İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yaya olan müvekkiline davalı ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracı…
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/759 KARAR NO : 2025/1945 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/10/2021 NUMARASI : 2017/501 Esas - 2021/877 Karar DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; yaya olan müvekkiline davalı ... sevk ve idaresindeki... plakalı aracın çarpması nedeniyle yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeni ile müvekkilinin %7 oranında malül kaldığını, aracın davalı sigorta şirketi nezdinde Karayolları Zorunlu Mali Zorunluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu, kazaya sebep olan araç malikinin ... olduğunu ve işleten olarak sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla (HMK md. 107) 50,00 TL maddi tazminatın davalılardan müteselsilen tahsiline, 10.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'ten alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama aşamasında sunduğu 19.02.2021 tarihli dilekçesi ile; maddi tazminat taleplerini geçici iş göremezlik yönünden 4.076,53 TLye, sürekli iş göremezlik yönünden 16.843,07-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; bilirkişi raporu ile kazanın meydana gelmesinde yaya ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda %25 oranında, ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'ün meydana gelen kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği,Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 30/12/2019-26313 karar nolu maluliyet raporunda; Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe kapsamında düzenlenen raporunda " davacı asilin 4% oranında maluliyetinin bulunduğu " iyileşme süresinin ise 4 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği,mahkememizce aktüerya bilirkişisinden alınan hesaplamada davacının kusur oranı dikkate alındığında talep edebileceği tazminatın 20.919,60 -TL olarak hesap edildiği, dava dilekçesi ile gerek maddi tazminat gerekse de manevi tazminat talebi bakımından faiz talep edilmediği, manevi tazminatın davalılardan yalnız ...'ten talep edildiği, davacının 19/02/2021 tarihli talep artırım dilekçesinde faiz başlangıç tarihinin tespitini talep ettiği ve manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ten birlikte talep edilmesi sebebiyle tazminat talepleri bakımından sehven faize hükmedildiği ve yine manevi tazminatın davalı ... ile birlikte sehven ...'dan tahsiline hükmedildiği, kısa karar ve gerekçeli kararın birbirinden farklı olamayacağı nedeniyle bu konuda değişiklik yapılmadığı" gerekçesiyle;a-Maddi tazminata ilişkin davanın kabulü ile 20.919,60 TL nin davalı ... Sigorta AŞ (...Sigorta AŞ) den (poliçe teminat limiti ili sınırlı olmak kaydı ile) dava tarihi 04/05/2017 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... dan haksız fiil tarihi 09/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,b-Manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 6.000,00 TL nin davalılar ... ve ... dan haksız fiil tarihi 09/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davalı ...Sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; davacı tarafından verilen talep arttırım dilekçesinin zamanaşımına uğradığı, dava konusu kazanın 09/05/2016 tarihinde meydana geldiği, davanın 04/05/2017 tarihinde açıldığı, ıslah talebinin ise 19/02/2021 tarihinde yapıldığı, ancak 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinde belirtilen 2 yıllık zamanaşamı süresinin dolduğunun mahkemece göz ardı edildiği, buna ilişkin itirazlarımız değerlendirilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu, ıslah edilen kısım yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda kaza tarihinde yürürlükte bulunan hesaplama yöntemleri kullanılmadan hesap yapıldığı, eksik ve denetime uygun olmayan bilirkişi raporunun mahkemece hükme esas alınmasının hatalı olduğu, yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumluluğu bulunmadığı halde mahkemece müvekkil sigorta şirketinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu tutulmuş olmasının hatalı olduğu, davacının dava dilekçesinde faize ilişkin bir talebinin bulunmadığı, ayrıca dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah dilekçesi ile talep edilmesinin mümkün olmayacağı, bu nedenle müvekkili şirket yönünden hükmedilen faize ilişkin kararın kaldırılması gerektiği, tüm bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.(1)Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; belirsiz alacak davalarının ıslah zaman aşımına uğramayacak olmasına, kaldı ki kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89/1-2 ve 66/1.e madde hükümleri gözetildiğinde, davada uygulanması gereken uzamış (ceza) zamanaşımı süresi 8 yıl olup bedel artırım tarihi 19/02/2021 tarihinde zaman aşımı süresinin dolmamış olmasına, sigorta şirketinin bedensel zararın bir türü olan geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmasına, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak yapılması gerekmekle birlikte 1,8 teknik faiz uygulanmasının mümkün olmamasına göre bakiye ömür süresini daha uzun belirleyen TRH 2010 yaşam tablosunun istinaf eden aleyhine sonuç doğuracak olmasına göre davalı vekilinin bu hususlara temas eden istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.