı Kanun'a 7445 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi ile eklenen 12/A maddesindeki açık düzenleme ve Dairemizin yerleşik uygulamaları dikkate alındığında, Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında infaz dosyasının kapatılarak gönderilmesi işlemine karşı yapılacak itirazların, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından değerlendirilmesi gerektiği, kapatma işlemlerine karşı yapılacak itirazlarda infaz ve sulh ceza hakimliklerinin görevli olmadığı anlaşılmakla, Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, "Bursa 5.Sulh Ceza Hakimliğinin 17.02.2022 tarihli ve 2022/583 değişik iş sayılı görevsizlik kararının kaldırılmasına" ilişkin kararı, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bursa 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.03.2022 tarihli ve 2022/234 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.