(2)...Cumhuriyeti Anayasası’nın 141.maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c maddesi, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiğini açıklamıştır. Buna göre bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe, hakimin (mahkemenin) tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar.Bu hükümler yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereği ve kamu düzeni ile ilgili olup yasanın aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar, kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıkta olması zorunludur. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, mahkemece hükmün gerekçesinde; dava dilekçesi ile gerek maddi tazminat gerekse de manevi tazminat talebi bakımından faiz talep edilmediği, manevi tazminatın davalılardan yalnız ...'ten talep edildiği, davacının 19/02/2021 tarihli talep artırım dilekçesinde faiz başlangıç tarihinin tespitini talep ettiği ve manevi tazminatın davalılar ... ve ...'ten birlikte talep edilmesi sebebiyle tazminat talepleri bakımından sehven faize hükmedildiği ve yine manevi tazminatın davalı ... ile birlikte sehven ...'dan tahsiline hükmedildiği, Kısa karar ve gerekçeli kararın birbirinden farklı olamayacağı nedeniyle bu konuda değişiklik yapılmadığının belirtildiği görülmüş, dolayısıyla gerekçede davalı ...'nın manevi tazminat alacak kaleminden ve tüm davalıların faizden sorumlu olmadıklarına dair karar verilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen hüküm kısmında bu hususlarda sorumlu tutulmasına yol açacak şekilde karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturularak 6100 sayılı HMK'nin 297 ve 298 maddelerine aykırı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Ancak davacı vekilinin, 19/02/2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile manevi tazminat talebini her iki davalı yönünden talep ettiği, yine dilekçede ileri sürülüş biçiminden davacı yanın faiz talebinin bulunduğunun anlaşıldığı, bu nedenle Mahkemece faize hükmedilmesinde ve manevi tazminat alacak kaleminden davalılar ... ve ...'nın birlikte sorumlu tutulmasında hata görülmemiştir. Ne var ki, Mahkemenin gerekçeli kararı ile kısa kararı arasındaki çelişkilerin düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı ...Sigorta şirketi vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK'nın 353/1-b/2 madde hükmü gereğince hatalı gerekçenin düzeltilmesi suretiyle yeniden hüküm kurulmasına, sadece Mahkemenin gerekçesinin düzeltilmesi nedeniyle ilk derece mahkemesince kurulan hükümde yer alan hususlara dokunulmaksızın yeniden karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1-Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2021 tarih ve 2017/501 Esas - 2021/877 Karar sayılı kararına karşı davalı ...Sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE,a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 330,85-TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,b/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,c/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 2-)Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2021 tarih ve 2017/501 Esas- 2021/877 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, a/Maddi tazminata ilişkin davanın kabulü ile 20.919,60 TL nin davalı ... Sigorta AŞ (...Sigorta AŞ) den (poliçe teminat limiti ili sınırlı olmak kaydı ile) dava tarihi 04/05/2017 tarihinden, diğer davalılar ... ve ... dan haksız fiil tarihi 09/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,b/Manevi tazminata ilişkin davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 6.000,00 TL nin davalılar ... ve ... dan haksız fiil tarihi 09/05/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,c/Alınması gerekli 1838,88-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça yatırılan 34,33-TL peşin harç ile 71,29-TL tamamlama harcı toplamı 105,62-TL harcın mahsubuyla bakiye 1.733,26-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, (Davalı ...Sigorta Anonim Şirketi 1.323,40-TL'lik kısmı ile sınırlı olmak üzere)ç/Davacı tarafından yapılan 31,40-TL başvurma harcı, 34,33-TL peşin harç olmak üzere toplam 65,73-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,d/Davacı tarafça posta/ tebligat/ bilirkişi gideri olarak yatırılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 1.801,09-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, e/Manevi tazminat talebi bakımından yargılama gideri yapılmamış olması nedeniyle bu konuda değerlendirme yapılmasına yer olmadığına,f/Maddi Tazminat talebi bakımından; AAÜT gereğince hesap edilen 4.080,00-TL ücreti vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,g/Manevi Tazminat talebi bakımından; AAÜT gereğince hesap edilen 4.080,00-TL ücreti vekaletin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,ğ/Davalıların yapmış oldukları yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına,h/Kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.18/12/2025